Kafdağı Masalları Altın Boynuz — Mehmet Emin Ulu

Kafdağı Masalları Altın Boynuz
Mehmet Emin UluKorkut Yayınları
Kafdağı Masalları Altın Boynuz
Mehmet Emin UluBir varmış bir yokmuş Yıllar önce bir küçük kasabada sevimli mi sevimli tatlı mı tatlı Küçük Ömer isminde bir çocuk varmış Bu çocuk herkesi sever herkes tarafından sevilirmiş Tan yeri ağarmadan kalkmayı güneşin doğuşunu seyretmeyi çok severmiş Yine böyle bir gün erkenden kalkmış Çapasını omzuna atmış tarlanın yolunu tutmuş Eski lastik ayakkabılarıyla patika yollardan koşar gibi gidiyormuş Güneş doğmadan ırmağın kenarına yetişmek istiyormuş Bir ara başını kaldırmış Ufka bakmış Güneş neredeyse doğacakmış Bütün gücünü toplayıp koşmaya başlamış Böğürtlen ağaçlarının arasından geçmiş Küçük ısırgan otlarının üstünden hoplamış İlk söğüt ağacının yanına gelince ırmağı görmüş Çok sevinmiş Pırıl pırıl akan ırmağın etrafındaki ağaçlarda binlerce kuş ötüyormuş Sanki güneşin doğuşunu kutluyorlarmış Söğüt yapraklarının ırmağın akıntısına kapılarak titreyişi görülecek kadar güzelmiş Tanıtım Bülteninden

Korkut Yayınları
Bir varmış bir yokmuş Yıllar önce bir küçük kasabada sevimli mi sevimli tatlı mı tatlı Küçük Ömer isminde bir çocuk varmış Bu çocuk herkesi sever herkes tarafından sevilirmiş Tan yeri ağarmadan kalkmayı güneşin doğuşunu seyretmeyi çok severmiş Yine böyle bir gün erkenden kalkmış Çapasını omzuna atmış tarlanın yolunu tutmuş Eski lastik ayakkabılarıyla patika yollardan koşar gibi gidiyormuş Güneş doğmadan ırmağın kenarına yetişmek istiyormuş Bir ara başını kaldırmış Ufka bakmış Güneş neredeyse doğacakmış Bütün gücünü toplayıp koşmaya başlamış Böğürtlen ağaçlarının arasından geçmiş Küçük ısırgan otlarının üstünden hoplamış İlk söğüt ağacının yanına gelince ırmağı görmüş Çok sevinmiş Pırıl pırıl akan ırmağın etrafındaki ağaçlarda binlerce kuş ötüyormuş Sanki güneşin doğuşunu kutluyorlarmış Söğüt yapraklarının ırmağın akıntısına kapılarak titreyişi görülecek kadar güzelmiş

Korkut Yayınları
Bir varmış bir yokmuş Yıllar önce bir küçük kasabada sevimli mi sevimli tatlı mı tatlı Küçük Ömer isminde bir çocuk varmış Bu çocuk herkesi sever herkes tarafından sevilirmiş Tan yeri ağarmadan kalkmayı güneşin doğuşunu seyretmeyi çok severmiş Yine böyle bir gün erkenden kalkmış Çapasını omzuna atmış tarlanın yolunu tutmuş Eski lastik ayakkabılarıyla patika yollardan koşar gibi gidiyormuş Güneş doğmadan ırmağın kenarına yetişmek istiyormuş Bir ara başını kaldırmış Ufka bakmış Güneş neredeyse doğacakmış Bütün gücünü toplayıp koşmaya başlamış Böğürtlen ağaçlarının arasından geçmiş Küçük ısırgan otlarının üstünden hoplamış İlk söğüt ağacının yanına gelince ırmağı görmüş Çok sevinmiş Pırıl pırıl akan ırmağın etrafındaki ağaçlarda binlerce kuş ötüyormuş Sanki güneşin doğuşunu kutluyorlarmış Söğüt yapraklarının ırmağın akıntısına kapılarak titreyişi görülecek kadar güzelmiş

Korkut Yayınları
Bir varmış bir yokmuş Yıllar önce bir küçük kasabada sevimli mi sevimli tatlı mı tatlı Küçük Ömer isminde bir çocuk varmış Bu çocuk herkesi sever herkes tarafından sevilirmiş Tan yeri ağarmadan kalkmayı güneşin doğuşunu seyretmeyi çok severmiş Yine böyle bir gün erkenden kalkmış Çapasını omzuna atmış tarlanın yolunu tutmuş Eski lastik ayakkabılarıyla patika yollardan koşar gibi gidiyormuş Güneş doğmadan ırmağın kenarına yetişmek istiyormuş Bir ara başını kaldırmış Ufka bakmış Güneş neredeyse doğacakmış Bütün gücünü toplayıp koşmaya başlamış Böğürtlen ağaçlarının arasından geçmiş Küçük ısırgan otlarının üstünden hoplamış İlk söğüt ağacının yanına gelince ırmağı görmüş Çok sevinmiş Pırıl pırıl akan ırmağın etrafındaki ağaçlarda binlerce kuş ötüyormuş Sanki güneşin doğuşunu kutluyorlarmış Söğüt yapraklarının ırmağın akıntısına kapılarak titreyişi görülecek kadar güzelmiş

Korkut Yayınları
Bir varmış bir yokmuş Yıllar önce bir küçük kasabada sevimli mi sevimli tatlı mı tatlı Küçük Ömer isminde bir çocuk varmış Bu çocuk herkesi sever herkes tarafından sevilirmiş Tan yeri ağarmadan kalkmayı güneşin doğuşunu seyretmeyi çok severmiş Yine böyle bir gün erkenden kalkmış Çapasını omzuna atmış tarlanın yolunu tutmuş Eski lastik ayakkabılarıyla patika yollardan koşar gibi gidiyormuş Güneş doğmadan ırmağın kenarına yetişmek istiyormuş Bir ara başını kaldırmış Ufka bakmış Güneş neredeyse doğacakmış Bütün gücünü toplayıp koşmaya başlamış Böğürtlen ağaçlarının arasından geçmiş Küçük ısırgan otlarının üstünden hoplamış İlk söğüt ağacının yanına gelince ırmağı görmüş Çok sevinmiş Pırıl pırıl akan ırmağın etrafındaki ağaçlarda binlerce kuş ötüyormuş Sanki güneşin doğuşunu kutluyorlarmış Söğüt yapraklarının ırmağın akıntısına kapılarak titreyişi görülecek kadar güzelmiş img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img