Kaleden Kaleye Taş Ben Olsaydım — Kartal Yusuf

Kaleden Kaleye Taş Ben Olsaydım
Kartal YusufAysima Yayınları
Kaleden Kaleye Taş Ben Olsaydım
Kartal YusufÖyle keyifli bir yerdi ki kale içi zamanın nasıl geçtiğini anlayamazdınız Açık artırmanın olduğu alanda sabahları köylerden külekler içerisinde yoğurtlar ballar kaymaklar tereyağları satılırdı Üzüm zamanı özelikle İncesu nun kara üzümleri gelirdi Sabah erken gelenler bunları alır öğlene kimse kalmazdı Tam bir çarşıydı alanın satanın pazarlığın ustalaştığı bir mekandı Çarşının bir ruhu vardı muhabbeti vardı esnafın yüzü gülerdi müşteri de keyifle alış veriş yapar çıkardı O zamanlarda derlerdi ki yüzü gülmeyen dükkan açmasın Tanıtım Bülteninden

AYSİMA YAYINLARI
Öyle keyifli bir yerdi ki kale içi zamanın nasıl geçtiğini anlayamazdınız Açık artırmanın olduğu alanda sabahları köylerden külekler içerisinde yoğurtlar ballar kaymaklar tereyağları satılırdı Üzüm zamanı özelikle İncesu nun kara üzümleri gelirdi Sabah erken gelenler bunları alır öğlene kimse kalmazdı Tam bir çarşıydı alanın satanın pazarlığın ustalaştığı bir mekandı Çarşının bir ruhu vardı muhabbeti vardı esnafın yüzü gülerdi müşteri de keyifle alış veriş yapar çıkardı O zamanlarda derlerdi ki yüzü gülmeyen dükkan açmasın

Aysima
Öyle keyifli bir yerdi ki kale içi zamanın nasıl geçtiğini anlayamazdınız Açık artırmanın olduğu alanda sabahları köylerden külekler içerisinde yoğurtlar ballar kaymaklar tereyağları satılırdı Üzüm zamanı özelikle İncesu nun kara üzümleri gelirdi Sabah erken gelenler bunları alır öğlene kimse kalmazdı Tam bir çarşıydı alanın satanın pazarlığın ustalaştığı bir mekandı Çarşının bir ruhu vardı muhabbeti vardı esnafın yüzü gülerdi müşteri de keyifle alış veriş yapar çıkardı O zamanlarda derlerdi ki yüzü gülmeyen dükkan açmasın

Aysima Yayınları
Öyle keyifli bir yerdi ki kale içi zamanın nasıl geçtiğini anlayamazdınız Açık artırmanın olduğu alanda sabahları köylerden külekler içerisinde yoğurtlar ballar kaymaklar tereyağları satılırdı Üzüm zamanı özelikle İncesu nun kara üzümleri gelirdi Sabah erken gelenler bunları alır öğlene kimse kalmazdı Tam bir çarşıydı alanın satanın pazarlığın ustalaştığı bir mekandı Çarşının bir ruhu vardı muhabbeti vardı esnafın yüzü gülerdi müşteri de keyifle alış veriş yapar çıkardı O zamanlarda derlerdi ki yüzü gülmeyen dükkan açmasın