Kanaldaki Ev — Georges Simenon

Kanaldaki Ev
Georges SimenonKabalcı Yayınevi
Kanaldaki Ev
Georges Simenonimg src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Everest Yayınları
çev. Oktay Rıfat
Sait Faik ten Bilge Karasu ya Oktay Rifat tan Nurullah Ataç a Oktay Akbal dan Tahsin Yücel e edebiyatımızın büyük ustalarının Türkçesiyle yayımladığımız Simenon romanlarından oluşan dizinin ikinci kitabı Oktay Rifat ın 1959 yılında çevirdiği Kanaldaki Ev Simenon un polisiye türünün dışına çıktığı ağır romanlar olarak tanımladığı türe dahil olan bu roman başta işlenen cinayetin soruşturması şeklinde ilerlemez tam tersine katil önceden bilinir soruşturma hadiselerin hatırlanmasından ibarettir 1933 yılında yayımlanan roman Brueghel in resimlerini çağrıştıran Neroeteren adlı ıssız ve soğuk bir kasabada başlayıp Anvers de trajik bir şekilde sonlanan bir aile faciasını dile getirir Evin reisinin ölümünün ve 16 yaşındaki Edmée nin Brüksel den gelişinin ardından kanaldaki ev maddi manevi derin bir uçurumun kıyısına sürüklenir İktidar ilişkileri kültür şoku taciz kaza gerilim cinayet hatta kanalda sıkışıp kalan atlarını bırakıp eve sığınan bir grup yabancı klasik polisiyeler gibi sonlanmayan derin psikolojik ayrıntılar ve açmazlarla yüklü roman boyunca okurun tetikte kalmasını sağlayacaktır Bu çeviriyi yaptığında henüz roman yazmaya başlamamış olan Oktay Rifat ın Bir Kadının Penceresinden Danaburnu ve Bay Lear romanlarında Simenon etkisini görmek mümkündür Kanaldaki Ev in tutkulu ve takıntılı karakterlerinin Oktay Rifat ın romancılığını isteklerinin gerçekleşmemesi karşısında her şeyi göze alan kişilerini etkilediği söylenebilir Georges Simenon ve Oktay Rifat ı birleştiren Kanaldaki Ev iki yazarın birbirleriyle nasıl konuştuğunun da güzel bir örneği okurlar için heyecan verici bir davet

Everest Yayınları
çev. Oktay Rıfat
Sait Faik ten Bilge Karasu ya Oktay Rifat tan Nurullah Ataç a Oktay Akbal dan Tahsin Yücel e edebiyatımızın büyük ustalarının Türkçesiyle yayımladığımız Simenon romanlarından oluşan dizinin ikinci kitabı Oktay Rifat ın 1959 yılında çevirdiği Kanaldaki Ev Simenon un polisiye türünün dışına çıktığı ağır romanlar olarak tanımladığı türe dahil olan bu roman başta işlenen cinayetin soruşturması şeklinde ilerlemez tam tersine katil önceden bilinir soruşturma hadiselerin hatırlanmasından ibarettir 1933 yılında yayımlanan roman Brueghel in resimlerini çağrıştıran Neroeteren adlı ıssız ve soğuk bir kasabada başlayıp Anvers de trajik bir şekilde sonlanan bir aile faciasını dile getirir Evin reisinin ölümünün ve 16 yaşındaki Edmée nin Brüksel den gelişinin ardından kanaldaki ev maddi manevi derin bir uçurumun kıyısına sürüklenir İktidar ilişkileri kültür şoku taciz kaza gerilim cinayet hatta kanalda sıkışıp kalan atlarını bırakıp eve sığınan bir grup yabancı klasik polisiyeler gibi sonlanmayan derin psikolojik ayrıntılar ve açmazlarla yüklü roman boyunca okurun tetikte kalmasını sağlayacaktır Bu çeviriyi yaptığında henüz roman yazmaya başlamamış olan Oktay Rifat ın Bir Kadının Penceresinden Danaburnu ve Bay Lear romanlarında Simenon etkisini görmek mümkündür Kanaldaki Ev in tutkulu ve takıntılı karakterlerinin Oktay Rifat ın romancılığını isteklerinin gerçekleşmemesi karşısında her şeyi göze alan kişilerini etkilediği söylenebilir Georges Simenon ve Oktay Rifat ı birleştiren Kanaldaki Ev iki yazarın birbirleriyle nasıl konuştuğunun da güzel bir örneği okurlar için heyecan verici bir davet

Everest Yayınları
çev. Oktay Rıfat
Sait Faik ten Bilge Karasu ya Oktay Rifat tan Nurullah Ataç a Oktay Akbal dan Tahsin Yücel e edebiyatımızın büyük ustalarının Türkçesiyle yayımladığımız Simenon romanlarından oluşan dizinin ikinci kitabı Oktay Rifat ın 1959 yılında çevirdiği Kanaldaki Ev Simenon un polisiye türünün dışına çıktığı ağır romanlar olarak tanımladığı türe dahil olan bu roman başta işlenen cinayetin soruşturması şeklinde ilerlemez tam tersine katil önceden bilinir soruşturma hadiselerin hatırlanmasından ibarettir 1933 yılında yayımlanan roman Brueghel in resimlerini çağrıştıran Neroeteren adlı ıssız ve soğuk bir kasabada başlayıp Anvers de trajik bir şekilde sonlanan bir aile faciasını dile getirir Evin reisinin ölümünün ve 16 yaşındaki Edmée nin Brüksel den gelişinin ardından kanaldaki ev maddi manevi derin bir uçurumun kıyısına sürüklenir İktidar ilişkileri kültür şoku taciz kaza gerilim cinayet hatta kanalda sıkışıp kalan atlarını bırakıp eve sığınan bir grup yabancı klasik polisiyeler gibi sonlanmayan derin psikolojik ayrıntılar ve açmazlarla yüklü roman boyunca okurun tetikte kalmasını sağlayacaktır Bu çeviriyi yaptığında henüz roman yazmaya başlamamış olan Oktay Rifat ın Bir Kadının Penceresinden Danaburnu ve Bay Lear romanlarında Simenon etkisini görmek mümkündür Kanaldaki Ev in tutkulu ve takıntılı karakterlerinin Oktay Rifat ın romancılığını isteklerinin gerçekleşmemesi karşısında her şeyi göze alan kişilerini etkilediği söylenebilir Georges Simenon ve Oktay Rifat ı birleştiren Kanaldaki Ev iki yazarın birbirleriyle nasıl konuştuğunun da güzel bir örneği okurlar için heyecan verici bir davet

Everest Yayınları
Sait Faik ten Bilge Karasu ya Oktay Rifat tan Nurullah Ataç a Oktay Akbal dan Tahsin Yücel e edebiyatımızın büyük ustalarının Türkçesiyle yayımladığımız Simenon romanlarından oluşan dizinin ikinci kitabı Oktay Rifat ın 1959 yılında çevirdiği Kanaldaki Ev Simenon un polisiye türünün dışına çıktığı ağır romanlar olarak tanımladığı türe dahil olan bu roman başta işlenen cinayetin soruşturması şeklinde ilerlemez tam tersine katil önceden bilinir soruşturma hadiselerin hatırlanmasından ibarettir 1933 yılında yayımlanan roman Brueghel in resimlerini çağrıştıran Neroeteren adlı ıssız ve soğuk bir kasabada başlayıp Anvers de trajik bir şekilde sonlanan bir aile faciasını dile getirir Evin reisinin ölümünün ve 16 yaşındaki Edmée nin Brüksel den gelişinin ardından kanaldaki ev maddi manevi derin bir uçurumun kıyısına sürüklenir İktidar ilişkileri kültür şoku taciz kaza gerilim cinayet hatta kanalda sıkışıp kalan atlarını bırakıp eve sığınan bir grup yabancı klasik polisiyeler gibi sonlanmayan derin psikolojik ayrıntılar ve açmazlarla yüklü roman boyunca okurun tetikte kalmasını sağlayacaktır Bu çeviriyi yaptığında henüz roman yazmaya başlamamış olan Oktay Rifat ın Bir Kadının Penceresinden Danaburnu ve Bay Lear romanlarında Simenon etkisini görmek mümkündür Kanaldaki Ev in tutkulu ve takıntılı karakterlerinin Oktay Rifat ın romancılığını isteklerinin gerçekleşmemesi karşısında her şeyi göze alan kişilerini etkilediği söylenebilir Georges Simenon ve Oktay Rifat ı birleştiren Kanaldaki Ev iki yazarın birbirleriyle nasıl konuştuğunun da güzel bir örneği okurlar için heyecan verici bir davet img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Kabalcı Yayınevi
Georges Simenon tarafından kaleme alınan Kanaldaki Ev Kabalcı Yayınevi eseri olarak okurlarla buluşuyor Kanaldaki Ev Georges Simenon Kitap Özeti Sıra sıra kavaklar dikilmiş deniz yüzeyinden alçak topraklar seyrek bir iki karaçam ormanı kanalın yüksekte kalan çizgisi çayırların üstünde yüzen mavnalar Bu puslu ve tekdüze doğa zemini önünde bir genç kızın yaşamla ölümle kadınlığıyla ve Erosla tanışması Yalnızca polisiye romanın değil doğrudan doğruya romanın büyük ustalarından biri Türkçenin büyük ustalarından birinin çevirisiyle bir kez daha dilimizde Yayınevi Kabalcı Yayınevi Yazar Georges Simenon Sayfa 166 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 1 50x17 50 cm Basım Yılı Haziran 2008 Barkod 9789759971274 Kategori Bilimkurgu

Pamir Kitabevi
Çıkış kapısına doğru itiş kakış ilerleyen yolcu selinin içinde telaş etmeyen bir o vardı Elinde yol çantası biletini görevliye vermek için sırasını bekledi Yaş tülünün altında başı dimdikti Brüksel den trene saat altıda binmişti Hava karanlıktı Buz gibi bir yağmur yağıyordu Üçüncü mevki sırılsıklamdı Çamur içindeki yerler ıslak cıvık bir buğuyla kaplı bölmeler ıslak içinden dışından sular sızan camlar ıslaktı Islak giysili insanlar uyukluyordu Saat sekizde Hasselt e gelince trenin de garın da elektrikleri sönmüştü Bekleme salonlarında şemsiyelerden yol yol ıslak ipek kokan sular akıyor sobaların başında yolcular kestiriyorlardı Çoğu Edmee gibi karalar giymişti Bu bir rastlantı mıydı Yoksa kendisi tepeden tırnağa karalar içindeydi yastaydı ondan mı tuhafına gidiyordu herkesin koyu renk giymiş olması

YENİ ZAMANLAR SAHAF (2. El Kitaplar)
çev. Oktay Rifat

Sıra sıra kavaklar dikilmiş deniz yüzeyinden alçak topraklar seyrek bir iki karaçam ormanı kanalın yüksekte kalan çizgisi çayırların üstünde yüzen mavnalar Bu puslu ve tekdüze doğa zemini önünde bir genç kızın yaşamla ölümle kadınlığıyla ve Eros la tanışması Yalnızca polisiye roman ın değil doğrudan doğruya roman ın büyük ustalarından biri Türkçe nin büyük ustalarından birinin çevirisiyle bir kez daha dilimizde