Kaktüs Çiçeğinin Sürgünü — İsmail Keskin

Kaktüs Çiçeğinin Sürgünü
İsmail KeskinHayy Kitap
Kaktüs Çiçeğinin Sürgünü
İsmail KeskinRima nın artık bu dünyada sahip olduğu tek eşya üzerindeki pembecik entarisiyle pabuçlarıydı Bilinmeze doğru çıkacakları sürgün yolculuğunda yanına alabileceği ne bir valizi ne bir çantası ne bir poşeti vardı ne de bunların içini doldurabileceği eşyası Sadece entarisinin küçücük cepleri Sarılıp vedalaşabileceği bir insan ya da bir meyve ağacı da yoktu Köşede dikenleri ve rengini yitirmiş çiçekleriyle boynu bükük duran bir kaktüs sadece Rima dikenlerine aldırmadan ve hiç tereddüt etmeksizin kaktüs çiçeğine sarıldı dibinden aldığı bir avuç toprağı pembe entarisinin ceplerine doldurdu Güle güle kaktüs Güle güle Suriye İsmail Keskin yanıbaşımızdaki kirli savaşta yitip giden mülteci çocukların hikâyelerine omuz veriyor Halep ten Gaziantep e oradan İstanbul a oradan da Edirne ve Meriç in öte kıyısındaki Evros a uzanan bu roman son üç yılda mülteciler ve insan hakları ihlalleri üzerine yazılmış raporlardan yola çıkarak kurgulandı Savaşın milyonlarca kişiye yaşattıklarına kelimelerle şahit olurken barışın ve hayatın değerini içinizde hissedecek Savaşa karşı herkes bir şey yapabilir diyeceksiniz Ve bakalım güzel yüzlü ürkek ceylan Rima yı ve Kaktüs ailesini kurtarabilecek misiniz Ya da kurtaracak mısınız

Hayykitap
Rima nın artık bu dünyada sahip olduğu tek eşya üzerindeki pembecik entarisiyle pabuçlarıydı Bilinmeze doğru çıkacakları sürgün yolculuğunda yanına alabileceği ne bir valizi ne bir çantası ne bir poşeti vardı ne de bunların içini doldurabileceği eşyası Sadece entarisinin küçücük cepleri Sarılıp vedalaşabileceği bir insan ya da bir meyve ağacı da yoktu Köşede dikenleri ve rengini yitirmiş çiçekleriyle boynu bükük duran bir kaktüs sadece Rima dikenlerine aldırmadan ve hiç tereddüt etmeksizin kaktüs çiçeğine sarıldı dibinden aldığı bir avuç toprağı pembe entarisinin ceplerine doldurdu Güle güle kaktüs Güle güle Suriye İsmail Keskin yanıbaşımızdaki kirli savaşta yitip giden mülteci çocukların hikâyelerine omuz veriyor Halep ten Gaziantep e oradan İstanbul a oradan da Edirne ve Meriç in öte kıyısındaki Evros a uzanan bu roman son üç yılda mülteciler ve insan hakları ihlalleri üzerine yazılmış raporlardan yola çıkarak kurgulandı Savaşın milyonlarca kişiye yaşattıklarına kelimelerle şahit olurken barışın ve hayatın değerini içinizde hissedecek Savaşa karşı herkes bir şey yapabilir diyeceksiniz Ve bakalım güzel yüzlü ürkek ceylan Rima yı ve Kaktüs ailesini kurtarabilecek misiniz Ya da kurtaracak mısınız img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

HAYY KİTAP
Rima nın artık bu dünyada sahip olduğu tek eşya üzerindeki pembecik entarisiyle pabuçlarıydı Bilinmeze doğru çıkacakları sürgün yolculuğunda yanına alabileceği ne bir valizi ne bir çantası ne bir poşeti vardı ne de bunların içini doldurabileceği eşyası Sadece entarisinin küçücük cepleri Sarılıp vedalaşabileceği bir insan ya da bir meyve ağacı da yoktu Köşede dikenleri ve rengini yitirmiş çiçekleriyle boynu bükük duran bir kaktüs sadece Rima dikenlerine aldırmadan ve hiç tereddüt etmeksizin kaktüs çiçeğine sarıldı dibinden aldığı bir avuç toprağı pembe entarisinin ceplerine doldurdu Güle güle kaktüs Güle güle Suriye İsmail Keskin yanıbaşımızdaki kirli savaşta yitip giden mülteci çocukların hikâyelerine omuz veriyor Halep ten Gaziantep e oradan İstanbul a oradan da Edirne ve Meriç in öte kıyısındaki Evros a uzanan bu roman son üç yılda mülteciler ve insan hakları ihlalleri üzerine yazılmış raporlardan yola çıkarak kurgulandı Savaşın milyonlarca kişiye yaşattıklarına kelimelerle şahit olurken barışın ve hayatın değerini içinizde hissedecek Savaşa karşı herkes bir şey yapabilir diyeceksiniz Ve bakalım güzel yüzlü ürkek ceylan Rima yı ve Kaktüs ailesini kurtarabilecek misiniz Ya da kurtaracak mısınız