MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Kadın Düşmanlığı

Kadın Düşmanlığı
196,00

Kadın Düşmanlığı

Kırmızı Kedi

Mart 2020232 sf.çev. Barış Behramoğlu
Ciltsiz
TamadresEn ucuz

Kadın Düşmanlığı

Kadın düşmanlığı kadına yönelik şiddetin cinayetlerin baskı ve zulmün toplumsal hayatı kıskacına alan tüm o eril tahakkümün ardındaki gerçekliği tanımlayabilecek en uygun kelime Maurice Daumas bu gerçekliği ortaya koyabilmek için ummadık bir yere basmakalıp düşüncelerle yoğurarak kadın erkek eşitsizliğini her defasında yeniden ürettiğimiz duygusal ilişkiler alanına eğiliyor Bir kadının bir yabancıya kıyasla yakın çevresinden bir erkek tarafından tokatlanma ellenme veya taciz edilme riskinin daha yüksek olduğunu unutarak aşka dostluğa evlilik bağına aileye tapınıyoruz Erkeklerin sergilediği sevecenlik temel bir sorunu kadınlardan duydukları korkuyu maskeliyor ki bu korku erkek egemenliğinin kökleriyle hiç de bağlantısız değil

Tamadres
382,50

Metis Yayıncılık

Nisan 2013352 sf.
Ciltsiz
Tamadres

Türkçe yazılmış bu denli kapsamlı ve yetkin bir felsefe kitabıyla karşılaşmak her zaman mümkün değil Günümüzün öndegelen üç düşünürünün eseri üzerinden etik ile siyaset ilişkisini araştıran Duygu Türk kitabını şöyle gerekçelendiriyor Levinas Schmitt ve Badiou çağdaş siyasal düşünceye esin veren ayrıksı konumlara sahipler ve her biri etik ve siyaset ilişkisini düşünmek için önemli kavramsal araçlar sunuyorlar Etik ve siyaset bağlamında tüm diğer çağdaş yaklaşımların da içine yerleştirilebileceği çerçevenin sınırlarını belirleyen radikal pozisyonları temsil ediyor ve böylece bağlamın temel meselelerini düşünebilmek temel ayrışmaları tespit edebilmek için elverişli bir zemin sunuyorlar Bu yönüyle çalışma bu birbiriyle ilişkisiz görünen düşünürlerin kuramsal pozisyonlarını ilişkilendirme çabası üç düşünürü birlikte okuma önerisidir Etiğin ilk felsefe olduğunda ısrar eden Öteki nin filozofu Levinas ile önceliği siyasal a veren ve bu kavramı da dost düşman ayrımı üzerinden tanımlayan Carl Schmitt in bu öncelikleri koruyabilmek adına girdikleri çıkmazlara işaret eden Türk Badiou nun olay kavramı etrafında geliştirdiği ontoloji sayesinde bu çıkmazlardan kurtulunabildiğini ileri sürüyor Duygu Türk her biri çok çetrefil yazabilen bu üç filozofun temel düşüncelerini günümüzün akademik çalışmalarında az rastlanır bir berraklıkla irdelemeyi ama bunu yaparken kendi meselesini kurarak ve kendi argümantasyon hattına sadık kalarak anlatmayı başarıyor Felsefi düşüncenin ifade edilmesi iletilmesi ve tartışılması açısından Türkçenin taşıdığı imkânları göstermesi de çok sevindirici