Kalbimin Hikayesi — Nüjiyan Munzur Şiyar Dersim

Kalbimin Hikayesi
Nüjiyan Munzur Şiyar DersimAram Yayınları
Kalbimin Hikayesi
Nüjiyan Munzur Şiyar DersimKalbinin hikâyesini anlattın bir keresinde Kalbinin hikâyesinin başladığı yer bir orman ve çiçek ülkesiydi Yıldızların altındayol aldığın ilk gecenin ertesiydi Terlemiştin dağ rüzgârı tenine değiyordu hafiften Uzaklardan gelmiştin Başlangıcı olmayan yokluklardan yalnızlıklardan vesessizlikten O yıldızlı gecede asırlardır süren sessizliğe yürümüştün Kat ettiğin yoldan fazlası önünde uzanıyordu Terini sildin ve yaşlı bir meşe ağacının gölgesine oturdun Sırtını ağacın yaşlı gövdesine dayadın Gözlerinin ucunda uçsuz bucaksız yeşil bir derya Gözlerini kapadığında hikâyen başladı yeniden açtığında o hikâyenin yollarında yürümekteydin Gönül açıklığı ister bilmek bunu unutma dedin Kalbinin hikâyesini anlattığın değer miydi etrafında toplanıp dilinden dökülen sözcükleri sevgiyle bekleyen arkadaşların mıydı Başını yasladığın taşlar ve ağaçlar mıydı Nerede başladın anlatmaya ve kimler dinliyordu dinledi seni Arkadaşların desemeksik kalır Dersim dağları desem yetmez dağları dolanan patikalar mı vadilerde hala sesleri duyulan masal kuşları mı karlarıyararak yeryüzüne ulaşan narin çiçekler mi ya da Anladım ki sen kalbinin hikâyesini defalarca yürüdüğün bir ülkeye anlattın İnsan demedin hayvan ağaç su demedin Hissettiğin herkese anlattın Gönlünce Zorlanmadan zorlamadan Biraz kırmızıydı biraz çocuksuydu çokça yeşil vardı içinde Mavigökten bir parça vardı En çok da sen vardın

Aram Yayınları
Kalbinin hikâyesini anlattın bir keresinde Kalbinin hikâyesinin başladığı yer bir orman ve çiçek ülkesiydi Yıldızların altında yol aldığın ilk gecenin ertesiydi Terlemiştin dağ rüzgârı tenine değiyordu hafiften Uzaklardan gelmiştin Başlangıcı olmayan yokluklardan yalnızlıklardan ve sessizlikten O yıldızlı gecede asırlardır süren sessizliğe yürümüştün Kat ettiğin yoldan fazlası önünde uzanıyordu Terini sildin ve yaşlı bir meşe ağacının gölgesine oturdun Sırtını ağacın yaşlı gövdesine dayadın Gözlerinin ucunda uçsuz bu caksız yeşil bir derya Gözlerini kapadığında hikâyen başladı yeniden açtığında o hikâyenin yollarında yürümekteydin Gönül açıklığı ister bilmek bunu unutma dedin Kalbinin hikâyesini anlattığın defter miydi etrafında toplanıp dilinden dökülen sözcükleri sevgiyle bekleyen arkadaşların mıy dı Başını yasladığın taşlar ve ağaçlar mıydı Nerede başladın anlatmaya ve kimler dinliyordu dinledi seni Arkadaşların desem eksik kalır Dersim dağları desem yetmez dağları dolanan patikalar mı vadilerde hala sesleri duyulan masal kuşları mı karları yararak yeryüzüne ulaşan narin çiçekler mi ya da Anladım ki sen kalbinin hikâyesini defalarca yürüdüğün bir ülkeye anlattın İnsan demedin hayvan ağaç su demedin Hisset tiğin herkese anlattın Gönlünce Zorlanmadan zorlamadan Biraz kırmızıydı biraz çocuksuydu çokça yeşil vardı içinde Mavi gökten bir parça vardı En çok da sen vardın

Aram Yayınları
Kalbinin hikâyesini anlattın bir keresinde Kalbinin hikâyesinin başladığı yer bir orman ve çiçek ülkesiydi Yıldızların altında yol aldığın ilk gecenin ertesiydi Terlemiştin dağ rüzgârı tenine değiyordu hafiften Uzaklardan gelmiştin Başlangıcı olmayan yokluklardan yalnızlıklardan ve sessizlikten O yıldızlı gecede asırlardır süren sessizliğe yürümüştün Kat ettiğin yoldan fazlası önünde uzanıyordu Terini sildin ve yaşlı bir meşe ağacının gölgesine oturdun Sırtını ağacın yaşlı gövdesine dayadın Gözlerinin ucunda uçsuz bucaksız yeşil bir derya Gözlerini kapadığında hikâyen başladı yeniden açtığında o hikâyenin yollarında yürümekteydin Gönül açıklığı ister bilmek bunu unutma dedin Kalbinin hikâyesini anlattığın değer miydi etrafında toplanıp dilinden dökülen sözcükleri sevgiyle bekleyen arkadaşların mıydı Başını yasladığın taşlar ve ağaçlar mıydı Nerede başladın anlatmaya ve kimler dinliyordu dinledi seni Arkadaşların desem eksik kalır Dersim dağları desem yetmez dağları dolanan patikalar mı vadilerde hala sesleri duyulan masal kuşları mı karları yararak yeryüzüne ulaşan narin çiçekler mi ya da Anladım ki sen kalbinin hikâyesini defalarca yürüdüğün bir ülkeye anlattın İnsan demedin hayvan ağaç su demedin Hissettiğin herkese anlattın Gönlünce Zorlanmadan zorlamadan Biraz kırmızıydı biraz çocuksuydu çokça yeşil vardı içinde Mavi gökten bir parça vardı En çok da sen vardın

Aram Yayınları
Kalbinin hikâyesini anlattın bir keresinde Kalbinin hikâyesinin başladığı yer bir orman ve çiçek ülkesiydi Yıldızların altında yol aldığın ilk gecenin ertesiydi Terlemiştin dağ rüzgârı tenine değiyordu hafiften Uzaklardan gelmiştin Başlangıcı olmayan yokluklardan yalnızlıklardan ve sessizlikten O yıldızlı gecede asırlardır süren sessizliğe yürümüştün Kat ettiğin yoldan fazlası önünde uzanıyordu Terini sildin ve yaşlı bir meşe ağacının gölgesine oturdun Sırtını ağacın yaşlı gövdesine dayadın Gözlerinin ucunda uçsuz bucaksız yeşil bir derya Gözlerini kapadığında hikâyen başladı yeniden açtığında o hikâyenin yollarında yürümekteydin Gönül açıklığı ister bilmek bunu unutma dedin Kalbinin hikâyesini anlattığın değer miydi etrafında toplanıp dilinden dökülen sözcükleri sevgiyle bekleyen arkadaşların mıydı Başını yasladığın taşlar ve ağaçlar mıydı Nerede başladın anlatmaya ve kimler dinliyordu dinledi seni Arkadaşların desem eksik kalır Dersim dağları desem yetmez dağları dolanan patikalar mı vadilerde hala sesleri duyulan masal kuşları mı karları yararak yeryüzüne ulaşan narin çiçekler mi ya da Anladım ki sen kalbinin hikâyesini defalarca yürüdüğün bir ülkeye anlattın İnsan demedin hayvan ağaç su demedin Hissettiğin herkese anlattın Gönlünce Zorlanmadan zorlamadan Biraz kırmızıydı biraz çocuksuydu çokça yeşil vardı içinde Mavi gökten bir parça vardı En çok da sen vardın

Aram Yayınları
Nüjiyan Munzur tarafından kaleme alınan Kalbimin Hikayesi Aram Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Kalbimin Hikayesi Nüjiyan Munzur Kitap Özeti Kalbinin hikâyesini anlattın bir keresinde Kalbinin hikâyesinin başladığı yer bir orman ve çiçek ülkesiydi Yıldızların altında yol aldığın ilk gecenin ertesiydi Terlemiştin dağ rüzgârı tenine değiyordu hafiften Uzaklardan gelmiştin Başlangıcı olmayan yokluklardan yalnızlıklardan ve sessizlikten O yıldızlı gecede asırlardır süren sessizliğe yürümüştün Kat ettiğin yoldan fazlası önünde uzanıyordu Terini sildin ve yaşlı bir meşe ağacının gölgesine oturdun Sırtını ağacın yaşlı gövdesine dayadın Gözlerinin ucunda uçsuz bucaksız yeşil bir derya Gözlerini kapadığında hikâyen başladı yeniden açtığında o hikâyenin yollarında yürümekteydin Gönül açıklığı ister bilmek bunu unutma dedin Kalbinin hikâyesini anlattığın değer miydi etrafında toplanıp dilinden dökülen sözcükleri sevgiyle bekleyen arkadaşların mıydı Başını yasladığın taşlar ve ağaçlar mıydı Nerede başladın anlatmaya ve kimler dinliyordu dinledi seni Arkadaşların desem eksik kalır Dersim dağları desem yetmez dağları dolanan patikalar mı vadilerde hala sesleri duyulan masal kuşları mı karları yararak yeryüzüne ulaşan narin çiçekler mi ya da Anladım ki sen kalbinin hikâyesini defalarca yürüdüğün bir ülkeye anlattın İnsan demedin hayvan ağaç su demedin Hissettiğin herkese anlattın Gönlünce Zorlanmadan zorlamadan Biraz kırmızıydı biraz çocuksuydu çokça yeşil vardı içinde Mavi gökten bir parça vardı En çok da sen vardın Yayınevi Aram Yayınları Yazar Nüjiyan Munzur Sayfa 328 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 14 00x20 00 cm Basım Yılı Temmuz 2024 Barkod 9786052930793 Kategori Anı Mektup Günlük

Aram Yayınları
Kalbinin hikâyesini anlattın bir keresinde Kalbinin hikâyesinin başladığı yer bir orman ve çiçek ülkesiydi Yıldızların altındayol aldığın ilk gecenin ertesiydi Terlemiştin dağ rüzgârı tenine değiyordu hafiften Uzaklardan gelmiştin Başlangıcı olmayan yokluklardan yalnızlıklardan vesessizlikten O yıldızlı gecede asırlardır süren sessizliğe yürümüştün Kat ettiğin yoldan fazlası önünde uzanıyordu Terini sildin ve yaşlı bir meşe ağacının gölgesine oturdun Sırtını ağacın yaşlı gövdesine dayadın Gözlerinin ucunda uçsuz bucaksız yeşil bir derya Gözlerini kapadığında hikâyen başladı yeniden açtığında o hikâyenin yollarında yürümekteydin Gönül açıklığı ister bilmek bunu unutma dedin Kalbinin hikâyesini anlattığın değer miydi etrafında toplanıp dilinden dökülen sözcükleri sevgiyle bekleyen arkadaşların mıydı Başını yasladığın taşlar ve ağaçlar mıydı Nerede başladın anlatmaya ve kimler dinliyordu dinledi seni Arkadaşların desemeksik kalır Dersim dağları desem yetmez dağları dolanan patikalar mı vadilerde hala sesleri duyulan masal kuşları mı karlarıyararak yeryüzüne ulaşan narin çiçekler mi ya da Anladım ki sen kalbinin hikâyesini defalarca yürüdüğün bir ülkeye anlattın İnsan demedin hayvan ağaç su demedin Hissettiğin herkese anlattın Gönlünce Zorlanmadan zorlamadan Biraz kırmızıydı biraz çocuksuydu çokça yeşil vardı içinde Mavigökten bir parça vardı En çok da sen vardın

Aram
Kalbinin hikâyesini anlattın bir keresinde Kalbinin hikâyesinin başladığı yer bir orman ve çiçek ülkesiydi Yıldızların altında yol aldığın ilk gecenin ertesiydi Terlemiştin dağ rüzgârı tenine değiyordu hafiften Uzaklardan gelmiştin Başlangıcı olmayan yokluklardan yalnızlıklardan ve sessizlikten O yıldızlı gecede asırlardır süren sessizliğe yürümüştün Kat ettiğin yoldan fazlası önünde uzanıyordu Terini sildin ve yaşlı bir meşe ağacının gölgesine oturdun Sırtını ağacın yaşlı gövdesine dayadın Gözlerinin ucunda uçsuz bucaksız yeşil bir derya Gözlerini kapadığında hikâyen başladı yeniden açtığında o hikâyenin yollarında yürümekteydin Gönül açıklığı ister bilmek bunu unutma dedin Kalbinin hikâyesini anlattığın defter miydi etrafında toplanıp dilinden dökülen sözcükleri sevgiyle bekleyen arkadaşların mıydı Başını yasladığın taşlar ve ağaçlar mıydı Nerede başladın anlatmaya ve kimler dinliyordu dinledi seni Arkadaşların desem eksik kalır Dersim dağları desem yetmez dağları dolanan patikalar mı vadilerde hala sesleri duyulan masal kuşları mı karları yararak yeryüzüne ulaşan narin çiçekler mi ya da Anladım ki sen kalbinin hikâyesini defalarca yürüdüğün bir ülkeye anlattın İnsan demedin hayvan ağaç su demedin Hissettiğin herkese anlattın Gönlünce Zorlanmadan zorlamadan Biraz kırmızıydı biraz çocuksuydu çokça yeşil vardı içinde Mavi gökten bir parça vardı En çok da sen vardın