Kadın Erkek Eşitliği ve Ataerkil Zihniyet Açılarından Evlenen Kadına Tanınan Kıdem Tazminatı Korumasının Değerlendirilmesi — Eda Sertkaya Zorlu

Kadın Erkek Eşitliği ve Ataerkil Zihniyet Açılarından Evlenen Kadına Tanınan Kıdem Tazminatı Korumasının Değerlendirilmesi
Eda Sertkaya ZorluOn İki Levha Yayınları
Kadın Erkek Eşitliği ve Ataerkil Zihniyet Açılarından Evlenen Kadına Tanınan Kıdem Tazminatı Korumasının Değerlendirilmesi
Eda Sertkaya ZorluEda Sertkaya Zorlu tarafından kaleme alınan Kadın Erkek Eşitliği ve Ataerkil Zihniyet Açılarından Evlenen Kadına Tanınan Kıdem Tazminatı Korumas On İki Levha Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Kadın Erkek Eşitliği ve Ataerkil Zihniyet Açılarından Evlenen Kadına Tanınan Kıdem Tazminatı Korumas Eda Sertkaya Zorlu Kitap Özeti Ataerki en genel anlamıyla erkeğin yönetim çatısı altındaki toplumsal yapılanmayı ifade etmektedir Erkeğin yönetim çatısı tabirinden de anlaşılacağı üzere ataerki toplumun en küçük birimi olan aileden başlamak üzere toplumun tamamında eşitsiz ilişkiler inşa etmiştir ve bu ilişkiler günümüzde hala etkisini sürdürmektedir Özellikle kadınlar nezdinde ataerkil sistem etrafında yaratılan eşitsizlik kadınların hukuk çerçevesinde haklarının en başta tanınmasını daha sonra da korunmasını gerektirmiştir Feminizm ve feminist yaklaşımlar da bu yönde kazanımlar elde edilmesinde önemli rol oynamıştır Ne var ki feminist hukuk teorisinin çeşitli görüşleri çerçevesinde temellendirilen bazı hukuki düzenlemeler kadın erkek eşitliğini sağlama ve kadını ataerkil sistemin sebep olduğu geri düşüşten koruma amacı taşıyor gibi görünmesine ve bu şekilde savunulmasına karşılık düzenlemelerin temelinde yatan düşünce sistemi yine ataerkil yaklaşımlar barındırmakta dolayısıyla mücadele edilen olguyu pekiştirme riski taşımaktadır Nitekim Türk hukukunda da kadınlara dair bazı düzenlemeler kadını erkekten aşağı görerek açıkça cinsiyet ayrımcılığına yol açmasa da gerek içeriği gerek ise içeriğin altındaki zihniyet bakımından ataerkil yaklaşımın ürünü konumunda kalmaktadır Kanununun Geçici 6 maddesi uyarınca yürürlükte olan 14 maddesidir Bu madde kadının evlendiği tarihten itibaren 1 yıl içerisinde kendi arzusu ile iş sözleşmesini sona erdirmesi halinde işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet akdinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenmesini düzenlemektedir Geneli itibariyle kadınlara özel bir hak sağlaması yönünden pozitif ayrımcılık olarak nitelendirilebilecek olan bu hüküm Türk hukukundaki ataerkil zihniyetin kadına bakış açısını göstermek açısından önemli bir örneği teşkil etmektedir Bu itibarla bu çalışmada kıdem tazminatı koruması merkezde tutularak söz konusu hükmün ataerkiye dair hangi yaklaşımları nasıl taşıdığı ataerkil önyargıları içerdiği savunulan bu hükmün pozitif ayrımcılık kapsamında kabul edilip edilemeyeceği ve ataerkil zihniyet yansımalarının Türk hukukunda çeşitli mevzuatlarda ve veya yargı kararlarında nasıl kendini gösterdiği ele alınmış benzer nitelikli hükümlerin kadın erkek eşitliğini sağlamaktan ziyade ataerkil zihniyetin ürünü olan toplumsal cinsiyet algılarını pekiştirip pekiştirmediği sorgulanmıştır Yayınevi On İki Levha Yayınları Yazar Eda Sertkaya Zorlu Sayfa 166 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 16 00x23 50 cm Basım Yılı Ekim 2022 Barkod 9786254322747 Kategori Kadın Erkek İlişkileri Kanun ve Uygulama Kitapları

On İki Levha Yayınları
Ataerki en genel anlamıyla erkeğin yönetim çatısı altındaki toplumsal yapılanmayı ifade etmektedir Erkeğin yönetim çatısı tabirinden de anlaşılacağı üzere ataerki toplumun en küçük birimi olan aileden başlamak üzere toplumun tamamında eşitsiz ilişkiler inşa etmiştir ve bu ilişkiler günümüzde hala etkisini sürdürmektedir Özellikle kadınlar nezdinde ataerkil sistem etrafında yaratılan eşitsizlik kadınların hukuk çerçevesinde haklarının en başta tanınmasını daha sonra da korunmasını gerektirmiştir Feminizm ve feminist yaklaşımlar da bu yönde kazanımlar elde edilmesinde önemli rol oynamıştır Ne var ki feminist hukuk teorisinin çeşitli görüşleri çerçevesinde temellendirilen bazı hukuki düzenlemeler kadın erkek eşitliğini sağlama ve kadını ataerkil sistemin sebep olduğu geri düşüşten koruma amacı taşıyor gibi görünmesine ve bu şekilde savunulmasına karşılık düzenlemelerin temelinde yatan düşünce sistemi yine ataerkil yaklaşımlar barındırmakta dolayısıyla mücadele edilen olguyu pekiştirme riski taşımaktadır Nitekim Türk hukukunda da kadınlara dair bazı düzenlemeler kadını erkekten aşağı görerek açıkça cinsiyet ayrımcılığına yol açmasa da gerek içeriği gerek ise içeriğin altındaki zihniyet bakımından ataerkil yaklaşımın ürünü konumunda kalmaktadır Kanunu nun Geçici 6 maddesi uyarınca yürürlükte olan 14 maddesidir Bu madde kadının evlendiği tarihten itibaren 1 yıl içerisinde kendi arzusu ile iş sözleşmesini sona erdirmesi halinde işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet akdinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenmesini düzenlemektedir Geneli itibariyle kadınlara özel bir hak sağlaması yönünden pozitif ayrımcılık olarak nitelendirilebilecek olan bu hüküm Türk hukukundaki ataerkil zihniyetin kadına bakış açısını göstermek açısından önemli bir örneği teşkil etmektedir Bu itibarla bu çalışmada kıdem tazminatı koruması merkezde tutularak söz konusu hükmün ataerkiye dair hangi yaklaşımları nasıl taşıdığı ataerkil önyargıları içerdiği savunulan bu hükmün pozitif ayrımcılık kapsamında kabul edilip edilemeyeceği ve ataerkil zihniyet yansımalarının Türk hukukunda çeşitli mevzuatlarda ve veya yargı kararlarında nasıl kendini gösterdiği ele alınmış benzer nitelikli hükümlerin kadın erkek eşitliğini sağlamaktan ziyade ataerkil zihniyetin ürünü olan toplumsal cinsiyet algılarını pekiştirip pekiştirmediği sorgulanmıştır

On İki Levha Yayınları
Ataerki en genel anlamıyla erkeğin yönetim çatısı altındaki toplumsal yapılanmayı ifade etmektedir Erkeğin yönetim çatısı tabirinden de anlaşılacağı üzere ataerki toplumun en küçük birimi olan aileden başlamak üzere toplumun tamamında eşitsiz ilişkiler inşa etmiştir ve bu ilişkiler günümüzde hala etkisini sürdürmektedir Özellikle kadınlar nezdinde ataerkil sistem etrafında yaratılan eşitsizlik kadınların hukuk çerçevesinde haklarının en başta tanınmasını daha sonra da korunmasını gerektirmiştir Feminizm ve feminist yaklaşımlar da bu yönde kazanımlar elde edilmesinde önemli rol oynamıştır Ne var ki feminist hukuk teorisinin çeşitli görüşleri çerçevesinde temellendirilen bazı hukuki düzenlemeler kadın erkek eşitliğini sağlama ve kadını ataerkil sistemin sebep olduğu geri düşüşten koruma amacı taşıyor gibi görünmesine ve bu şekilde savunulmasına karşılık düzenlemelerin temelinde yatan düşünce sistemi yine ataerkil yaklaşımlar barındırmakta dolayısıyla mücadele edilen olguyu pekiştirme riski taşımaktadır Nitekim Türk hukukunda da kadınlara dair bazı düzenlemeler kadını erkekten aşağı görerek açıkça cinsiyet ayrımcılığına yol açmasa da gerek içeriği gerek ise içeriğin altındaki zihniyet bakımından ataerkil yaklaşımın ürünü konumunda kalmaktadır Kanunu nun Geçici 6 maddesi uyarınca yürürlükte olan 14 maddesidir Bu madde kadının evlendiği tarihten itibaren 1 yıl içerisinde kendi arzusu ile iş sözleşmesini sona erdirmesi halinde işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet akdinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenmesini düzenlemektedir Geneli itibariyle kadınlara özel bir hak sağlaması yönünden pozitif ayrımcılık olarak nitelendirilebilecek olan bu hüküm Türk hukukundaki ataerkil zihniyetin kadına bakış açısını göstermek açısından önemli bir örneği teşkil etmektedir Bu itibarla bu çalışmada kıdem tazminatı koruması merkezde tutularak söz konusu hükmün ataerkiye dair hangi yaklaşımları nasıl taşıdığı ataerkil önyargıları içerdiği savunulan bu hükmün pozitif ayrımcılık kapsamında kabul edilip edilemeyeceği ve ataerkil zihniyet yansımalarının Türk hukukunda çeşitli mevzuatlarda ve veya yargı kararlarında nasıl kendini gösterdiği ele alınmış benzer nitelikli hükümlerin kadın erkek eşitliğini sağlamaktan ziyade ataerkil zihniyetin ürünü olan toplumsal cinsiyet algılarını pekiştirip pekiştirmediği sorgulanmıştır

On İki Levha Yayınları
Ataerki en genel anlamıyla erkeğin yönetim çatısı altındaki toplumsal yapılanmayı ifade etmektedir Erkeğin yönetim çatısı tabirinden de anlaşılacağı üzere ataerki toplumun en küçük birimi olan aileden başlamak üzere toplumun tamamında eşitsiz ilişkiler inşa etmiştir ve bu ilişkiler günümüzde hala etkisini sürdürmektedir Özellikle kadınlar nezdinde ataerkil sistem etrafında yaratılan eşitsizlik kadınların hukuk çerçevesinde haklarının en başta tanınmasını daha sonra da korunmasını gerektirmiştir Feminizm ve feminist yaklaşımlar da bu yönde kazanımlar elde edilmesinde önemli rol oynamıştır Ne var ki feminist hukuk teorisinin çeşitli görüşleri çerçevesinde temellendirilen bazı hukuki düzenlemeler kadın erkek eşitliğini sağlama ve kadını ataerkil sistemin sebep olduğu geri düşüşten koruma amacı taşıyor gibi görünmesine ve bu şekilde savunulmasına karşılık düzenlemelerin temelinde yatan düşünce sistemi yine ataerkil yaklaşımlar barındırmakta dolayısıyla mücadele edilen olguyu pekiştirme riski taşımaktadır Nitekim Türk hukukunda da kadınlara dair bazı düzenlemeler kadını erkekten aşağı görerek açıkça cinsiyet ayrımcılığına yol açmasa da gerek içeriği gerek ise içeriğin altındaki zihniyet bakımından ataerkil yaklaşımın ürünü konumunda kalmaktadır Kanunu nun Geçici 6 maddesi uyarınca yürürlükte olan 14 maddesidir Bu madde kadının evlendiği tarihten itibaren 1 yıl içerisinde kendi arzusu ile iş sözleşmesini sona erdirmesi halinde işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet akdinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenmesini düzenlemektedir Geneli itibariyle kadınlara özel bir hak sağlaması yönünden pozitif ayrımcılık olarak nitelendirilebilecek olan bu hüküm Türk hukukundaki ataerkil zihniyetin kadına bakış açısını göstermek açısından önemli bir örneği teşkil etmektedir Bu itibarla bu çalışmada kıdem tazminatı koruması merkezde tutularak söz konusu hükmün ataerkiye dair hangi yaklaşıml

On İki Levha Yayıncılık
Ataerki en genel anlamıyla erkeğin yönetim çatısı altındaki toplumsal yapılanmayı ifade etmektedir Erkeğin yönetim çatısı tabirinden de anlaşılacağı üzere ataerki toplumun en küçük birimi olan aileden başlamak üzere toplumun tamamında eşitsiz ilişkiler inşa etmiştir ve bu ilişkiler günümüzde hala etkisini sürdürmektedir Özellikle kadınlar nezdinde ataerkil sistem etrafında yaratılan eşitsizlik kadınların hukuk çerçevesinde haklarının en başta tanınmasını daha sonra da korunmasını gerektirmiştir Feminizm ve feminist yaklaşımlar da bu yönde kazanımlar elde edilmesinde önemli rol oynamıştır Ne var ki feminist hukuk teorisinin çeşitli görüşleri çerçevesinde temellendirilen bazı hukuki düzenlemeler kadın erkek eşitliğini sağlama ve kadını ataerkil sistemin sebep olduğu geri düşüşten koruma amacı taşıyor gibi görünmesine ve bu şekilde savunulmasına karşılık düzenlemelerin temelinde yatan düşünce sistemi yine ataerkil yaklaşımlar barındırmakta dolayısıyla mücadele edilen olguyu pekiştirme riski taşımaktadır Nitekim Türk hukukunda da kadınlara dair bazı düzenlemeler kadını erkekten aşağı görerek açıkça cinsiyet ayrımcılığına yol açmasa da gerek içeriği gerek ise içeriğin altındaki zihniyet bakımından ataerkil yaklaşımın ürünü konumunda kalmaktadır Kanunu nun Geçici 6 maddesi uyarınca yürürlükte olan 14 maddesidir Bu madde kadının evlendiği tarihten itibaren 1 yıl içerisinde kendi arzusu ile iş sözleşmesini sona erdirmesi halinde işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet akdinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenmesini düzenlemektedir Geneli itibariyle kadınlara özel bir hak sağlaması yönünden pozitif ayrımcılık olarak nitelendirilebilecek olan bu hüküm Türk hukukundaki ataerkil zihniyetin kadına bakış açısını göstermek açısından önemli bir örneği teşkil etmektedir Bu itibarla bu çalışmada kıdem tazminatı koruması merkezde tutularak söz konusu hükmün ataerkiye dair hangi yaklaşımları nasıl taşıdığı ataerkil önyargıları içerdiği savunulan bu hükmün pozitif ayrımcılık kapsamında kabul edilip edilemeyeceği ve ataerkil zihniyet yansımalarının Türk hukukunda çeşitli mevzuatlarda ve veya yargı kararlarında nasıl kendini gösterdiği ele alınmış benzer nitelikli hükümlerin kadın erkek eşitliğini sağlamaktan ziyade ataerkil zihniyetin ürünü olan toplumsal cinsiyet algılarını pekiştirip pekiştirmediği sorgulanmıştır ARKA KAPAKTAN İÇİNDEKİLER GİRİŞ BİRİNCİ BÖLÜM ATAERKİ VE KADININ ATAERKİYLE MÜCADELESİNİ ANLAMAK VE EŞİTLİK İLKESİ BAĞLAMINDA ANLAMLANDIRMAK 1 1 ATAERKİNİN DOĞUŞU 1 1 1 Ataerkil Öncesi Anaerkil Dönem 1 1 2 Ataerkil Sistem 1 2 ATAERKİYE KARŞI KADIN MÜCADELESİ 1 2 1 Feminizmin Doğuşu 1 2 2 Eşitlik Yanlısı Liberal Feminizm 1 2 3 Farklılık Yanlısı Feminist Yaklaşım 1 2 3 1 Kültürel Feminizm 1 2 3 2 Radikal Feminizm 1 2 3 3 Postmodern Feminizm İKİNCİ BÖLÜM EŞİTLİK İLKESİ KADIN ERKEK EŞİTLİĞİ ve POZİTİF AYRIMCILIK İNSAN HAKLARI HUKUKU VE ULUSAL HUKUK KAPSAMINDA BİR İNCELEME 2 1 EŞİTLİK İLKESİ KADIN ERKEK EŞİTLİĞİ VE POZİTİF AYRIMCILIK TARİHSEL VE KURAMSAL BİR ÇERÇEVE 2 1 1 Eşitlik İlkesi ve Kadın Erkek Eşitliği 2 1 2 Madalyonun Öteki Yüzü Ayrımcılık Yasağı 2 1 3 Ayrımcılık Yasağının İstisnası Pozitif Ayrımcılık Kurumu ve Kadın Erkek Eşitliği Bağlamında Eleştiriler 2 2 TÜRK HUKUKUNDA EŞİTLİK İLKESİ 2 2 1 Anayasal Düzlemde Kadın Erkek Eşitliği 2 2 2 Türk Anayasa Mahkemesi nin Kadın Erkek Eşitliği Algısı ÜÇÜNCÜ BÖLÜM KIDEM TAZMİNATI KORUMASININ EŞİTLİK İLKESİ KARŞISINDAKİ KONUMUNUN TARTIŞILMASI VE SORUNSAL YÖNLERİNİN BELİRLENMESİ 3 1 KIDEM TAZMİNATI KORUMASININ POZİTİF AYRIMCILIK OLARAK KABUL EDİLEMEYECEĞİ HUSUSUNUN VE ANAYASA MAHKEMESİ NİN BU HÜKÜM HAKKINDAKİ YORUMUNUN DEĞERLENDİRİLMESİ 3 1 1 Kıdem Tazminatı Koruması Bir Pozitif Ayrımcılık Uygulaması Mıdır 3 1 2 Anayasa Mahkemesi nin Kıdem Tazminatı Koruması Hakkında Verdiği Kararın Değerlendirilmesi 3 2 KIDEM TAZMİNATI KORUMASINI