Kafes — Lütfü Şehsuvaroğlu

Kafes
Lütfü ŞehsuvaroğluElips Kitap
Kafes
Lütfü Şehsuvaroğlu12 Eylül Dönemi Türkiye nin siyasal ve toplumsal yapısında büyük izler bırakmış bir dönemeçtir Lütfü Şehsuvaroğlu nun Kafes adlı romanı bu dönemdeki zorlukları işkenceleri ve insanın sınandığı anları çarpıcı bir gerçekçilikle ele alıyor Muhip adlı karakterin iç dünyasına odaklanan roman hem mahpus hayatının hem de özgürlüğün bedelini sorgular Dönemin siyasal atmosferine dair ince bir gözlem ve cesur bir anlatım barındıran Kafes sadece bireyin değil toplumun ruh hâline dair de tespitlerde bulunur Okuyucuyu hapishane koğuşlarının soğuk duvarlarından geçmişin karanlık odalarına taşıyan bu eser hem psikolojik derinlik hem de toplumsal bir eleştiri mahiyeti taşır Lütfü Şehsuvaroğlu nun bu eseri romanın ötesine geçerek gerçeği ve dönemin hüzünlü anlarını gözler önüne seriyor dilinin akıcılığı ve psikolojik derinliğiyle de okurlarını etkisi altına alıyor Yorgunum yaşamaktan yoruldum Sevmekten yoruldum Sevgiler Sevgililer hep acı verdi bana Direnmekten çalışmaktan kavgadan yoruldum artık Ne komedidir bizim trajedimiz

Elips Kitap
12 Eylül Dönemi Türkiye nin siyasal ve toplumsal yapısında büyük izler bırakmış bir dönemeçtir Lütfü Şehsuvaroğlu nun Kafes adlı romanı bu dönemdeki zorlukları işkenceleri ve insanın sınandığı anları çarpıcı bir gerçekçilikle ele alıyor Muhip adlı karakterin iç dünyasına odaklanan roman hem mahpus hayatının hem de özgürlüğün bedelini sorgular Dönemin siyasal atmosferine dair ince bir gözlem ve cesur bir anlatım barındıran Kafes sadece bireyin değil toplumun ruh hâline dair de tespitlerde bulunur Okuyucuyu hapishane koğuşlarının soğuk duvarlarından geçmişin karanlık odalarına taşıyan bu eser hem psikolojik derinlik hem de toplumsal bir eleştiri mahiyeti taşır Lütfü Şehsuvaroğlu nun bu eseri romanın ötesine geçerek gerçeği ve dönemin hüzünlü anlarını gözler önüne seriyor dilinin akıcılığı ve psikolojik derinliğiyle de okurlarını etkisi altına alıyor Yorgunum yaşamaktan yoruldum Sevmekten yoruldum Sevgiler Sevgililer hep acı verdi bana Direnmekten çalışmaktan kavgadan yoruldum artık Ne komedidir bizim trajedimiz

Elips Kitap
Kafesin kapıları açılınca kuş önce şaşırır sonra kafesin önüne çıkar gezinir Nice zaman sonra uçabilir Uçar uçar Ne güzeldir Böyle alabildiğine uçmak ne güzeldir İstediği dala konabilir İstediği ülkeye kanat çırpabilir Sonra kafese dönecek midir Kim dönmek ister Hürriyetin de izafi olabileceğini inkâr etmiyorum Küçük bir kafeste de insan mutlak hürriyeti elde edebilir Dünyevi hürriyet anlayışlarını terk edip ilahi bir hürriyete mutlak bir hürriyete kanatlanabilir Ama kendimiz dışındaki insanlar için bunu ileri süremeyiz Hürriyet bir yönüyle gayet somut bir hadisedir Dört yanı duvarlarla çevrili bir odada insanı kafesteki kuşlar gibi yaşamaya zorlamak hürriyetini elinden almak demektir Alabildiğine yürüyebilmek alabildiğine ufukları görebilmek hürriyettir Muhip gitti Tıpkı benim Çınaraltı ndan Beyoğlu na gidişim gibi gitti Ben gidiyorum dedi ve gitti Ben kalakaldım Peşine takılmak istedim Olmazdı Hürriyeti tatmak istiyordu Ama yine dönüp gelecek biliyorum Vazgeçemez Beni bizleri bırakamaz Gelecek Ama şimdi gitti Tutamazdım onu Dünyevi hürriyetin kofluğunu anlayacaktı bir gün Ne zaman Ben anlayabildim mi ki Bu arada gidenler de gitti Ben yoktum gitmişler Ne ani oldu Haber vermeden gittiler Muhip gitti girdi gecenin göbeğine sevgililer de Hocalarım da öldüler Yarım kalan sohbetlerimiz yâre verilmeye hazırlanan ama bir türlü verilemeyen çiçekler gibi soluyor Toprak bir insan boyu yükseldi bir yerlerde Benim kalbimdeki tümseklerin haddi hesabı yok Hep öldüler Vatanım sevgilim dostum ve hocam Yorgunum yaşamaktan yoruldum Sevmekten yoruldum Sevgililer Sevgililer hep acı verdi bana Direnmekten çalışmaktan kavgadan yoruldum artık Ne komedidir bizim trajedimiz

ELİPS KİTAP
12 Eylül Dönemi Türkiye nin siyasal ve toplumsal yapısında büyük izler bırakmış bir dönemeçtir Lütfü Şehsuvaroğlu nun Kafes adlı romanı bu dönemdeki zorlukları işkenceleri ve insanın sınandığı anları çarpıcı bir gerçekçilikle ele alıyor Muhip adlı karakterin iç dünyasına odaklanan roman hem mahpus hayatının hem de özgürlüğün bedelini sorgular Dönemin siyasal atmosferine dair ince bir gözlem ve cesur bir anlatım barındıran Kafes sadece bireyin değil toplumun ruh hâline dair de tespitlerde bulunur Okuyucuyu hapishane koğuşlarının soğuk duvarlarından geçmişin karanlık odalarına taşıyan bu eser hem psikolojik derinlik hem de toplumsal bir eleştiri mahiyeti taşır Lütfü Şehsuvaroğlu nun bu eseri romanın ötesine geçerek gerçeği ve dönemin hüzünlü anlarını gözler önüne seriyor dilinin akıcılığı ve psikolojik derinliğiyle de okurlarını etkisi altına alıyor Yorgunum yaşamaktan yoruldum Sevmekten yoruldum Sevgiler Sevgililer hep acı verdi bana Direnmekten çalışmaktan kavgadan yoruldum artık Ne komedidir bizim trajedimiz

Elips Kitap
Kafesin kapıları açılınca kuş önce şaşırır sonra kafesin önüne çıkar gezinir Nice zaman sonra uçabilir Uçar uçar Ne güzeldir Böyle alabildiğine uçmak ne güzeldir İstediği dala konabilir İstediği ülkeye kanat çırpabilir Sonra kafese dönecek midir Kim dönmek ister Hürriyetin de izafi olabileceğini inkâr etmiyorum Küçük bir kafeste de insan mutlak hürriyeti elde edebilir Dünyevi hürriyet anlayışlarını terk edip ilahi bir hürriyete mutlak bir hürriyete kanatlanabilir Ama kendimiz dışındaki insanlar için bunu ileri süremeyiz Hürriyet bir yönüyle gayet somut bir hadisedir Dört yanı duvarlarla çevrili bir odada insanı kafesteki kuşlar gibi yaşamaya zorlamak hürriyetini elinden almak demektir Alabildiğine yürüyebilmek alabildiğine ufukları görebilmek hürriyettir Muhip gitti Tıpkı benim Çınaraltı ndan Beyoğlu na gidişim gibi gitti Ben gidiyorum dedi ve gitti Ben kalakaldım Peşine takılmak istedim Olmazdı Hürriyeti tatmak istiyordu Ama yine dönüp gelecek biliyorum Vazgeçemez Beni bizleri bırakamaz Gelecek Ama şimdi gitti Tutamazdım onu Dünyevi hürriyetin kofluğunu anlayacaktı bir gün Ne zaman Ben anlayabildim mi ki Bu arada gidenler de gitti Ben yoktum gitmişler Ne ani oldu Haber vermeden gittiler Muhip gitti girdi gecenin göbeğine sevgililer de Hocalarım da öldüler Yarım kalan sohbetlerimiz yâre verilmeye hazırlanan ama bir türlü verilemeyen çiçekler gibi soluyor Toprak bir insan boyu yükseldi bir yerlerde Benim kalbimdeki tümseklerin haddi hesabı yok Hep öldüler Vatanım sevgilim dostum ve hocam Yorgunum yaşamaktan yoruldum Sevmekten yoruldum Sevgililer Sevgililer hep acı verdi bana Direnmekten çalışmaktan kavgadan yoruldum artık Ne komedidir bizim trajedimiz

Elips Kitap
img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Elips
Kafesin kapıları açılınca kuş önce şaşırır sonra kafesin önüne çıkar gezinir Nice zaman sonra uçabilir Uçar uçar Ne güzeldir Böyle alabildiğine uçmak ne güzeldir İstediği dala konabilir İstediği ülkeye kanat çırpabilir Sonra kafese dönecek midir Kim dönmek ister Hürriyetin de izafi olabileceğini inkâr etmiyorum Küçük bir kafeste de insan mutlak hürriyeti elde edebilir Dünyevi hürriyet anlayışlarını terk edip ilahi bir hürriyete mutlak bir hürriyete kanatlanabilir Ama kendimiz dışındaki insanlar için bunu ileri süremeyiz Hürriyet bir yönüyle gayet somut bir hadisedir Dört yanı duvarlarla çevrili bir odada insanı kafesteki kuşlar gibi yaşamaya zorlamak hürriyetini elinden almak demektir Alabildiğine yürüyebilmek alabildiğine ufukları görebilmek hürriyettir