Kadıköy den Köprüaltı na Hikayeler — İlker Mumcuoğlu

Kadıköy den Köprüaltı na Hikayeler
İlker MumcuoğluYitik Ülke Yayınları
Kadıköy den Köprüaltı na Hikayeler
İlker MumcuoğluAnadoluhisarlı çocukluğum Göksu kıyısında bir ahşap salaş yuvada başlamıştı yaşantım Babam Çubuklu dan sonra kıyıda olan rakı fabrikasında çalışırdı Kırk yılda bir rakılardı ama daimi rakı kokardı anason kokardı Rakı kokuluydu canım babam Anam daimi yuvamızda aşımızı işimizi yapar aynı zamanda tığla oya yapardı Kadınlar hayrandı anamın oyalarına Biz sokakta koşup oynardık o camdan hüzünlü hüzünlü dışarı bakardı Anadoluhisarı na sonbaharlar ansızın basardı Ağaçlar kızıl urbalarını kuşanır boğaz ayazlarına hazırlanırdı Anadoluhisarı çarşısının ortasında Kavacık a doğru çıkan çok hoş dökülmüş sonbahar yapraklarıyla kaplı bir yolumuz vardı Bu yol ahşap binaların arasından yavaş yavaş yukarı doğu uzanır binaların sonunda Anadoluhisarı nın sırtlarına ulaşırdı Bu küçük korulara kız arkadaşlarımızla gizli gizli çıkıp adi şarap götürürdük Dimitrokopulo Marmara ya da Mutuk favorimizdi Fonda dört dörtlük Boğaziçi aşk diyarı Bir yudum şarap bir yudum öpücük karşıda uçsuz bucaksız Boğaziçi Anadoluhisarı Göksu Dolaybağı Toplarönü Küçüksu hafızamıza bıçakla kazınıyordu Ali Abi nin Göksu kıyısındaki salaş arabasından götürdüğümüz çöp şiş Ali Abi nin Kara Kartal hakkındaki sıcak doyumsuz hasbıhalı Anadoluhisarı bütün sonbaharlarda aklıma rüyalarıma üşüşüyor O sonbaharda koruda adi şarap içtiğim o kızı düşlüyorum

Yitik Ülke Yayınları
Anadoluhisarlı çocukluğum Göksu kıyısında bir ahşap salaş yuvada başlamıştı yaşantım Babam Çubuklu dan sonra kıyıda olan rakı fabrikasında çalışırdı Kırk yılda bir rakılardı ama daimi rakı kokardı anason kokardı Rakı kokuluydu canım babam Anam daimi yuvamızda aşımızı işimizi yapar aynı zamanda tığla oya yapardı Kadınlar hayrandı anamın oyalarına Biz sokakta koşup oynardık o camdan hüzünlü hüzünlü dışarı bakardı Anadoluhisarı na sonbaharlar ansızın basardı Ağaçlar kızıl urbalarını kuşanır boğaz ayazlarına hazırlanırdı Anadoluhisarı çarşısının ortasında Kavacık a doğru çıkan çok hoş dökülmüş sonbahar yapraklarıyla kaplı bir yolumuz vardı Bu yol ahşap binaların arasından yavaş yavaş yukarı doğu uzanır binaların sonunda Anadoluhisarı nın sırtlarına ulaşırdı Bu küçük korulara kız arkadaşlarımızla gizli gizli çıkıp adi şarap götürürdük Dimitrokopulo Marmara ya da Mutuk favorimizdi Fonda dört dörtlük Boğaziçi aşk diyarı Bir yudum şarap bir yudum öpücük karşıda uçsuz bucaksız Boğaziçi Anadoluhisarı Göksu Dolaybağı Toplarönü Küçüksu hafızamıza bıçakla kazınıyordu Ali Abi nin Göksu kıyısındaki salaş arabasından götürdüğümüz çöp şiş Ali Abi nin Kara Kartal hakkındaki sıcak doyumsuz hasbıhalı Anadoluhisarı bütün sonbaharlarda aklıma rüyalarıma üşüşüyor O sonbaharda koruda adi şarap içtiğim o kızı düşlüyorum Tanıtım Bülteninden Sayfa Sayısı 86 Baskı Yılı 2016 Dili Türkçe Yayınevi Yitik Ülke Yayınları

Yitik Ülke Yayınları
Anadoluhisarlı çocukluğum Göksu kıyısında bir ahşap salaş yuvada başlamıştı yaşantım Babam Çubuklu dan sonra kıyıda olan rakı fabrikasında çalışırdı Kırk yılda bir rakılardı ama daimi rakı kokardı anason kokardı Rakı kokuluydu canım babam Anam daimi yuvamızda aşımızı işimizi yapar aynı zamanda tığla oya yapardı Kadınlar hayrandı anamın oyalarına Biz sokakta koşup oynardık o camdan hüzünlü hüzünlü dışarı bakardı Anadoluhisarı na sonbaharlar ansızın basardı Ağaçlar kızıl urbalarını kuşanır boğaz ayazlarına hazırlanırdı Anadoluhisarı çarşısının ortasında Kavacık a doğru çıkan çok hoş dökülmüş sonbahar yapraklarıyla kaplı bir yolumuz vardı Bu yol ahşap binaların arasından yavaş yavaş yukarı doğu uzanır binaların sonunda Anadoluhisarı nın sırtlarına ulaşırdı Bu küçük korulara kız arkadaşlarımızla gizli gizli çıkıp adi şarap götürürdük Dimitrokopulo Marmara ya da Mutuk favorimizdi Fonda dört dörtlük Boğaziçi aşk diyarı Bir yudum şarap bir yudum öpücük karşıda uçsuz bucaksız Boğaziçi Anadoluhisarı Göksu Dolaybağı Toplarönü Küçüksu hafızamıza bıçakla kazınıyordu Ali Abi nin Göksu kıyısındaki salaş arabasından götürdüğümüz çöp şiş Ali Abi nin Kara Kartal hakkındaki sıcak doyumsuz hasbıhalı Anadoluhisarı bütün sonbaharlarda aklıma rüyalarıma üşüşüyor O sonbaharda koruda adi şarap içtiğim o kızı düşlüyorum

Yitik Ülke Yayınları
Anadoluhisarlı çocukluğum Göksu kıyısında bir ahşap salaş yuvada başlamıştı yaşantım Babam Çubuklu dan sonra kıyıda olan rakı fabrikasında çalışırdı Kırk yılda bir rakılardı ama daimi rakı kokardı anason kokardı Rakı kokuluydu canım babam Anam daimi yuvamızda aşımızı işimizi yapar aynı zamanda tığla oya yapardı Kadınlar hayrandı anamın oyalarına Biz sokakta koşup oynardık o camdan hüzünlü hüzünlü dışarı bakardı Anadoluhisarı na sonbaharlar ansızın basardı Ağaçlar kızıl urbalarını kuşanır boğaz ayazlarına hazırlanırdı Anadoluhisarı çarşısının ortasında Kavacık a doğru çıkan çok hoş dökülmüş sonbahar yapraklarıyla kaplı bir yolumuz vardı Bu yol ahşap binaların arasından yavaş yavaş yukarı doğu uzanır binaların sonunda Anadoluhisarı nın sırtlarına ulaşırdı Bu küçük korulara kız arkadaşlarımızla gizli gizli çıkıp adi şarap götürürdük Dimitrokopulo Marmara ya da Mutuk favorimizdi Fonda dört dörtlük Boğaziçi aşk diyarı Bir yudum şarap bir yudum öpücük karşıda uçsuz bucaksız Boğaziçi Anadoluhisarı Göksu Dolaybağı Toplarönü Küçüksu hafızamıza bıçakla kazınıyordu Ali Abi nin Göksu kıyısındaki salaş arabasından götürdüğümüz çöp şiş Ali Abi nin Kara Kartal hakkındaki sıcak doyumsuz hasbıhalı Anadoluhisarı bütün sonbaharlarda aklıma rüyalarıma üşüşüyor O sonbaharda koruda adi şarap içtiğim o kızı düşlüyorum

Yitik Ülke
Anadoluhisarlı çocukluğum Göksu kıyısında bir ahşap salaş yuvada başlamıştı yaşantım Babam Çubuklu dan sonra kıyıda olan rakı fabrikasında çalışırdı Kırk yılda bir rakılardı ama daimi rakı kokardı anason kokardı Rakı kokuluydu canım babam Anam daimi yuvamızda aşımızı işimizi yapar aynı zamanda tığla oya yapardı Kadınlar hayrandı anamın oyalarına Biz sokakta koşup oynardık o camdan hüzünlü hüzünlü dışarı bakardı Anadoluhisarı na sonbaharlar ansızın basardı Ağaçlar kızıl urbalarını kuşanır boğaz ayazlarına hazırlanırdı Anadoluhisarı çarşısının ortasında Kavacık a doğru çıkan çok hoş dökülmüş sonbahar yapraklarıyla kaplı bir yolumuz vardı Bu yol ahşap binaların arasından yavaş yavaş yukarı doğu uzanır binaların sonunda Anadoluhisarı nın sırtlarına ulaşırdı Bu küçük korulara kız arkadaşlarımızla gizli gizli çıkıp adi şarap götürürdük Dimitrokopulo Marmara ya da Mutuk favorimizdi Fonda dört dörtlük Boğaziçi aşk diyarı Bir yudum şarap bir yudum öpücük karşıda uçsuz bucaksız Boğaziçi Anadoluhisarı Göksu Dolaybağı Toplarönü Küçüksu hafızamıza bıçakla kazınıyordu Ali Abi nin Göksu kıyısındaki salaş arabasından götürdüğümüz çöp şiş Ali Abi nin Kara Kartal hakkındaki sıcak doyumsuz hasbıhalı Anadoluhisarı bütün sonbaharlarda aklıma rüyalarıma üşüşüyor O sonbaharda koruda adi şarap içtiğim o kızı düşlüyorum

Yitik Ülke Yayınları
Anadoluhisarlı çocukluğum Göksu kıyısında bir ahşap salaş yuvada başlamıştı yaşantım Babam Çubuklu dan sonra kıyıda olan rakı fabrikasında çalışırdı Kırk yılda bir rakılardı ama daimi rakı kokardı anason kokardı Rakı kokuluydu canım babam Anam daimi yuvamızda aşımızı işimizi yapar aynı zamanda tığla oya yapardı Kadınlar hayrandı anamın oyalarına Biz sokakta koşup oynardık o camdan hüzünlü hüzünlü dışarı bakardı Anadoluhisarı na sonbaharlar ansızın basardı Ağaçlar kızıl urbalarını kuşanır boğaz ayazlarına hazırlanırdı Anadoluhisarı çarşısının ortasında Kavacık a doğru çıkan çok hoş dökülmüş sonbahar yapraklarıyla kaplı bir yolumuz vardı Bu yol ahşap binaların arasından yavaş yavaş yukarı doğu uzanır binaların sonunda Anadoluhisarı nın sırtlarına ulaşırdı Bu küçük korulara kız arkadaşlarımızla gizli gizli çıkıp adi şarap götürürdük Dimitrokopulo Marmara ya da Mutuk favorimizdi Fonda dört dörtlük Boğaziçi aşk diyarı Bir yudum şarap bir yudum öpücük karşıda uçsuz bucaksız Boğaziçi Anadoluhisarı Göksu Dolaybağı Toplarönü Küçüksu hafızamıza bıçakla kazınıyordu Ali Abi nin Göksu kıyısındaki salaş arabasından götürdüğümüz çöp şiş Ali Abi nin Kara Kartal hakkındaki sıcak doyumsuz hasbıhalı Anadoluhisarı bütün sonbaharlarda aklıma rüyalarıma üşüşüyor O sonbaharda koruda adi şarap içtiğim o kızı düşlüyorum

Yitik Ülke Yayınları
Anadoluhisarlı çocukluğum Göksu kıyısında bir ahşap salaş yuvada başlamıştı yaşantım Babam Çubuklu dan sonra kıyıda olan rakı fabrikasında çalışırdı Kırk yılda bir rakılardı ama daimi rakı kokardı anason kokardı Rakı kokuluydu canım babam Anam daimi yuvamızda aşımızı işimizi yapar aynı zamanda tığla oya yapardı Kadınlar hayrandı anamın oyalarına Biz sokakta koşup oynardık o camdan hüzünlü hüzünlü dışarı bakardı Anadoluhisarı na sonbaharlar ansızın basardı Ağaçlar kızıl urbalarını kuşanır boğaz ayazlarına hazırlanırdı Anadoluhisarı çarşısının ortasında Kavacık a doğru çıkan çok hoş dökülmüş sonbahar yapraklarıyla kaplı bir yolumuz vardı Bu yol ahşap binaların arasından yavaş yavaş yukarı doğu uzanır binaların sonunda Anadoluhisarı nın sırtlarına ulaşırdı Bu küçük korulara kız arkadaşlarımızla gizli gizli çıkıp adi şarap götürürdük Dimitrokopulo Marmara ya da Mutuk favorimizdi Fonda dört dörtlük Boğaziçi aşk diyarı Bir yudum şarap bir yudum öpücük karşıda uçsuz bucaksız Boğaziçi Anadoluhisarı Göksu Dolaybağı Toplarönü Küçüksu hafızamıza bıçakla kazınıyordu Ali Abi nin Göksu kıyısındaki salaş arabasından götürdüğümüz çöp şiş Ali Abi nin Kara Kartal hakkındaki sıcak doyumsuz hasbıhalı Anadoluhisarı bütün sonbaharlarda aklıma rüyalarıma üşüşüyor O sonbaharda koruda adi şarap içtiğim o kızı düşlüyorum