MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Kadınlar Ayağa Kalkın — Mehtap Gözükan

Kadınlar Ayağa Kalkın
80,00
Kadın Sorunları FeminizmToplumsal CinsiyetlerDEĞİŞKEN KATEGORİ

Kadınlar Ayağa Kalkın

Mehtap Gözükan

A7 Kitap

Şubat 2020184 sf.
13.50x20.00 cm2. Hamur
Ucuz Kitap AlEn ucuz

Kadınlar Ayağa Kalkın

Mehtap Gözükan

Mehtap Gözükan tarafından kaleme alınan Kadınlar Ayağa Kalkın A7 Kitap eseri olarak okurlarla buluşuyor Kadınlar Ayağa Kalkın Mehtap Gözükan Kitap Özeti Kadın geleneksel öğretilerin ve din adı altında sunulan rivayet kültürünün etkisiyle aklı yarım eksik bir varlık olarak görülmüş ve meşru hakları elinden alınarak ezilmiştir Ataerkil düzende erkeğin hâkim güç olabilmesi için doğumundan itibaren cinsel organı üzerinden erkek çocuğa özel bir önem ve değer atfedilmiştir Erkek çocuklara Göster oğlum amcalara pipini denilirken kız çocuklara bacaklarını kapatmaları söylenmiştir Zina yapan kadın fahişe kabul edilirken aynı durum erkeğin elinin kiri olarak görülmüştür Evlenirken kızlarda bekâret aranırken erkekler için böyle bir beklenti olmamıştır Erkeğin sünneti düğün dernekle duyurulurken kız çocuklarının doğurganlık özelliği kazanması gizli tutulmuştur Erkek gibi kız yakıştırması övgü sayılırken Kız gibi erkek ifadesi hakaret kabul edilmiştir İşin garip tarafı bu düzenin toplumda yerleşmesi ve yaygınlaşmasına çocuklarını bu öğretiyle yetiştiren annelerin yani kadınların vesile olmuş olmasıdır Kadınlar bir nevi kendi kuyularını kendileri kazmışlardır Erkek çocuğun kız çocuğundan daha önemli kıymetli görülmesi ilerleyen zamanlarda erkeğin kadınları hakir görmesine ve kadınlar üzerinde iktidar kurma eğilimine sebebiyet vermiştir Kadına şiddetin temelinde çocuklukta verilen bu çarpık cinsiyetçi eğitim ve telkinlerin payı büyüktür Bu kitap geleneksel öğretilerin ve din adı altında sunulan ama gerçekte dinde yeri olmayan inanışların sorgulanması ve değişime vesile olması için hazırlanmıştır Eşitlik her zaman adalet değildir ilkesine dayanarak kadınların kendilerini her alanda erkeklerle aynılaşma çabası eleştirilmiş sadece hak ve özgürlükler konusunda eşit olduğumuz vurgulanmıştır Erkek ve kadının sevgi ve saygıyı önceleyerek yan yana olacağı bir yaşam tasavvuru sunulmuş ve bu idealin gerçekleşmesi için erkek ve kadına düşen görev ve sorumluluklara dikkat çekilmiştir Dünyanın güzelleşmesi için kadınların silkinip ayağa kalkmaları ve eyleme geçmelerinin vaktidir Erkeklere düşen ise ayağa kalkan kadınların yolunu açmak ve onlara destek olmaktır Yayınevi A7 Kitap Yazar Mehtap Gözükan Sayfa 184 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x20 00 cm Basım Yılı Şubat 2020 Barkod 9786057667397 Kategori Kadın Sorunu Feminizm

Tamadres
126,75

A7 Kitap

Şubat 2020184 sf.
Ciltsiz
Tamadres

Kadın geleneksel öğretilerin ve din adı altında sunulan rivayet kültürünün etkisiyle aklı yarım eksik bir varlık olarak görülmüş ve meşru hakları elinden alınarak ezilmiştir Ataerkil düzende erkeğin hâkim güç olabilmesi için doğumundan itibaren cinsel organı üzerinden erkek çocuğa özel bir önem ve değer atfedilmiştir Erkek çocuklara Göster oğlum amcalara pipini denilirken kız çocuklara bacaklarını kapatmaları söylenmiştir Zina yapan kadın fahişe kabul edilirken aynı durum erkeğin elinin kiri olarak görülmüştür Evlenirken kızlarda bekâret aranırken erkekler için böyle bir beklenti olmamıştır Erkeğin sünneti düğün dernekle duyurulurken kız çocuklarının doğurganlık özelliği kazanması gizli tutulmuştur Erkek gibi kız yakıştırması övgü sayılırken Kız gibi erkek ifadesi hakaret kabul edilmiştir İşin garip tarafı bu düzenin toplumda yerleşmesi ve yaygınlaşmasına çocuklarını bu öğretiyle yetiştiren annelerin yani kadınların vesile olmuş olmasıdır Kadınlar bir nevi kendi kuyularını kendileri kazmışlardır Erkek çocuğun kız çocuğundan daha önemli kıymetli görülmesi ilerleyen zamanlarda erkeğin kadınları hakir görmesine ve kadınlar üzerinde iktidar kurma eğilimine sebebiyet vermiştir Kadına şiddetin temelinde çocuklukta verilen bu çarpık cinsiyetçi eğitim ve telkinlerin payı büyüktür Bu kitap geleneksel öğretilerin ve din adı altında sunulan ama gerçekte dinde yeri olmayan inanışların sorgulanması ve değişime vesile olması için hazırlanmıştır Eşitlik her zaman adalet değildir ilkesine dayanarak kadınların kendilerini her alanda erkeklerle aynılaşma çabası eleştirilmiş sadece hak ve özgürlükler konusunda eşit olduğumuz vurgulanmıştır Erkek ve kadının sevgi ve saygıyı önceleyerek yan yana olacağı bir yaşam tasavvuru sunulmuş ve bu idealin gerçekleşmesi için erkek ve kadına düşen görev ve sorumluluklara dikkat çekilmiştir Dünyanın güzelleşmesi için kadınların silkinip ayağa kalkmaları ve eyleme geçmelerinin vaktidir Erkeklere düşen ise ayağa kalkan kadınların yolunu açmak ve onlara destek olmaktır

Kitap Ambarı
126,75

A7 Kitap

2020184 sf.
İnce Kapak14 x 20
Kitap Ambarı

Kadın geleneksel öğretilerin ve din adı altında sunulan rivayet kültürünün etkisiyle aklı yarım eksik bir varlık olarak görülmüş ve meşru hakları elinden alınarak ezilmiştir Ataerkil düzende erkeğin hâkim güç olabilmesi için doğumundan itibaren cinsel organı üzerinden erkek çocuğa özel bir önem ve değer atfedilmiştir Erkek çocuklara Göster oğlum amcalara pipini denilirken kız çocuklara bacaklarını kapatmaları söylenmiştir Zina yapan kadın fahişe kabul edilirken aynı durum erkeğin elinin kiri olarak görülmüştür Evlenirken kızlarda bekâret aranırken erkekler için böyle bir beklenti olmamıştır Erkeğin sünneti düğün dernekle duyurulurken kız çocuklarının doğurganlık özelliği kazanması gizli tutulmuştur Erkek gibi kız yakıştırması övgü sayılırken Kız gibi erkek ifadesi hakaret kabul edilmiştir İşin garip tarafı bu düzenin toplumda yerleşmesi ve yaygınlaşmasına çocuklarını bu öğretiyle yetiştiren annelerin yani kadınların vesile olmuş olmasıdır Kadınlar bir nevi kendi kuyularını kendileri kazmışlardır Erkek çocuğun kız çocuğundan daha önemli kıymetli görülmesi ilerleyen zamanlarda erkeğin kadınları hakir görmesine ve kadınlar üzerinde iktidar kurma eğilimine sebebiyet vermiştir Kadına şiddetin temelinde çocuklukta verilen bu çarpık cinsiyetçi eğitim ve telkinlerin payı büyüktür Bu kitap geleneksel öğretilerin ve din adı altında sunulan ama gerçekte dinde yeri olmayan inanışların sorgulanması ve değişime vesile olması için hazırlanmıştır Eşitlik her zaman adalet değildir ilkesine dayanarak kadınların kendilerini her alanda erkeklerle aynılaşma çabası eleştirilmiş sadece hak ve özgürlükler konusunda eşit olduğumuz vurgulanmıştır Erkek ve kadının sevgi ve saygıyı önceleyerek yan yana olacağı bir yaşam tasavvuru sunulmuş ve bu idealin gerçekleşmesi için erkek ve kadına düşen görev ve sorumluluklara dikkat çekilmiştir Dünyanın güzelleşmesi için kadınların silkinip ayağa kalkmaları ve eyleme geçmelerinin vaktidir Erkeklere düşen ise ayağa kalkan kadınların yolunu açmak ve onlara destek olmaktır Tanıtım Bülteninden

Yaykoop
146,25

A7 Kitap

20201. baskı296 sf.
KARTON13,5X21TÜRKÇE
Yaykoop

Kadın geleneksel öğretilerin ve din adı altında sunulan rivayet kültürünün etkisiyle aklı yarım eksik bir varlık olarak görülmüş ve meşru hakları elinden alınarak ezilmiştir Ataerkil düzende erkeğin hâkim güç olabilmesi için doğumundan itibaren cinsel organı üzerinden erkek çocuğa özel bir önem ve değer atfedilmiştir Erkek çocuklara Göster oğlum amcalara pipini denilirken kız çocuklara bacaklarını kapatmaları söylenmiştir Zina yapan kadın fahişe kabul edilirken aynı durum erkeğin elinin kiri olarak görülmüştür Evlenirken kızlarda bekâret aranırken erkekler için böyle bir beklenti olmamıştır Erkeğin sünneti düğün dernekle duyurulurken kız çocuklarının doğurganlık özelliği kazanması gizli tutulmuştur Erkek gibi kız yakıştırması övgü sayılırken Kız gibi erkek ifadesi hakaret kabul edilmiştir İşin garip tarafı bu düzenin toplumda yerleşmesi ve yaygınlaşmasına çocuklarını bu öğretiyle yetiştiren annelerin yani kadınların vesile olmuş olmasıdır Kadınlar bir nevi kendi kuyularını kendileri kazmışlardır Erkek çocuğun kız çocuğundan daha önemli kıymetli görülmesi ilerleyen zamanlarda erkeğin kadınları hakir görmesine ve kadınlar üzerinde iktidar kurma eğilimine sebebiyet vermiştir Kadına şiddetin temelinde çocuklukta verilen bu çarpık cinsiyetçi eğitim ve telkinlerin payı büyüktür Bu kitap geleneksel öğretilerin ve din adı altında sunulan ama gerçekte dinde yeri olmayan inanışların sorgulanması ve değişime vesile olması için hazırlanmıştır Eşitlik her zaman adalet değildir ilkesine dayanarak kadınların kendilerini her alanda erkeklerle aynılaşma çabası eleştirilmiş sadece hak ve özgürlükler konusunda eşit olduğumuz vurgulanmıştır Erkek ve kadının sevgi ve saygıyı önceleyerek yan yana olacağı bir yaşam tasavvuru sunulmuş ve bu idealin gerçekleşmesi için erkek ve kadına düşen görev ve sorumluluklara dikkat çekilmiştir Dünyanın güzelleşmesi için kadınların silkinip ayağa kalkmaları ve eyleme geçmelerinin vaktidir Erkeklere düşen ise ayağa kalkan kadınların yolunu açmak ve onlara destek olmaktır

Nobel Kitap
156,00

A7 Kitap

2020184 sf.
14x20 cm2. Hamur
Nobel Kitap

Kadın geleneksel öğretilerin ve din adı altında sunulan rivayet kültürünün etkisiyle aklı yarım eksik bir varlık olarak görülmüş ve meşru hakları elinden alınarak ezilmiştir Ataerkil düzende erkeğin hâkim güç olabilmesi için doğumundan itibaren cinsel organı üzerinden erkek çocuğa özel bir önem ve değer atfedilmiştir Erkek çocuklara Göster oğlum amcalara pipini denilirken kız çocuklara bacaklarını kapatmaları söylenmiştir Zina yapan kadın fahişe kabul edilirken aynı durum erkeğin elinin kiri olarak görülmüştür Evlenirken kızlarda bekâret aranırken erkekler için böyle bir beklenti olmamıştır Erkeğin sünneti düğün dernekle duyurulurken kız çocuklarının doğurganlık özelliği kazanması gizli tutulmuştur Erkek gibi kız yakıştırması övgü sayılırken Kız gibi erkek ifadesi hakaret kabul edilmiştir İşin garip tarafı bu düzenin toplumda yerleşmesi ve yaygınlaşmasına çocuklarını bu öğretiyle yetiştiren annelerin yani kadınların vesile olmuş olmasıdır Kadınlar bir nevi kendi kuyularını kendileri kazmışlardır Erkek çocuğun kız çocuğundan daha önemli kıymetli görülmesi ilerleyen zamanlarda erkeğin kadınları hakir görmesine ve kadınlar üzerinde iktidar kurma eğilimine sebebiyet vermiştir Kadına şiddetin temelinde çocuklukta verilen bu çarpık cinsiyetçi eğitim ve telkinlerin payı büyüktür Bu kitap geleneksel öğretilerin ve din adı altında sunulan ama gerçekte dinde yeri olmayan inanışların sorgulanması ve değişime vesile olması için hazırlanmıştır Eşitlik her zaman adalet değildir ilkesine dayanarak kadınların kendilerini her alanda erkeklerle aynılaşma çabası eleştirilmiş sadece hak ve özgürlükler konusunda eşit olduğumuz vurgulanmıştır Erkek ve kadının sevgi ve saygıyı önceleyerek yan yana olacağı bir yaşam tasavvuru sunulmuş ve bu idealin gerçekleşmesi için erkek ve kadına düşen görev ve sorumluluklara dikkat çekilmiştir Dünyanın güzelleşmesi için kadınların silkinip ayağa kalkmaları ve eyleme geçmelerinin vaktidir Erkeklere düşen ise ayağa kalkan kadınların yolunu açmak ve onlara destek olmaktır

Pandora
156,00

A7

2020184 sf.
Pandora

Kadın geleneksel öğretilerin ve din adı altında sunulan rivayet kültürünün etkisiyle aklı yarım eksik bir varlık olarak görülmüş ve meşru hakları elinden alınarak ezilmiştir Ataerkil düzende erkeğin hâkim güç olabilmesi için doğumundan itibaren cinsel organı üzerinden erkek çocuğa özel bir önem ve değer atfedilmiştir Erkek çocuklara Göster oğlum amcalara pipini denilirken kız çocuklara bacaklarını kapatmaları söylenmiştir Zina yapan kadın fahişe kabul edilirken aynı durum erkeğin elinin kiri olarak görülmüştür Evlenirken kızlarda bekâret aranırken erkekler için böyle bir beklenti olmamıştır Erkeğin sünneti düğün dernekle duyurulurken kız çocuklarının doğurganlık özelliği kazanması gizli tutulmuştur Erkek gibi kız yakıştırması övgü sayılırken Kız gibi erkek ifadesi hakaret kabul edilmiştir İşin garip tarafı bu düzenin toplumda yerleşmesi ve yaygınlaşmasına çocuklarını bu öğretiyle yetiştiren annelerin yani kadınların vesile olmuş olmasıdır Kadınlar bir nevi kendi kuyularını kendileri kazmışlardır Erkek çocuğun kız çocuğundan daha önemli kıymetli görülmesi ilerleyen zamanlarda erkeğin kadınları hakir görmesine ve kadınlar üzerinde iktidar kurma eğilimine sebebiyet vermiştir Kadına şiddetin temelinde çocuklukta verilen bu çarpık cinsiyetçi eğitim ve telkinlerin payı büyüktür Bu kitap geleneksel öğretilerin ve din adı altında sunulan ama gerçekte dinde yeri olmayan inanışların sorgulanması ve değişime vesile olması için hazırlanmıştır Eşitlik her zaman adalet değildir ilkesine dayanarak kadınların kendilerini her alanda erkeklerle aynılaşma çabası eleştirilmiş sadece hak ve özgürlükler konusunda eşit olduğumuz vurgulanmıştır Erkek ve kadının sevgi ve saygıyı önceleyerek yan yana olacağı bir yaşam tasavvuru sunulmuş ve bu idealin gerçekleşmesi için erkek ve kadına düşen görev ve sorumluluklara dikkat çekilmiştir Dünyanın güzelleşmesi için kadınların silkinip ayağa kalkmaları ve eyleme geçmelerinin vaktidir Erkeklere düşen ise ayağa kalkan kadınların yolunu açmak ve onlara destek olmaktır

D&R
175,50

A7 Kitap

20201. baskı184 sf.
14 x 202. HamurTürkçe
D&R

Kadın geleneksel öğretilerin ve din adı altında sunulan rivayet kültürünün etkisiyle aklı yarım eksik bir varlık olarak görülmüş ve meşru hakları elinden alınarak ezilmiştir Ataerkil düzende erkeğin hâkim güç olabilmesi için doğumundan itibaren cinsel organı üzerinden erkek çocuğa özel bir önem ve değer atfedilmiştir Erkek çocuklara Göster oğlum amcalara pipini denilirken kız çocuklara bacaklarını kapatmaları söylenmiştir Zina yapan kadın fahişe kabul edilirken aynı durum erkeğin elinin kiri olarak görülmüştür Evlenirken kızlarda bekâret aranırken erkekler için böyle bir beklenti olmamıştır Erkeğin sünneti düğün dernekle duyurulurken kız çocuklarının doğurganlık özelliği kazanması gizli tutulmuştur Erkek gibi kız yakıştırması övgü sayılırken Kız gibi erkek ifadesi hakaret kabul edilmiştir İşin garip tarafı bu düzenin toplumda yerleşmesi ve yaygınlaşmasına çocuklarını bu öğretiyle yetiştiren annelerin yani kadınların vesile olmuş olmasıdır Kadınlar bir nevi kendi kuyularını kendileri kazmışlardır Erkek çocuğun kız çocuğundan daha önemli kıymetli görülmesi ilerleyen zamanlarda erkeğin kadınları hakir görmesine ve kadınlar üzerinde iktidar kurma eğilimine sebebiyet vermiştir Kadına şiddetin temelinde çocuklukta verilen bu çarpık cinsiyetçi eğitim ve telkinlerin payı büyüktür Bu kitap geleneksel öğretilerin ve din adı altında sunulan ama gerçekte dinde yeri olmayan inanışların sorgulanması ve değişime vesile olması için hazırlanmıştır Eşitlik her zaman adalet değildir ilkesine dayanarak kadınların kendilerini her alanda erkeklerle aynılaşma çabası eleştirilmiş sadece hak ve özgürlükler konusunda eşit olduğumuz vurgulanmıştır Erkek ve kadının sevgi ve saygıyı önceleyerek yan yana olacağı bir yaşam tasavvuru sunulmuş ve bu idealin gerçekleşmesi için erkek ve kadına düşen görev ve sorumluluklara dikkat çekilmiştir Dünyanın güzelleşmesi için kadınların silkinip ayağa kalkmaları ve eyleme geçmelerinin vaktidir Erkeklere düşen ise ayağa kalkan kadınların yolunu açmak ve onlara destek olmaktır Tanıtım Bülteninden