Kadın Haklarının Medeni Kanun Öncesi ve Sonrası Karşılaştırmalı Tahlili — Derya Enginyurt Sefa Salih Aydemir

Kadın Haklarının Medeni Kanun Öncesi ve Sonrası Karşılaştırmalı Tahlili
Derya Enginyurt Sefa Salih AydemirGece Kitaplığı
Kadın Haklarının Medeni Kanun Öncesi ve Sonrası Karşılaştırmalı Tahlili
Derya Enginyurt Sefa Salih AydemirKadınların problemleri geçmişten günümüze kadar hep var olmuştur Bu çalışmada sorunların ne zaman nerede ve nasıl çözülmeye başlandığı üzerinde durulmuştur Bu tezimizde kadınların uyanışını haklarını arama yollarına girişimlerini ve hak haykırışları ele alınmıştır Kadınlar hangi dönemde ne şekilde seslerini duyurmaya çalışmışlar ve ne kadar etkili olabilmişler sorularına cevap aranmıştır Kadınlar hak arayışına toplum belli bir refah seviyesine ulaştıktan sonra başlamıştı Bu hak arayışı özellikle Aydınlanma dönemi sonrası başlamıştır Kadınlar erkekler gibi toplumsal siyasal hukuki ve idari gibi pek çok alanda hak sahibi olmak ve bu eşitsizliği ortadan kaldırmak için uğraş vermişlerdir Bu uğraşlar toplumda yeni bir akımın ortaya çıkmasına neden olmuştur Bu yeni akım veya kavram feminizm olmuştur Feminizm kavramına açıklık getirmeye çalışırsak feminizm toplumdaki kadın erkek eşitsizliğini ortadan kaldırarak her türlü özel ve kamu haklara sahip olma yolunda atılan girişimlerdir denilebilir Buna ek olarak toplumun yarattığı baskıdan kurtularak aynı zamanda ataerkil toplumsal yapıyı da kırmaya çalışarak her türlü meşru haklarına kavuşma çabasıdır Bir ülkenin gelişmişlik seviyesi kadınların haklarıyla doğru orantılıdır Çünkü kadın haklarının olmadığı bir ülkenin çağdaş ve gelişmiş olduğunu söylemek neredeyse imkansızdır Bir ülkenin çağdaş ve gelişmiş olduğunu gösteren en önemli faktör kadınlardır Ülkenin kalkınması ve muasır medeniyetler seviyesine ulaşması için kadınların toplumsal ve siyasi hayatta sahip oldukları hakları en iyi şekilde kullanarak ülkeye katkı sağlamaları ile olacaktır Feminizm anlayışı farklı dönemlerde farklı arzları teşkil etmiştir Bu anlayış fikirsel ve eylemsel birçok ideolojiyi etkileyerek şekil almıştır Bu şekilde farklı görüş ve düşünceler ortaya çıkmıştır Bu görüş ve düşüncelerin çevresinde kadınların bireysel ve evrensel hakları yer almıştır Toplumsal yaşamda erkeğe ve kadına biçilen roller vardır Bu roller bazen biyolojik faktörler bazen de toplum tarafında üretilen geleneksel cinsiyet rolleridir Ama her zaman kadına biçilen roller kadının toplumsal hayatta her dönem ikinci planda kalmasına neden olmuştur Bu durumun kötü yanı şu ki kadının da bu rolleri içselleştirmiş olmasıdır Erkek ise her zaman üstün tahakkümünü koruyarak başköşeye çekilmiştir Böylece kadın toplumun kendisine dayattığı kadınlık model ve profiline bürünmeye mahkum bırakılmıştır

Gece Kitaplığı
Kadınların problemleri geçmişten günümüze kadar hep var olmuştur Bu çalışmada sorunların ne zaman nerede ve nasıl çözülmeye başlandığı üzerinde durulmuştur Bu tezimizde kadınların uyanışını haklarını arama yollarına girişimlerini ve hak haykırışları ele alınmıştır Kadınlar hangi dönemde ne şekilde seslerini duyurmaya çalışmışlar ve ne kadar etkili olabilmişler sorularına cevap aranmıştır Kadınlar hak arayışına toplum belli bir refah seviyesine ulaştıktan sonra başlamıştı Bu hak arayışı özellikle Aydınlanma dönemi sonrası başlamıştır Kadınlar erkekler gibi toplumsal siyasal hukuki ve idari gibi pek çok alanda hak sahibi olmak ve bu eşitsizliği ortadan kaldırmak için uğraş vermişlerdir Bu uğraşlar toplumda yeni bir akımın ortaya çıkmasına neden olmuştur Bu yeni akım veya kavram feminizm olmuştur Feminizm kavramına açıklık getirmeye çalışırsak feminizm toplumdaki kadın erkek eşitsizliğini ortadan kaldırarak her türlü özel ve kamu haklara sahip olma yolunda atılan girişimlerdir denilebilir Buna ek olarak toplumun yarattığı baskıdan kurtularak aynı zamanda ataerkil toplumsal yapıyı da kırmaya çalışarak her türlü meşru haklarına kavuşma çabasıdır Bir ülkenin gelişmişlik seviyesi kadınların haklarıyla doğru orantılıdır Çünkü kadın haklarının olmadığı bir ülkenin çağdaş ve gelişmiş olduğunu söylemek neredeyse imkansızdır Bir ülkenin çağdaş ve gelişmiş olduğunu gösteren en önemli faktör kadınlardır Ülkenin kalkınması ve muasır medeniyetler seviyesine ulaşması için kadınların toplumsal ve siyasi hayatta sahip oldukları hakları en iyi şekilde kullanarak ülkeye katkı sağlamaları ile olacaktır Feminizm anlayışı farklı dönemlerde farklı arzları teşkil etmiştir Bu anlayış fikirsel ve eylemsel birçok ideolojiyi etkileyerek şekil almıştır Bu şekilde farklı görüş ve düşünceler ortaya çıkmıştır Bu görüş ve düşüncelerin çevresinde kadınların bireysel ve evrensel hakları yer almıştır Toplumsal yaşamda erkeğe ve kadına biçilen roller vardır Bu roller bazen biyolojik faktörler bazen de toplum tarafında üretilen geleneksel cinsiyet rolleridir Ama her zaman kadına biçilen roller kadının toplumsal hayatta her dönem ikinci planda kalmasına neden olmuştur Bu durumun kötü yanı şu ki kadının da bu rolleri içselleştirmiş olmasıdır Erkek ise her zaman üstün tahakkümünü koruyarak başköşeye çekilmiştir Böylece kadın toplumun kendisine dayattığı kadınlık model ve profiline bürünmeye mahkum bırakılmıştır

Gece Kitaplığı
Kadınların problemleri geçmişten günümüze kadar hep var olmuştur Bu çalışmada sorunların ne zaman nerede ve nasıl çözülmeye başlandığı üzerinde durulmuştur Bu tezimizde kadınların uyanışını haklarını arama yollarına girişimlerini ve hak haykırışları ele alınmıştır Kadınlar hangi dönemde ne şekilde seslerini duyurmaya çalışmışlar ve ne kadar etkili olabilmişler sorularına cevap aranmıştır Kadınlar hak arayışına toplum belli bir refah seviyesine ulaştıktan sonra başlamıştı Bu hak arayışı özellikle Aydınlanma dönemi sonrası başlamıştır Kadınlar erkekler gibi toplumsal siyasal hukuki ve idari gibi pek çok alanda hak sahibi olmak ve bu eşitsizliği ortadan kaldırmak için uğraş vermişlerdir Bu uğraşlar toplumda yeni bir akımın ortaya çıkmasına neden olmuştur Bu yeni akım veya kavram feminizm olmuştur Feminizm kavramına açıklık getirmeye çalışırsak feminizm toplumdaki kadın erkek eşitsizliğini ortadan kaldırarak her türlü özel ve kamu haklara sahip olma yolunda atılan girişimlerdir denilebilir Buna ek olarak toplumun yarattığı baskıdan kurtularak aynı zamanda ataerkil toplumsal yapıyı da kırmaya çalışarak her türlü meşru haklarına kavuşma çabasıdır Bir ülkenin gelişmişlik seviyesi kadınların haklarıyla doğru orantılıdır Çünkü kadın haklarının olmadığı bir ülkenin çağdaş ve gelişmiş olduğunu söylemek neredeyse imkansızdır Bir ülkenin çağdaş ve gelişmiş olduğunu gösteren en önemli faktör kadınlardır Ülkenin kalkınması ve muasır medeniyetler seviyesine ulaşması için kadınların toplumsal ve siyasi hayatta sahip oldukları hakları en iyi şekilde kullanarak ülkeye katkı sağlamaları ile olacaktır Feminizm anlayışı farklı dönemlerde farklı arzları teşkil etmiştir Bu anlayış fikirsel ve eylemsel birçok ideolojiyi etkileyerek şekil almıştır Bu şekilde farklı görüş ve düşünceler ortaya çıkmıştır Bu görüş ve düşüncelerin çevresinde kadınların bireysel ve evrensel hakları yer almıştır Toplumsal yaşamda erkeğe ve kadına biçilen roller vardır Bu roller bazen biyolojik faktörler bazen de toplum tarafında üretilen geleneksel cinsiyet rolleridir Ama her zaman kadına biçilen roller kadının toplumsal hayatta her dönem ikinci planda kalmasına neden olmuştur Bu durumun kötü yanı şu ki kadının da bu rolleri içselleştirmiş olmasıdır Erkek ise her zaman üstün tahakkümünü koruyarak başköşeye çekilmiştir Böylece kadın toplumun kendisine dayattığı kadınlık model ve profiline bürünmeye mahkum bırakılmıştır Tanıtım Bülteninden

Gece Kitaplığı
Kadınların problemleri geçmişten günümüze kadar hep var olmuştur Bu çalışmada sorunların ne zaman nerede ve nasıl çözülmeye başlandığı üzerinde durulmuştur Bu tezimizde kadınların uyanışını haklarını arama yollarına girişimlerini ve hak haykırışları ele alınmıştır Kadınlar hangi dönemde ne şekilde seslerini duyurmaya çalışmışlar ve ne kadar etkili olabilmişler sorularına cevap aranmıştır Kadınlar hak arayışına toplum belli bir refah seviyesine ulaştıktan sonra başlamıştı Bu hak arayışı özellikle Aydınlanma dönemi sonrası başlamıştır Kadınlar erkekler gibi toplumsal siyasal hukuki ve idari gibi pek çok alanda hak sahibi olmak ve bu eşitsizliği ortadan kaldırmak için uğraş vermişlerdir Bu uğraşlar toplumda yeni bir akımın ortaya çıkmasına neden olmuştur Bu yeni akım veya kavram feminizm olmuştur Feminizm kavramına açıklık getirmeye çalışırsak feminizm toplumdaki kadın erkek eşitsizliğini ortadan kaldırarak her türlü özel ve kamu haklara sahip olma yolunda atılan girişimlerdir denilebilir Buna ek olarak toplumun yarattığı baskıdan kurtularak aynı zamanda ataerkil toplumsal yapıyı da kırmaya çalışarak her türlü meşru haklarına kavuşma çabasıdır Bir ülkenin gelişmişlik seviyesi kadınların haklarıyla doğru orantılıdır Çünkü kadın haklarının olmadığı bir ülkenin çağdaş ve gelişmiş olduğunu söylemek neredeyse imkansızdır Bir ülkenin çağdaş ve gelişmiş olduğunu gösteren en önemli faktör kadınlardır Ülkenin kalkınması ve muasır medeniyetler seviyesine ulaşması için kadınların toplumsal ve siyasi hayatta sahip oldukları hakları en iyi şekilde kullanarak ülkeye katkı sağlamaları ile olacaktır Feminizm anlayışı farklı dönemlerde farklı arzları teşkil etmiştir Bu anlayış fikirsel ve eylemsel birçok ideolojiyi etkileyerek şekil almıştır Bu şekilde farklı görüş ve düşünceler ortaya çıkmıştır Bu görüş ve düşüncelerin çevresinde kadınların bireysel ve evrensel hakları yer almıştır Toplumsal yaşamda erkeğe ve kadına biçilen roller vardır Bu roller bazen biyolojik faktörler bazen de toplum tarafında üretilen geleneksel cinsiyet rolleridir Ama her zaman kadına biçilen roller kadının toplumsal hayatta her dönem ikinci planda kalmasına neden olmuştur Bu durumun kötü yanı şu ki kadının da bu rolleri içselleştirmiş olmasıdır Erkek ise her zaman üstün tahakkümünü koruyarak başköşeye çekilmiştir Böylece kadın toplumun kendisine dayattığı kadınlık model ve profiline bürünmeye mahkum bırakılmıştır Tanıtım Bülteninden

Gece Kitaplığı
Kadınların problemleri geçmişten günümüze kadar hep var olmuştur Bu çalışmada sorunların ne zaman nerede ve nasıl çözülmeye başlandığı üzerinde durulmuştur Bu tezimizde kadınların uyanışını haklarını arama yollarına girişimlerini ve hak haykırışları ele alınmıştır Kadınlar hangi dönemde ne şekilde seslerini duyurmaya çalışmışlar ve ne kadar etkili olabilmişler sorularına cevap aranmıştır Kadınlar hak arayışına toplum belli bir refah seviyesine ulaştıktan sonra başlamıştı Bu hak arayışı özellikle Aydınlanma dönemi sonrası başlamıştır Kadınlar erkekler gibi toplumsal siyasal hukuki ve idari gibi pek çok alanda hak sahibi olmak ve bu eşitsizliği ortadan kaldırmak için uğraş vermişlerdir Bu uğraşlar toplumda yeni bir akımın ortaya çıkmasına neden olmuştur Bu yeni akım veya kavram feminizm olmuştur Feminizm kavramına açıklık getirmeye çalışırsak feminizm toplumdaki kadın erkek eşitsizliğini ortadan kaldırarak her türlü özel ve kamu haklara sahip olma yolunda atılan girişimlerdir denilebilir Buna ek olarak toplumun yarattığı baskıdan kurtularak aynı zamanda ataerkil toplumsal yapıyı da kırmaya çalışarak her türlü meşru haklarına kavuşma çabasıdır Bir ülkenin gelişmişlik seviyesi kadınların haklarıyla doğru orantılıdır Çünkü kadın haklarının olmadığı bir ülkenin çağdaş ve gelişmiş olduğunu söylemek neredeyse imkansızdır Bir ülkenin çağdaş ve gelişmiş olduğunu gösteren en önemli faktör kadınlardır Ülkenin kalkınması ve muasır medeniyetler seviyesine ulaşması için kadınların toplumsal ve siyasi hayatta sahip oldukları hakları en iyi şekilde kullanarak ülkeye katkı sağlamaları ile olacaktır Feminizm anlayışı farklı dönemlerde farklı arzları teşkil etmiştir Bu anlayış fikirsel ve eylemsel birçok ideolojiyi etkileyerek şekil almıştır Bu şekilde farklı görüş ve düşünceler ortaya çıkmıştır Bu görüş ve düşüncelerin çevresinde kadınların bireysel ve evrensel hakları yer almıştır Toplumsal yaşamda erkeğe ve kadına biçilen roller vardır Bu roller bazen biyolojik faktörler bazen de toplum tarafında üretilen geleneksel cinsiyet rolleridir Ama her zaman kadına biçilen roller kadının toplumsal hayatta her dönem ikinci planda kalmasına neden olmuştur Bu durumun kötü yanı şu ki kadının da bu rolleri içselleştirmiş olmasıdır Erkek ise her zaman üstün tahakkümünü koruyarak başköşeye çekilmiştir Böylece kadın toplumun kendisine dayattığı kadınlık model ve profiline bürünmeye mahkum bırakılmıştır

Gece Kitaplığı
Sefa Salih Aydemir tarafından kaleme alınan Kadın Haklarının Medeni Kanun Öncesi ve Sonrası Karşılaştırmalı Tahlili Gece Kitaplığı eseri olarak okurlarla buluşuyor Kadın Haklarının Medeni Kanun Öncesi ve Sonrası Karşılaştırmalı Tahlili Sefa Salih Aydemir Kitap Özeti Kadınların problemleri geçmişten günümüze kadar hep var olmuştur Bu çalışmada sorunların ne zaman nerede ve nasıl çözülmeye başlandığı üzerinde durulmuştur Bu tezimizde kadınların uyanışını haklarını arama yollarına girişimlerini ve hak haykırışları ele alınmıştır Kadınlar hangi dönemde ne şekilde seslerini duyurmaya çalışmışlar ve ne kadar etkili olabilmişler sorularına cevap aranmıştır Kadınlar hak arayışına toplum belli bir refah seviyesine ulaştıktan sonra başlamıştı Bu hak arayışı özellikle Aydınlanma dönemi sonrası başlamıştır Kadınlar erkekler gibi toplumsal siyasal hukuki ve idari gibi pek çok alanda hak sahibi olmak ve bu eşitsizliği ortadan kaldırmak için uğraş vermişlerdir Bu uğraşlar toplumda yeni bir akımın ortaya çıkmasına neden olmuştur Bu yeni akım veya kavram feminizm olmuştur Feminizm kavramına açıklık getirmeye çalışırsak feminizm toplumdaki kadın erkek eşitsizliğini ortadan kaldırarak her türlü özel ve kamu haklara sahip olma yolunda atılan girişimlerdir denilebilir Buna ek olarak toplumun yarattığı baskıdan kurtularak aynı zamanda ataerkil toplumsal yapıyı da kırmaya çalışarak her türlü meşru haklarına kavuşma çabasıdır Bir ülkenin gelişmişlik seviyesi kadınların haklarıyla doğru orantılıdır Çünkü kadın haklarının olmadığı bir ülkenin çağdaş ve gelişmiş olduğunu söylemek neredeyse imkansızdır Bir ülkenin çağdaş ve gelişmiş olduğunu gösteren en önemli faktör kadınlardır Ülkenin kalkınması ve muasır medeniyetler seviyesine ulaşması için kadınların toplumsal ve siyasi hayatta sahip oldukları hakları en iyi şekilde kullanarak ülkeye katkı sağlamaları ile olacaktır Feminizm anlayışı farklı dönemlerde farklı arzları teşkil etmiştir Bu anlayış fikirsel ve eylemsel birçok ideolojiyi etkileyerek şekil almıştır Bu şekilde farklı görüş ve düşünceler ortaya çıkmıştır Bu görüş ve düşüncelerin çevresinde kadınların bireysel ve evrensel hakları yer almıştır Toplumsal yaşamda erkeğe ve kadına biçilen roller vardır Bu roller bazen biyolojik faktörler bazen de toplum tarafında üretilen geleneksel cinsiyet rolleridir Ama her zaman kadına biçilen roller kadının toplumsal hayatta her dönem ikinci planda kalmasına neden olmuştur Bu durumun kötü yanı şu ki kadının da bu rolleri içselleştirmiş olmasıdır Erkek ise her zaman üstün tahakkümünü koruyarak başköşeye çekilmiştir Böylece kadın toplumun kendisine dayattığı kadınlık model ve profiline bürünmeye mahkum bırakılmıştır Yayınevi Gece Kitaplığı Yazar Sefa Salih Aydemir Sayfa 137 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Temmuz 2021 Barkod 9786257445030 Kategori Diğer Tarih Kitapları Kadın Sorunu Feminizm

Gece Kitaplığı
Kadınların problemleri geçmişten günümüze kadar hep var olmuştur Bu çalışmada sorunların ne zaman nerede ve nasıl çözülmeye başlandığı üzerinde durulmuştur Bu tezimizde kadınların uyanışını haklarını arama yollarına girişimlerini ve hak haykırışları ele alınmıştır Kadınlar hangi dönemde ne şekilde seslerini duyurmaya çalışmışlar ve ne kadar etkili olabilmişler sorularına cevap aranmıştır Kadınlar hak arayışına toplum belli bir refah seviyesine ulaştıktan sonra başlamıştı Bu hak arayışı özellikle Aydınlanma dönemi sonrası başlamıştır Kadınlar erkekler gibi toplumsal siyasal hukuki ve idari gibi pek çok alanda hak sahibi olmak ve bu eşitsizliği ortadan kaldırmak için uğraş vermişlerdir Bu uğraşlar toplumda yeni bir akımın ortaya çıkmasına neden olmuştur Bu yeni akım veya kavram feminizm olmuştur Feminizm kavramına açıklık getirmeye çalışırsak feminizm toplumdaki kadın erkek eşitsizliğini ortadan kaldırarak her türlü özel ve kamu haklara sahip olma yolunda atılan girişimlerdir denilebilir Buna ek olarak toplumun yarattığı baskıdan kurtularak aynı zamanda ataerkil toplumsal yapıyı da kırmaya çalışarak her türlü meşru haklarına kavuşma çabasıdır Bir ülkenin gelişmişlik seviyesi kadınların haklarıyla doğru orantılıdır Çünkü kadın haklarının olmadığı bir ülkenin çağdaş ve gelişmiş olduğunu söylemek neredeyse imkansızdır Bir ülkenin çağdaş ve gelişmiş olduğunu gösteren en önemli faktör kadınlardır Ülkenin kalkınması ve muasır medeniyetler seviyesine ulaşması için kadınların toplumsal ve siyasi hayatta sahip oldukları hakları en iyi şekilde kullanarak ülkeye katkı sağlamaları ile olacaktır Feminizm anlayışı farklı dönemlerde farklı arzları teşkil etmiştir Bu anlayış fikirsel ve eylemsel birçok ideolojiyi etkileyerek şekil almıştır Bu şekilde farklı görüş ve düşünceler ortaya çıkmıştır Bu görüş ve düşüncelerin çevresinde kadınların bireysel ve evrensel hakları yer almıştır Toplumsal yaşamda erkeğe ve kadına biçilen roller vardır Bu roller

Gece Kitaplığı Yayınları
Kadınların problemleri geçmişten günümüze kadar hep var olmuştur Bu çalışmada sorunların ne zaman nerede ve nasıl çözülmeye başlandığı üzerinde durulmuştur Bu tezimizde kadınların uyanışını haklarını arama yollarına girişimlerini ve hak haykırışları ele alınmıştır Kadınlar hangi dönemde ne şekilde seslerini duyurmaya çalışmışlar ve ne kadar etkili olabilmişler sorularına cevap aranmıştır Kadınlar hak arayışına toplum belli bir refah seviyesine ulaştıktan sonra başlamıştı Bu hak arayışı özellikle Aydınlanma dönemi sonrası başlamıştır Kadınlar erkekler gibi toplumsal siyasal hukuki ve idari gibi pek çok alanda hak sahibi olmak ve bu eşitsizliği ortadan kaldırmak için uğraş vermişlerdir Bu uğraşlar toplumda yeni bir akımın ortaya çıkmasına neden olmuştur Bu yeni akım veya kavram feminizm olmuştur Feminizm kavramına açıklık getirmeye çalışırsak feminizm toplumdaki kadın erkek eşitsizliğini ortadan kaldırarak her türlü özel ve kamu haklara sahip olma yolunda atılan girişimlerdir denilebilir Buna ek olarak toplumun yarattığı baskıdan kurtularak aynı zamanda ataerkil toplumsal yapıyı da kırmaya çalışarak her türlü meşru haklarına kavuşma çabasıdır Bir ülkenin gelişmişlik seviyesi kadınların haklarıyla doğru orantılıdır Çünkü kadın haklarının olmadığı bir ülkenin çağdaş ve gelişmiş olduğunu söylemek neredeyse imkansızdır Bir ülkenin çağdaş ve gelişmiş olduğunu gösteren en önemli faktör kadınlardır Ülkenin kalkınması ve muasır medeniyetler seviyesine ulaşması için kadınların toplumsal ve siyasi hayatta sahip oldukları hakları en iyi şekilde kullanarak ülkeye katkı sağlamaları ile olacaktır Feminizm anlayışı farklı dönemlerde farklı arzları teşkil etmiştir Bu anlayış fikirsel ve eylemsel birçok ideolojiyi etkileyerek şekil almıştır Bu şekilde farklı görüş ve düşünceler ortaya çıkmıştır Bu görüş ve düşüncelerin çevresinde kadınların bireysel ve evrensel hakları yer almıştır Toplumsal yaşamda erkeğe ve kadına biçilen roller vardır Bu roller bazen biyolojik faktörler bazen de toplum tarafında üretilen geleneksel cinsiyet rolleridir Ama her zaman kadına biçilen roller kadının toplumsal hayatta her dönem ikinci planda kalmasına neden olmuştur Bu durumun kötü yanı şu ki kadının da bu rolleri içselleştirmiş olmasıdır Erkek ise her zaman üstün tahakkümünü koruyarak başköşeye çekilmiştir Böylece kadın toplumun kendisine dayattığı kadınlık model ve profiline bürünmeye mahkum bırakılmıştır

Gece Kitaplığı
Kadınların problemleri geçmişten günümüze kadar hep var olmuştur Bu çalışmada sorunların ne zaman nerede ve nasıl çözülmeye başlandığı üzerinde durulmuştur Bu tezimizde kadınların uyanışını haklarını arama yollarına girişimlerini ve hak haykırışları ele alınmıştır Kadınlar hangi dönemde ne şekilde seslerini duyurmaya çalışmışlar ve ne kadar etkili olabilmişler sorularına cevap aranmıştır Kadınlar hak arayışına toplum belli bir refah seviyesine ulaştıktan sonra başlamıştı Bu hak arayışı özellikle Aydınlanma dönemi sonrası başlamıştır Kadınlar erkekler gibi toplumsal siyasal hukuki ve idari gibi pek çok alanda hak sahibi olmak ve bu eşitsizliği ortadan kaldırmak için uğraş vermişlerdir Bu uğraşlar toplumda yeni bir akımın ortaya çıkmasına neden olmuştur Bu yeni akım veya kavram feminizm olmuştur Feminizm kavramına açıklık getirmeye çalışırsak feminizm toplumdaki kadın erkek eşitsizliğini ortadan kaldırarak her türlü özel ve kamu haklara sahip olma yolunda atılan girişimlerdir denilebilir Buna ek olarak toplumun yarattığı baskıdan kurtularak aynı zamanda ataerkil toplumsal yapıyı da kırmaya çalışarak her türlü meşru haklarına kavuşma çabasıdır Bir ülkenin gelişmişlik seviyesi kadınların haklarıyla doğru orantılıdır Çünkü kadın haklarının olmadığı bir ülkenin çağdaş ve gelişmiş olduğunu söylemek neredeyse imkansızdır Bir ülkenin çağdaş ve gelişmiş olduğunu gösteren en önemli faktör kadınlardır Ülkenin kalkınması ve muasır medeniyetler seviyesine ulaşması için kadınların toplumsal ve siyasi hayatta sahip oldukları hakları en iyi şekilde kullanarak ülkeye katkı sağlamaları ile olacaktır Feminizm anlayışı farklı dönemlerde farklı arzları teşkil etmiştir Bu anlayış fikirsel ve eylemsel birçok ideolojiyi etkileyerek şekil almıştır Bu şekilde farklı görüş ve düşünceler ortaya çıkmıştır Bu görüş ve düşüncelerin çevresinde kadınların bireysel ve evrensel hakları yer almıştır Toplumsal yaşamda erkeğe ve kadına biçilen roller vardır Bu roller bazen biyolojik faktörler bazen de toplum tarafında üretilen geleneksel cinsiyet rolleridir Ama her zaman kadına biçilen roller kadının toplumsal hayatta her dönem ikinci planda kalmasına neden olmuştur Bu durumun kötü yanı şu ki kadının da bu rolleri içselleştirmiş olmasıdır Erkek ise her zaman üstün tahakkümünü koruyarak başköşeye çekilmiştir Böylece kadın toplumun kendisine dayattığı kadınlık model ve profiline bürünmeye mahkum bırakılmıştır