Kadın Gelenekleştirilen Dinde Öteki — Kadriye Durmuşoğlu

Kadın Gelenekleştirilen Dinde Öteki
Kadriye DurmuşoğluBüyüyen Ay Yayınları
Kadın Gelenekleştirilen Dinde Öteki
Kadriye Durmuşoğluİnsanoğlu kadın ve erkek olarak yaratılmıştır Eril ve dişil yaradılış Allah ın takdiri ve hikmetinin tezahürüdür Eril ve dişil bireyler eşsiz ve benzersizdir Cinsiyet farklılığı birinin eksik diğerinin tam oluşunun değil aralarındaki dengenin ve uyumun göstergesidir Kadın ya da erkek doğmak bir üstünlük sebebi değildir Üstünlük varoluş bağlamında sorumluluk bilinciyle mümkündür Kadın ve erkek için hayattaki her eylemin ölçüsü takvadır Kur an ın kadın erkek ayrımı yapmadan her ikisine de ortak mesajı şudur Erkek olsun kadın olsun her kim ki iman edip doğru ve yararlı işler yapmışsa cennete girecek ve orada kendine hesapsız nimetler verilecektir Asıl farklılık cinsiyette değil inançta ahlâkta davranıştadır Bu da Allah a itaat ve Peygamberine tâbi olmakla mümkündür Kur an cinsiyet dâhil bütün farklılıklara tevhit ilkesi temelinde farklılıkların hikmeti çerçevesinde yaklaşır İnsanın varoluş değerini ve amacını tanımlayarak Müslümana öteki üzerinden bir kimlik oluşturmayı ortadan kaldırır İnsanın tarihsel süreçteki kazanımlarını yaradılış gerçekliği bağlamında vahye uygun olup olmamasıyla biçimlendirmeyle bir kimlik tanımlaması getirir Bu çerçevede vahye dayalı kimliği muhafaza etmek ister Böylece öteki üzerinden bir kimlik oluşumunu engeller İslâm a göre ben sen ilişkisi efendi köle mâlik mülk ilişkisi değil Yaradan kul ilişkisidir Kadında ve erkekteyse mümin mümine ilişkisidir Tarafların üstünlüğü takva iledir İnsan kendini ve ötekini Yaratıcının yaratıcılığı ile tanımlar Bu tanımda kendiyle öteki erkekle kadın kulluk paydasında birleşir Kadın konusunda Kur an âyetlerinin geleneksel metinlerde subjektif yorumlanması kadının değersiz öteki konumuna indirgenmesine ve hayata bu olumsuzlukla yansımasına yol açmıştır Böylece kadın erkek arasındaki cinsiyet farklılığı cinsiyet ayrımcılığına dönüşmüştür Erkekle kadın arasındaki farklılığın anlam kazandığı insanın eylemine karşın kronolojik öncelik ve mahiyet üstünlüğü bakışıyla birinin diğerinde anlam bulduğu yaradılış gerçeği cinsiyetçiliğe indirgenince yaradılışın amacı ve hikmeti göz ardı edilir Sonuçta bir cinsin tahakkümü ve bencilliği diğerinin mahkûm oluşuna yol açar Çünkü cinsiyet fıtridir Ötekileştirmenin neden olduğu cinsiyet ayrımcılığı kültürel değerler üzerinden ben sen ilişkisine dayandırıldığında kadını varoluş gerçekliği dışında algılamayla neticelenir

Büyüyenay Yayınları
İnsanoğlu kadın ve erkek olarak yaratılmıştır Eril ve dişil yaradılış Allah ın takdiri ve hikmetinin tezahürüdür Eril ve dişil bireyler eşsiz ve benzersizdir Cinsiyet farklılığı birinin eksik diğerinin tam oluşunun değil aralarındaki dengenin ve uyumun göstergesidir Kadın ya da erkek doğmak bir üstünlük sebebi değildir Üstünlük varoluş bağlamında sorumluluk bilinciyle mümkündür Kadın ve erkek için hayattaki her eylemin ölçüsü takvadır Kur an ın kadın erkek ayrımı yapmadan her ikisine de ortak mesajı şudur Erkek olsun kadın olsun her kim ki iman edip doğru ve yararlı işler yapmışsa cennete girecek ve orada kendine hesapsız nimetler verilecektir Asıl farklılık cinsiyette değil inançta ahlâkta davranıştadır Bu da Allah a itaat ve Peygamberine tâbi olmakla mümkündür Kur an cinsiyet dâhil bütün farklılıklara tevhit ilkesi temelinde farklılıkların hikmeti çerçevesinde yaklaşır İnsanın varoluş değerini ve amacını tanımlayarak Müslümana öteki üzerinden bir kimlik oluşturmayı ortadan kaldırır İnsanın tarihsel süreçteki kazanımlarını yaradılış gerçekliği bağlamında vahye uygun olup olmamasıyla biçimlendirmeyle bir kimlik tanımlaması getirir Bu çerçevede vahye dayalı kimliği muhafaza etmek ister Böylece öteki üzerinden bir kimlik oluşumunu engeller İslâm a göre ben sen ilişkisi efendi köle mâlik mülk ilişkisi değil Yaradan kul ilişkisidir Kadında ve erkekteyse mümin mümine ilişkisidir Tarafların üstünlüğü takva iledir İnsan kendini ve ötekini Yaratıcının yaratıcılığı ile tanımlar Bu tanımda kendiyle öteki erkekle kadın kulluk paydasında birleşir Kadın konusunda Kur an âyetlerinin geleneksel metinlerde subjektif yorumlanması kadının değersiz öteki konumuna indirgenmesine ve hayata bu olumsuzlukla yansımasına yol açmıştır Böylece kadın erkek arasındaki cinsiyet farklılığı cinsiyet ayrımcılığına dönüşmüştür Erkekle kadın arasındaki farklılığın anlam kazandığı insanın eylemine karşın kronolojik öncelik ve mahiyet üstünlüğü bakışıyla birinin diğerinde anlam bulduğu yaradılış gerçeği cinsiyetçiliğe indirgenince yaradılışın amacı ve hikmeti göz ardı edilir Sonuçta bir cinsin tahakkümü ve bencilliği diğerinin mahkûm oluşuna yol açar Çünkü cinsiyet fıtridir Ötekileştirmenin neden olduğu cinsiyet ayrımcılığı kültürel değerler üzerinden ben sen ilişkisine dayandırıldığında kadını varoluş gerçekliği dışında algılamayla neticelenir Tanıtım Bülteninden

Büyüyen Ay Yayınları
İnsanoğlu kadın ve erkek olarak yaratılmıştır Eril ve dişil yaradılış Allah ın takdiri ve hikmetinin tezahürüdür Eril ve dişil bireyler eşsiz ve benzersizdir Cinsiyet farklılığı birinin eksik diğerinin tam oluşunun değil aralarındaki dengenin ve uyumun göstergesidir Kadın ya da erkek doğmak bir üstünlük sebebi değildir Üstünlük varoluş bağlamında sorumluluk bilinciyle mümkündür Kadın ve erkek için hayattaki her eylemin ölçüsü takvadır Kur an ın kadın erkek ayrımı yapmadan her ikisine de ortak mesajı şudur Erkek olsun kadın olsun her kim ki iman edip doğru ve yararlı işler yapmışsa cennete girecek ve orada kendine hesapsız nimetler verilecektir Asıl farklılık cinsiyette değil inançta ahlâkta davranıştadır Bu da Allah a itaat ve Peygamberine tâbi olmakla mümkündür Kur an cinsiyet dâhil bütün farklılıklara tevhit ilkesi temelinde farklılıkların hikmeti çerçevesinde yaklaşır İnsanın varoluş değerini ve amacını tanımlayarak Müslümana öteki üzerinden bir kimlik oluşturmayı ortadan kaldırır İnsanın tarihsel süreçteki kazanımlarını yaradılış gerçekliği bağlamında vahye uygun olup olmamasıyla biçimlendirmeyle bir kimlik tanımlaması getirir Bu çerçevede vahye dayalı kimliği muhafaza etmek ister Böylece öteki üzerinden bir kimlik oluşumunu engeller İslâm a göre ben sen ilişkisi efendi köle mâlik mülk ilişkisi değil Yaradan kul ilişkisidir Kadında ve erkekteyse mümin mümine ilişkisidir Tarafların üstünlüğü takva iledir İnsan kendini ve ötekini Yaratıcının yaratıcılığı ile tanımlar Bu tanımda kendiyle öteki erkekle kadın kulluk paydasında birleşir Kadın konusunda Kur an âyetlerinin geleneksel metinlerde subjektif yorumlanması kadının değersiz öteki konumuna indirgenmesine ve hayata bu olumsuzlukla yansımasına yol açmıştır Böylece kadın erkek arasındaki cinsiyet farklılığı cinsiyet ayrımcılığına dönüşmüştür Erkekle kadın arasındaki farklılığın anlam kazandığı insanın eylemine karşın kronolojik öncelik ve mahiyet üstünlüğü bakışıyla birinin diğerinde anlam bulduğu yaradılış gerçeği cinsiyetçiliğe indirgenince yaradılışın amacı ve hikmeti göz ardı edilir Sonuçta bir cinsin tahakkümü ve bencilliği diğerinin mahkûm oluşuna yol açar Çünkü cinsiyet fıtridir Ötekileştirmenin neden olduğu cinsiyet ayrımcılığı kültürel değerler üzerinden ben sen ilişkisine dayandırıldığında kadını varoluş gerçekliği dışında algılamayla neticelenir

Büyüyen Ay
İnsanoğlu kadın ve erkek olarak yaratılmıştır Eril ve dişil yaradılış Allah ın takdiri ve hikmetinin tezahürüdür Eril ve dişil bireyler eşsiz ve benzersizdir Cinsiyet farklılığı birinin eksik diğerinin tam oluşunun değil aralarındaki dengenin ve uyumun göstergesidir Kadın ya da erkek doğmak bir üstünlük sebebi değildir Üstünlük varoluş bağlamında sorumluluk bilinciyle mümkündür Kadın ve erkek için hayattaki her eylemin ölçüsü takvadır Kur an ın kadın erkek ayrımı yapmadan her ikisine de ortak mesajı şudur Erkek olsun kadın olsun her kim ki iman edip doğru ve yararlı işler yapmışsa cennete girecek ve orada kendine hesapsız nimetler verilecektir Asıl farklılık cinsiyette değil inançta ahlâkta davranıştadır Bu da Allah a itaat ve Peygamberine tâbi olmakla mümkündür Kur an cinsiyet dâhil bütün farklılıklara tevhit ilkesi temelinde farklılıkların hikmeti çerçevesinde yaklaşır İnsanın varoluş değerini ve amacını tanımlayarak Müslümana öteki üzerinden bir kimlik oluşturmayı ortadan kaldırır İnsanın tarihsel süreçteki kazanımlarını yaradılış gerçekliği bağlamında vahye uygun olup olmamasıyla biçimlendirmeyle bir kimlik tanımlaması getirir Bu çerçevede vahye dayalı kimliği muhafaza etmek ister Böylece öteki üzerinden bir kimlik oluşumunu engeller İslâm a göre ben sen ilişkisi efendi köle mâlik mülk ilişkisi değil Yaradan kul ilişkisidir Kadında ve erkekteyse mümin mümine ilişkisidir Tarafların üstünlüğü takva iledir İnsan kendini ve ötekini Yaratıcının yaratıcılığı ile tanımlar Bu tanımda kendiyle öteki erkekle kadın kulluk paydasında birleşir Kadın konusunda Kur an âyetlerinin geleneksel metinlerde subjektif yorumlanması kadının değersiz öteki konumuna indirgenmesine ve hayata bu olumsuzlukla yansımasına yol açmıştır Böylece kadın erkek arasındaki cinsiyet farklılığı cinsiyet ayrımcılığına dönüşmüştür Erkekle kadın arasındaki farklılığın anlam kazandığı insanın eylemine karşın kronolojik öncelik ve mahiyet üstünlüğü bakışıyla birinin diğerinde anlam bulduğu yaradılış gerçeği cinsiyetçiliğe indirgenince yaradılışın amacı ve hikmeti göz ardı edilir Sonuçta bir cinsin tahakkümü ve bencilliği diğerinin mahkûm oluşuna yol açar Çünkü cinsiyet fıtridir Ötekileştirmenin neden olduğu cinsiyet ayrımcılığı kültürel değerler üzerinden ben sen ilişkisine dayandırıldığında kadını varoluş gerçekliği dışında algılamayla neticelenir

Büyüyen Ay Yayınları
İnsanoğlu kadın ve erkek olarak yaratılmıştır Eril ve dişil yaradılış Allah ın takdiri ve hikmetinin tezahürüdür Eril ve dişil bireyler eşsiz ve benzersizdir Cinsiyet farklılığı birinin eksik diğerinin tam oluşunun değil aralarındaki dengenin ve uyumun göstergesidir Kadın ya da erkek doğmak bir üstünlük sebebi değildir Üstünlük varoluş bağlamında sorumluluk bilinciyle mümkündür Kadın ve erkek için hayattaki her eylemin ölçüsü takvadır Kur an ın kadın erkek ayrımı yapmadan her ikisine de ortak mesajı şudur Erkek olsun kadın olsun her kim ki iman edip doğru ve yararlı işler yapmışsa cennete girecek ve orada kendine hesapsız nimetler verilecektir Asıl farklılık cinsiyette değil inançta ahlâkta davranıştadır Bu da Allah a itaat ve Peygamberine tâbi olmakla mümkündür Kur an cinsiyet dâhil bütün farklılıklara tevhit ilkesi temelinde farklılıkların hikmeti çerçevesinde yaklaşır İnsanın varoluş değerini ve amacını tanımlayarak Müslümana öteki üzerinden bir kimlik oluşturmayı ortadan kaldırır İnsanın tarihsel süreçteki kazanımlarını yaradılış gerçekliği bağlamında vahye uygun olup olmamasıyla biçimlendirmeyle bir kimlik tanımlaması getirir Bu çerçevede vahye dayalı kimliği muhafaza etmek ister Böylece öteki üzerinden bir kimlik oluşumunu engeller İslâm a göre ben sen ilişkisi efendi köle mâlik mülk ilişkisi değil Yaradan kul ilişkisidir Kadında ve erkekteyse mümin mümine ilişkisidir Tarafların üstünlüğü takva iledir İnsan kendini ve ötekini Yaratıcının yaratıcılığı ile tanımlar Bu tanımda kendiyle öteki erkekle kadın kulluk paydasında birleşir Kadın konusunda Kur an âyetlerinin geleneksel metinlerde subjektif yorumlanması kadının değersiz öteki konumuna indirgenmesine ve hayata bu olumsuzlukla yansımasına yol açmıştır Böylece kadın erkek arasındaki cinsiyet farklılığı cinsiyet ayrımcılığına dönüşmüştür Erkekle kadın arasındaki farklılığın anlam kazandığı insanın eylemine karşın kronolojik öncelik ve mahiyet üstünlüğü bakış

Büyüyenay Yayınları
İnsanoğlu kadın ve erkek olarak yaratılmıştır Eril ve dişil yaradılış Allah ın takdiri ve hikmetinin tezahürüdür Eril ve dişil bireyler eşsiz ve benzersizdir Cinsiyet farklılığı birinin eksik diğerinin tam oluşunun değil aralarındaki dengenin ve uyumun göstergesidir Kadın ya da erkek doğmak bir üstünlük sebebi değildir Üstünlük varoluş bağlamında sorumluluk bilinciyle mümkündür Kadın ve erkek için hayattaki her eylemin ölçüsü takvadır Kur an ın kadın erkek ayrımı yapmadan her ikisine de ortak mesajı şudur Erkek olsun kadın olsun her kim ki iman edip doğru ve yararlı işler yapmışsa cennete girecek ve orada kendine hesapsız nimetler verilecektir Asıl farklılık cinsiyette değil inançta ahlâkta davranıştadır Bu da Allah a itaat ve Peygamberine tâbi olmakla mümkündür Kur an cinsiyet dâhil bütün farklılıklara tevhit ilkesi temelinde farklılıkların hikmeti çerçevesinde yaklaşır İnsanın varoluş değerini ve amacını tanımlayarak Müslümana öteki üzerinden bir kimlik oluşturmayı ortadan kaldırır İnsanın tarihsel süreçteki kazanımlarını yaradılış gerçekliği bağlamında vahye uygun olup olmamasıyla biçimlendirmeyle bir kimlik tanımlaması getirir Bu çerçevede vahye dayalı kimliği muhafaza etmek ister Böylece öteki üzerinden bir kimlik oluşumunu engeller İslâm a göre ben sen ilişkisi efendi köle mâlik mülk ilişkisi değil Yaradan kul ilişkisidir Kadında ve erkekteyse mümin mümine ilişkisidir Tarafların üstünlüğü takva iledir İnsan kendini ve ötekini Yaratıcının yaratıcılığı ile tanımlar Bu tanımda kendiyle öteki erkekle kadın kulluk paydasında birleşir Kadın konusunda Kur an âyetlerinin geleneksel metinlerde subjektif yorumlanması kadının değersiz öteki konumuna indirgenmesine ve hayata bu olumsuzlukla yansımasına yol açmıştır Böylece kadın erkek arasındaki cinsiyet farklılığı cinsiyet ayrımcılığına dönüşmüştür Erkekle kadın arasındaki farklılığın anlam kazandığı insanın eylemine karşın kronolojik öncelik ve mahiyet üstünlüğü bakışıyla birinin diğerinde anlam bulduğu yaradılış gerçeği cinsiyetçiliğe indirgenince yaradılışın amacı ve hikmeti göz ardı edilir Sonuçta bir cinsin tahakkümü ve bencilliği diğerinin mahkûm oluşuna yol açar Çünkü cinsiyet fıtridir Ötekileştirmenin neden olduğu cinsiyet ayrımcılığı kültürel değerler üzerinden ben sen ilişkisine dayandırıldığında kadını varoluş gerçekliği dışında algılamayla neticelenir Tanıtım Bülteninden