Kadına Yönelik Şiddet ve Ev İçi Şiddetin İlgili Uluslararası Sözleşmeler ve 6284 Sayılı Kanun Çerçevesinde Değerlendirilmesi — Rabia Gündoğmuş

Kadına Yönelik Şiddet ve Ev İçi Şiddetin İlgili Uluslararası Sözleşmeler ve 6284 Sayılı Kanun Çerçevesinde Değerlendirilmesi
Rabia GündoğmuşOn İki Levha Yayınları
Kadına Yönelik Şiddet ve Ev İçi Şiddetin İlgili Uluslararası Sözleşmeler ve 6284 Sayılı Kanun Çerçevesinde Değerlendirilmesi
Rabia GündoğmuşRabia Gündoğmuş tarafından kaleme alınan Kadına Yönelik Şiddet ve Ev İçi Şiddetin İlgili Uluslararası Sözleşmeler ve 6284 Sayılı Kanun Çerçev On İki Levha Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Kadına Yönelik Şiddet ve Ev İçi Şiddetin İlgili Uluslararası Sözleşmeler ve 6284 Sayılı Kanun Çerçev Rabia Gündoğmuş Kitap Özeti Bu kitabın yazılmasının amacı öncelikle kadına yönelik şiddet ve ev içi şiddetin insan hakları hukukunda nasıl değerlendirildiğinin aşamalı gelişiminin anlatılmasıdır Ev içi şiddetin önlenmesinin yasal bir çerçeveye kavuşması radikal feminist teorideki kamusal özel alan tartışmaları sayesinde mümkün olmuştur Uluslararası pozitif insan hakları hukukundaki gelişmeler ise tarihsel seyrinde tedrici şekilde ilerlemiştir Ev içi şiddetin önlenmesi ve bertaraf edilmesinin hukuki bir çerçeveye kavuşmasında bir dönüm noktası olan İstanbul Sözleşmesi çalışmanın ikinci bölümünün başlangıç noktası olarak alınmıştır Çalışmanın asıl ortaya koymak istediği konu ise İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı Kanunun uygulama açısından değerlendirildiği bölümdür Yasal çerçevenin birkaç eksik dışında uluslararası standartlarla büyük ölçüde uyumlu olduğu ulusal hukuka rağmen Türkiyede kadına yönelik şiddetin bu denli yüksek boyutta olmasının sebebi eşitliği kabul etmek istemeyen ataerkil zihniyetin uygulamada gösterdiği dirençten kaynaklanmaktadır Yayınevi On İki Levha Yayınları Yazar Rabia Gündoğmuş Sayfa 283 Sayfa Kağıt 1 Hamur Boyut 16 00x24 00 cm Basım Yılı Mayıs 2021 Barkod 9786257598057 Kategori Kadın Erkek İlişkileri Kadın Çalışmaları Kanun ve Uygulama Kitapları

On İki Levha Yayınları
Bu kitabın yazılmasının amacı öncelikle kadına yönelik şiddet ve ev içi şiddetin insan hakları hukukunda nasıl değerlendirildiğinin aşamalı gelişiminin anlatılmasıdır Ev içi şiddetin önlenmesinin yasal bir çerçeveye kavuşması radikal feminist teorideki kamusal özel alan tartışmaları sayesinde mümkün olmuştur Uluslararası pozitif insan hakları hukukundaki gelişmeler ise tarihsel seyrinde tedrici şekilde ilerlemiştir Ev içi şiddetin önlenmesi ve bertaraf edilmesinin hukuki bir çerçeveye kavuşmasında bir dönüm noktası olan İstanbul Sözleşmesi çalışmanın ikinci bölümünün başlangıç noktası olarak alınmıştır Çalışmanın asıl ortaya koymak istediği konu ise İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı Kanun un uygulama açısından değerlendirildiği bölümdür Yasal çerçevenin birkaç eksik dışında uluslararası standartlarla büyük ölçüde uyumlu olduğu ulusal hukuka rağmen Türkiye de kadına yönelik şiddetin bu denli yüksek boyutta olmasının sebebi eşitliği kabul etmek istemeyen ataerkil zihniyetin uygulamada gösterdiği dirençten kaynaklanmaktadır

On İki Levha Yayınları
Bu kitabın yazılmasının amacı öncelikle kadına yönelik şiddet ve ev içi şiddetin insan hakları hukukunda nasıl değerlendirildiğinin aşamalı gelişiminin anlatılmasıdır Ev içi şiddetin önlenmesinin yasal bir çerçeveye kavuşması radikal feminist teorideki kamusal özel alan tartışmaları sayesinde mümkün olmuştur Uluslararası pozitif insan hakları hukukundaki gelişmeler ise tarihsel seyrinde tedrici şekilde ilerlemiştir Ev içi şiddetin önlenmesi ve bertaraf edilmesinin hukuki bir çerçeveye kavuşmasında bir dönüm noktası olan İstanbul Sözleşmesi çalışmanın ikinci bölümünün başlangıç noktası olarak alınmıştır Çalışmanın asıl ortaya koymak istediği konu ise İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı Kanun un uygulama açısından değerlendirildiği bölümdür Yasal çerçevenin birkaç eksik dışında uluslararası standartlarla büyük ölçüde uyumlu olduğu ulusal hukuka rağmen Türkiye de kadına yönelik şiddetin bu denli yüksek boyutta olmasının sebebi eşitliği kabul etmek istemeyen ataerkil zihniyetin uygulamada gösterdiği dirençten kaynaklanmaktadır