Kaldığımız Yer — Behçet Çelik

Kaldığımız Yer
Behçet ÇelikKaldığımız Yer
Behçet ÇelikSavaş mavaş değil dostum apaçık yeryüzünden silmeye azmetmişler Dertleri de din falan değil hakimiyet güç kazanmak Güç işte Allah ın belası güç Bir gün nasılsa durulur ortalık sakinleşir Ölenler öldükleriyle kalır o ana kadar ne elde etmişlerse stratejik konum mal mülk zenginlik liderlik Onların üzerinden geleceklerini bina ederler Behçet Çelik yeni öykü kitabı Kaldığımız Yer de yaşadığımız çevrenin coğrafyanın günlük hayatta girdiğimiz ilişkilerin yorgun soru sormaktan yılmış ruh halimizin fotoğraflarını çekiyor Geçmişin acıları o acıları yaşayanlar buraları terk etmiş olanlar seslerini bakışlarını bize ulaştırmaya devam ediyorlar Çünkü kaldığımız yer bir araf değildir konuşup hesaplaşamadığımız sürece bizi almayacak karşıya geçirmeyecek bir acılar köprüsüdür Behçet Çelik in her zamanki incelikli üslubu ve güzel Türkçesiyle Yazar Behçet Çelik Sayfa Sayısı 144 Çeviri Ebat 14X21 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Nisan 2015 Kağıt Cinsi 2 Hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

Can Yayınları
Savaş mavaş değil dostum apaçık yeryüzünden silmeye azmetmişler Dertleri de din falan değil hakimiyet güç kazanmak Güç işte Allah ın belası güç Bir gün nasılsa durulur ortalık sakinleşir Ölenler öldükleriyle kalır o ana kadar ne elde etmişlerse stratejik konum mal mülk zenginlik liderlik Onların üzerinden geleceklerini bina ederler img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

İLETİŞİM YAYINLARI
Aynı dili konuşuyorduk kelimeler yakın anlamlar taşıyordu birbirimize ama ne olduğunu bilemediğim bir engel bir engebe aşamadığımız bir yabancılık seziyordum cümlelerin birbirine bağlanmasını zorlaştıran bir pütür Aksan ya da vurgu farkı değil daha derin kelimelerin cümlelerin ruhuyla ilgili bir farktı galiba Onun misafir dedikleri benim bildiğim misafirlerden miydi mesela emin olamıyordum Ayıp dediği bildiğim sakladığım ayıplardan başkaydı mutlaka Dar odalarda cılız ışıkta kalın tozlu sözlüklerde bodur kalmış kelimeler onun ağzından masal diyarlarının geniş bitimsiz ufuklarını kuşanarak çıkıyordu Behçet Çelik bireysel ve toplumsal hayatlarımızda takılıp kaldığımız yerleri hesaplaşıp ötesine geçemediğimiz anları hatırlatıyor Üzerleri örtülmüş izleri saklanmış geçmiş kıyımların kuşaklar sonra ne gibi engellere dönüşerek bizi nasıl tökezlettiğine dair hikâyeler anlatırken uzağımızda zannettiğimiz evlerden ırak olmasını istediğimiz acılardan gözlerimizi yumarak kurtulamayacağımızı fısıldıyor Kaldığımız Yer dışarıdan hiçbir şey olmamış gibi görünürken içeride neler koptuğunu kısacık anlara düşen ışıkların ormanların çağrısına kesilmiş kulakların ve kalabalık sözlerin arasına sıkışmış suskunlukların diliyle anlatan öyküler

İletişim Yayınları
Aynı dili konuşuyorduk kelimeler yakın anlamlar taşıyordu birbirimize ama ne olduğunu bilemediğim bir engel bir engebe aşamadığımız bir yabancılık seziyordum cümlelerin birbirine bağlanmasını zorlaştıran bir pütür Aksan ya da vurgu farkı değil daha derin kelimelerin cümlelerin ruhuyla ilgili bir farktı galiba Onun misafir dedikleri benim bildiğim misafirlerden miydi mesela emin olamıyordum Ayıp dediği bildiğim sakladığım ayıplardan başkaydı mutlaka Dar odalarda cılız ışıkta kalın tozlu sözlüklerde bodur kalmış kelimeler onun ağzından masal diyarlarının geniş bitimsiz ufuklarını kuşanarak çıkıyordu Behçet Çelik bireysel ve toplumsal hayatlarımızda takılıp kaldığımız yerleri hesaplaşıp ötesine geçemediğimiz anları hatırlatıyor Üzerleri örtülmüş izleri saklanmış geçmiş kıyımların kuşaklar sonra ne gibi engellere dönüşerek bizi nasıl tökezlettiğine dair hikâyeler anlatırken uzağımızda zannettiğimiz evlerden ırak olmasını istediğimiz acılardan gözlerimizi yumarak kurtulamayacağımızı fısıldıyor Kaldığımız Yer dışarıdan hiçbir şey olmamış gibi görünürken içeride neler koptuğunu kısacık anlara düşen ışıkların ormanların çağrısına kesilmiş kulakların ve kalabalık sözlerin arasına sıkışmış suskunlukların diliyle anlatan öyküler

İletişim Yayınları
Aynı dili konuşuyorduk kelimeler yakın anlamlar taşıyordubirbirimize ama ne olduğunu bilemediğim bir engel bir engebe aşamadığımız bir yabancılık seziyordum cümlelerin birbirine bağlanmasını zorlaştıran bir pütür Aksan ya da vurgu farkı değil daha derin kelimelerin cümlelerin ruhuyla ilgili bir farktı galiba Onun misafir dedikleri benim bildiğim misafirlerden miydi mesela emin olamıyordum Ayıp dediği bildiğim sakladığım ayıplardanbaşkaydı mutlaka Dar odalarda cılız ışıkta kalın tozlu sözlüklerde bodur kalmış kelimeler onun ağzından masal diyarlarının geniş bitimsiz ufuklarını kuşanarak çıkıyordu Behçet Çelik bireysel ve toplumsal hayatlarımızda takılıp kaldığımızyerleri hesaplaşıp ötesine geçemediğimiz anları hatırlatıyor Üzerleri örtülmüş izleri saklanmış geçmiş kıyımların kuşaklar sonrane gibi engellere dönüşerek bizi nasıl tökezlettiğine dair hikâyeleranlatırken uzağımızda zannettiğimiz evlerden ırak olmasını istediğimiz acılardan gözlerimizi yumarak kurtulamayacağımızıfısıldıyor Kaldığımız Yer dışarıdan hiçbir şey olmamış gibigörünürken içeride neler koptuğunu kısacık anlara düşen ışıkların ormanların çağrısına kesilmiş kulakların ve kalabalık sözlerin arasınasıkışmış suskunlukların diliyle anlatan öyküler Tanıtım Bülteninden

İletişim Yayınları
Aynı dili konuşuyorduk kelimeler yakın anlamlar taşıyordu birbirimize ama ne olduğunu bilemediğim bir engel bir engebe aşamadığımız bir yabancılık seziyordum cümlelerin birbirine bağlanmasını zorlaştıran bir pütür Aksan ya da vurgu farkı değil daha derin kelimelerin cümlelerin ruhuyla ilgili bir farktı galiba Onun misafir dedikleri benim bildiğim misafirlerden miydi mesela emin olamıyordum Ayıp dediği bildiğim sakladığım ayıplardan başkaydı mutlaka Dar odalarda cılız ışıkta kalın tozlu sözlüklerde bodur kalmış kelimeler onun ağzından masal diyarlarının geniş bitimsiz ufuklarını kuşanarak çıkıyordu Behçet Çelik bireysel ve toplumsal hayatlarımızda takılıp kaldığımız yerleri hesaplaşıp ötesine geçemediğimiz anları hatırlatıyor Üzerleri örtülmüş izleri saklanmış geçmiş kıyımların kuşaklar sonra ne gibi engellere dönüşerek bizi nasıl tökezlettiğine dair hikâyeler anlatırken uzağımızda zannettiğimiz evlerden ırak olmasını istediğimiz acılardan gözlerimizi yumarak kurtulamayacağımızı fısıldıyor Kaldığımız Yer dışarıdan hiçbir şey olmamış gibi görünürken içeride neler koptuğunu kısacık anlara düşen ışıkların ormanların çağrısına kesilmiş kulakların ve kalabalık sözlerin arasına sıkışmış suskunlukların diliyle anlatan öyküler

İletişim Yayınevi
Aynı dili konuşuyorduk kelimeler yakın anlamlar taşıyordu birbirimize ama ne olduğunu bilemediğim bir engel bir engebe aşamadığımız bir yabancılık seziyordum cümlelerin birbirinebağlanmasını zorlaştıran bir pütür Aksan ya da vurgu farkı değil daha derin kelimelerin cümlelerin ruhuyla ilgili bir farktı galiba Onun misafir dedikleri benim bildiğim misafirlerden miydi mesela emin olamıyordum Ayıp dediği bildiğim sakladığım ayıplardan başkaydı mutlaka Dar odalarda cılız ışıkta kalın tozlu sözlüklerdebodur kalmış kelimeler onun ağzından masal diyarlarının geniş bitimsiz ufuklarını kuşanarak çıkıyordu Behçet Çelik bireysel ve toplumsal hayatlarımızda takılıp kaldığımız yerleri hesaplaşıp ötesine geçemediğimiz anları hatırlatıyor Üzerleri örtülmüş izleri saklanmış geçmiş kıyımların kuşaklar sonra ne gibi engellere dönüşerek bizi nasıl tökezlettiğine dair hikâyeler anlatırken uzağımızda zannettiğimiz evlerden ırak olmasınıistediğimiz acılardan gözlerimizi yumarak kurtulamayacağımızı fısıldıyor Kaldığımız Yer dışarıdan hiçbir şey olmamış gibi görünürken içeride neler koptuğunu kısacık anlara düşen ışıkların ormanların çağrısına kesilmiş kulakların ve kalabalık sözlerin arasına sıkışmış suskunlukların diliyle anlatan öyküler

İletişim Yayınevi
Aynı dili konuşuyorduk kelimeler yakın anlamlar taşıyordu birbirimize ama ne olduğunu bilemediğim bir engel bir engebe aşamadığımız bir yabancılık seziyordum cümlelerin birbirinebağlanmasını zorlaştıran bir pütür Aksan ya da vurgu farkı değil daha derin kelimelerin cümlelerin ruhuyla ilgili bir farktı galiba Onun misafir dedikleri benim bildiğim misafirlerden miydi mesela emin olamıyordum Ayıp dediği bildiğim sakladığım ayıplardan başkaydı mutlaka Dar odalarda cılız ışıkta kalın tozlu sözlüklerdebodur kalmış kelimeler onun ağzından masal diyarlarının geniş bitimsiz ufuklarını kuşanarak çıkıyordu Behçet Çelik bireysel ve toplumsal hayatlarımızda takılıp kaldığımız yerleri hesaplaşıp ötesine geçemediğimiz anları hatırlatıyor Üzerleri örtülmüş izleri saklanmış geçmiş kıyımların kuşaklar sonra ne gibi engellere dönüşerek bizi nasıl tökezlettiğine dair hikâyeler anlatırken uzağımızda zannettiğimiz evlerden ırak olmasınıistediğimiz acılardan gözlerimizi yumarak kurtulamayacağımızı fısıldıyor Kaldığımız Yer dışarıdan hiçbir şey olmamış gibi görünürken içeride neler koptuğunu kısacık anlara düşen ışıkların ormanların çağrısına kesilmiş kulakların ve kalabalık sözlerin arasına sıkışmış suskunlukların diliyle anlatan öyküler

İletişim Yayınları
Aynı dili konuşuyorduk kelimeler yakın anlamlar taşıyordu birbirimize ama ne olduğunu bilemediğim bir engel bir engebe aşamadığımız bir yabancılık seziyordum cümlelerin birbirine bağlanmasını zorlaştıran bir pütür Aksan ya da vurgu farkı değil daha derin kelimelerin cümlelerin ruhuyla ilgili bir farktı galiba Onun misafir dedikleri benim bildiğim misafirlerden miydi mesela emin olamıyordum Ayıp dediği bildiğim sakladığım ayıplardan başkaydı mutlaka Dar odalarda cılız ışıkta kalın tozlu sözlüklerde bodur kalmış kelimeler onun ağzından masal diyarlarının geniş bitimsiz ufuklarını kuşanarak çıkıyordu Behçet Çelik bireysel ve toplumsal hayatlarımızda takılıp kaldığımız yerleri hesaplaşıp ötesine geçemediğimiz anları hatırlatıyor Üzerleri örtülmüş izleri saklanmış geçmiş kıyımların kuşaklar sonra ne gibi engellere dönüşerek bizi nasıl tökezlettiğine dair hikâyeler anlatırken uzağımızda zannettiğimiz evlerden ırak olmasını istediğimiz acılardan gözlerimizi yumarak kurtulamayacağımızı fısıldıyor Kaldığımız Yer dışarıdan hiçbir şey olmamış gibi görünürken içeride neler koptuğunu kısacık anlara düşen ışıkların ormanların çağrısına kesilmiş kulakların ve kalabalık sözlerin arasına sıkışmış suskunlukların diliyle anlatan öyküler Kitaptan bir bölüm okumak için tıklayın Türkân Saylan Sanat ve Bilim Ödülü

İletişim
Aynı dili konuşuyorduk kelimeler yakın anlamlar taşıyordu birbirimize ama ne olduğunu bilemediğim bir engel bir engebe aşamadığımız bir yabancılık seziyordum cümlelerin birbirine bağlanmasını zorlaştıran bir pütür Aksan ya da vurgu farkı değil daha derin kelimelerin cümlelerin ruhuyla ilgili bir farktı galiba Onun misafir dedikleri benim bildiğim misafirlerden miydi mesela emin olamıyordum Ayıp dediği bildiğim sakladığım ayıplardan başkaydı mutlaka Dar odalarda cılız ışıkta kalın tozlu sözlüklerde bodur kalmış kelimeler onun ağzından masal diyarlarının geniş bitimsiz ufuklarını kuşanarak çıkıyordu Behçet Çelik bireysel ve toplumsal hayatlarımızda takılıp kaldığımız yerleri hesaplaşıp ötesine geçemediğimiz anları hatırlatıyor Üzerleri örtülmüş izleri saklanmış geçmiş kıyımların kuşaklar sonra ne gibi engellere dönüşerek bizi nasıl tökezlettiğine dair hikâyeler anlatırken uzağımızda zannettiğimiz evlerden ırak olmasını istediğimiz acılardan gözlerimizi yumarak kurtulamayacağımızı fısıldıyor Kaldığımız Yer dışarıdan hiçbir şey olmamış gibi görünürken içeride neler koptuğunu kısacık anlara düşen ışıkların ormanların çağrısına kesilmiş kulakların ve kalabalık sözlerin arasına sıkışmış suskunlukların diliyle anlatan öyküler

İletişim Yayınları
Aynı dili konuşuyorduk kelimeler yakın anlamlar taşıyordu birbirimize ama ne olduğunu bilemediğim bir engel bir engebe aşamadığımız bir yabancılık seziyordum cümlelerin birbirine bağlanmasını zorlaştıran bir pütür Aksan ya da vurgu farkı değil daha derin kelimelerin cümlelerin ruhuyla ilgili bir farktı galiba Onun misafir dedikleri benim bildiğim misafirlerden miydi mesela emin olamıyordum Ayıp dediği bildiğim sakladığım ayıplardan başkaydı mutlaka Dar odalarda cılız ışıkta kalın tozlu sözlüklerde bodur kalmış kelimeler onun ağzından masal diyarlarının geniş bitimsiz ufuklarını kuşanarak çıkıyordu Behçet Çelik bireysel ve toplumsal hayatlarımızda takılıp kaldığımız yerleri hesaplaşıp ötesine geçemediğimiz anları hatırlatıyor Üzerleri örtülmüş izleri saklanmış geçmiş kıyımların kuşaklar sonra ne gibi engellere dönüşerek bizi nasıl tökezlettiğine dair hikâyeler anlatırken uzağımızda zannettiğimiz evlerden ırak olmasını istediğimiz acılardan gözlerimizi yumarak kurtulamayacağımızı fısıldıyor Kaldığımız Yer dışarıdan hiçbir şey olmamış gibi görünürken içeride neler koptuğunu kısacık anlara düşen ışıkların ormanların çağrısına kesilmiş kulakların ve kalabalık sözlerin arasına sıkışmış suskunlukların diliyle anlatan öyküler img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Can Yayınları
Kaldığımız Yer Kitap Açıklaması Savaş mavaş değil dostum apaçık yeryüzünden silmeye azmetmişler Dertleri de din falan değil hâkimiyet güç kazanmak Güç işte Allah ın belası güç Bir gün nasılsa durulur ortalık sakinleşir Ölenler öldükleriyle ka lır o âna kadar ne elde etmişlerse stratejik konum mal mülk zenginlik liderlik Onların üzerinden geleceklerini bina ederler Behçet Çelik yeni öykü kitabı Kaldığımız Yer de yaşadığımız çevrenin coğrafyanın günlük hayatta girdiğimiz ilişkilerin yorgun soru sormaktan yılmış ruh halimizin fotoğraflarını çekiyor Geçmişin acıları o acıları yaşayanlar buraları terk etmiş olanlar seslerini bakışlarını bize ulaştırmaya devam ediyorlar Çünkü kaldığımız yer bir araf değildir konuşup hesaplaşamadığımız sürece bizi almayacak karşıya geçirmeyecek bir acılar köprüsüdür Behçet Çelik in her zamanki incelikli üslubu ve güzel Türkçesiyle

CAN YAYINLARI
Savaş mavaş değil dostum apaçık yeryüzünden silmeye azmetmişler Dertleri de din falan değil hâkimiyet güç kazanmak Güç işte Allah ın belası güç Bir gün nasılsa durulur ortalık sakinleşir Ölenler öldükleriyle ka lır o âna kadar ne elde etmişlerse stratejik konum mal mülk zenginlik liderlik Onların üzerinden geleceklerini bina ederler Behçet Çelik yeni öykü kitabı Kaldığımız Yer de yaşadığımız çevrenin coğrafyanın günlük hayatta girdiğimiz ilişkilerin yorgun soru sormaktan yılmış ruh halimizin fotoğraflarını çekiyor Geçmişin acıları o acıları yaşayanlar buraları terk etmiş olanlar seslerini bakışlarını bize ulaştırmaya devam ediyorlar Çünkü kaldığımız yer bir araf değildir konuşup hesaplaşamadığımız sürece bizi almayacak karşıya geçirmeyecek bir acılar köprüsüdür Behçet Çelik in her zamanki incelikli üslubu ve güzel Türkçesiyle