Kağnı — Sabahattin Ali

Kağnı
Sabahattin AliKağnı
Sabahattin AliKağnı daki öykülerin ilki hariç diğer on ikisi 1935 1936 yılları arasında yazılmış ve yayımlanmıştır Sabahattin Ali nin sistemle anlaşmazlıkları çatışmaları ve hapishane yaşamı içinde mahkûmlardan dinledikleriyle ilişkili bu öyküler onun dil ve anlatım bakımından ustalaştığının tartışmasız kanıtıdır

Yade Kitap
Kağnının kenarına tutunarak biraz daha yürüdü Ayakları birbirine dolaşıyordu Öküzlere oooha diye bağırmak istedi sesi boğazından çıkmadı elleri kağnıdan kurtuldu yere yuvarlandı tozların içinde tekrar ayağa kalkarak koştu Karşıdan doğru yeni çıkan serin bir rüzgâr üçetekli entarisini ve şalvarının paçalarını uçuruyor yırtık yazma başörtüsünü siyah bir bayrak gibi dalgalandırıyordu Kağnıya yetişemeden tekrar düştü yüzü yolun beyaz ve kül gibi ince tozlarına gömüldü Kağnı taşlara çarptıkça üzerinde bağlı ölüyü iki tarafa fırlatarak ve yükselip alçalan uzun yanık gıcırtılar çıkararak ve ay ışığının altında ve gecenin sessizliği içinde arkasında hafif bir toz bulutu bırakarak ağır ağır kendi bildiğine ilerliyordu

Anonim Yayıncılık

Yade Kitap
Kağnının kenarına tutunarak biraz daha yürüdü Ayakları birbirine dolaşıyordu Öküzlere oooha diye bağırmak istedi sesi boğazından çıkmadı elleri kağnıdan kurtuldu yere yuvarlandı tozların içinde tekrar ayağa kalkarak koştu Karşıdan doğru yeni çıkan serin bir rüzgâr üçetekli entarisini ve şalvarının paçalarını uçuruyor yırtık yazma başörtüsünü siyah bir bayrak gibi dalgalandırıyordu Kağnıya yetişemeden tekrar düştü yüzü yolun beyaz ve kül gibi ince tozlarına gömüldü Kağnı taşlara çarptıkça üzerinde bağlı ölüyü iki tarafa fırlatarak ve yükselip alçalan uzun yanık gıcırtılar çıkararak ve ay ışığının altında ve gecenin sessizliği içinde arkasında hafif bir toz bulutu bırakarak ağır ağır kendi bildiğine ilerliyordu

Yade Kitap
Kağnının kenarına tutunarak biraz daha yürüdü Ayakları birbirine dolaşıyordu Öküzlere oooha diye bağırmak istedi sesi boğazından çıkmadı elleri kağnıdan kurtuldu yere yuvarlandı tozların içinde tekrar ayağa kalkarak koştu Karşıdan doğru yeni çıkan serin bir rüzgâr üçetekli entarisini ve şalvarının paçalarını uçuruyor yırtık yazma başörtüsünü siyah bir bayrak gibi dalgalandırıyordu Kağnıya yetişemeden tekrar düştü yüzü yolun beyaz ve kül gibi ince tozlarına gömüldü Kağnı taşlara çarptıkça üzerinde bağlı ölüyü iki tarafa fırlatarak ve yükselip alçalan uzun yanık gıcırtılar çıkararak ve ay ışığının altında ve gecenin sessizliği içinde arkasında hafif bir toz bulutu bırakarak ağır ağır kendi bildiğine ilerliyordu

Anonim Yayıncılık
Kağnı

Can Yayınları
Fakat sorarım size Köylü verdiğine mukabil ne alır Yolunu kendi yapmaya mecburdur sokakları zavallı talihinden daha karanlıktır ve mektep yüz köyün birinde bile yoktur Candarma oralara asayişten ziyade vergi tahsilini temin için gider Kendimizi aldatmaya lım köylü mütemadiyen vermiş buna mukabil hiçbir şey almamıştır Bunları itiraf etmek belki eğer bir parça vicdanımız varsa yediğimiz bir lokma ekmeğin boğazımızda kalmasına sebep olacaktır ve ihtimal vicdanımızın sadasını duymamak için Köylü efendimizdir gibi cümleler güzel birer morfindir Fakat hiçbir cümle hakikati değiştirmek iktidarında değildir Sabahattin Ali öykülerinde kendi dönemi içinde zamansız olanı buluyor yerel olandan evrensele ulaşıyor Habercilikle masalcılığı anıyla efsaneyi bir gözlemcinin tarafsızlığıyla kıssadan hisseler anlatan bir çınar altı meddahının dilini birbirine harmanlıyor

Can Yayınları
Fakat sorarım size Köylü verdiğine mukabil ne alır Yolunu kendi yapmaya mecburdur sokakları zavallı talihinden daha karanlıktır ve mektep yüz köyün birinde bile yoktur Candarma oralara asayişten ziyade vergi tahsilini temin için gider Kendimizi aldatmaya lım köylü mütemadiyen vermiş buna mukabil hiçbir şey almamıştır Bunları itiraf etmek belki eğer bir parça vicdanımız varsa yediğimiz bir lokma ekmeğin boğazımızda kalmasına sebep olacaktır ve ihtimal vicdanımızın sadasını duymamak için Köylü efendimizdir gibi cümleler güzel birer morfindir Fakat hiçbir cümle hakikati değiştirmek iktidarında değildir Sabahattin Ali öykülerinde kendi dönemi içinde zamansız olanı buluyor yerel olandan evrensele ulaşıyor Habercilikle masalcılığı anıyla efsaneyi bir gözlemcinin tarafsızlığıyla kıssadan hisseler anlatan bir çınar altı meddahının dilini birbirine harmanlıyor

Yade Kitap
Kağnının kenarına tutunarak biraz daha yürüdü Ayakları birbirine dolaşıyordu Öküzlere oooha diye bağırmak istedi sesi boğazından çıkmadı elleri kağnıdan kurtuldu yere yuvarlandı tozların içinde tekrar ayağa kalkarak koştu Karşıdan doğru yeni çıkan serin bir rüzgâr üçetekli entarisini ve şalvarının paçalarını uçuruyor yırtık yazma başörtüsünü siyah bir bayrak gibi dalgalandırıyordu Kağnıya yetişemeden tekrar düştü yüzü yolun beyaz ve kül gibi ince tozlarına gömüldü Kağnı taşlara çarptıkça üzerinde bağlı ölüyü iki tarafa fırlatarak ve yükselip alçalan uzun yanık gıcırtılar çıkararak ve ay ışığının altında ve gecenin sessizliği içinde arkasında hafif bir toz bulutu bırakarak ağır ağır kendi bildiğine ilerliyordu

Anonim Yayınları
Kağnı

Kağnı Yazar Sabahattin Ali Sayfa Sayısı 136 Çeviri Ebat 0X0 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Ocak 2021 Kağıt Cinsi 2 hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

Can Yayınları
Fakat sorarım size Köylü verdiğine mukabil ne alır Yolunu kendi yapmaya mecburdur sokakları zavallı talihinden daha karanlıktır ve mektep yüz köyün birinde bile yoktur Candarma oralara asayişten ziyade vergi tahsilini temin için gider Kendimizi aldatmaya lım köylü mütemadiyen vermiş buna mukabil hiçbir şey almamıştır Bunları itiraf etmek belki eğer bir parça vicdanımız varsa yediğimiz bir lokma ekmeğin boğazımızda kalmasına sebep olacaktır ve ihtimal vicdanımızın sadasını duymamak için Köylü efendimizdir gibi cümleler güzel birer morfindir Fakat hiçbir cümle hakikati değiştirmek iktidarında değildir Sabahattin Ali öykülerinde kendi dönemi içinde zamansız olanı buluyor yerel olandan evrensele ulaşıyor Habercilikle masalcılığı anıyla efsaneyi bir gözlemcinin tarafsızlığıyla kıssadan hisseler anlatan bir çınar altı meddahının dilini birbirine harmanlıyor Tanıtım Bülteninden

Parodi Yayınları
Fakat sorarım size Köylü verdiğine mukabil ne alır Yolunu kendi yapmaya mecburdur sokakları zavallı talihinden daha karanlıktır ve mektep yüz köyün birinde bile yoktur Candarma oralara asayişten ziyade vergi tahsilini temin için gider Kendimizi aldatmayalım köylü mütemadiyen vermiş buna mukabil hiçbir şey kelimenin bütün manasıyla hiçbir şey almamıştır Bunları itiraf etmek belki eğer bir parça vicdanımız varsa yediğimiz bir lokma ekmeğin boğazımızda kalmasına sebep olacaktır ve ihtimal vicdanımızın sadasını duymamak için Köylü efendimizdir gibi cümleler güzel birer morfindir Fakat hiçbir cümle hakikati değiştirmek iktidarında değildir Bir Skandal adlı öyküden Hikâyeler diğer insanların yaşamlarını onları okuyan kişinin öyküsü hâline getirir Başka hayatlar okuyanın zihninde göğüs kafesinde can bulur acıları hissedilir sevinçleri paylaşılır Gelgelelim bazı öyküler gerçeğin ta kendisi ve bazı öykücüler bu gerçeklerin şahididir Gördüklerini anlatmaktan yorulmayan Sabahattin Ali nin kuvvetli kaleminden çıkan ve hayatın tam ortasında soluk alıp veren öykülerinden bir seçki

Can Yayınları
Fakat sorarım size Köylü verdiğine mukabil ne alır Yolunu kendi yapmaya mecburdur sokakları zavallı talihinden daha karanlıktır ve mektep yüz köyün birinde bile yoktur Candarma oralara asayişten ziyade vergi tahsilini temin için gider Kendimizi aldatmaya lım köylü mütemadiyen vermiş buna mukabil hiçbir şey almamıştır Bunları itiraf etmek belki eğer bir parça vicdanımız varsa yediğimiz bir lokma ekmeğin boğazımızda kalmasına sebep olacaktır ve ihtimal vicdanımızın sadasını duymamak için Köylü efendimizdir gibi cümleler güzel birer morfindir Fakat hiçbir cümle hakikati değiştirmek iktidarında değildir Sabahattin Ali öykülerinde kendi dönemi içinde zamansız olanı buluyor yerel olandan evrensele ulaşıyor Habercilikle masalcılığı anıyla efsaneyi bir gözlemcinin tarafsızlığıyla kıssadan hisseler anlatan bir çınar altı meddahının dilini birbirine harmanlıyor

Can Yayınları
Fakat sorarım size Köylü verdiğine mukabil ne alır Yolunu kendi yapmaya mecburdur sokakları zavallı talihinden daha karanlıktır ve mektep yüz köyün birinde bile yoktur Candarma oralara asayişten ziyade vergi tahsilini temin için gider Kendimizi aldatmayalım köylü mütemadiyen vermiş buna mukabil hiçbir şey almamıştır Bunları itiraf etmek belki eğer bir parça vicdanımız varsa yediğimiz bir lokma ekmeğin boğazımızda kalmasına sebep olacaktır ve ihtimal vicdanımızın sadasını duymamak için Köylü efendimizdir gibi cümleler güzel birer morfindir Fakat hiçbir cümle hakikati değiştirmek iktidarında değildir Sabahattin Ali öykülerinde kendi dönemi içinde zamansız olanı buluyor yerel olandan evrensele ulaşıyor Habercilikle masalcılığı anıyla efsaneyi bir gözlemcinin tarafsızlığıyla kıssadan hisseler anlatan bir çınar altı meddahının dilini birbirine harmanlıyor

Fakat sorarım size Köylü verdiğine mukabil ne alır Yolunu kendi yapmaya mecburdur sokakları zavallı talihinden daha karanlıktır ve mektep yüz köyün birinde bile yoktur Candarma oralara asayişten ziyade vergi tahsilini temin için gider Kendimizi aldatmayalım köylü mütemadiyen vermiş buna mukabil hiçbir şey kelimenin bütün manasıyla hiçbir şey almamıştır Bunları itiraf etmek belki eğer bir parça vicdanımız varsa yediğimiz bir lokma ekmeğin boğazımızda kalmasına sebep olacaktır ve ihtimal vicdanımızın sadasını duymamak için Köylü efendimizdir gibi cümleler güzel birer morfindir Fakat hiçbir cümle hakikati değiştirmek iktidarında değildir Bir Skandal adlı öyküden Hikayeler diğer insanların yaşamlarını onları okuyan kişinin öyküsü hâline getirir Başka hayatlar okuyanın zihninde göğüs kafesinde can bulur acıları hissedilir sevinçleri paylaşılır Gelgelelim bazı öyküler gerçeğin ta kendisi ve bazı öykücüler bu gerçeklerin şahididir Gördüklerini anlatmaktan yorulmayan Sabahattin Ali nin kuvvetli kaleminden çıkan ve hayatın tam ortasında soluk alıp veren öykülerinden bir seçki Yazar Sabahattin Ali Sayfa Sayısı 96 Çeviri Ebat 12X19 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Aralık 2020 Kağıt Cinsi 2 Hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

Çınar Yayınları
Halbuki altmışlık kadın kağnıdan yayılan ağır koku ile sersemlemiş sendeleye sendeleye yürüyor bazen birdenbire hızlanan öküzlerin yanında gitmeye çabalıyordu Yavaş yavaş ayakları sürüklenmeye ağlamaktan içine akıta akıta ağlamaktan daralan göğsü nefes alamamaya başladı Kağnının kenarına tutunarak biraz daha yürüdü Ayakları birbirine dolaşıyordu Öküzlere oooha diye bağırmak istedi sesi boğazından çıkmadı elleri kağnıdan kurtuldu yere yuvarlandı tozların içinde tekrar ayağa kalkarak koştu Karşıdan doğru yeni çıkan serin bir rüzgâr üç etekli entarisini ve şalvarının paçalarını uçuruyor yırtık yazma başörtüsünü siyah bir bayrak gibi dalgalandırıyordu Kağnıya yetişemeden tekrar düştü yüzü yolun beyaz ve kül gibi ince tozlarına gömüldü Kağnı taşlara çarptıkça üzerinde bağlı ölüyü iki tarafa fırlatarak ve yükselip alçalan uzun yanık gıcırtılar çıkararak ve ay ışığının altında ve gecenin sessizliği içinde arkasında hafif bir toz bulutu bırakarak ağır ağır kendi bildiğine ilerliyordu

Yade Yayınları
Kağnının kenarına tutunarak biraz daha yürüdü Ayaklarıbirbirine dolaşıyordu Öküzlere oooha diye bağırmak istedi sesi boğazından çıkmadı elleri kağnıdan kurtuldu yere yuvarlandı tozların içinde tekrar ayağa kalkarak koştu Karşıdan doğru yeni çıkan serin bir rüzgâr üçeteklientarisini ve şalvarının paçalarını uçuruyor yırtık yazma başörtüsünü siyah bir bayrak gibi dalgalandırıyordu Kağnıya yetişemeden tekrar düştü yüzü yolun beyaz ve kül gibi ince tozlarına gömüldü Kağnı taşlara çarptıkça üzerinde bağlı ölüyü iki tarafafırlatarak ve yükselip alçalan uzun yanık gıcırtılar çıkararak ve ay ışığının altında ve gecenin sessizliği içinde arkasındahafif bir toz bulutu bırakarak ağır ağır kendi bildiğine ilerliyordu img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Can Yayınları
Fakat sorarım size Köylü verdiğine mukabil ne alır Yolunu kendi yapmaya mecburdur sokakları zavallı talihinden daha karanlıktır ve mektep yüz köyün birinde bile yoktur Candarma oralara asayişten ziyade vergi tahsilini temin için gider Kendimizi aldatmaya lım köylü mütemadiyen vermiş buna mukabil hiçbir şey almamıştır Bunları itiraf etmek belki eğer bir parça vicdanımız varsa yediğimiz bir lokma ekmeğin boğazımızda kalmasına sebep olacaktır ve ihtimal vicdanımızın sadasını duymamak için Köylü efendimizdir gibi cümleler güzel birer morfindir Fakat hiçbir cümle hakikati değiştirmek iktidarında değildir Sabahattin Ali öykülerinde kendi dönemi içinde zamansız olanı buluyor yerel olandan evrensele ulaşıyor Habercilikle masalcılığı anıyla efsaneyi bir gözlemcinin tarafsızlığıyla kıssadan hisseler anlatan bir çınar altı meddahının dilini birbirine harmanlıyor

Can Yayınları
Sabahattin Ali tarafından kaleme alınan Kağnı Can Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Kağnı Sabahattin Ali Kitap Özeti Fakat sorarım size Köylü verdiğine mukabil ne alır Yolunu kendi yapmaya mecburdur sokakları zavallı talihinden daha karanlıktır ve mektep yüz köyün birinde bile yoktur Candarma oralara asayişten ziyade vergi tahsilini temin için gider Kendimizi aldatmaya lım köylü mütemadiyen vermiş buna mukabil hiçbir şey almamıştır Bunları itiraf etmek belki eğer bir parça vicdanımız varsa yediğimiz bir lokma ekmeğin boğazımızda kalmasına sebep olacaktır ve ihtimal vicdanımızın sadasını duymamak için Köylü efendimizdir gibi cümleler güzel birer morfindir Fakat hiçbir cümle hakikati değiştirmek iktidarında değildir Sabahattin Ali öykülerinde kendi dönemi içinde zamansız olanı buluyor yerel olandan evrensele ulaşıyor Habercilikle masalcılığı anıyla efsaneyi bir gözlemcinin tarafsızlığıyla kıssadan hisseler anlatan bir çınar altı meddahının dilini birbirine harmanlıyor Yayınevi Can Yayınları Yazar Sabahattin Ali Sayfa 136 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 12 50x19 50 cm Basım Yılı Ocak 2025 Barkod 9789750722103 Kategori Öykü

Çınar Yayınları
Halbuki altmışlık kadın kağnıdan yayılan ağır koku ile sersemlemiş sendeleye sendeleye yürüyor bazen birdenbire hızlanan öküzlerin yanında gitmeye çabalıyordu Yavaş yavaş ayakları sürüklenmeye ağlamaktan içine akıta akıta ağlamaktan daralan göğsü nefes alamamaya başladı Kağnının kenarına tutunarak biraz daha yürüdü Ayakları birbirine dolaşıyordu Öküzlere oooha diye bağırmak istedi sesi boğazından çıkmadı elleri kağnıdan kurtuldu yere yuvarlandı tozların içinde tekrar ayağa kalkarak koştu Karşıdan doğru yeni çıkan serin bir rüzgâr üç etekli entarisini ve şalvarının paçalarını uçuruyor yırtık yazma başörtüsünü siyah bir bayrak gibi dalgalandırıyordu Kağnıya yetişemeden tekrar düştü yüzü yolun beyaz ve kül gibi ince tozlarına gömüldü Kağnı taşlara çarptıkça üzerinde bağlı ölüyü iki tarafa fırlatarak ve yükselip alçalan uzun yanık gıcırtılar çıkararak ve ay ışığının altında ve gecenin sessizliği içinde arkasında hafif bir toz bulutu bırakarak ağır ağır kendi bildiğine ilerliyordu Tanıtım Bülteninden

Can
Fakat sorarım size Köylü verdiğine mukabil ne alır Yolunu kendi yapmaya mecburdur sokakları zavallı talihinden daha karanlıktır ve mektep yüz köyün birinde bile yoktur Candarma oralara asayişten ziyade vergi tahsilini temin için gider Kendimizi aldatmaya lım köylü mütemadiyen vermiş buna mukabil hiçbir şey almamıştır Bunları itiraf etmek belki eğer bir parça vicdanımız varsa yediğimiz bir lokma ekmeğin boğazımızda kalmasına sebep olacaktır ve ihtimal vicdanımızın sadasını duymamak için Köylü efendimizdir gibi cümleler güzel birer morfindir Fakat hiçbir cümle hakikati değiştirmek iktidarında değildir Sabahattin Ali öykülerinde kendi dönemi içinde zamansız olanı buluyor yerel olandan evrensele ulaşıyor Habercilikle masalcılığı anıyla efsaneyi bir gözlemcinin tarafsızlığıyla kıssadan hisseler anlatan bir çınar altı meddahının dilini birbirine harmanlıyor

Parodi Yayınları
Fakat sorarım size Köylü verdiğine mukabil ne alır Yolunu kendi yapmaya mecburdur sokakları zavallı talihinden daha karanlıktır ve mektep yüz köyün birinde bile yoktur Candarma oralara asayişten ziyade vergi tahsilini temin için gider Kendimizi aldatmayalım köylü mütemadiyen vermiş buna mukabil hiçbir şey kelimenin bütün manasıyla hiçbir şey almamıştır Bunları itiraf etmek belki eğer bir parça vicdanımız varsa yediğimiz bir lokma ekmeğin boğazımızda kalmasına sebep olacaktırve ihtimal vicdanımızın sadasını duymamak için Köylü efendimizdir gibi cümleler güzel birer morfindir Fakat hiçbir cümle hakikati değiştirmek iktidarında değildir Bir Skandal adlı öyküden Hikâyeler diğer insanların yaşamlarınıonları okuyan kişinin öyküsü hâline getirir Başka hayatlar okuyanın zihninde göğüs kafesinde can bulur acıları hissedilir sevinçleri paylaşılır Gelgelelim bazı öyküler gerçeğin ta kendisi vebazı öykücüler bu gerçeklerin şahididir Gördüklerini anlatmaktan yorulmayan Sabahattin Ali ninkuvvetli kaleminden çıkan ve hayatın tam ortasındasoluk alıp veren öykülerinden bir seçki Tanıtım Bülteninden

Edebiyatist
Kağnı Sabahattin Ali nin ilk defa 1936 tarihinde yayınlanan öykü kitabıdır Kağnı da yer alan hikâyelerin odağında köylüler işçiler ve mahpuslar vardır Sabahattin Ali deDeğirmen adlı öykü kitabı ile başlayan gerçeklik eğilimi Kağnı ile devam ederek anlatım daha yalın dil ise daha sade olmaya başlarkenhikâyeler duygu ve izlenimden çok olay ve gözleme dayanır

Anonim Yayıncılık
Kağnı

Çınar Yayınları
Halbuki altmışlık kadın kağnıdan yayılan ağır koku ile sersemlemiş sendeleye sendeleye yürüyor bazen birdenbire hızlanan öküzlerin yanında gitmeye çabalıyordu Yavaş yavaş ayakları sürüklenmeye ağlamaktan içine akıta akıta ağlamaktan daralan göğsü nefes alamamaya başladı Kağnının kenarına tutunarak biraz daha yürüdü Ayakları birbirine dolaşıyordu Öküzlere oooha diye bağırmak istedi sesi boğazından çıkmadı elleri kağnıdan kurtuldu yere yuvarlandı tozların içinde tekrar ayağa kalkarak koştu Karşıdan doğru yeni çıkan serin bir rüzgâr üç etekli entarisini ve şalvarının paçalarını uçuruyor yırtık yazma başörtüsünü siyah bir bayrak gibi dalgalandırıyordu Kağnıya yetişemeden tekrar düştü yüzü yolun beyaz ve kül gibi ince tozlarına gömüldü Kağnı taşlara çarptıkça üzerinde bağlı ölüyü iki tarafa fırlatarak ve yükselip alçalan uzun yanık gıcırtılar çıkararak ve ay ışığının altında ve gecenin sessizliği içinde arkasında hafif bir toz bulutu bırakarak ağır ağır kendi bildiğine ilerliyordu

Çınar Yayınları
Halbuki altmışlık kadın kağnıdan yayılan ağır koku ile sersemlemiş sendeleye sendeleye yürüyor bazen birdenbire hızlanan öküzlerin yanında gitmeye çabalıyordu Yavaş yavaş ayakları sürüklenmeye ağlamaktan içine akıta akıta ağlamaktan daralan göğsü nefes alamamaya başladı Kağnının kenarına tutunarak biraz daha yürüdü Ayakları birbirine dolaşıyordu Öküzlere oooha diye bağırmak istedi sesi boğazından çıkmadı elleri kağnıdan kurtuldu yere yuvarlandı tozların içinde tekrar ayağa kalkarak koştu Karşıdan doğru yeni çıkan serin bir rüzgâr üç etekli entarisini ve şalvarının paçalarını uçuruyor yırtık yazma başörtüsünü siyah bir bayrak gibi dalgalandırıyordu Kağnıya yetişemeden tekrar düştü yüzü yolun beyaz ve kül gibi ince tozlarına gömüldü Kağnı taşlara çarptıkça üzerinde bağlı ölüyü iki tarafa fırlatarak ve yükselip alçalan uzun yanık gıcırtılar çıkararak ve ay ışığının altında ve gecenin sessizliği içinde arkasında hafif bir toz bulutu bırakarak ağır ağır kendi bildiğine ilerliyordu

Anonim Yayıncılık
Sabahattin Ali tarafından kaleme alınan Kağnı Anonim Yayıncılık eseri olarak okurlarla buluşuyor Kağnı Sabahattin Ali Kitap Özeti Kağnı Yayınevi Anonim Yayıncılık Yazar Sabahattin Ali Sayfa 136 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x19 50 cm Basım Yılı 2021 Barkod 9786053033844 Kategori Klasikler

Can Yayınları
Kağnı Can Yayınları Fakat sorarım size Köylü verdiğine mukabil ne alır Yolunu kendi yapmaya mecburdur sokakları zavallı talihinden daha karanlıktır ve mektep yüz köyün birinde bile yoktur Candarma oralara asayişten ziyade vergi tahsilini temin için gider Kendimizi aldatmayalım köylü mütemadiyen vermiş buna mukabil hiçbir şey almamıştır Bunları itiraf etmek belki eğer bir parça vicdanımız varsa yediğimiz bir lokma ekmeğin boğazımızda kalmasına sebep olacaktır ve ihtimal vicdanımızın sadasını duymamak için Köylü efendimizdir gibi cümleler güzel birer morfindir Fakat hiçbir cümle hakikati değiştirmek iktidarında değildir Sabahattin Ali öykülerinde kendi dönemi içinde zamansız olanı buluyor yerel olandan evrensele ulaşıyor Habercilikle masalcılığı anıyla efsaneyi bir gözlemcinin tarafsızlığıyla kıssadan hisseler anlatan bir çınar altı meddahının dilini birbirine harmanlıyor

Puslu Yayıncılık
Sabahattin Ali nin yazdığı tüm öyküler Değirmen 1935 Kağnı 1936 Ses 1937 Yeni Dünya 1943 ve Sırça Köşk 1943 adlı kitaplarda toplanmıştır Öykülerinde konu ettiği Anadolu insanını toplumsal sorunları gerçekçi ve eleştirel bir bakış açısıyla anlatmıştır Karşıdan doğru yeni çıkan serin bir rüzgâr üç etekli entarisini ve şalvarının paçalarını uçuruyor yırtık yazma başörtüsünü siyah bir bayrak gibi dalgalandırıyordu Kağnıya yetişemeden tekrar düştü yüzü yolun beyaz ve kül gibi ince tozlarına gömüldü Kağnı taşlara çarptıkça üzerinde bağlı ölüyü iki tarafa fırlatarak ve yükselip alçalan uzun yanık gıcırtılar çıkararak ve ay ışığının altında ve gecenin sessizliği içinde arkasında hafif bir toz bulutu bırakarak ağır ağır kendi bildiğine ilerliyordu

Parodi Yayınları
Fakat sorarım size Köylü verdiğine mukabil ne alır Yolunu kendi yapmaya mecburdur sokakları zavallı talihinden daha karanlıktır ve mektep yüz köyün birinde bile yoktur Candarma oralara asayişten ziyade vergi tahsilini temin için gider Kendimizi aldatmayalım köylü mütemadiyen vermiş buna mukabil hiçbir şey kelimenin bütün manasıyla hiçbir şey almamıştır Bunları itiraf etmek belki eğer bir parça vicdanımız varsa yediğimiz bir lokma ekmeğin boğazımızda kalmasına sebep olacaktır ve ihtimal vicdanımızın sadasını duymamak için Köylü efendimizdir gibi cümleler güzel birer morfindir Fakat hiçbir cümle hakikati değiştirmek iktidarında değildir Bir Skandal adlı öyküden Hikâyeler diğer insanların yaşamlarını onları okuyan kişinin öyküsü hâline getirir Başka hayatlar okuyanın zihninde göğüs kafesinde can bulur acıları hissedilir sevinçleri paylaşılır Gelgelelim bazı öyküler gerçeğin ta kendisi ve bazı öykücüler bu gerçeklerin şahididir Gördüklerini anlatmaktan yorulmayan Sabahattin Ali nin kuvvetli kaleminden çıkan ve hayatın tam ortasında soluk alıp veren öykülerinden bir seçki

Edebiyatist
Kağnı Sabahattin Ali nin ilk defa 1936 tarihinde yayınlanan öykü kitabıdır Kağnı da yer alan hikâyelerin odağında köylüler işçiler ve mahpuslar vardır Sabahattin Ali deDeğirmen adlı öykü kitabı ile başlayan gerçeklik eğilimi Kağnı ile devam ederek anlatım daha yalın dil ise daha sade olmaya başlarkenhikâyeler duygu ve izlenimden çok olay ve gözleme dayanır

Çınar Yayınları
Hâlbuki altmışlık kadın kağnıdan yayılan ağır koku ile sersemlemiş sendeleye sendeleye yürüyor bazen birdenbire hızlanan öküzlerin yanında gitmeye çabalıyordu Yavaş yavaş ayakları sürüklenmeye ağlamaktan içine akıta akıta ağlamaktan daralan göğsü nefes alamamaya başladı Kağnının kenarına tutunarak biraz daha yürüdü Ayakları birbirine dolaşıyordu Öküzlere oooha diye bağırmak istedi sesi boğazından çıkmadı elleri kağnıdan kurtuldu yere yuvarlandı tozların içinde tekrar ayağa kalkarak koştu Karşıdan doğru yeni çıkan serin bir rüzgâr üç etekli entarisini ve şalvarının paçalarını uçuruyor yırtık yazma başörtüsünü siyah bir bayrak gibi dalgalandırıyordu Kağnıya yetişemeden tekrar düştü yüzü yolun beyaz ve kül gibi ince tozlarına gömüldü

Çınar
Hâlbuki altmışlık kadın kağnıdan yayılan ağır koku ile sersemlemiş sendeleye sendeleye yürüyor bazen birdenbire hızlanan öküzlerin yanında gitmeye çabalıyordu Yavaş yavaş ayakları sürüklenmeye ağlamaktan içine akıta akıta ağlamaktan daralan göğsü nefes alamamaya başladı Kağnının kenarına tutunarak biraz daha yürüdü Ayakları birbirine dolaşıyordu Öküzlere oooha diye bağırmak istedi sesi boğazından çıkmadı elleri kağnıdan kurtuldu yere yuvarlandı tozların içinde tekrar ayağa kalkarak koştu Karşıdan doğru yeni çıkan serin bir rüzgâr üç etekli entarisini ve şalvarının paçalarını uçuruyor yırtık yazma başörtüsünü siyah bir bayrak gibi dalgalandırıyordu Kağnıya yetişemeden tekrar düştü yüzü yolun beyaz ve kül gibi ince tozlarına gömüldü Kağnı taşlara çarptıkça üzerinde bağlı ölüyü iki tarafa fırlatarak ve yükselip alçalan uzun yanık gıcırtılar çıkararak ve ay ışığının altında ve gecenin sessizliği içinde arkasında hafif bir toz bulutu bırakarak ağır ağır kendi bildiğine ilerliyordu

Mühür Kitaplığı
Güliver in cüceler memleketine düştüğü zamankinden daha çok hayret içindeydim Ve bana tiksinti veren bu ruh cüceleri beni de her tarafımdan sımsıkı yoklamışlardı Kıpırdanmaya imkân yoktu

Puslu Yayıncılık
Sabahattin Ali nin yazdığı tüm öyküler Değirmen 1935 Kağnı 1936 Ses 1937 Yeni Dünya 1943 ve Sırça Köşk 1943 adlı kitaplarda toplanmıştır Öykülerinde konu ettiği Anadolu insanını toplumsal sorunları gerçekçi ve eleştirel bir bakış açısıyla anlatmıştır Karşıdan doğru yeni çıkan serin bir rüzgâr üç etekli entarisini ve şalvarının paçalarını uçuruyor yırtık yazma başörtüsünü siyah bir bayrak gibi dalgalandırıyordu Kağnıya yetişemeden tekrar düştü yüzü yolun beyaz ve kül gibi ince tozlarına gömüldü Kağnı taşlara çarptıkça üzerinde bağlı ölüyü iki tarafa fırlatarak ve yükselip alçalan uzun yanık gıcırtılar çıkararak ve ay ışığının altında ve gecenin sessizliği içinde arkasında hafif bir toz bulutu bırakarak ağır ağır kendi bildiğine ilerliyordu

Çınar Yayınları
Halbuki altmışlık kadın kağnıdan yayılan ağır koku ile sersemlemiş sendeleye sendeleye yürüyor bazen birdenbire hızlanan öküzlerin yanında gitmeye çabalıyordu Yavaş yavaş ayakları sürüklenmeye ağlamaktan içine akıta akıta ağlamaktan daralan göğsü nefes alamamaya başladı Kağnının kenarına tutunarak biraz daha yürüdü Ayakları birbirine dolaşıyordu Öküzlere oooha diye bağırmak istedi sesi boğazından çıkmadı elleri kağnıdan kurtuldu yere yuvarlandı tozların içinde tekrar ayağa kalkarak koştu Karşıdan doğru yeni çıkan serin bir rüzgâr üç etekli entarisini ve şalvarının paçalarını uçuruyor yırtık yazma başörtüsünü siyah bir bayrak gibi dalgalandırıyordu Kağnıya yetişemeden tekrar düştü yüzü yolun beyaz ve kül gibi ince tozlarına gömüldü Kağnı taşlara çarptıkça üzerinde bağlı ölüyü iki tarafa fırlatarak ve yükselip alçalan uzun yanık gıcırtılar çıkararak ve ay ışığının altında ve gecenin sessizliği içinde arkasında hafif bir toz bulutu bırakarak ağır ağır kendi bildiğine ilerliyordu

Can Yayınları
Fakat sorarım size Köylü verdiğine mukabil ne alır Yolunu kendi yapmaya mecburdur sokakları zavallı talihinden daha karanlıktır ve mektep yüz köyün birinde bile yoktur Candarma oralara asayişten ziyade vergi tahsilini temin için gider Kendimizi aldatmaya lım köylü mütemadiyen vermiş buna mukabil hiçbir şey almamıştır Bunları itiraf etmek belki eğer bir parça vicdanımız varsa yediğimiz bir lokma ekmeğin boğazımızda kalmasına sebep olacaktır ve ihtimal vicdanımızın sadasını duymamak için Köylü efendimizdir gibi cümleler güzel birer morfindir Fakat hiçbir cümle hakikati değiştirmek iktidarında değildir Sabahattin Ali öykülerinde kendi dönemi içinde zamansız olanı buluyor yerel olandan evrensele ulaşıyor Habercilikle masalcılığı anıyla efsaneyi bir gözlemcinin tarafsızlığıyla kıssadan hisseler anlatan bir çınar altı meddahının dilini birbirine harmanlıyor img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Can Yayınları
Kağnı Kitap Açıklaması Fakat sorarım size Köylü verdiğine mukabil ne alır Yolunu kendi yapmaya mecburdur sokakları zavallı talihinden daha karanlıktır ve mektep yüz köyün birinde bile yoktur Candarma oralara asayişten ziyade vergi tahsilini temin için gider Kendimizi aldatmayalım köylü mütemadiyen vermiş buna mukabil hiçbir şey almamıştır Bunları itiraf etmek belki eğer bir parça vicdanımız varsa yediğimiz bir lokma ekmeğin boğazımızda kalmasına sebep olacaktır ve ihtimal vicdanımızın sadasını duymamak için Köylü efendimizdir gibi cümleler güzel birer morfindir Fakat hiçbir cümle hakikati değiştirmek iktidarında değildir Sabahattin Ali öykülerinde kendi dönemi içinde zamansız olanı buluyor yerel olandan evrensele ulaşıyor Habercilikle masalcılığı anıyla efsaneyi bir gözlemcinin tarafsızlığıyla kıssadan hisseler anlatan bir çınar altı meddahının dilini birbirine harmanlıyor

Parodi Yayınları
Fakat sorarım size Köylü verdiğine mukabil ne alır Yolunu kendi yapmaya mecburdur sokakları zavallı talihinden daha karanlıktır ve mektep yüz köyün birinde bile yoktur Candarma oralara asayişten ziyade vergi tahsilini temin için gider Kendimizi aldatmayalım köylü mütemadiyen vermiş buna mukabil hiçbir şey kelimenin bütün manasıyla hiçbir şey almamıştır Bunları itiraf etmek belki eğer bir parça vicdanımız varsa yediğimiz bir lokma ekmeğin boğazımızda kalmasına sebep olacaktır ve ihtimal vicdanımızın sadasını duymamak için Köylü efendimizdir gibi cümleler güzel birer morfindir Fakat hiçbir cümle hakikati değiştirmek iktidarında değildir Bir Skandal adlı öyküden Hikayeler diğer insanların yaşamlarını onları okuyan kişinin öyküsü hâline getirir Başka hayatlar okuyanın zihninde göğüs kafesinde can bulur acıları hissedilir sevinçleri paylaşılır Gelgelelim bazı öyküler gerçeğin ta kendisi ve bazı öykücüler bu gerçeklerin şahididir Gördüklerini anlatmaktan yorulmayan Sabahattin Ali nin kuvvetli kaleminden çıkan ve hayatın tam ortasında soluk alıp veren öykülerinden bir seçki

Edebiyatist
Sabahattin Ali tarafından kaleme alınan Kağnı Edebiyatist eseri olarak okurlarla buluşuyor Kağnı Sabahattin Ali Kitap Özeti Kağnı Sabahattin Alinin ilk defa 1936 tarihinde yayınlanan öykü kitabıdır Kağnı da yer alan hikâyelerin odağında köylüler işçiler ve mahpuslar vardır Sabahattin Ali deDeğirmen adlı öykü kitabı ile başlayan gerçeklik eğilimi Kağnı ile devam ederek anlatım daha yalın dil ise daha sade olmaya başlarkenhikâyeler duygu ve izlenimden çok olay ve gözleme dayanır Yayınevi Edebiyatist Yazar Sabahattin Ali Sayfa 120 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Kasım 2022 Barkod 9786258357349 Kategori Öykü

Çınar Yayınları
Sabahattin Ali tarafından kaleme alınan Kağnı Çınar Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Kağnı Sabahattin Ali Kitap Özeti Halbuki altmışlık kadın kağnıdan yayılan ağır koku ile sersemlemiş sendeleye sendeleye yürüyor bazen birdenbire hızlanan öküzlerin yanında gitmeye çabalıyordu Yavaş yavaş ayakları sürüklenmeye ağlamaktan içine akıta akıta ağlamaktan daralan göğsü nefes alamamaya başladı Kağnının kenarına tutunarak biraz daha yürüdü Ayakları birbirine dolaşıyordu Öküzlere oooha diye bağırmak istedi sesi boğazından çıkmadı elleri kağnıdan kurtuldu yere yuvarlandı tozların içinde tekrar ayağa kalkarak koştu Karşıdan doğru yeni çıkan serin bir rüzgâr üç etekli entarisini ve şalvarının paçalarını uçuruyor yırtık yazma başörtüsünü siyah bir bayrak gibi dalgalandırıyordu Kağnıya yetişemeden tekrar düştü yüzü yolun beyaz ve kül gibi ince tozlarına gömüldü Kağnı taşlara çarptıkça üzerinde bağlı ölüyü iki tarafa fırlatarak ve yükselip alçalan uzun yanık gıcırtılar çıkararak ve ay ışığının altında ve gecenin sessizliği içinde arkasında hafif bir toz bulutu bırakarak ağır ağır kendi bildiğine ilerliyordu Yayınevi Çınar Yayınları Yazar Sabahattin Ali Sayfa 136 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x19 50 cm Basım Yılı Nisan 2022 Barkod 9789753484527 Kategori Öykü

Mahzen Yayıncılık
Hâlbuki altmışlık kadın kağnıdan yayılan ağır koku ile sersemlemiş sendeleye sendeleye yürüyor bazen birdenbire hızlanan öküzlerin yanında gitmeye çabalıyordu Yavaş yavaş ayakları sürüklenmeye ağlamaktan içine akıta akıta ağlamaktan daralan göğsü nefes alamamaya başladı Kağnının kenarına tutunarak biraz daha yürüdü Ayakları birbirine dolaşıyordu Öküzlere oooha diye bağırmak istedi sesi boğazından çıkmadı elleri kağnıdan kurtuldu yere yuvarlandı tozların içinde tekrar ayağa kalkarak koştu Karşıdan doğru yeni çıkan serin bir rüzgâr üçetekli entarisini ve şalvarının paçalarını uçuruyor yırtık yazma başörtüsünü siyah bir bayrak gibi dalgalandırıyordu Kağnıya yetişemeden tekrar düştü yüzü yolun beyaz ve kül gibi ince tozlarına gömüldü Kağnı taşlara çarptıkça üzerinde bağlı ölüyü iki tarafa fırlatarak ve yükselip alçalan uzun yanık gıcırtılar çıkararak ve ay ışığının altında ve gecenin sessizliği içinde arkasında hafif bir toz bulutu bırakarak ağır ağır kendi bildiğine ilerliyordu

Mahzen Yayıncılık
Hâlbuki altmışlık kadın kağnıdan yayılan ağır koku ile sersemlemiş sendeleye sendeleye yürüyor bazen birdenbire hızlanan öküzlerin yanında gitmeye çabalıyordu Yavaş yavaş ayakları sürüklenmeye ağlamaktan içine akıta akıta ağlamaktan daralan göğsü nefes alamamaya başladı Kağnının kenarına tutunarak biraz daha yürüdü Ayakları birbirine dolaşıyordu Öküzlere oooha diye bağırmak istedi sesi boğazından çıkmadı elleri kağnıdan kurtuldu yere yuvarlandı tozların içinde tekrar ayağa kalkarak koştu Karşıdan doğru yeni çıkan serin bir rüzgâr üçetekli entarisini ve şalvarının paçalarını uçuruyor yırtık yazma başörtüsünü siyah bir bayrak gibi dalgalandırıyordu Kağnıya yetişemeden tekrar düştü yüzü yolun beyaz ve kül gibi ince tozlarına gömüldü Kağnı taşlara çarptıkça üzerinde bağlı ölüyü iki tarafa fırlatarak ve yükselip alçalan uzun yanık gıcırtılar çıkararak ve ay ışığının altında ve gecenin sessizliği içinde arkasında hafif bir toz bulutu bırakarak ağır ağır kendi bildiğine ilerliyordu

İthaki Yayınları
Üç sene evvel bizim ağa dere boyundaki ufak tarlamıza sahip çıkar oldu Bağırdık çağırdık fayda etmedi Oğlan sakat bende de derman yok hakkımızı kendimiz arayamadık Mecbur olduk hükümet kapısına düşmeye İki sene mahkememiz sürdü Bizim tapumuz filan yoktu ama bütün köylü o tarlanın bize dededen kaldığını bilirdi Bunu soran olmadı ağa yalancı şahit dinletti mahkemeyi kazandı Sabahattin Ali nin 1935 ve 1936 arasında yayımladığı on üç öyküyü içeren Kağnı daha öncesinde Değirmen adlı öykü kitabında olduğu gibi toplum gerçeklerini hayatın alt katlarından insanlar mahpuslar düşmüşler üzerinden birkaç sayfalık öykülerde birkaç ciltlik etkiyle ve vuruculukla ama sade bir biçimde anlatıyor Yazar Kağnı da bir köyde işlenen cinayete arabuluculuk yapan bir imamın hapishaneye düşmüş bir ihtiyarın ücra bir taşraya gelen tiyatroculara katılan bir boyacının biri başarılı biri başarısız iki firarın emekli olduktan sonra pazarcılık yapan bir yüzbaşının ve daha birçok gerçek hayatın kısa ama çarpıcı kesitlerini sunuyor Sabahattin Ali Kağnı yla sekiz sene sonra yayımlanacak olan ilk romanı Kuyucaklı Yusuf a varacak yolda ilk adımları atıyor

Telgrafhane Yayınları
Hiçbir telkin hiçbir nasihat beni biraz olsun sükûnete getiremezdi En akıllıların sözlerinde bile zayıf ve alay edilecek taraflar bulmakta büyük bir maharet sahibi idim Halbuki bu genç kız bana bir tek kelime ile böyle bir şey teklif etmediği bir tek tavrıyla benden böyle bir şey istemediği halde onun mevcudiyeti beni sakinleştirmiş ağırlaştırmıştı Beni asla anlamadığı muhakkaktı ben de onu pek anlamış değildim Birbirimizi anlayan bir tarafımız herhalde vardı Fakat bu biz farkında olmadan işini yürütüyordu Yani şuurumuzun haricindeki bir kuvvet bir amil bizi ve bizim aklımızı hiçe sayarak istediği gibi hareket ediyordu ve biz bilmediğimiz anlamadığımız kuvvetlere itirazsız itaat inkıyat mecburiyetinde olduğumuzu görüyorduk Türk Edebiyatının Büyük Ustası Sabahattin Ali nin ölümsüz eseri Kağnı yı okurlarımıza sunmaktan onur duyuyoruz Tanıtım Bülteninden

Mühür Kitaplığı
Güliver in cüceler memleketine düştüğü zamankinden daha çok hayret içindeydim Ve bana tiksinti veren bu ruh cüceleri beni de her tarafımdan sımsıkı yoklamışlardı Kıpırdanmaya imkân yoktu

Telgrafhane Yayınları
Hiçbir telkin hiçbir nasihat beni biraz olsun sükûnete getiremezdi En akıllıların sözlerinde bile zayıf ve alay edilecek taraflar bulmakta büyük bir maharet sahibi idim Halbuki bu genç kız bana bir tek kelime ile böyle bir şey teklif etmediği bir tek tavrıyla benden böyle bir şey istemediği halde onun mevcudiyeti beni sakinleştirmiş ağırlaştırmıştı Beni asla anlamadığı muhakkaktı ben de onu pek anlamış değildim Birbirimizi anlayan bir tarafımız herhalde vardı Fakat bu biz farkında olmadan işini yürütüyordu Yani şuurumuzun haricindeki bir kuvvet bir amil bizi ve bizim aklımızı hiçe sayarak istediği gibi hareket ediyordu ve biz bilmediğimiz anlamadığımız kuvvetlere itirazsız itaat inkıyat mecburiyetinde olduğumuzu görüyorduk Türk Edebiyatının Büyük Ustası Sabahattin Ali nin ölümsüz eseri Kağnı yı okurlarımıza sunmaktan onur duyuyoruz

Myrina Yayınları
99116Kağnı 1932 1935 ve 1936 da çeşitli gazete ve dergilerde yayımlanan on üç öyküden oluşmaktadır Kağnı da ilk öykü kitabı Değirmen deki toplumcu bakış açısı daha belirginleşmiş romantik çizgiler ve masal ögeleri yerlerini toplumcu gerçekçiliğin keskinliğine bırakmıştır Anadolu insanının geri kalmışlığı fakirliği devletle olan ilişkisindeki çaresizliği aydınların bu tablo karşısındaki kayıtsızlığı Sabahattin Ali yi derinden etkilemiştir Heyecanlı ve atik kişiliğinin de etkisiyle en ufak bir anlaşma veya temas noktası bırakmaksızın öykülerinde işverene yöneticiye ağaya muhtara zengine kolluk güçlerine ve özellikle aydınlara çatmıştır Toplumun üst gelir tabakasında yer alanları acımasız ve duyarsız kişiler olarak betimleyerek sistemsel ve kalıcı çözümün öncüllenmesinin gerekliliğini vurgulamıştır

İthaki Yayınları
Üç sene evvel bizim ağa dere boyundaki ufak tarlamıza sahip çıkar oldu Bağırdık çağırdık fayda etmedi Oğlan sakat bende de derman yok hakkımızı kendimiz arayamadık Mecbur olduk hükümet kapısına düşmeye İki sene mahkememiz sürdü Bizim tapumuz filan yoktu ama bütün köylü o tarlanın bize dededen kaldığını bilirdi Bunu soran olmadı ağa yalancı şahit dinletti mahkemeyi kazandı Sabahattin Ali nin 1935 ve 1936 arasında yayımladığı on üç öyküyü içeren Kağnı daha öncesinde Değirmen adlı öykü kitabında olduğu gibi toplum gerçeklerini hayatın alt katlarından insanlar mahpuslar düşmüşler üzerinden birkaç sayfalık öykülerde birkaç ciltlik etkiyle ve vuruculukla ama sade bir biçimde anlatıyor Yazar Kağnı da bir köyde işlenen cinayete arabuluculuk yapan bir imamın hapishaneye düşmüş bir ihtiyarın ücra bir taşraya gelen tiyatroculara katılan bir boyacının biri başarılı biri başarısız iki firarın emekli olduktan sonra pazarcılık yapan bir yüzbaşının ve daha birçok gerçek hayatın kısa ama çarpıcı kesitlerini sunuyor Sabahattin Ali Kağnı yla sekiz sene sonra yayımlanacak olan ilk romanı Kuyucaklı Yusuf a varacak yolda ilk adımları atıyor

Kopernik Kitap
Sabahattin Ali toplumcu gerçekçi yeni Anadoluculuk anlayışının hikayede ilk örneklerini veren bir yazardır Kuşağını ve kendinden sonraki kuşakları etkiler Modern Türk hikâyesine yeni bir kapı açar Hikâyelerinde yoksul kimsesiz gariban hasta suçlu mahkûm küçük insanların yani toplumun öteki ve çevrede kalmışlarının hayatlarını anlatır Olayların geçtiği yeri köy kasaba veya Anadolu nun bir şehri mekânı eşya ve nesneleri olanca yalınlığıyla tasvir eder Dili sadedir hiçbir fikrin ön kabulleriyle hareket etmez Anlattığı olayları zamanın ve kahramanlarının doğal diliyle anlatır Esasında o anlattıklarıyla çağının sosyal hayatına tam bir ayna tutmuş olur İnsanların ruh dünyasını acımasızlık ve merhametini hayalleri ve korkularını yalnızlık ve çaresizliğini en ince ayrıntısına kadar dile getirir Onun sosyal gerçekçiliği çektiği insan ve toplum fotoğrafı kurulu düzene ve statükoya karşı derin bir tepkidir Yayınevimiz Sabahattin Ali nin bütün eserlerini yeniden yayımlarken onun düzenlemesini ve eserlerinin sağlığında yapılan ilk baskılarını esas aldı ve onları hatırasına saygı göstererek çarpıtmadan basmayı kendine ilke edindi

Myrina Yayınları
1932 1935 ve 1936 da çeşitli gazete ve dergilerde yayımlanan on üç öyküden oluşmaktadır Kağnı da ilk öykü kitabı Değirmen deki toplumcu bakış açısı daha belirginleşmiş romantik çizgiler ve masal ögeleri yerlerini toplumcu gerçekçiliğin keskinliğine bırakmıştır Anadolu insanının geri kalmışlığı fakirliği devletle olan ilişkisindeki çaresizliği aydınların bu tablo karşısındaki kayıtsızlığı Sabahattin Ali yi derinden etkilemiştir Heyecanlı ve atik kişiliğinin de etkisiyle en ufak bir anlaşma veya temas noktası bırakmaksızın öykülerinde işverene yöneticiye ağaya muhtara zengine kolluk güçlerine ve özellikle aydınlara çatmıştır Toplumun üst gelir tabakasında yer alanları acımasız ve duyarsız kişiler olarak betimleyerek sistemsel ve kalıcı çözümün öncüllenmesinin gerekliliğini vurgulamıştır

Kopernik Kitap
Sabahattin Ali toplumcu gerçekçi yeni Anadoluculuk anlayışının hikâyede ilk örneklerini veren bir yazardır Kuşağını ve kendinden sonraki kuşakları etkiler Modern Türk hikâyesine yeni bir kapı açar Hikâyelerinde yoksul kimsesiz gariban hasta suçlu mahkûm küçük insanların yani toplumun öteki ve çevrede kalmışlarının hayatlarını anlatır Olayların geçtiği yeri köy kasaba veya Anadolu nun bir şehri mekânı eşya ve nesneleri olanca yalınlığıyla tasvir eder Dili sadedir hiçbir fikrin ön kabulleriyle hareket etmez Anlattığı olayları zamanın ve kahramanlarının doğal diliyle anlatır Esasında o anlattıklarıyla çağının sosyal hayatına tam bir ayna tutmuş olur İnsanların ruh dünyasını acımasızlık ve merhametini hayalleri ve korkularını yalnızlık ve çaresizliğini en ince ayrıntısına kadar dile getirir Onun sosyal gerçekçiliği çektiği insan ve toplum fotoğrafı kurulu düzene ve statükoya karşı derin bir tepkidir Yayınevimiz Sabahattin Ali nin bütün eserlerini yeniden yayımlarken onun düzenlemesini ve eserlerinin sağlığında yapılan ilk baskılarını esas aldı ve onları hatırasına saygı göstererek çarpıtmadan basmayı kendine ilke edindi Tanıtım Bülteninden

Kopernik Kitap
Sabahattin Ali toplumcu gerçekçi yeni Anadoluculuk anlayışının hikayede ilk örneklerini veren bir yazardır Kuşağını ve kendinden sonraki kuşakları etkiler Modern Türk hikâyesine yeni bir kapı açar Hikâyelerinde yoksul kimsesiz gariban hasta suçlu mahkûm küçük insanların yani toplumun öteki ve çevrede kalmışlarının hayatlarını anlatır Olayların geçtiği yeri köy kasaba veya Anadolu nun bir şehri mekânı eşya ve nesneleri olanca yalınlığıyla tasvir eder Dili sadedir hiçbir fikrin ön kabulleriyle hareket etmez Anlattığı olayları zamanın ve kahramanlarının doğal diliyle anlatır Esasında o anlattıklarıyla çağının sosyal hayatına tam bir ayna tutmuş olur İnsanların ruh dünyasını acımasızlık ve merhametini hayalleri ve korkularını yalnızlık ve çaresizliğini en ince ayrıntısına kadar dile getirir Onun sosyal gerçekçiliği çektiği insan ve toplum fotoğrafı kurulu düzene ve statükoya karşı derin bir tepkidir Yayınevimiz Sabahattin Ali nin bütün eserlerini yeniden yayımlarken onun düzenlemesini ve eserlerinin sağlığında yapılan ilk baskılarını esas aldı ve onları hatırasına saygı göstererek çarpıtmadan basmayı kendine ilke edindi

Parodi Yayınları
Fakat sorarım size Köylü verdiğine mukabil ne alır Yolunu kendi yapmaya mecburdur sokakları zavallı talihinden daha karanlıktır ve mektep yüz köyün birinde bile yoktur Candarma oralara asayişten ziyade vergi tahsilini temin için gider Kendimizi aldatmayalım köylü mütemadiyen vermiş buna mukabil hiçbir şey kelimenin bütün manasıyla hiçbir şey almamıştır Bunları itiraf etmek belki eğer bir parça vicdanımız varsa yediğimiz bir lokma ekmeğin boğazımızda kalmasına sebep olacaktır ve ihtimal vicdanımızın sadasını duymamak için Köylü efendimizdir gibi cümleler güzel birer morfindir Fakat hiçbir cümle hakikati değiştirmek iktidarında değildir Bir Skandal adlı öyküden Hikâyeler diğer insanların yaşamlarını onları okuyan kişinin öyküsü hâline getirir Başka hayatlar okuyanın zihninde göğüs kafesinde can bulur acıları hissedilir sevinçleri paylaşılır Gelgelelim bazı öyküler gerçeğin ta kendisi ve bazı öykücüler bu gerçeklerin şahididir Gördüklerini anlatmaktan yorulmayan Sabahattin Ali nin kuvvetli kaleminden çıkan ve hayatın tam ortasında soluk alıp veren öykülerinden bir seçki
Kağnı
Sabahattin Ali
Anonim Yayıncılık
Kağnı img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

İthaki Yayınları
Üç sene evvel bizim ağa dere boyundaki ufak tarlamıza sahip çıkar oldu Bağırdık çağırdık fayda etmedi Oğlan sakat bende de derman yok hakkımızı kendimiz arayamadık Mecbur olduk hükümet kapısına düşmeye İki sene mahkememiz sürdü Bizim tapumuz filan yoktu ama bütün köylü o tarlanın bize dededen kaldığını bilirdi Bunu soran olmadı ağa yalancı şahit dinletti mahkemeyi kazandı Sabahattin Ali nin 1935 ve 1936 arasında yayımladığı on üç öyküyü içeren Kağnı daha öncesinde Değirmen adlı öykü kitabında olduğu gibi toplum gerçeklerini hayatın alt katlarından insanlar mahpuslar düşmüşler üzerinden birkaç sayfalık öykülerde birkaç ciltlik etkiyle ve vuruculukla ama sade bir biçimde anlatıyor Yazar Kağnı da bir köyde işlenen cinayete arabuluculuk yapan bir imamın hapishaneye düşmüş bir ihtiyarın ücra bir taşraya gelen tiyatroculara katılan bir boyacının biri başarılı biri başarısız iki firarın emekli olduktan sonra pazarcılık yapan bir yüzbaşının ve daha birçok gerçek hayatın kısa ama çarpıcı kesitlerini sunuyor Sabahattin Ali Kağnı yla sekiz sene sonra yayımlanacak olan ilk romanı Kuyucaklı Yusuf a varacak yolda ilk adımları atıyor Tanıtım Bülteninden

Puslu Yayıncılık
Sabahattin Ali nin yazdığı tüm öyküler Değirmen 1935 Kağnı 1936 Ses 1937 Yeni Dünya 1943 ve Sırça Köşk 1943 adlı kitaplarda toplanmıştır Öykülerinde konu ettiği Anadolu insanını toplumsal sorunları gerçekçi ve eleştirel bir bakış açısıyla anlatmıştır Karşıdan doğru yeni çıkan serin bir rüzgâr üç etekli entarisini ve şalvarının paçalarını uçuruyor yırtık yazma başörtüsünü siyah bir bayrak gibi dalgalandırıyordu Kağnıya yetişemeden tekrar düştü yüzü yolun beyaz ve kül gibi ince tozlarına gömüldü Kağnı taşlara çarptıkça üzerinde bağlı ölüyü iki tarafa fırlatarak ve yükselip alçalan uzun yanık gıcırtılar çıkararak ve ay ışığının altında ve gecenin sessizliği içinde arkasında hafif bir toz bulutu bırakarak ağır ağır kendi bildiğine ilerliyordu

Telgrafhane Yayınları
Hiçbir telkin hiçbir nasihat beni biraz olsun sükûnete getiremezdi En akıllıların sözlerinde bile zayıf ve alay edilecek taraflar bulmakta büyük bir maharet sahibi idim Halbuki bu genç kız bana bir tek kelime ile böyle bir şey teklif etmediği bir tek tavrıyla benden böyle bir şey istemediği halde onun mevcudiyeti beni sakinleştirmiş ağırlaştırmıştı Beni asla anlamadığı muhakkaktı ben de onu pek anlamış değildim Birbirimizi anlayan bir tarafımız herhalde vardı Fakat bu biz farkında olmadan işini yürütüyordu Yani şuurumuzun haricindeki bir kuvvet bir amil bizi ve bizim aklımızı hiçe sayarak istediği gibi hareket ediyordu ve biz bilmediğimiz anlamadığımız kuvvetlere itirazsız itaat inkıyat mecburiyetinde olduğumuzu görüyorduk Türk Edebiyatının Büyük Ustası Sabahattin Ali nin ölümsüz eseri Kağnı yı okurlarımıza sunmaktan onur duyuyoruz

Mühür Kitaplığı
Güliver in cüceler memleketine düştüğü zamankinden daha çok hayret içindeydim Ve bana tiksinti veren bu ruh cüceleri beni de her tarafımdan sımsıkı yoklamışlardı Kıpırdanmaya imkân yoktu

Mahzen Yayıncılık
Hâlbuki altmışlık kadın kağnıdan yayılan ağır koku ile sersemlemiş sendeleye sendeleye yürüyor bazen birdenbire hızlanan öküzlerin yanında gitmeye çabalıyordu Yavaş yavaş ayakları sürüklenmeye ağlamaktan içine akıta akıta ağlamaktan daralan göğsü nefes alamamaya başladı Kağnının kenarına tutunarak biraz daha yürüdü Ayakları birbirine dolaşıyordu Öküzlere oooha diye bağırmak istedi sesi boğazından çıkmadı elleri kağnıdan kurtuldu yere yuvarlandı tozların içinde tekrar ayağa kalkarak koştu Karşıdan doğru yeni çıkan serin bir rüzgâr üçetekli entarisini ve şalvarının paçalarını uçuruyor yırtık yazma başörtüsünü siyah bir bayrak gibi dalgalandırıyordu Kağnıya yetişemeden tekrar düştü yüzü yolun beyaz ve kül gibi ince tozlarına gömüldü Kağnı taşlara çarptıkça üzerinde bağlı ölüyü iki tarafa fırlatarak ve yükselip alçalan uzun yanık gıcırtılar çıkararak ve ay ışığının altında ve gecenin sessizliği içinde arkasında hafif bir toz bulutu bırakarak ağır ağır kendi bildiğine ilerliyordu

Myrina Yayınları
99116Kağnı 1932 1935 ve 1936 da çeşitli gazete ve dergilerde yayımlanan on üç öyküden oluşmaktadır Kağnı da ilk öykü kitabı Değirmen deki toplumcu bakış açısı daha belirginleşmiş romantik çizgiler ve masal ögeleri yerlerini toplumcu gerçekçiliğin keskinliğine bırakmıştır Anadolu insanının geri kalmışlığı fakirliği devletle olan ilişkisindeki çaresizliği aydınların bu tablo karşısındaki kayıtsızlığı Sabahattin Ali yi derinden etkilemiştir Heyecanlı ve atik kişiliğinin de etkisiyle en ufak bir anlaşma veya temas noktası bırakmaksızın öykülerinde işverene yöneticiye ağaya muhtara zengine kolluk güçlerine ve özellikle aydınlara çatmıştır Toplumun üst gelir tabakasında yer alanları acımasız ve duyarsız kişiler olarak betimleyerek sistemsel ve kalıcı çözümün öncüllenmesinin gerekliliğini vurgulamıştır

İthaki Yayınları
Üç sene evvel bizim ağa dere boyundaki ufak tarlamıza sahip çıkar oldu Bağırdık çağırdık fayda etmedi Oğlan sakat bende de derman yok hakkımızı kendimiz arayamadık Mecbur olduk hükümet kapısına düşmeye İki sene mahkememiz sürdü Bizim tapumuz filan yoktu ama bütün köylü o tarlanın bize dededen kaldığını bilirdi Bunu soran olmadı ağa yalancı şahit dinletti mahkemeyi kazandı Sabahattin Ali nin 1935 ve 1936 arasında yayımladığı on üç öyküyü içeren Kağnı daha öncesinde Değirmen adlı öykü kitabında olduğu gibi toplum gerçeklerini hayatın alt katlarından insanlar mahpuslar düşmüşler üzerinden birkaç sayfalık öykülerde birkaç ciltlik etkiyle ve vuruculukla ama sade bir biçimde anlatıyor Yazar Kağnı da bir köyde işlenen cinayete arabuluculuk yapan bir imamın hapishaneye düşmüş bir ihtiyarın ücra bir taşraya gelen tiyatroculara katılan bir boyacının biri başarılı biri başarısız iki firarın emekli olduktan sonra pazarcılık yapan bir yüzbaşının ve daha birçok gerçek hayatın kısa ama çarpıcı kesitlerini sunuyor Sabahattin Ali Kağnı yla sekiz sene sonra yayımlanacak olan ilk romanı Kuyucaklı Yusuf a varacak yolda ilk adımları atıyor

İTHAKİ YAYINLARI
Üç sene evvel bizim ağa dere boyundaki ufak tarlamıza sahip çıkar oldu Bağırdık çağırdık fayda etmedi Oğlan sakat bende de derman yok hakkımızı kendimiz arayamadık Mecbur olduk hükümet kapısına düşmeye İki sene mahkememiz sürdü Bizim tapumuz filan yoktu ama bütün köylü o tarlanın bize dededen kaldığını bilirdi Bunu soran olmadı ağa yalancı şahit dinletti mahkemeyi kazandı Sabahattin Ali nin 1935 ve 1936 arasında yayımladığı on üç öyküyü içeren Kağnı daha öncesinde Değirmen adlı öykü kitabında olduğu gibi toplum gerçeklerini hayatın alt katlarından insanlar mahpuslar düşmüşler üzerinden birkaç sayfalık öykülerde birkaç ciltlik etkiyle ve vuruculukla ama sade bir biçimde anlatıyor Yazar Kağnı da bir köyde işlenen cinayete arabuluculuk yapan bir imamın hapishaneye düşmüş bir ihtiyarın ücra bir taşraya gelen tiyatroculara katılan bir boyacının biri başarılı biri başarısız iki firarın emekli olduktan sonra pazarcılık yapan bir yüzbaşının ve daha birçok gerçek hayatın kısa ama çarpıcı kesitlerini sunuyor Sabahattin Ali Kağnı yla sekiz sene sonra yayımlanacak olan ilk romanı Kuyucaklı Yusuf a varacak yolda ilk adımları atıyor

Puslu Yayıncılık
Sabahattin Ali nin yazdığı tüm öyküler Değirmen 1935 Kağnı 1936 Ses 1937 Yeni Dünya 1943 ve Sırça Köşk 1943 adlı kitaplarda toplanmıştır Öykülerinde konu ettiği Anadolu insanını toplumsal sorunları gerçekçi ve eleştirel bir bakış açısıyla anlatmıştır Karşıdan doğru yeni çıkan serin bir rüzgâr üç etekli entarisini ve şalvarının paçalarını uçuruyor yırtık yazma başörtüsünü siyah bir bayrak gibi dalgalandırıyordu Kağnıya yetişemeden tekrar düştü yüzü yolun beyaz ve kül gibi ince tozlarına gömüldü Kağnı taşlara çarptıkça üzerinde bağlı ölüyü iki tarafa fırlatarak ve yükselip alçalan uzun yanık gıcırtılar çıkararak ve ay ışığının altında ve gecenin sessizliği içinde arkasında hafif bir toz bulutu bırakarak ağır ağır kendi bildiğine ilerliyordu

Kopernik
Sabahattin Ali toplumcu gerçekçi yeni Anadoluculuk anlayışının hikayede ilk örneklerini veren bir yazardır Kuşağını ve kendinden sonraki kuşakları etkiler Modern Türk hikâyesine yeni bir kapı açar Hikâyelerinde yoksul kimsesiz gariban hasta suçlu mahkûm küçük insanların yani toplumun öteki ve çevrede kalmışlarının hayatlarını anlatır Olayların geçtiği yeri köy kasaba veya Anadolu nun bir şehri mekânı eşya ve nesneleri olanca yalınlığıyla tasvir eder Dili sadedir hiçbir fikrin ön kabulleriyle hareket etmez Anlattığı olayları zamanın ve kahramanlarının doğal diliyle anlatır Esasında o anlattıklarıyla çağının sosyal hayatına tam bir ayna tutmuş olur İnsanların ruh dünyasını acımasızlık ve merhametini hayalleri ve korkularını yalnızlık ve çaresizliğini en ince ayrıntısına kadar dile getirir Onun sosyal gerçekçiliği çektiği insan ve toplum fotoğrafı kurulu düzene ve statükoya karşı derin bir tepkidir Yayınevimiz Sabahattin Ali nin bütün eserlerini yeniden yayımlarken onun düzenlemesini ve eserlerinin sağlığında yapılan ilk baskılarını esas aldı ve onları hatırasına saygı göstererek çarpıtmadan basmayı kendine ilke edindi

İTHAKİ YAYINLARI
Üç sene evvel bizim ağa dere boyundaki ufak tarlamıza sahip çıkar oldu Bağırdık çağırdık fayda etmedi Oğlan sakat bende de derman yok hakkımızı kendimiz arayamadık Mecbur olduk hükümet kapısına düşmeye İki sene mahkememiz sürdü Bizim tapumuz filan yoktu ama bütün köylü o tarlanın bize dededen kaldığını bilirdi Bunu soran olmadı ağa yalancı şahit dinletti mahkemeyi kazandı Sabahattin Ali nin 1935 ve 1936 arasında yayımladığı on üç öyküyü içeren Kağnı daha öncesinde Değirmen adlı öykü kitabında olduğu gibi toplum gerçeklerini hayatın alt katlarından insanlar mahpuslar düşmüşler üzerinden birkaç sayfalık öykülerde birkaç ciltlik etkiyle ve vuruculukla ama sade bir biçimde anlatıyor Yazar Kağnı da bir köyde işlenen cinayete arabuluculuk yapan bir imamın hapishaneye düşmüş bir ihtiyarın ücra bir taşraya gelen tiyatroculara katılan bir boyacının biri başarılı biri başarısız iki firarın emekli olduktan sonra pazarcılık yapan bir yüzbaşının ve daha birçok gerçek hayatın kısa ama çarpıcı kesitlerini sunuyor Sabahattin Ali Kağnı yla sekiz sene sonra yayımlanacak olan ilk romanı Kuyucaklı Yusuf a varacak yolda ilk adımları atıyor

İthaki Yayınları
Sabahattin Ali tarafından kaleme alınan Kağnı İthaki Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Kağnı Sabahattin Ali Kitap Özeti Üç sene evvel bizim ağa dere boyundaki ufak tarlamıza sahip çıkar oldu Bağırdık çağırdık fayda etmedi Oğlan sakat bende de derman yok hakkımızı kendimiz arayamadık Mecbur olduk hükümet kapısına düşmeye İki sene mahkememiz sürdü Bizim tapumuz filan yoktu ama bütün köylü o tarlanın bize dededen kaldığını bilirdi Bunu soran olmadı ağa yalancı şahit dinletti mahkemeyi kazandı Sabahattin Ali nin 1935 ve 1936 arasında yayımladığı on üç öyküyü içeren Kağnı daha öncesinde Değirmen adlı öykü kitabında olduğu gibi toplum gerçeklerini hayatın alt katlarından insanlar mahpuslar düşmüşler üzerinden birkaç sayfalık öykülerde birkaç ciltlik etkiyle ve vuruculukla ama sade bir biçimde anlatıyor Yazar Kağnı da bir köyde işlenen cinayete arabuluculuk yapan bir imamın hapishaneye düşmüş bir ihtiyarın ücra bir taşraya gelen tiyatroculara katılan bir boyacının biri başarılı biri başarısız iki firarın emekli olduktan sonra pazarcılık yapan bir yüzbaşının ve daha birçok gerçek hayatın kısa ama çarpıcı kesitlerini sunuyor Sabahattin Ali Kağnı yla sekiz sene sonra yayımlanacak olan ilk romanı Kuyucaklı Yusuf a varacak yolda ilk adımları atıyor Yayınevi İthaki Yayınları Yazar Sabahattin Ali Sayfa 144 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 00x19 00 cm Basım Yılı Ağustos 2024 Barkod 9786258475296 Kategori Klasikler

Telgrafhane Yayınları
Hiçbir telkin hiçbir nasihat beni biraz olsun sükûnete getiremezdi En akıllıların sözlerinde bile zayıf ve alay edilecek taraflar bulmakta büyük bir maharet sahibi idim Halbuki bu genç kız bana bir tek kelime ile böyle bir şey teklif etmediği bir tek tavrıyla benden böyle bir şey istemediği halde onun mevcudiyeti beni sakinleştirmiş ağırlaştırmıştı Beni asla anlamadığı muhakkaktı ben de onu pek anlamış değildim Birbirimizi anlayan bir tarafımız herhalde vardı Fakat bu biz farkında olmadan işini yürütüyordu Yani şuurumuzun haricindeki bir kuvvet bir amil bizi ve bizim aklımızı hiçe sayarak istediği gibi hareket ediyordu ve biz bilmediğimiz anlamadığımız kuvvetlere itirazsız itaat inkıyat mecburiyetinde olduğumuzu görüyorduk Türk Edebiyatının Büyük Ustası Sabahattin Ali nin ölümsüz eseri Kağnı yı okurlarımıza sunmaktan onur duyuyoruz

Myrina Yayınları
Kağnı 1932 1935 ve 1936 da çeşitli gazete ve dergilerde yayımlanan on üç öyküden oluşmaktadır Kağnı da ilk öykü kitabı Değirmen deki toplumcu bakış açısı daha belirginleşmiş romantik çizgiler ve masal ögeleri yerlerini toplumcu gerçekçiliğin keskinliğine bırakmıştır Anadolu insanının geri kalmışlığı fakirliği devletle olan ilişkisindeki çaresizliği aydınların bu tablo karşısındaki kayıtsızlığı Sabahattin Ali yi derinden etkilemiştir Heyecanlı ve atik kişiliğinin de etkisiyle en ufak bir anlaşma veya temas noktası bırakmaksızın öykülerinde işverene yöneticiye ağaya muhtara zengine kolluk güçlerine ve özellikle aydınlara çatmıştır Toplumun üst gelir tabakasında yer alanları acımasız ve duyarsız kişiler olarak betimleyerek sistemsel ve kalıcı çözümün öncüllenmesinin gerekliliğini vurgulamıştır img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

İthaki
Üç sene evvel bizim ağa dere boyundaki ufak tarlamıza sahip çıkar oldu Bağırdık çağırdık fayda etmedi Oğlan sakat bende de derman yok hakkımızı kendimiz arayamadık Mecbur olduk hükümet kapısına düşmeye İki sene mahkememiz sürdü Bizim tapumuz filan yoktu ama bütün köylü o tarlanın bize dededen kaldığını bilirdi Bunu soran olmadı ağa yalancı şahit dinletti mahkemeyi kazandı Sabahattin Ali nin 1935 ve 1936 arasında yayımladığı on üç öyküyü içeren Kağnı daha öncesinde Değirmen adlı öykü kitabında olduğu gibi toplum gerçeklerini hayatın alt katlarından insanlar mahpuslar düşmüşler üzerinden birkaç sayfalık öykülerde birkaç ciltlik etkiyle ve vuruculukla ama sade bir biçimde anlatıyor Yazar Kağnı da bir köyde işlenen cinayete arabuluculuk yapan bir imamın hapishaneye düşmüş bir ihtiyarın ücra bir taşraya gelen tiyatroculara katılan bir boyacının biri başarılı biri başarısız iki firarın emekli olduktan sonra pazarcılık yapan bir yüzbaşının ve daha birçok gerçek hayatın kısa ama çarpıcı kesitlerini sunuyor Sabahattin Ali Kağnı yla sekiz sene sonra yayımlanacak olan ilk romanı Kuyucaklı Yusuf a varacak yolda ilk adımları atıyor

Ren Kitap
Biri diğerinin yaşayabilmesi için elzem olan iki mahluktuk biz bunu istesek de istemesek de Sabahattin Ali nin anlattığı insanlar sıcacık hikâyelere sahiplerdir 1900 lerin uzak ikliminden günümüze gelerek bu sıcaklığı muhafaza etmelerinde kuşkusuz Sabahattin Ali nin kalemindeki yetenek yatar Haksızlığın ayrılığın hüznün paranın hükümranlığının olduğu bir geçmiş zaman ikliminde çoğu zaman bilgisiz çoğu zaman uyanık olan bu karakterleri sıcak yapan gerçeğe yakınlıklarıdır Kağnı da Sabahattin Ali nin çeşitli dergilerde yayımladığı hikâyelerin bir derlemesi bulunur Yazarın ikinci kitabı olarak basılan Kağnı içerisinde çoğunlukla hapishane ya da mahkûm temalı hikâyeler barındırır Anlattığı karakterlerin niteliği değişse de güçlü gözlem yeteneği sayesinde Sabahattin Ali insan gerçeğini önümüze sermekte oldukça ustadır

Kopernik Kitap
Sabahattin Ali toplumcu gerçekçi yeni Anadoluculuk anlayışının hikayede ilk örneklerini veren bir yazardır Kuşağını ve kendinden sonraki kuşakları etkiler Modern Türk hikâyesine yeni bir kapı açar Hikâyelerinde yoksul kimsesiz gariban hasta suçlu mahkûm küçük insanların yani toplumun öteki ve çevrede kalmışlarının hayatlarını anlatır Olayların geçtiği yeri köy kasaba veya Anadolu nun bir şehri mekânı eşya ve nesneleri olanca yalınlığıyla tasvir eder Dili sadedir hiçbir fikrin ön kabulleriyle hareket etmez Anlattığı olayları zamanın ve kahramanlarının doğal diliyle anlatır Esasında o anlattıklarıyla çağının sosyal hayatına tam bir ayna tutmuş olur İnsanların ruh dünyasını acımasızlık ve merhametini hayalleri ve korkularını yalnızlık ve çaresizliğini en ince ayrıntısına kadar dile getirir Onun sosyal gerçekçiliği çektiği insan ve toplum fotoğrafı kurulu düzene ve statükoya karşı derin bir tepkidir Yayınevimiz Sabahattin Ali nin bütün eserlerini yeniden yayımlarken onun düzenlemesini ve eserlerinin sağlığında yapılan ilk baskılarını esas aldı ve onları hatırasına saygı göstererek çarpıtmadan basmayı kendine ilke edindi

Puslu
Sabahattin Ali nin yazdığı tüm öyküler Değirmen 1935 Kağnı 1936 Ses 1937 Yeni Dünya 1943 ve Sırça Köşk 1943 adlı kitaplarda toplanmıştır Öykülerinde konu ettiği Anadolu insanını toplumsal sorunları gerçekçi ve eleştirel bir bakış açısıyla anlatmıştır Karşıdan doğru yeni çıkan serin bir rüzgâr üç etekli entarisini ve şalvarının paçalarını uçuruyor yırtık yazma başörtüsünü siyah bir bayrak gibi dalgalandırıyordu Kağnıya yetişemeden tekrar düştü yüzü yolun beyaz ve kül gibi ince tozlarına gömüldü Kağnı taşlara çarptıkça üzerinde bağlı ölüyü iki tarafa fırlatarak ve yükselip alçalan uzun yanık gıcırtılar çıkararak ve ay ışığının altında ve gecenin sessizliği içinde arkasında hafif bir toz bulutu bırakarak ağır ağır kendi bildiğine ilerliyordu

Dorlion Yayınları
Toplum gerçekleriyle iç içe yalın bir dil kullanarak yazdığı tüm öykülerinde efsanevi anlatımıyla toplumun her tabakasına yer veren Sabahattin Ali nin Değirmen Sırça Köşk Yeni Dünya ve Kağnı isimli eserleri evinizde ve zihinlerinizde en güzel yerleri almaya hazır Memur köylü şehirli zengin fakir halk tabakasından her kültüre ve her karakterin iç dünyasına ayna tutan yazar okuyucuyu yaşadığı dönemle ve dönemin insanlarıyla tanıştırıyor

Dorlion Yayınevi
Toplum gerçekleriyle iç içe yalın bir dil kullanarak yazdığı tüm öykülerinde efsanevi anlatımıyla toplumun her tabakasına yer veren Sabahattin Ali nin Değirmen Sırça Köşk Yeni Dünya ve Kağnı isimli eserleri evinizde ve zihinlerinizde en güzel yerleri almaya hazır Memur köylü şehirli zengin fakir halk tabakasından her kültüre ve her karakterin iç dünyasına ayna tutan yazar okuyucuyu yaşadığı dönemle ve dönemin insanlarıyla tanıştırıyor

Kopernik Kitap
Sabahattin Ali toplumcu gerçekçi yeni Anadoluculuk anlayışının hikâyede ilk örneklerini veren bir yazardır Kuşağını ve kendinden sonraki kuşakları etkiler Modern Türk hikâyesine yeni bir kapı açar Hikâyelerinde yoksul kimsesiz gariban hasta suçlu mahkûm küçük insanların yani toplumun öteki ve çevrede kalmışlarının hayatlarını anlatır Olayların geçtiği yeri köy kasaba veya Anadolu nun bir şehri mekânı eşya ve nesneleri olanca yalınlığıyla tasvir eder Dili sadedir hiçbir fikrin ön kabulleriyle hareket etmez Anlattığı olayları zamanın ve kahramanlarının doğal diliyle anlatır Esasında o anlattıklarıyla çağının sosyal hayatına tam bir ayna tutmuş olur İnsanların ruh dünyasını acımasızlık ve merhametini hayalleri ve korkularını yalnızlık ve çaresizliğini en ince ayrıntısına kadar dile getirir Onun sosyal gerçekçiliği çektiği insan ve toplum fotoğrafı kurulu düzene ve statükoya karşı derin bir tepkidir Yayınevimiz Sabahattin Ali nin bütün eserlerini yeniden yayımlarken onun düzenlemesini ve eserlerinin sağlığında yapılan ilk baskılarını esas aldı ve onları hatırasına saygı göstererek çarpıtmadan basmayı kendine ilke edindi img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Telgrafhane Yayınları
Hiçbir telkin hiçbir nasihat beni biraz olsun sükûnete getiremezdi En akıllıların sözlerinde bile zayıf ve alay edilecek taraflar bulmakta büyük bir maharet sahibi idim Halbuki bu genç kız bana bir tek kelime ile böyle bir şey teklif etmediği bir tek tavrıyla benden böyle bir şey istemediği halde onun mevcudiyeti beni sakinleştirmiş ağırlaştırmıştı Beni asla anlamadığı muhakkaktı ben de onu pek anlamış değildim Birbirimizi anlayan bir tarafımız herhalde vardı Fakat bu biz farkında olmadan işini yürütüyordu Yani şuurumuzun haricindeki bir kuvvet bir amil bizi ve bizim aklımızı hiçe sayarak istediği gibi hareket ediyordu ve biz bilmediğimiz anlamadığımız kuvvetlere itirazsız itaat inkıyat mecburiyetinde olduğumuzu görüyorduk Türk Edebiyatının Büyük Ustası Sabahattin Ali nin ölümsüz eseri Kağnı yı okurlarımıza sunmaktan onur duyuyoruz img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Telgrafhane
Hiçbir telkin hiçbir nasihat beni biraz olsun sükûnete getiremezdi En akıllıların sözlerinde bile zayıf ve alay edilecek taraflar bulmakta büyük bir maharet sahibi idim Halbuki bu genç kız bana bir tek kelime ile böyle bir şey teklif etmediği bir tek tavrıyla benden böyle bir şey istemediği halde onun mevcudiyeti beni sakinleştirmiş ağırlaştırmıştı Beni asla anlamadığı muhakkaktı ben de onu pek anlamış değildim Birbirimizi anlayan bir tarafımız herhalde vardı Fakat bu biz farkında olmadan işini yürütüyordu Yani şuurumuzun haricindeki bir kuvvet bir amil bizi ve bizim aklımızı hiçe sayarak istediği gibi hareket ediyordu ve biz bilmediğimiz anlamadığımız kuvvetlere itirazsız itaat inkıyat mecburiyetinde olduğumuzu görüyorduk Türk Edebiyatının Büyük Ustası Sabahattin Ali nin ölümsüz eseri Kağnı yı okurlarımıza sunmaktan onur duyuyoruz

Dorlion Yayınevi
Toplum gerçekleriyle iç içe yalın bir dil kullanarak yazdığı tüm öykülerinde efsanevi anlatımıyla toplumun her tabakasına yer veren Sabahattin Ali nin Değirmen Sırça Köşk Yeni Dünya ve Kağnı isimli eserleri evinizde ve zihinlerinizde en güzel yerleri almaya hazır Memur köylü şehirli zengin fakir halk tabakasından her kültüre ve her karakterin iç dünyasına ayna tutan yazar okuyucuyu yaşadığı dönemle ve dönemin insanlarıyla tanıştırıyor Tanıtım Bülteninden

İthaki Yayınları
Üç sene evvel bizim ağa dere boyundaki ufak tarlamıza sahip çıkar oldu Bağırdık çağırdık fayda etmedi Oğlan sakat bende de derman yok hakkımızı kendimiz arayamadık Mecbur olduk hükümet kapısına düşmeye İki sene mahkememiz sürdü Bizim tapumuz filan yoktu ama bütün köylü o tarlanın bize dededen kaldığını bilirdi Bunu soran olmadı ağa yalancı şahit dinletti mahkemeyi kazandı Sabahattin Ali nin 1935 ve 1936 arasında yayımladığı on üç öyküyü içeren Kağnı daha öncesinde Değirmen adlı öykü kitabında olduğu gibi toplum gerçeklerini hayatın alt katlarından insanlar mahpuslar düşmüşler üzerinden birkaç sayfalık öykülerde birkaç ciltlik etkiyle ve vuruculukla ama sade bir biçimde anlatıyor Yazar Kağnı da bir köyde işlenen cinayete arabuluculuk yapan bir imamın hapishaneye düşmüş bir ihtiyarın ücra bir taşraya gelen tiyatroculara katılan bir boyacının biri başarılı biri başarısız iki firarın emekli olduktan sonra pazarcılık yapan bir yüzbaşının ve daha birçok gerçek hayatın kısa ama çarpıcı kesitlerini sunuyor Sabahattin Ali Kağnı yla sekiz sene sonra yayımlanacak olan ilk romanı Kuyucaklı Yusuf a varacak yolda ilk adımları atıyor Tanıtım Bülteninden

İthaki Yayınları
Üç sene evvel bizim ağa dere boyundaki ufak tarlamıza sahip çıkar oldu Bağırdık çağırdık fayda etmedi Oğlan sakat bende de derman yok hakkımızı kendimiz arayamadık Mecbur olduk hükümet kapısına düşmeye İki sene mahkememiz sürdü Bizim tapumuz filan yoktu ama bütün köylü o tarlanın bize dededen kaldığını bilirdi Bunu soran olmadı ağa yalancı şahit dinletti mahkemeyi kazandı Sabahattin Ali nin 1935 ve 1936 arasında yayımladığı on üç öyküyü içeren Kağnı daha öncesinde Değirmen adlı öykü kitabında olduğu gibi toplum gerçeklerini hayatın alt katlarından insanlar mahpuslar düşmüşler üzerinden birkaç sayfalık öykülerde birkaç ciltlik etkiyle ve vuruculukla ama sade bir biçimde anlatıyor Yazar Kağnı da bir köyde işlenen cinayete arabuluculuk yapan bir imamın hapishaneye düşmüş bir ihtiyarın ücra bir taşraya gelen tiyatroculara katılan bir boyacının biri başarılı biri başarısız iki firarın emekli olduktan sonra pazarcılık yapan bir yüzbaşının ve daha birçok gerçek hayatın kısa ama çarpıcı kesitlerini sunuyor Sabahattin Ali Kağnı yla sekiz sene sonra yayımlanacak olan ilk romanı Kuyucaklı Yusuf a varacak yolda ilk adımları atıyor img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Ren Kitap
Sabahattin Ali tarafından kaleme alınan Kağnı Ren Kitap eseri olarak okurlarla buluşuyor Kağnı Sabahattin Ali Kitap Özeti Biri diğerinin yaşayabilmesi için elzem olan iki mahluktuk biz bunu istesek de istemesek de Sabahattin Ali nin anlattığı insanlar sıcacık hikâyelere sahiplerdir 1900 lerin uzak ikliminden günümüze gelerek bu sıcaklığı muhafaza etmelerinde kuşkusuz Sabahattin Ali nin kalemindeki yetenek yatar Haksızlığın ayrılığın hüznün paranın hükümranlığının olduğu bir geçmiş zaman ikliminde çoğu zaman bilgisiz çoğu zaman uyanık olan bu karakterleri sıcak yapan gerçeğe yakınlıklarıdır Kağnı da Sabahattin Ali nin çeşitli dergilerde yayımladığı hikâyelerin bir derlemesi bulunur Yazarın ikinci kitabı olarak basılan Kağnı içerisinde çoğunlukla hapishane ya da mahkûm temalı hikâyeler barındırır Anlattığı karakterlerin niteliği değişse de güçlü gözlem yeteneği sayesinde Sabahattin Ali insan gerçeğini önümüze sermekte oldukça ustadır Yayınevi Ren Kitap Yazar Sabahattin Ali Sayfa 129 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Şubat 2019 Barkod 9786057944412 Kategori Roman

Ren Kitap
Biri diğerinin yaşayabilmesi için elzem olan iki mahluktuk biz bunu istesek de istemesek de Sabahattin Ali nin anlattığı insanlar sıcacık hikâyelere sahiplerdir 1900 lerin uzak ikliminden günümüze gelerek bu sıcaklığı muhafaza etmelerinde kuşkusuz Sabahattin Ali nin kalemindeki yetenek yatar Haksızlığın ayrılığın hüznün paranın hükümranlığının olduğu bir geçmiş zaman ikliminde çoğu zaman bilgisiz çoğu zaman uyanık olan bu karakterleri sıcak yapan gerçeğe yakınlıklarıdır Kağnı da Sabahattin Ali nin çeşitli dergilerde yayımladığı hikâyelerin bir derlemesi bulunur Yazarın ikinci kitabı olarak basılan Kağnı içerisinde çoğunlukla hapishane ya da mahkûm temalı hikâyeler barındırır Anlattığı karakterlerin niteliği değişse de güçlü gözlem yeteneği sayesinde Sabahattin Ali insan gerçeğini önümüze sermekte oldukça ustadır Tanıtım Bülteninden

Ren Kitap
Biri diğerinin yaşayabilmesi için elzem olan iki mahluktuk biz bunu istesek de istemesek de Sabahattin Ali nin anlattığı insanlar sıcacık hikâyelere sahiplerdir 1900 lerin uzak ikliminden günümüze gelerek bu sıcaklığı muhafaza etmelerinde kuşkusuz Sabahattin Ali nin kalemindeki yetenek yatar Haksızlığın ayrılığın hüznün paranın hükümranlığının olduğu bir geçmiş zaman ikliminde çoğu zaman bilgisiz çoğu zaman uyanık olan bu karakterleri sıcak yapan gerçeğe yakınlıklarıdır Kağnı da Sabahattin Ali nin çeşitli dergilerde yayımladığı hikâyelerin bir derlemesi bulunur Yazarın ikinci kitabı olarak basılan Kağnı içerisinde çoğunlukla hapishane ya da mahkûm temalı hikâyeler barındırır Anlattığı karakterlerin niteliği değişse de güçlü gözlem yeteneği sayesinde Sabahattin Ali insan gerçeğini önümüze sermekte oldukça ustadır

Dorlion
Toplum gerçekleriyle iç içe yalın bir dil kullanarak yazdığı tüm öykülerinde efsanevi anlatımıyla toplumun her tabakasına yer veren Sabahattin Ali nin Değirmen Sırça Köşk Yeni Dünya ve Kağnı isimli eserleri evinizde ve zihinlerinizde en güzel yerleri almaya hazır Memur köylü şehirli zengin fakir halk tabakasından her kültüre ve her karakterin iç dünyasına ayna tutan yazar okuyucuyu yaşadığı dönemle ve dönemin insanlarıyla tanıştırıyor

Dorlion Yayınları
Toplum gerçekleriyle iç içe yalın bir dil kullanarak yazdığı tüm öykülerinde efsanevi anlatımıyla toplumun her tabakasına yer veren Sabahattin Ali nin Değirmen Sırça Köşk Yeni Dünya ve Kağnı isimli eserleri evinizde ve zihinlerinizde en güzel yerleri almaya hazır Memur köylü şehirli zengin fakir halk tabakasından her kültüre ve her karakterin iç dünyasına ayna tutan yazar okuyucuyu yaşadığı dönemle ve dönemin insanlarıyla tanıştırıyor

Telgrafhane Yayınları
Hiçbir telkin hiçbir nasihat beni biraz olsun sükûnete getiremezdi En akıllıların sözlerinde bile zayıf ve alay edilecek taraflar bulmakta büyük bir maharet sahibi idim Halbuki bu genç kız bana bir tek kelime ile böyle bir şey teklif etmediği bir tek tavrıyla benden böyle bir şey istemediği halde onun mevcudiyeti beni sakinleştirmiş ağırlaştırmıştı Beni asla anlamadığı muhakkaktı ben de onu pek anlamış değildim Birbirimizi anlayan bir tarafımız herhalde vardı Fakat bu biz farkında olmadan işini yürütüyordu Yani şuurumuzun haricindeki bir kuvvet bir amil bizi ve bizim aklımızı hiçe sayarak istediği gibi hareket ediyordu ve biz bilmediğimiz anlamadığımız kuvvetlere itirazsız itaat inkıyat mecburiyetinde olduğumuzu görüyorduk Türk Edebiyatının Büyük Ustası Sabahattin Ali nin ölümsüz eseri Kağnı yı okurlarımıza sunmaktan onur duyuyoruz

Ren Kitap
Biri diğerinin yaşayabilmesi için elzem olan iki mahluktuk biz bunu istesek de istemesek de Sabahattin Ali nin anlattığı insanlar sıcacık hikâyelere sahiplerdir 1900 lerin uzak ikliminden günümüze gelerek bu sıcaklığı muhafaza etmelerinde kuşkusuz Sabahattin Ali nin kalemindeki yetenek yatar Haksızlığın ayrılığın hüznün paranın hükümranlığının olduğu bir geçmiş zaman ikliminde çoğu zaman bilgisiz çoğu zaman uyanık olan bu karakterleri sıcak yapan gerçeğe yakınlıklarıdır Kağnı da Sabahattin Ali nin çeşitli dergilerde yayımladığı hikâyelerin bir derlemesi bulunur Yazarın ikinci kitabı olarak basılan Kağnı içerisinde çoğunlukla hapishane ya da mahkûm temalı hikâyeler barındırır Anlattığı karakterlerin niteliği değişse de güçlü gözlem yeteneği sayesinde Sabahattin Ali insan gerçeğini önümüze sermekte oldukça ustadır

Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Kağnı daki öykülerin ilki hariç diğer on ikisi 1935 1936 yılları arasında yazılmış ve yayımlanmıştır Sabahattin Ali nin sistemle anlaşmazlıkları çatışmaları ve hapishane yaşamı içinde mahkûmlardan dinledikleriyle ilişkili bu öyküler onun dil ve anlatım bakımından ustalaştığının tartışmasız kanıtıdır Sinop Hapishanesi ne gönderilmek üzere teslim edilecektim Bunu okuyunca çöker gibi oldum Bir deniz kenarında yapyalnız duran bir hapishane gözlerimde canlandı ve içinde bir tek bile tanıdığım olmayan o yalı şehrini düşündüm Gurbet hapishanesi dedim Sabahattin Ali 1907 1948 İstanbul Muallim Mektebi ni 1928 de bitirdi Yozgat ta ortaokul öğretmenliği yaptıktan sonra Maarif Vekâleti nin açtığı sınavı kazanarak 1928 de Almanya ya gitti İki yıl Potsdam ve Berlin de öğrenim gördü Aydın da ve Konya da Almanca öğretmenliği yaparken siyasi gerekçelerle tutuklandı 3 ay Aydın da ve 1 yıl da Konya ve Sinop cezaevlerinde yattı Çıktıktan sonra Ankara da Almanca öğretmenliği Ankara Devlet Konservatuvarı nda çevirmenlik öğretmenlik ve dramaturgluk yaptı 1945 te bakanlık emrine alındı 1946 da İstanbul a gitti Aynı yıl Aziz Nesin le haftalık mizah gazetesi Markopaşa yı çıkarmaya başladı Burada yayımlanan pek çok yazısı soruşturmaya uğradı 4 aylık mahkûmiyetin ardından 1948 de kamyonla taşımacılığa başladı Sürekli izlenmekten duyduğu tedirginlikle kamyonuyla Kırklareli nden Bulgaristan a kaçmak istedi ve bu sırada öldürüldü Mezarının nerede olduğu halen bilinmemektedir Edebiyata Çağlayan Servetifünun Resimli Ay Yedi Meşale Varlık gibi dergilerde şiir öykü ve eleştiri yazılarıyla başladı İlk romanı Kuyucaklı Yusuf u 1937 İçimizdeki Şeytan 1940 ve Kürk Mantolu Madonna 1943 izledi Yapıtlarında kendi haline bırakılmış Anadolu insanını köy kent çelişkisini ağır ekonomik koşullar altında ölen öldüren hapislere düşen insanları ele aldı Karakterlerini toplumsal yapının kendinden kaynaklanan çatışmalara yönelerek anlatmasıyla gerçekçi edebiyat akımımızın öncülerinden oldu Pek çok türde ürün veren Sabahattin Ali nin öyküleri sanatında ayrı bir önem taşır 60 ı aşkın öyküsü Değirmen 1935 Kağnı 1936 Ses 1937 Yeni Dünya 1943 Sırça Köşk te 1947 kitaplaşmıştır Sabahattin Ali nin yapıtlarına Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz Kağnı Kamyon Kafakâğıdı Gramafon Avrat Arap Hayri Bir Şaka Duvar Pazarcı Apartman Arabalar Beş Kuruşa Fikir Arkadaşı Düşman Bir Skandal

E-Kitap Yayıncılık
Bir tarla meselesi yüzünden Savrukların Hüseyin Arkbaşı nda Sarı Mehmet i vurdu Otuz evli köy birbirine girdi Şaşırdılar Herkes korku içinde candarmaların gelmesini bekliyordu Halbuki karakol buraya altı saat uzakta idi köyden kimse cinayet haberini götürmedikçe on beş gün bile uğramazlardı Bu köylünün aklına en geç geldi ondan sonra köyün ihtiyarları kahvede Hüseyin in babası Mevlüt Ağa nın etrafına toplandılar Sarı Mehmet in bir tek ihtiyar anasından gayri kimsesi yoktu Onu karşılarına aldılar davacı olmaması için kendisine nasihat etmeye başladılar Bu sırada ölü dışarıda kahvenin bahçesindeki peykede bir hasırın üstünde yatıyordu Üstüne eski ve pis bir keçe örtmüşlerdi Başucunda iki üç sinek dolaşıyor vınlıyordu Biraz ötede güneşten gözlerini kırpıştıran bir sürü ufak çocuk ellerinde boylarından büyük değneklerle ve hiç seslerini çıkarmadan bu üstü örtülü ölünün keçenin alt ucundan fırlayan ayaklarına bakıyorlardı

İş Bankası Kültür Yayınları
Kağnı daki öykülerin ilki hariç diğer on ikisi 1935 1936 yılları arasında yazılmış ve yayımlanmıştır Sabahattin Ali nin sistemle anlaşmazlıkları çatışmaları ve hapishane yaşamı içinde mahkûmlardan dinledikleriyle ilişkili bu öyküler onun dil ve anlatım bakımından ustalaştığının tartışmasız kanıtıdır Sinop Hapishanesi ne gönderilmek üzere teslim edilecektim Bunu okuyunca çöker gibi oldum Bir deniz kenarında yapyalnız duran bir hapishane gözlerimde canlandı ve içinde bir tek bile tanıdığım olmayan o yalı şehrini düşündüm Gurbet hapishanesi dedim

İş Bankası Kültür Yayınları
Kağnı daki öykülerin ilki hariç diğer on ikisi 1935 1936 yılları arasında yazılmış ve yayımlanmıştır Sabahattin Ali nin sistemle anlaşmazlıkları çatışmaları ve hapishane yaşamı içinde mahkûmlardan dinledikleriyle ilişkili bu öyküler onun dil ve anlatım bakımından ustalaştığının tartışmasız kanıtıdır Sinop Hapishanesi ne gönderilmek üzere teslim edilecektim Bunu okuyunca çöker gibi oldum Bir deniz kenarında yapyalnız duran bir hapishane gözlerimde canlandı ve içinde bir tek bile tanıdığım olmayan o yalı şehrini düşündüm Gurbet hapishanesi dedim Tanıtım Bülteninden

Kule Kitap
Sarı Mehmet in cenazesini otopsi için kasabaya götürmek de yaşlı annesine düşmüştü Yol uzuyor Kağnı gıcırdıyor kadıncağızın vücudundan hayat emareleri giderek çekiliyordu Köylü delikanlının bütün umutları İzmir de ama her şey Kamyon dan tam zamanında atlamaya bağlı Oturak âlemlerinin gözdesi Gramofon Avrat için ne kanlar döküldü ne canlar yandı Ama o hayatını Arabacı Hasan a vakfetti Oysa bir kere bile gözlerine bakmamıştı Arap Hayri ayakkabı boyacılığından tiyatroculuğa terfi etti Peki Aktris Adalet i bu hayattan çekip kurtarabilecek mi İşte şu Duvar özgürlüğü ve bütün umutları ile arasındaki tek engeldi İhtiyacı olan şey sadece birazcık cesaretti İnşaat ustası bir yandan beynini yakan güneş altında çatının kalaslarına çekiç sallıyor bir yandan aşağıda sırtındaki küfenin ağırlığıyla bacakları titreyen oğlunun sızlanışlarını işitiyordu Çaresizlik ve güneş onun aleyhine ittifak etmiş gibiydi Çekici tutan parmaklarının gevşediğini fark etmedi Dava adamı Fikir Arkadaşı nın biraz burnu sürtünmeli diye düşünüyordu ta ki ayakları suya değsin Tanıtım Bülteninden

E-Kitap Yayıncılık
Bir tarla meselesi yüzünden Savrukların Hüseyin Arkbaşı nda Sarı Mehmet i vurdu Otuz evli köy birbirine girdi Şaşırdılar Herkes korku içinde candarmaların gelmesini bekliyordu Halbuki karakol buraya altı saat uzakta idi köyden kimse cinayet haberini götürmedikçe on beş gün bile uğramazlardı Bu köylünün aklına en geç geldi ondan sonra köyün ihtiyarları kahvede Hüseyin in babası Mevlüt Ağa nın etrafına toplandılar Sarı Mehmet in bir tek ihtiyar anasından gayri kimsesi yoktu Onu karşılarına aldılar davacı olmaması için kendisine nasihat etmeye başladılar Bu sırada ölü dışarıda kahvenin bahçesindeki peykede bir hasırın üstünde yatıyordu Üstüne eski ve pis bir keçe örtmüşlerdi Başucunda iki üç sinek dolaşıyor vınlıyordu Biraz ötede güneşten gözlerini kırpıştıran bir sürü ufak çocuk ellerinde boylarından büyük değneklerle ve hiç seslerini çıkarmadan bu üstü örtülü ölünün keçenin alt ucundan fırlayan ayaklarına bakıyorlardı

Kule Kitap
Sarı Mehmet in cenazesini otopsi için kasabaya götürmek de yaşlı annesine düşmüştü Yol uzuyor Kağnı gıcırdıyor kadıncağızın vücudundan hayat emareleri giderek çekiliyordu Köylü delikanlının bütün umutları İzmir de ama her şey Kamyon dan tam zamanında atlamaya bağlı Oturak âlemlerinin gözdesi Gramofon Avrat için ne kanlar döküldü ne canlar yandı Ama o hayatını Arabacı Hasan a vakfetti Oysa bir kere bile gözlerine bakmamıştı Arap Hayri ayakkabı boyacılığından tiyatroculuğa terfi etti Peki Aktris Adalet i bu hayattan çekip kurtarabilecek mi İşte şu Duvar özgürlüğü ve bütün umutları ile arasındaki tek engeldi İhtiyacı olan şey sadece birazcık cesaretti İnşaat ustası bir yandan beynini yakan güneş altında çatının kalaslarına çekiç sallıyor bir yandan aşağıda sırtındaki küfenin ağırlığıyla bacakları titreyen oğlunun sızlanışlarını işitiyordu Çaresizlik ve güneş onun aleyhine ittifak etmiş gibiydi Çekici tutan parmaklarının gevşediğini fark etmedi Dava adamı Fikir Arkadaşı nın biraz burnu sürtünmeli diye düşünüyordu ta ki ayakları suya değsin

Sierra Kitap
Sabahattin Ali nin derin gözlem gücü ve duygusal anlatımıyla şekillenen Kağnı öykü derlemesi Anadolu nun köy ve kasabalarındaki insan yaşamlarını etkileyici bir sadelikle gözler önüne seriyor Bu derlemede yer alan öyküler emekçi insan psikolojisini toplumsal adaletsizlikleri ve hayatın acımasız gerçeklerini etkileyici bir biçimde işler Kağnı adlı öyküyle açılan bu seçki okuyucuyu Anadolu nun çeşitli köşelerine götürerek sıradan insanların sıradışı hikayelerini keşfetmeye davet ediyor Kağnı Sabahattin Ali nin ustalığını ve insana dair derin anlayışını yansıtan unutulmaz öykülerden oluşuyor Bu öykülerde yoksulluk aşk umut ve çaresizlik gibi evrensel temalar sade ama çarpıcı bir dille anlatılıyor Sabahattin Ali nin yarattığı karakterlerin iç dünyalarına duyduğu empati ve toplumsal eleştirileri okuyucuyu derinden etkileyen bir okuma deneyimi sunuyor Kağnı edebiyatseverlerin kütüphanelerinde mutlaka yer alması gereken Türk edebiyatının klasikleşmiş bir eseri olarak öne çıkıyor

İş Bankası Kültür Yayınları
Kağnı daki öykülerin ilki hariç diğer on ikisi 1935 1936 yılları arasında yazılmış ve yayımlanmıştır Sabahattin Ali nin sistemle anlaşmazlıkları çatışmaları ve hapishane yaşamı içinde mahkûmlardan dinledikleriyle ilişkili bu öyküler onun dil ve anlatım bakımından ustalaştığının tartışmasız kanıtıdır Sinop Hapishanesi ne gönderilmek üzere teslim edilecektim Bunu okuyunca çöker gibi oldum Bir deniz kenarında yapyalnız duran bir hapishane gözlerimde canlandı ve içinde bir tek bile tanıdığım olmayan o yalı şehrini düşündüm Gurbet hapishanesi dedim

İş Bankası Kültür Yayınları
Kağnı Sert Kapak Kağnı Sert Kapak Kağnı daki öykülerin ilki hariç diğer on ikisi 1935 1936 yılları arasında yazılmış ve yayımlanmıştır Sabahattin Ali nin sistemle anlaşmazlıkları çatışmaları ve hapishane yaşamı içinde mahkûmlardan dinledikleriyle ilişkili bu öyküler onun dil ve anlatım bakımından ustalaştığının tartışmasız kanıtıdır Sinop Hapishanesi ne gönderilmek üzere teslim edilecektim Bunu okuyunca çöker gibi oldum Bir deniz kenarında yapyalnız duran bir hapishane gözlerimde canlandı ve içinde bir tek bile tanıdığım olmayan o yalı şehrini düşündüm Gurbet hapishanesi dedim Sabahattin Ali 1907 1948 İstanbul Muallim Mektebi ni 1928 de bitirdi Yozgat ta ortaokul öğretmenliği yaptıktan sonra Maarif Vekâleti nin açtığı sınavı kazanarak 1928 de Almanya ya gitti İki yıl Potsdam ve Berlin de öğrenim gördü Aydın da ve Konya da Almanca öğretmenliği yaparken siyasi gerekçelerle tutuklandı 3 ay Aydın da ve 1 yıl da Konya ve Sinop cezaevlerinde yattı Çıktıktan sonra Ankara da Almanca öğretmenliği Ankara Devlet Konservatuvarı nda çevirmenlik öğretmenlik ve dramaturgluk yaptı 1945 te bakanlık emrine alındı 1946 da İstanbul a gitti Aynı yıl Aziz Nesin le haftalık mizah gazetesi Markopaşa yı çıkarmaya başladı Burada yayımlanan pek çok yazısı soruşturmaya uğradı 4 aylık mahkûmiyetin ardından 1948 de kamyonla taşımacılığa başladı Sürekli izlenmekten duyduğu tedirginlikle kamyonuyla Kırklareli nden Bulgaristan a kaçmak istedi ve bu sırada öldürüldü Mezarının nerede olduğu halen bilinmemektedir Edebiyata Çağlayan Servetifünun Resimli Ay Yedi Meşale Varlık gibi dergilerde şiir öykü ve eleştiri yazılarıyla başladı İlk romanı Kuyucaklı Yusuf u 1937 İçimizdeki Şeytan 1940 ve Kürk Mantolu Madonna 1943 izledi Yapıtlarında kendi haline bırakılmış Anadolu insanını köy kent çelişkisini ağır ekonomik koşullar altında ölen öldüren hapislere düşen insanları ele aldı Karakterlerini toplumsal yapının kendinden kaynaklanan çatışmalara yönelerek anlatmasıyla gerçekçi edebiyat akımımızın öncülerinden oldu Pek çok türde ürün veren Sabahattin Ali nin öyküleri sanatında ayrı bir önem taşır 60 ı aşkın öyküsü Değirmen 1935 Kağnı 1936 Ses 1937 Yeni Dünya 1943 Sırça Köşk te 1947 kitaplaşmıştır Sabahattin Ali nin yapıtlarına Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz

Kule Kitap
Sarı Mehmet in cenazesini otopsi için kasabaya götürmek de yaşlı annesine düşmüştü Yol uzuyor Kağnı gıcırdıyor kadıncağızın vücudundan hayat emareleri giderek çekiliyordu Köylü delikanlının bütün umutları İzmir de ama her şey Kamyon dan tam zamanında atlamaya bağlı Oturak âlemlerinin gözdesi Gramofon Avrat için ne kanlar döküldü ne canlar yandı Ama o hayatını Arabacı Hasan a vakfetti Oysa bir kere bile gözlerine bakmamıştı Arap Hayri ayakkabı boyacılığından tiyatroculuğa terfi etti Peki Aktris Adalet i bu hayattan çekip kurtarabilecek mi İşte şu Duvar özgürlüğü ve bütün umutları ile arasındaki tek engeldi İhtiyacı olan şey sadece birazcık cesaretti İnşaat ustası bir yandan beynini yakan güneş altında çatının kalaslarına çekiç sallıyor bir yandan aşağıda sırtındaki küfenin ağırlığıyla bacakları titreyen oğlunun sızlanışlarını işitiyordu Çaresizlik ve güneş onun aleyhine ittifak etmiş gibiydi Çekici tutan parmaklarının gevşediğini fark etmedi Dava adamı Fikir Arkadaşı nın biraz burnu sürtünmeli diye düşünüyordu ta ki ayakları suya değsin

Ren
Biri diğerinin yaşayabilmesi için elzem olan iki mahluktuk biz bunu istesek de istemesek de Sabahattin Ali nin anlattığı insanlar sıcacık hikâyelere sahiplerdir 1900 lerin uzak ikliminden günümüze gelerek bu sıcaklığı muhafaza etmelerinde kuşkusuz Sabahattin Ali nin kalemindeki yetenek yatar Haksızlığın ayrılığın hüznün paranın hükümranlığının olduğu bir geçmiş zaman ikliminde çoğu zaman bilgisiz çoğu zaman uyanık olan bu karakterleri sıcak yapan gerçeğe yakınlıklarıdır Kağnı da Sabahattin Ali nin çeşitli dergilerde yayımladığı hikâyelerin bir derlemesi bulunur Yazarın ikinci kitabı olarak basılan Kağnı içerisinde çoğunlukla hapishane ya da mahkûm temalı hikâyeler barındırır Anlattığı karakterlerin niteliği değişse de güçlü gözlem yeteneği sayesinde Sabahattin Ali insan gerçeğini önümüze sermekte oldukça ustadır

İş Bankası Kültür Yayınları
Sabahattin Ali tarafından kaleme alınan Kağnı İş Bankası Kültür Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Kağnı Sabahattin Ali Kitap Özeti Kağnı daki öykülerin ilki hariç diğer on ikisi 1935 1936 yılları arasında yazılmış ve yayımlanmıştır Sabahattin Ali nin sistemle anlaşmazlıkları çatışmaları ve hapishane yaşamı içinde mahkûmlardan dinledikleriyle ilişkili bu öyküler onun dil ve anlatım bakımından ustalaştığının tartışmasız kanıtıdır Sinop Hapishanesi ne gönderilmek üzere teslim edilecektim Bunu okuyunca çöker gibi oldum Bir deniz kenarında yapyalnız duran bir hapishane gözlerimde canlandı ve içinde bir tek bile tanıdığım olmayan o yalı şehrini düşündüm Gurbet hapishanesi dedim Yayınevi İş Bankası Kültür Yayınları Yazar Sabahattin Ali Sayfa 136 Sayfa Kağıt 2 Hamur Ciltli Boyut 12 50x20 50 cm Basım Yılı Aralık 2021 Barkod 9786254058004 Kategori Klasikler Türk Edebiyatı

Kağnı daki öykülerin ilki hariç diğer on ikisi 1935 1936 yılları arasında yazılmış ve yayımlanmıştır Sabahattin Ali nin sistemle anlaşmazlıkları çatışmaları ve hapishane yaşamı içinde mahkûmlardan dinledikleriyle ilişkili bu öyküler onun dil ve anlatım bakımından ustalaştığının tartışmasız kanıtıdır

E-Kitap Yayıncılık
Bir tarla meselesi yüzünden Savrukların Hüseyin Arkbaşı nda Sarı Mehmet i vurdu Otuz evli köy birbirine girdi Şaşırdılar Herkes korku içinde candarmaların gelmesini bekliyordu Halbuki karakol buraya altı saat uzakta idi köyden kimse cinayet haberini götürmedikçe on beş gün bile uğramazlardı Bu köylünün aklına en geç geldi ondan sonra köyün ihtiyarları kahvede Hüseyin in babası Mevlüt Ağa nın etrafına toplandılar Sarı Mehmet in bir tek ihtiyar anasından gayri kimsesi yoktu Onu karşılarına aldılar davacı olmaması için kendisine nasihat etmeye başladılar Bu sırada ölü dışarıda kahvenin bahçesindeki peykede bir hasırın üstünde yatıyordu Üstüne eski ve pis bir keçe örtmüşlerdi Başucunda iki üç sinek dolaşıyor vınlıyordu Biraz ötede güneşten gözlerini kırpıştıran bir sürü ufak çocuk ellerinde boylarından büyük değneklerle ve hiç seslerini çıkarmadan bu üstü örtülü ölünün keçenin alt ucundan fırlayan ayaklarına bakıyorlardı

İş Bankası
Kağnı daki öykülerin ilki hariç diğer on ikisi 1935 1936 yılları arasında yazılmış ve yayımlanmıştır Sabahattin Ali nin sistemle anlaşmazlıkları çatışmaları ve hapishane yaşamı içinde mahkûmlardan dinledikleriyle ilişkili bu öyküler onun dil ve anlatım bakımından ustalaştığının tartışmasız kanıtıdır Sinop Hapishanesi ne gönderilmek üzere teslim edilecektim Bunu okuyunca çöker gibi oldum Bir deniz kenarında yapyalnız duran bir hapishane gözlerimde canlandı ve içinde bir tek bile tanıdığım olmayan o yalı şehrini düşündüm Gurbet hapishanesi dedim Sabahattin Ali 1907 1948 İstanbul Muallim Mektebi ni 1928 de bitirdi Yozgat ta ortaokul öğretmenliği yaptıktan sonra Maarif Vekâleti nin açtığı sınavı kazanarak 1928 de Almanya ya gitti İki yıl Potsdam ve Berlin de öğrenim gördü Aydın da ve Konya da Almanca öğretmenliği yaparken siyasi gerekçelerle tutuklandı 3 ay Aydın da ve 1 yıl da Konya ve Sinop cezaevlerinde yattı Çıktıktan sonra Ankara da Almanca öğretmenliği Ankara Devlet Konservatuvarı nda çevirmenlik öğretmenlik ve dramaturgluk yaptı 1945 te bakanlık emrine alındı 1946 da İstanbul a gitti Aynı yıl Aziz Nesin le haftalık mizah gazetesi Markopaşa yı çıkarmaya başladı Burada yayımlanan pek çok yazısı soruşturmaya uğradı 4 aylık mahkûmiyetin ardından 1948 de kamyonla taşımacılığa başladı Sürekli izlenmekten duyduğu tedirginlikle kamyonuyla Kırklareli nden Bulgaristan a kaçmak istedi ve bu sırada öldürüldü Mezarının nerede olduğu halen bilinmemektedir Edebiyata Çağlayan Servetifünun Resimli Ay Yedi Meşale Varlık gibi dergilerde şiir öykü ve eleştiri yazılarıyla başladı İlk romanı Kuyucaklı Yusuf u 1937 İçimizdeki Şeytan 1940 ve Kürk Mantolu Madonna 1943 izledi Yapıtlarında kendi haline bırakılmış Anadolu insanını köy kent çelişkisini ağır ekonomik koşullar altında ölen öldüren hapislere düşen insanları ele aldı Karakterlerini toplumsal yapının kendinden kaynaklanan çatışmalara yönelerek anlatmasıyla gerçekçi edebiyat akımımızın öncülerinden oldu Pek çok türde ürün veren Sabahattin Ali nin öyküleri sanatında ayrı bir önem taşır 60 ı aşkın öyküsü Değirmen 1935 Kağnı 1936 Ses 1937 Yeni Dünya 1943 Sırça Köşk te 1947 kitaplaşmıştır Sabahattin Ali nin yapıtlarına Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz Kağnı Kamyon Kafakâğıdı Gramafon Avrat Arap Hayri Bir Şaka Duvar Pazarcı Apartman Arabalar Beş Kuruşa Fikir Arkadaşı Düşman Bir Skandal

Kule Kitap
Sarı Mehmet in cenazesini otopsi için kasabaya götürmek de yaşlı annesine düşmüştü Yol uzuyor Kağnı gıcırdıyor kadıncağızın vücudundan hayat emareleri giderek çekiliyordu Köylü delikanlının bütün umutları İzmir de ama her şey Kamyon dan tam zamanında atlamaya bağlı Oturak âlemlerinin gözdesi Gramofon Avrat için ne kanlar döküldü ne canlar yandı Ama o hayatını Arabacı Hasan a vakfetti Oysa bir kere bile gözlerine bakmamıştı Arap Hayri ayakkabı boyacılığından tiyatroculuğa terfi etti Peki Aktris Adalet i bu hayattan çekip kurtarabilecek mi İşte şu Duvar özgürlüğü ve bütün umutları ile arasındaki tek engeldi İhtiyacı olan şey sadece birazcık cesaretti İnşaat ustası bir yandan beynini yakan güneş altında çatının kalaslarına çekiç sallıyor bir yandan aşağıda sırtındaki küfenin ağırlığıyla bacakları titreyen oğlunun sızlanışlarını işitiyordu Çaresizlik ve güneş onun aleyhine ittifak etmiş gibiydi Çekici tutan parmaklarının gevşediğini fark etmedi Dava adamı Fikir Arkadaşı nın biraz burnu sürtünmeli diye düşünüyordu ta ki ayakları suya değsin

Sierra Kitap
Sabahattin Ali nin derin gözlem gücü ve duygusal anlatımıyla şekillenen Kağnı öykü derlemesi Anadolu nun köy ve kasabalarındaki insan yaşamlarını etkileyici bir sadelikle gözler önüne seriyor Bu derlemede yer alan öyküler emekçi insan psikolojisini toplumsal adaletsizlikleri ve hayatın acımasız gerçeklerini etkileyici bir biçimde işler Kağnı adlı öyküyle açılan bu seçki okuyucuyu Anadolu nun çeşitli köşelerine götürerek sıradan insanların sıradışı hikayelerini keşfetmeye davet ediyor Kağnı Sabahattin Ali nin ustalığını ve insana dair derin anlayışını yansıtan unutulmaz öykülerden oluşuyor Bu öykülerde yoksulluk aşk umut ve çaresizlik gibi evrensel temalar sade ama çarpıcı bir dille anlatılıyor Sabahattin Ali nin yarattığı karakterlerin iç dünyalarına duyduğu empati ve toplumsal eleştirileri okuyucuyu derinden etkileyen bir okuma deneyimi sunuyor Kağnı edebiyatseverlerin kütüphanelerinde mutlaka yer alması gereken Türk edebiyatının klasikleşmiş bir eseri olarak öne çıkıyor

Kule Kitap
Sarı Mehmet in cenazesini otopsi için kasabaya götürmek de yaşlı annesine düşmüştü Yol uzuyor Kağnı gıcırdıyor kadıncağızın vücudundan hayat emareleri giderek çekiliyordu Köylü delikanlının bütün umutları İzmir de ama her şey Kamyon dan tam zamanında atlamaya bağlı Oturak âlemlerinin gözdesi Gramofon Avrat için ne kanlar döküldü ne canlar yandı Ama o hayatını Arabacı Hasan a vakfetti Oysa bir kere bile gözlerine bakmamıştı Arap Hayri ayakkabı boyacılığından tiyatroculuğa terfi etti Peki Aktris Adalet i bu hayattan çekip kurtarabilecek mi İşte şu Duvar özgürlüğü ve bütün umutları ile arasındaki tek engeldi İhtiyacı olan şey sadece birazcık cesaretti İnşaat ustası bir yandan beynini yakan güneş altında çatının kalaslarına çekiç sallıyor bir yandan aşağıda sırtındaki küfenin ağırlığıyla bacakları titreyen oğlunun sızlanışlarını işitiyordu Çaresizlik ve güneş onun aleyhine ittifak etmiş gibiydi Çekici tutan parmaklarının gevşediğini fark etmedi Dava adamı Fikir Arkadaşı nın biraz burnu sürtünmeli diye düşünüyordu ta ki ayakları suya değsin Tanıtım Bülteninden

Sierra Kitap
Sabahattin Ali nin derin gözlem gücü ve duygusal anlatımıyla şekillenen Kağnı öykü derlemesi Anadolu nun köy ve kasabalarındaki insan yaşamlarını etkileyici bir sadelikle gözler önüne seriyor Bu derlemede yer alan öyküler emekçi insan psikolojisini toplumsal adaletsizlikleri ve hayatın acımasız gerçeklerini etkileyici bir biçimde işler Kağnı adlı öyküyle açılan bu seçki okuyucuyu Anadolu nun çeşitli köşelerine götürerek sıradan insanların sıradışı hikayelerini keşfetmeye davet ediyor Kağnı Sabahattin Ali nin ustalığını ve insana dair derin anlayışını yansıtan unutulmaz öykülerden oluşuyor Bu öykülerde yoksulluk aşk umut ve çaresizlik gibi evrensel temalar sade ama çarpıcı bir dille anlatılıyor Sabahattin Ali nin yarattığı karakterlerin iç dünyalarına duyduğu empati ve toplumsal eleştirileri okuyucuyu derinden etkileyen bir okuma deneyimi sunuyor Kağnı edebiyatseverlerin kütüphanelerinde mutlaka yer alması gereken Türk edebiyatının klasikleşmiş bir eseri olarak öne çıkıyor

Kule
Sarı Mehmet in cenazesini otopsi için kasabaya götürmek de yaşlı annesine düşmüştü Yol uzuyor Kağnı gıcırdıyor kadıncağızın vücudundan hayat emareleri giderek çekiliyordu Köylü delikanlının bütün umutları İzmir de ama her şey Kamyon dan tam zamanında atlamaya bağlı Oturak âlemlerinin gözdesi Gramofon Avrat için ne kanlar döküldü ne canlar yandı Ama o hayatını Arabacı Hasan a vakfetti Oysa bir kere bile gözlerine bakmamıştı Arap Hayri ayakkabı boyacılığından tiyatroculuğa terfi etti Peki Aktris Adalet i bu hayattan çekip kurtarabilecek mi İşte şu Duvar özgürlüğü ve bütün umutları ile arasındaki tek engeldi İhtiyacı olan şey sadece birazcık cesaretti İnşaat ustası bir yandan beynini yakan güneş altında çatının kalaslarına çekiç sallıyor bir yandan aşağıda sırtındaki küfenin ağırlığıyla bacakları titreyen oğlunun sızlanışlarını işitiyordu Çaresizlik ve güneş onun aleyhine ittifak etmiş gibiydi Çekici tutan parmaklarının gevşediğini fark etmedi Dava adamı Fikir Arkadaşı nın biraz burnu sürtünmeli diye düşünüyordu ta ki ayakları suya değsin

Mühür Kitaplığı
Güliver in cüceler memleketine düştüğü zamankinden daha çok hayret içindeydim Ve bana tiksinti veren bu ruh cüceleri beni de her tarafımdan sımsıkı yoklamışlardı Kıpırdanmaya imkân yoktu

E-Kitap Yayıncılık
Bir tarla meselesi yüzünden Savrukların Hüseyin Arkbaşı nda Sarı Mehmet i vurdu Otuz evli köy birbirine girdi Şaşırdılar Herkes korku içinde candarmaların gelmesini bekliyordu Halbuki karakol buraya altı saat uzakta idi köyden kimse cinayet haberini götürmedikçe on beş gün bile uğramazlardı Bu köylünün aklına en geç geldi ondan sonra köyün ihtiyarları kahvede Hüseyin in babası Mevlüt Ağa nın etrafına toplandılar Sarı Mehmet in bir tek ihtiyar anasından gayri kimsesi yoktu Onu karşılarına aldılar davacı olmaması için kendisine nasihat etmeye başladılar Bu sırada ölü dışarıda kahvenin bahçesindeki peykede bir hasırın üstünde yatıyordu Üstüne eski ve pis bir keçe örtmüşlerdi Başucunda iki üç sinek dolaşıyor vınlıyordu Biraz ötede güneşten gözlerini kırpıştıran bir sürü ufak çocuk ellerinde boylarından büyük değneklerle ve hiç seslerini çıkarmadan bu üstü örtülü ölünün keçenin alt ucundan fırlayan ayaklarına bakıyorlardı

Anonim

Dorlion Yayınları
Toplum gerçekleriyle iç içe yalın bir dil kullanarak yazdığı tüm öykülerinde efsanevi anlatımıyla toplumun her tabakasına yer veren Sabahattin Ali nin Değirmen Sırça Köşk Yeni Dünya ve Kağnı isimli eserleri evinizde ve zihinlerinizde en güzel yerleri almaya hazır Memur köylü şehirli zengin fakir halk tabakasından her kültüre ve her karakterin iç dünyasına ayna tutan yazar okuyucuyu yaşadığı dönemle ve dönemin insanlarıyla tanıştırıyor