Kalpyazan — Sibel K Türker

Kalpyazan
Sibel K TürkerDoğan Kitap
Kalpyazan
Sibel K TürkerHiç sevmiş miydi Yüzünü bir aynadan kaçırırken aşktan da kaçırabilmiş miydi Geceleri dolaşan bir hayalet Dünya uyuduğunda Ona yalnızca gece bahşedilmişti Işığı sevmediğini yazmıştı ışığın her şeyi ve herkesi çiğleştirip çirkinleştirdiğini Parlak bir yanılsamaya boğduğunu Oysa gece Her şey asıl ruhunu gece bulurdu Tuhaf bir rastlantıydı telefonda tanışmamız Hangi yazgı yayınevini ararken senin numaranı çevirmemi sağladı bilemiyorum Sesime o an vurulduğunu tahmin etmiştim Güzel konuşurum bas sesimle ağır ağır vurguları karşımdakinin beynine çivileyerek Görüşmek istiyordum Beni mutlaka tanırdın Şimdilik bunu isteme dedim içimde bir şey kopmuştu sanki terleyen avucuma yapışan ahizeyi kapadım Bir elim sol yanağıma gitti Pütürlü ve çukurlu yüzey bende tiksinti uyandırdı yine Karanlık odamda bana sözcükleri bağışlayan kaderimin bu büzüşmüş deri parçasını sevmemde direttiğimi düşünerek saatleri tükettim Arka Kapak

Can Yayınları
Bazen küçük rahatsızlıklar ediniriz Kalbimiz hiç neden yokken gereğinden hızlı atar örneğin durup dururken yemekleri yutmakta zorlanırız ve her günkü gibi yürürken adımlarımızı düşünmeye başladığımızda ayaklarımız birbirine dolanır Tüm bunlar zorlandığımızı gösterir ya da yolun düzgün olmadığını Aslında yürümek ve o ağır puslu tepeye tırmanmak istemediğimizi Tepeler ve uçurumlar sanki bizi bir eksiklik duygusundan korumak için vardır Sibel K Türker yaşadığı çevrede sıkışıp kalmış yine de bir yol bir geçit bir ışık aramaktan vazgeçmemiş insanların öykülerini anlatıyor KalpYazan da Okurun zihninde buruk bir tadın yanında birbirinden çetrefil sorular bırakan öyküler bunlar Mutluluk tanımlanabilir mi İnsan bir gün acı çekmeyi özleyebilir ya da sahici bir acı hissine talip olabilir mi Ve yaşamda ilerisi için umutlu olmak adına bir belirti var mıdır KalpYazan okuduktan sonra çevrenizle paylaşmak isteyeceğiniz türden bir kitap

Can Yayınları
KalpYazan Kitap Açıklaması Bazen küçük rahatsızlıklar ediniriz Kalbimiz hiç neden yokken gereğinden hızlı atar örneğin durup dururken yemekleri yutmakta zorlanırız ve her günkü gibi yürürken adımlarımızı düşünmeye başladığımızda ayaklarımız birbirine dolanır Tüm bunlar zorlandığımızı gösterir ya da yolun düzgün olmadığını Aslında yürümek ve o ağır puslu tepeye tırmanmak istemediğimizi Tepeler ve uçurumlar sanki bizi bir eksiklik duygusundan korumak için vardır Sibel K Türker yaşadığı çevrede sıkışıp kalmış yine de bir yol bir geçit bir ışık aramaktan vazgeçmemiş insanların öykülerini anlatıyor KalpYazan da Okurun zihninde buruk bir tadın yanında birbirinden çetrefil sorular bırakan öyküler bunlar Mutluluk tanımlanabilir mi İnsan bir gün acı çekmeyi özleyebilir ya da sahici bir acı hissine talip olabilir mi Ve yaşamda ilerisi için umutlu olmak adına bir belirti var mıdır KalpYazan okuduktan sonra çevrenizle paylaşmak isteyeceğiniz türden bir kitap

CAN YAYINLARI
Bazen küçük rahatsızlıklar ediniriz Kalbimiz hiç neden yokken gereğinden hızlı atar örneğin durup dururken yemekleri yutmakta zorlanırız ve her günkü gibi yürürken adımlarımızı düşünmeye başladığımızda ayaklarımız birbirine dolanır Tüm bunlar zorlandığımızı gösterir ya da yolun düzgün olmadığını Aslında yürümek ve o ağır puslu tepeye tırmanmak istemediğimizi Tepeler ve uçurumlar sanki bizi bir eksiklik duygusundan korumak için vardır Sibel K Türker yaşadığı çevrede sıkışıp kalmış yine de bir yol bir geçit bir ışık aramaktan vazgeçmemiş insanların öykülerini anlatıyor KalpYazan da Okurun zihninde buruk bir tadın yanında birbirinden çetrefil sorular bırakan öyküler bunlar Mutluluk tanımlanabilir mi İnsan bir gün acı çekmeyi özleyebilir ya da sahici bir acı hissine talip olabilir mi Ve yaşamda ilerisi için umutlu olmak adına bir belirti var mıdır KalpYazan okuduktan sonra çevrenizle paylaşmak isteyeceğiniz türden bir kitap

DOĞAN KİTAP
Hiç sevmiş miydi Yüzünü bir aynadan kaçırırken aşktan da kaçırabilmiş miydi Geceleri dolaşan bir hayalet Dünya uyuduğunda Ona yalnızca gece bahşedilmişti Işığı sevmediğini yazmıştı ışığın her şeyi ve herkesi çiğleştirip çirkinleştirdiğini Parlak bir yanılsamaya boğduğunu Oysa gece Her şey asıl ruhunu gece bulurdu Tuhaf bir rastlantıydı telefonda tanışmamız Hangi yazgı yayınevini ararken senin numaranı çevirmemi sağladı bilemiyorum Sesime o an vurulduğunu tahmin etmiştim Güzel konuşurum bas sesimle ağır ağır vurguları karşımdakinin beynine çivileyerek Görüşmek istiyordum Beni mutlaka tanırdın Şimdilik bunu isteme dedim içimde bir şey kopmuştu sanki terleyen avucuma yapışan ahizeyi kapadım Bir elim sol yanağıma gitti Pütürlü ve çukurlu yüzey bende tiksinti uyandırdı yine Karanlık odamda bana sözcükleri bağışlayan kaderimin bu büzüşmüş deri parçasını sevmemde direttiğimi düşünerek saatleri tükettim