Kadınlık ve Annelik Psikolojisi — Tarık Solmuş

Kadınlık ve Annelik Psikolojisi
Tarık SolmuşNobel Akademik Yayıncılık
Kadınlık ve Annelik Psikolojisi
Tarık SolmuşAnnelik insanın tüm sosyal ilişkileri içerisinde belki de en özel kendine has özgül olanı Bu kitabın da temelini oluşturan araştırmaya katkı sağlayan birbirlerinden çok farklı özelliklere sahip 326 anneden sadece birinin beş aylık hamile olan ve bebeğini kucağına alacağı anı iple çeken bir annenin söylediği tek bir cümle bile anneliğin ne kadar özel bir deneyim olduğunu anlatmaya yeterlidir Bazen ağlamıyorum sesimi duyar da üzülür diye Bu kitap iki temel bölümden oluşuyor Öncelikle kadınlığın kırılma noktaları olduğuna inanılan deneyimlere ve sorunlara yani menstruasyona hamileliğe doğuma anneliğe menopoza çocukluk döneminde yaşanan istismara tacize yetişkinlikte yaşanan şiddete tecavüze boşanma ya da eşin ölümü gibi kayıp yaşantılarına cinsel sorunlara ve yeme bozukluklarına değiniliyor İkinci bölümde ise 16 ilde 326 hamile ya da anne olmuş kadınla yüz yüze görüşmelerle ya da anketlerle gerçekleştirilen Mozaiğin Anneleri araştırması aracılığıyla anneliğin anne olma güdülerinin bir kadının neden anne olmayı istediğinin ya da bundan kaçındığının ve anne çocuk bağlanmasının nasıl bir yapısının olduğu aktarılıyor Kitapta üzerinde yaşadığımız bu müthiş renkli ve zengin mozaik olabildiğince yansıtılmakta bunun için de farklı sosyokültürel özelliklere sahip anne çocuk bağlanması anlatılmaktadır

Nobel Akademik Yayıncılık
Annelik insanın tüm sosyal ilişkileri içerisinde belki de en özel kendine has özgül olanı Bu kitabın da temelini oluşturan araştırmaya katkı sağlayan birbirlerinden çok farklı özelliklere sahip 326 anneden sadece birinin beş aylık hamile olan ve bebeğini kucağına alacağı anı iple çeken bir annenin söylediği tek bir cümle bile anneliğin ne kadar özel bir deneyim olduğunu anlatmaya yeterlidir Bazen ağlamıyorum sesimi duyar da üzülür diye Bu kitap iki temel bölümden oluşuyor Öncelikle kadınlığın kırılma noktaları olduğuna inanılan deneyimlere ve sorunlara yani menstruasyona hamileliğe doğuma anneliğe menopoza çocukluk döneminde yaşanan istismara tacize yetişkinlikte yaşanan şiddete tecavüze boşanma ya da eşin ölümü gibi kayıp yaşantılarına cinsel sorunlara ve yeme bozukluklarına değiniliyor İkinci bölümde ise 16 ilde 326 hamile ya da anne olmuş kadınla yüz yüze görüşmelerle ya da anketlerle gerçekleştirilen Mozaiğin Anneleri araştırması aracılığıyla anneliğin anne olma güdülerinin bir kadının neden anne olmayı istediğinin ya da bundan kaçındığının ve anne çocuk bağlanmasının nasıl bir yapısının olduğu aktarılıyor Kitapta üzerinde yaşadığımız bu müthiş renkli ve zengin mozaik olabildiğince yansıtılmakta bunun için de farklı sosyokültürel özelliklere sahip anne çocuk bağlanması anlatılmaktadır Tanıtım Bülteninden Sayfa Sayısı 504 Baskı Yılı 2012 Dili Türkçe Yayınevi Nobel Akademik Yayıncılık

Nobel Akademik Yayıncılık
Annelik insanın tüm sosyal ilişkileri içerisinde belki de en özel kendine has özgül olanı Bu kitabın da temelini oluşturan araştırmaya katkı sağlayan birbirlerinden çok farklı özelliklere sahip 326 anneden sadece birinin beş aylık hamile olan ve bebeğini kucağına alacağı anı iple çeken bir annenin söylediği tek bir cümle bile anneliğin ne kadar özel bir deneyim olduğunu anlatmaya yeterlidir Bazen ağlamıyorum sesimi duyar da üzülür diye Bu kitap iki temel bölümden oluşuyor Öncelikle kadınlığın kırılma noktaları olduğuna inanılan deneyimlere ve sorunlara yani menstruasyona hamileliğe doğuma anneliğe menopoza çocukluk döneminde yaşanan istismara tacize yetişkinlikte yaşanan şiddete tecavüze boşanma ya da eşin ölümü gibi kayıp yaşantılarına cinsel sorunlara ve yeme bozukluklarına değiniliyor İkinci bölümde ise 16 ilde 326 hamile ya da anne olmuş kadınla yüz yüze görüşmelerle ya da anketlerle gerçekleştirilen Mozaiğin Anneleri araştırması aracılığıyla anneliğin anne olma güdülerinin bir kadının neden anne olmayı istediğinin ya da bundan kaçındığının ve anne çocuk bağlanmasının nasıl bir yapısının olduğu aktarılıyor Kitapta üzerinde yaşadığımız bu müthiş renkli ve zengin mozaik olabildiğince yansıtılmakta bunun için de farklı sosyokültürel özelliklere sahip anne çocuk bağlanması anlatılmaktadır

Nobel Akademik Yayıncılık
Annelik insanın tüm sosyal ilişkileri içerisinde belki de en özel kendine has özgül olanı Bu kitabın da temelini oluşturan araştırmaya katkı sağlayan birbirlerinden çok farklı özelliklere sahip 326 anneden sadece birinin beş aylık hamile olan ve bebeğini kucağına alacağı anı iple çeken bir annenin söylediği tek bir cümle bile anneliğin ne kadar özel bir deneyim olduğunu anlatmaya yeterlidir Bazen ağlamıyorum sesimi duyar da üzülür diye Bu kitap iki temel bölümden oluşuyor Öncelikle kadınlığın kırılma noktaları olduğuna inanılan deneyimlere ve sorunlara yani menstruasyona hamileliğe doğuma anneliğe menopoza çocukluk döneminde yaşanan istismara tacize yetişkinlikte yaşanan şiddete tecavüze boşanma ya da eşin ölümü gibi kayıp yaşantılarına cinsel sorunlara ve yeme bozukluklarına değiniliyor İkinci bölümde ise 16 ilde 326 hamile ya da anne olmuş kadınla yüz yüze görüşmelerle ya da anketlerle gerçekleştirilen Mozaiğin Anneleri araştırması aracılığıyla anneliğin anne olma güdülerinin bir kadının neden anne olmayı istediğinin ya da bundan kaçındığının ve anne çocuk bağlanmasının nasıl bir yapısının olduğu aktarılıyor Kitapta üzerinde yaşadığımız bu müthiş renkli ve zengin mozaik olabildiğince yansıtılmakta bunun için de farklı sosyokültürel özelliklere sahip anne çocuk bağlanması anlatılmaktadır

Nobel Akademik Yayıncılık
Annelik insanın tüm sosyal ilişkileri içerisinde belki de en özel kendine has özgül olanı Bu kitabın da temelini oluşturan araştırmaya katkı sağlayan birbirlerinden çok farklı özelliklere sahip 326 anneden sadece birinin beş aylık hamile olan ve bebeğini kucağına alacağı anı iple çeken bir annenin söylediği tek bir cümle bile anneliğin ne kadar özel bir deneyim olduğunu anlatmaya yeterlidir Bazen ağlamıyorum sesimi duyar da üzülür diye Bu kitap iki temel bölümden oluşuyor Öncelikle kadınlığın kırılma noktaları olduğuna inanılan deneyimlere ve sorunlara yani menstruasyona hamileliğe doğuma anneliğe menopoza çocukluk döneminde yaşanan istismara tacize yetişkinlikte yaşanan şiddete tecavüze boşanma ya da eşin ölümü gibi kayıp yaşantılarına cinsel sorunlara ve yeme bozukluklarına değiniliyor İkinci bölümde ise 16 ilde 326 hamile ya da anne olmuş kadınla yüz yüze görüşmelerle ya da anketlerle gerçekleştirilen Mozaiğin Anneleri araştırması aracılığıyla anneliğin anne olma güdülerinin bir kadının neden anne olmayı istediğinin ya da bundan kaçındığının ve anne çocuk bağlanmasının nasıl bir yapısının olduğu aktarılıyor Kitapta üzerinde yaşadığımız bu müthiş renkli ve zengin mozaik olabildiğince yansıtılmakta bunun için de farklı sosyokültürel özelliklere sahip anne çocuk bağlanması anlatılmaktadır

Nobel Akademik Yayıncılık
Annelik insanın tüm sosyal ilişkileri içerisinde belki de en özel kendine has özgül olanı Bu kitabın da temelini oluşturan araştırmaya katkı sağlayan birbirlerinden çok farklı özelliklere sahip 326 anneden sadece birinin beş aylık hamile olan ve bebeğini kucağına alacağı anı iple çeken bir annenin söylediği tek bir cümle bile anneliğin ne kadar özel bir deneyim olduğunu anlatmaya yeterlidir Bazen ağlamıyorum sesimi duyar da üzülür diye Bu kitap iki temel bölümden oluşuyor Öncelikle kadınlığın kırılma noktaları olduğuna inanılan deneyimlere ve sorunlara yani menstruasyona hamileliğe doğuma anneliğe menopoza çocukluk döneminde yaşanan istismara tacize yetişkinlikte yaşanan şiddete tecavüze boşanma ya da eşin ölümü gibi kayıp yaşantılarına cinsel sorunlara ve yeme bozukluklarına değiniliyor İkinci bölümde ise 16 ilde 326 hamile ya da anne olmuş kadınla yüz yüze görüşmelerle ya da anketlerle gerçekleştirilen Mozaiğin Anneleri araştırması aracılığıyla anneliğin anne olma güdülerinin bir kadının neden anne olmayı istediğinin ya da bundan kaçındığının ve anne çocuk bağlanmasının nasıl bir yapısının olduğu aktarılıyor Kitapta üzerinde yaşadığımız bu müthiş renkli ve zengin mozaik olabildiğince yansıtılmakta bunun için de farklı sosyokültürel özelliklere sahip anne çocuk bağlanması anlatılmaktadır

Nobel
Annelik insanın tüm sosyal ilişkileri içerisinde belki de en özel kendine has özgül olanı Bu kitabın da temelini oluşturan araştırmaya katkı sağlayan birbirlerinden çok farklı özelliklere sahip 326 anneden sadece birinin beş aylık hamile olan ve bebeğini kucağına alacağı anı iple çeken bir annenin söylediği tek bir cümle bile anneliğin ne kadar özel bir deneyim olduğunu anlatmaya yeterlidir Bazen ağlamıyorum sesimi duyar da üzülür diye Bu kitap iki temel bölümden oluşuyor Öncelikle kadınlığın kırılma noktaları olduğuna inanılan deneyimlere ve sorunlara yani menstruasyona hamileliğe doğuma anneliğe menopoza çocukluk döneminde yaşanan istismara tacize yetişkinlikte yaşanan şiddete tecavüze boşanma ya da eşin ölümü gibi kayıp yaşantılarına cinsel sorunlara ve yeme bozukluklarına değiniliyor İkinci bölümde ise 16 ilde 326 hamile ya da anne olmuş kadınla yüz yüze görüşmelerle ya da anketlerle gerçekleştirilen Mozaiğin Anneleri araştırması aracılığıyla anneliğin anne olma güdülerinin bir kadının neden anne olmayı istediğinin ya da bundan kaçındığının ve anne çocuk bağlanmasının nasıl bir yapısının olduğu aktarılıyor Kitapta üzerinde yaşadığımız bu müthiş renkli ve zengin mozaik olabildiğince yansıtılmakta bunun için de farklı sosyokültürel özelliklere sahip anne çocuk bağlanması anlatılmaktadır