Kanlı Sır — Mahmut Yesari

Kanlı Sır
Mahmut YesariDorlion Yayınları
Kanlı Sır
Mahmut YesariBakır çemberli lambanın ışığına tutarak okuduğum Doktor Nüzhet Süleyman Bey in Hüsrev Bey e yazdığı bu uzun mektubu karşımda boş bir cephane sandığı üzerinde oturan bölük emini Hüsrev Efendi ye verdim Bu mektup size yazılmış değil mi Hüsrev Efendi Bölük emini dolgun kesik beyaz bıyıklarını hafif hafif koparır gibi çekiyordu gözlerini yumdu Evet Mahmut Bey Karşımda boş bir cephane sandığı üzerinde oturan dolgun kesik beyaz bıyıklı beyaz saçlı geniş omuzlu bölük emini Hüsrev Efendi vaktiyle sefaret kâtipliklerinde bulunmuş İstanbul un zengin kibar toplantılarında tanınmış Hüsrev Bey di Şimdi şu satırları yazarken ben de itiraf edeyim ihtiyat siperlerin gerisindeki bu yerde bölük emini Hüsrev Efendi ile karşı karşıya oturan subay Mahmut Efendi de bendim O zaman ne hikâye ne roman yazardım ne de yazacağım hatırıma gelirdi İsmim Mahmut Yesari değildi Mahmut Esat tı Aradan yirmi seneye yakın bir zaman geçti Hatta savaşın biraz gerisine siperlere gönderileceğimiz geceden bir gece evvel bana tevdi edilen bu sırrı yirmi sene sakladım Artık bu olayın bugün ne şahidi ne de kahramanı var Peki Hüsrev Bey niçin bu sırrı bana açıklamıştı Acaba günün birinde yayınlanacağı mı ummuştu

Dorlion Yayınevi
Bakır çemberli lambanın ışığına tutarak okuduğum Doktor Nüzhet Süleyman Bey in Hüsrev Bey e yazdığı bu uzun mektubu karşımda boş bir cephane sandığı üzerinde oturan bölük emini Hüsrev Efendi ye verdim Bu mektup size yazılmış değil mi Hüsrev Efendi Bölük emini dolgun kesik beyaz bıyıklarını hafif hafif koparır gibi çekiyordu gözlerini yumdu Evet Mahmut Bey Karşımda boş bir cephane sandığı üzerinde oturan dolgun kesik beyaz bıyıklı beyaz saçlı geniş omuzlu bölük emini Hüsrev Efendi vaktiyle sefaret kâtipliklerinde bulunmuş İstanbul un zengin kibar toplantılarında tanınmış Hüsrev Bey di Şimdi şu satırları yazarken ben de itiraf edeyim ihtiyat siperlerin gerisindeki bu yerde bölük emini Hüsrev Efendi ile karşı karşıya oturan subay Mahmut Efendi de bendim O zaman ne hikâye ne roman yazardım ne de yazacağım hatırıma gelirdi İsmim Mahmut Yesari değildi Mahmut Esat tı Aradan yirmi seneye yakın bir zaman geçti Hatta savaşın biraz gerisine siperlere gönderileceğimiz geceden bir gece evvel bana tevdi edilen bu sırrı yirmi sene sakladım Artık bu olayın bugün ne şahidi ne de kahramanı var Peki Hüsrev Bey niçin bu sırrı bana açıklamıştı Acaba günün birinde yayınlanacağı mı ummuştu

Dorlion Yayınevi
Bakır çemberli lambanın ışığına tutarak okuduğum Doktor Nüzhet Süleyman Bey in Hüsrev Bey e yazdığı bu uzun mektubu karşımda boş bir cephane sandığı üzerinde oturan bölük emini Hüsrev Efendi ye verdim Bu mektup size yazılmış değil mi Hüsrev Efendi Bölük emini dolgun kesik beyaz bıyıklarını hafif hafif koparır gibi çekiyordu gözlerini yumdu Evet Mahmut Bey Karşımda boş bir cephane sandığı üzerinde oturan dolgun kesik beyaz bıyıklı beyaz saçlı geniş omuzlu bölük emini Hüsrev Efendi vaktiyle sefaret kâtipliklerinde bulunmuş İstanbul un zengin kibar toplantılarında tanınmış Hüsrev Bey di Şimdi şu satırları yazarken ben de itiraf edeyim ihtiyat siperlerin gerisindeki bu yerde bölük emini Hüsrev Efendi ile karşı karşıya oturan subay Mahmut Efendi de bendim O zaman ne hikâye ne roman yazardım ne de yazacağım hatırıma gelirdi İsmim Mahmut Yesari değildi Mahmut Esat tı Aradan yirmi seneye yakın bir zaman geçti Hatta savaşın biraz gerisine siperlere gönderileceğimiz geceden bir gece evvel bana tevdi edilen bu sırrı yirmi sene sakladım Artık bu olayın bugün ne şahidi ne de kahramanı var Peki Hüsrev Bey niçin bu sırrı bana açıklamıştı Acaba günün birinde yayınlanacağı mı ummuştu Tanıtım Bülteninden

DORLİON YAYINLARI
Bakır çemberli lambanın ışığına tutarak okuduğum Doktor Nüzhet Süleyman Bey in Hüsrev Bey e yazdığı bu uzun mektubu karşımda boş bir cephane sandığı üzerinde oturan bölük emini Hüsrev Efendi ye verdim Bu mektup size yazılmış değil mi Hüsrev Efendi Bölük emini dolgun kesik beyaz bıyıklarını hafif hafif koparır gibi çekiyordu gözlerini yumdu Evet Mahmut Bey Karşımda boş bir cephane sandığı üzerinde oturan dolgun kesik beyaz bıyıklı beyaz saçlı geniş omuzlu bölük emini Hüsrev Efendi vaktiyle sefaret kâtipliklerinde bulunmuş İstanbul un zengin kibar toplantılarında tanınmış Hüsrev Bey di Şimdi şu satırları yazarken ben de itiraf edeyim ihtiyat siperlerin gerisindeki bu yerde bölük emini Hüsrev Efendi ile karşı karşıya oturan subay Mahmut Efendi de bendim O zaman ne hikâye ne roman yazardım ne de yazacağım hatırıma gelirdi İsmim Mahmut Yesari değildi Mahmut Esat tı Aradan yirmi seneye yakın bir zaman geçti Hatta savaşın biraz gerisine siperlere gönderileceğimiz geceden bir gece evvel bana tevdi edilen bu sırrı yirmi sene sakladım Artık bu olayın bugün ne şahidi ne de kahramanı var Peki Hüsrev Bey niçin bu sırrı bana açıklamıştı Acaba günün birinde yayınlanacağı mı ummuştu

Dorlion
Bakır çemberli lambanın ışığına tutarak okuduğum Doktor Nüzhet Süleyman Bey in Hüsrev Bey e yazdığı bu uzun mektubu karşımda boş bir cephane sandığı üzerinde oturan bölük emini Hüsrev Efendi ye verdim Bu mektup size yazılmış değil mi Hüsrev Efendi Bölük emini dolgun kesik beyaz bıyıklarını hafif hafif koparır gibi çekiyordu gözlerini yumdu Evet Mahmut Bey Karşımda boş bir cephane sandığı üzerinde oturan dolgun kesik beyaz bıyıklı beyaz saçlı geniş omuzlu bölük emini Hüsrev Efendi vaktiyle sefaret kâtipliklerinde bulunmuş İstanbul un zengin kibar toplantılarında tanınmış Hüsrev Bey di Şimdi şu satırları yazarken ben de itiraf edeyim ihtiyat siperlerin gerisindeki bu yerde bölük emini Hüsrev Efendi ile karşı karşıya oturan subay Mahmut Efendi de bendim O zaman ne hikâye ne roman yazardım ne de yazacağım hatırıma gelirdi İsmim Mahmut Yesari değildi Mahmut Esat tı Aradan yirmi seneye yakın bir zaman geçti Hatta savaşın biraz gerisine siperlere gönderileceğimiz geceden bir gece evvel bana tevdi edilen bu sırrı yirmi sene sakladım Artık bu olayın bugün ne şahidi ne de kahramanı var Peki Hüsrev Bey niçin bu sırrı bana açıklamıştı Acaba günün birinde yayınlanacağı mı ummuştu

Dorlion Yayınları
Bakır çemberli lambanın ışığına tutarak okuduğum Doktor Nüzhet Süleyman Bey in Hüsrev Bey e yazdığı bu uzun mektubu karşımda boş bir cephane sandığı üzerinde oturan bölük emini Hüsrev Efendi ye verdim Bu mektup size yazılmış değil mi Hüsrev Efendi Bölük emini dolgun kesik beyaz bıyıklarını hafif hafif koparır gibi çekiyordu gözlerini yumdu Evet Mahmut Bey Karşımda boş bir cephane sandığı üzerinde oturan dolgun kesik beyaz bıyıklı beyaz saçlı geniş omuzlu bölük emini Hüsrev Efendi vaktiyle sefaret kâtipliklerinde bulunmuş İstanbul un zengin kibar toplantılarında tanınmış Hüsrev Bey di Şimdi şu satırları yazarken ben de itiraf edeyim ihtiyat siperlerin gerisindeki bu yerde bölük emini Hüsrev Efendi ile karşı karşıya oturan subay Mahmut Efendi de bendim O zaman ne hikâye ne roman yazardım ne de yazacağım hatırıma gelirdi İsmim Mahmut Yesari değildi Mahmut Esat tı Aradan yirmi seneye yakın bir zaman geçti Hatta savaşın biraz gerisine siperlere gönderileceğimiz geceden bir gece evvel bana tevdi edilen bu sırrı yirmi sene sakladım Artık bu olayın bugün ne şahidi ne de kahramanı var Peki Hüsrev Bey niçin bu sırrı bana açıklamıştı Acaba günün birinde yayınlanacağı mı ummuştu