Kant ın Şemsiyesi — H Bülent Gözkan

Kant ın Şemsiyesi
H Bülent GözkanYapı Kredi Yayınları
Kant ın Şemsiyesi
H Bülent GözkanDüşünmenin tarihi içinde Kant ın konumu istisnaidir Kendinden önceki tüm felsefi düşünce geleneğini eleştirmiş büyük ölçüde bunları tersine çevirmiş o geleneğin kavramlarının anlamını kendi sistematiği içinde dönüştürmüş yeni kavramları felsefi düşünmenin içine dahil etmiş sonuç olarak en genel anlamda varlığı varolanları doğayı Tanrı yı insanı görme biçimimizi köklü bir şekilde değiştirmiştir Kant ın köklü bir şekilde dönüşüme uğrattığı önceki görme biçimlerinin temelleri büyük ölçüde Platon ve Aristoteles tarafından atılmıştır Bu iki büyük düşünür hem kullandıkları kavramlarla hem de yepyeni bir varlık anlayışıyla kendilerinden önceki bilgeliğe ve hayata dair tüm düşünce duygu ve imgeleri öylesine köklü bir biçimde dönüştürmüşlerdir ki kendilerinden sonra gelen kuşaklar yaklaşık 2000 yıl boyunca varlığı varolanları Tanrı yı insanı insanın yönelimini ahlâkı ve en genel anlamda hayatın anlam ve değerini onların açtığı şemsiyenin kapsamı altında düşünmüş ve değerlendirmişlerdir Hıristiyan felsefesi ve İslam felsefesinin ve belli ölçüde teolojilerinin de kavramsal ve fikrî çerçevesi zaman içinde Platon ve Aristoteles tarafından tüm varlığın üzerine açılmış o şemsiye tarafından etki altına alınmıştır 1781 de Saf Aklın Eleştirisi nin yayımlanmasıyla Kant bu büyük şemsiyeyi kapatmış varlığın varolanların Tanrı nın insanın ahlâkın insanlar arası ilişkilerin yeni bir ışık altında görülmesini sağlamıştır Kant ın zaman ı varlığın bir hâli olmaktan çıkartarak ben in veya ben in zihninin bir formu olarak konumlandırması tüm düşünce tarihinin en önemli kırılma noktalarından birisidir Bu aynı zamanda kendinde aşkın bir hakikat olduğunun reddedilmesi anlamına da gelir İnsanın merkezde olduğu ve insanın kendi faaliyetleri sonucunda tesis edilen hakikat ki artık transandantal hakikatten söz ediyoruz aşkın insanın düşünmesinden bağımsız kendinde hakikatin yerini almaktadır Kant ın kendi açtığı şemsiyesiyle gelen bu yeni anlayışın diğer önemli bir sonucu ahlâkın yegâne dayanağının insan olması ahlâk yasalarının hiçbir aşkın veya teolojik referans olmaksızın insan tarafından formüle edilebilmesinin önünün açılmasıdır Böylelikle siyasetin hukukun ve tarihin de yeni bir ışık la görülebilmesi mümkün hâle gelmiştir

Yapı Kredi Yayınları
Düşünmenin tarihi içinde Kant ın konumu istisnaidir Kendinden önceki tüm felsefi düşünce geleneğini eleştirmiş büyük ölçüde bunları tersine çevirmiş o geleneğin kavramlarının anlamını kendi sistematiği içinde dönüştürmüş yeni kavramları felsefi düşünmenin içine dahil etmiş sonuç olarak en genel anlamda varlığı varolanları doğayı Tanrı yı insanı görme biçimimizi köklü bir şekilde değiştirmiştir Kant ın köklü bir şekilde dönüşüme uğrattığı önceki görme biçimlerinin temelleri büyük ölçüde Platon ve Aristoteles tarafından atılmıştır Bu iki büyük düşünür hem kullandıkları kavramlarla hem de yepyeni bir varlık anlayışıyla kendilerinden önceki bilgeliğe ve hayata dair tüm düşünce duygu ve imgeleri öylesine köklü bir biçimde dönüştürmüşlerdir ki kendilerinden sonra gelen kuşaklar yaklaşık 2000 yıl boyunca varlığı varolanları Tanrı yı insanı insanın yönelimini ahlâkı ve en genel anlamda hayatın anlam ve değerini onların açtığı şemsiyenin kapsamı altında düşünmüş ve değerlendirmişlerdir Hıristiyan felsefesi ve İslam felsefesinin ve belli ölçüde teolojilerinin de kavramsal ve fikrî çerçevesi zaman içinde Platon ve Aristoteles tarafından tüm varlığın üzerine açılmış o şemsiye tarafından etki altına alınmıştır 1781 de Saf Aklın Eleştirisi nin yayımlanmasıyla Kant bu büyük şemsiyeyi kapatmış varlığın varolanların Tanrı nın insanın ahlâkın insanlar arası ilişkilerin yeni bir ışık altında görülmesini sağlamıştır Kant ın zaman ı varlığın bir hâli olmaktan çıkartarak ben in veya ben in zihninin bir formu olarak konumlandırması tüm düşünce tarihinin en önemli kırılma noktalarından birisidir Bu aynı zamanda kendinde aşkın bir hakikat olduğunun reddedilmesi anlamına da gelir İnsanın merkezde olduğu ve insanın kendi faaliyetleri sonucunda tesis edilen hakikat ki artık transandantal hakikatten söz ediyoruz aşkın insanın düşünmesinden bağımsız kendinde hakikatin yerini almaktadır Kant ın kendi açtığı şemsiyesiyle gelen bu yeni anlayışın diğer önemli bir sonucu ahlâkın yegâne dayanağının insan olması ahlâk yasalarının hiçbir aşkın veya teolojik referans olmaksızın insan tarafından formüle edilebilmesinin önünün açılmasıdır Böylelikle siyasetin hukukun ve tarihin de yeni bir ışık la görülebilmesi mümkün hâle gelmiştir

Yapı Kredi Yayınları
Düşünmenin tarihi içinde Kant ın konumu istisnaidir Kendinden önceki tüm felsefi düşünce geleneğini eleştirmiş büyük ölçüde bunları tersine çevirmiş o geleneğin kavramlarının anlamını kendi sistematiği içinde dönüştürmüş yeni kavramları felsefi düşünmenin içine dahil etmiş sonuç olarak en genel anlamda varlığı varolanları doğayı Tanrı yı insanı görme biçimimizi köklü bir şekilde değiştirmiştir Kant ın köklü bir şekilde dönüşüme uğrattığı önceki görme biçimlerinin temelleri büyük ölçüde Platon ve Aristoteles tarafından atılmıştır Bu iki büyük düşünür hem kullandıkları kavramlarla hem de yepyeni bir varlık anlayışıyla kendilerinden önceki bilgeliğe ve hayata dair tüm düşünce duygu ve imgeleri öylesine köklü bir biçimde dönüştürmüşlerdir ki kendilerinden sonra gelen kuşaklar yaklaşık 2000 yıl boyunca varlığı varolanları Tanrı yı insanı insanın yönelimini ahlâkı ve en genel anlamda hayatın anlam ve değerini onların açtığı şemsiyenin kapsamı altında düşünmüş ve değerlendirmişlerdir Hıristiyan felsefesi ve İslam felsefesinin ve belli ölçüde teolojilerinin de kavramsal ve fikrî çerçevesi zaman içinde Platon ve Aristoteles tarafından tüm varlığın üzerine açılmış o şemsiye tarafından etki altına alınmıştır 1781 de Saf Aklın Eleştirisi nin yayımlanmasıyla Kant bu büyük şemsiyeyi kapatmış varlığın varolanların Tanrı nın insanın ahlâkın insanlar arası ilişkilerin yeni bir ışık altında görülmesini sağlamıştır Kant ın zaman ı varlığın bir hâli olmaktan çıkartarak ben in veya ben in zihninin bir formu olarak konumlandırması tüm düşünce tarihinin en önemli kırılma noktalarından birisidir Bu aynı zamanda kendinde aşkın bir hakikat olduğunun reddedilmesi anlamına da gelir İnsanın merkezde olduğu ve insanın kendi faaliyetleri sonucunda tesis edilen hakikat ki artık transandantal hakikatten söz ediyoruz aşkın insanın düşünmesinden bağımsız kendinde hakikatin yerini almaktadır Kant ın kendi açtığı şemsiyesiyle gelen bu yeni anlayışın diğer önemli

Yapı Kredi Yayınları
Kant ın Şemsiyesi Kant ın Teorik Felsefesi Üzerine Yazılar Düşünmenin tarihi içinde Kant ın konumu istisnaidir Kendinden önceki tüm felsefi düşünce geleneğini eleştirmiş büyük ölçüde bunları tersine çevirmiş o geleneğin kavramlarının anlamını kendi sistematiği içinde dönüştürmüş yeni kavramları felsefi düşünmenin içine dahil etmiş sonuç olarak en genel anlamda varlığı varolanları doğayı Tanrı yı insanı görme biçimimizi köklü bir şekilde değiştirmiştir Kant ın köklü bir şekilde dönüşüme uğrattığı önceki görme biçimlerinin temelleri büyük ölçüde Platon ve Aristoteles tarafından atılmıştır Bu iki büyük düşünür hem kullandıkları kavramlarla hem de yepyeni bir varlık anlayışıyla kendilerinden önceki bilgeliğe ve hayata dair tüm düşünce duygu ve imgeleri öylesine köklü bir biçimde dönüştürmüşlerdir ki kendilerinden sonra gelen kuşaklar yaklaşık 2000 yıl boyunca varlığı varolanları Tanrı yı insanı insanın yönelimini ahlâkı ve en genel anlamda hayatın anlam ve değerini onların açtığı şemsiyenin kapsamı altında düşünmüş ve değerlendirmişlerdir Hıristiyan felsefesi ve İslam felsefesinin ve belli ölçüde teolojilerinin de kavramsal ve fikrî çerçevesi zaman içinde Platon ve Aristoteles tarafından tüm varlığın üzerine açılmış o şemsiye tarafından etki altına alınmıştır 1781 de Saf Aklın Eleştirisi nin yayımlanmasıyla Kant bu büyük şemsiyeyi kapatmış varlığın varolanların Tanrı nın insanın ahlâkın insanlar arası ilişkilerin yeni bir ışık altında görülmesini sağlamıştır Kant ın zaman ı varlığın bir hâli olmaktan çıkartarak ben in veya ben in zihninin bir formu olarak konumlandırması tüm düşünce tarihinin en önemli kırılma noktalarından birisidir Bu aynı zamanda kendinde aşkın bir hakikat olduğunun reddedilmesi anlamına da gelir İnsanın merkezde olduğu ve insanın kendi faaliyetleri sonucunda tesis edilen hakikat ki artık transandantal hakikatten söz ediyoruz aşkın insanın düşünmesinden bağımsız kendinde hakikatin yerini almaktadır Kant ın kendi açtığı şemsiyesiyle gelen bu yeni anlayışın diğer önemli bir sonucu ahlâkın yegâne dayanağının insan olması ahlâk yasalarının hiçbir aşkın veya teolojik referans olmaksızın insan tarafından formüle edilebilmesinin önünün açılmasıdır Böylelikle siyasetin hukukun ve tarihin de yeni bir ışık la görülebilmesi mümkün hâle gelmiştir

Yapı Kredi Yayınları
H Bülent Gözkan tarafından kaleme alınan Kant ın Şemsiyesi Yapı Kredi Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Kant ın Şemsiyesi H Bülent Gözkan Kitap Özeti Düşünmenin tarihi içinde Kant ın konumu istisnaidir Kendinden önceki tüm felsefi düşünce geleneğini eleştirmiş büyük ölçüde bunları tersine çevirmiş o geleneğin kavramlarının anlamını kendi sistematiği içinde dönüştürmüş yeni kavramları felsefi düşünmenin içine dahil etmiş sonuç olarak en genel anlamda varlığı varolanları doğayı Tanrı yı insanı görme biçimimizi köklü bir şekilde değiştirmiştir Kant ın köklü bir şekilde dönüşüme uğrattığı önceki görme biçimlerinin temelleri büyük ölçüde Platon ve Aristoteles tarafından atılmıştır Bu iki büyük düşünür hem kullandıkları kavramlarla hem de yepyeni bir varlık anlayışıyla kendilerinden önceki bilgeliğe ve hayata dair tüm düşünce duygu ve imgeleri öylesine köklü bir biçimde dönüştürmüşlerdir ki kendilerinden sonra gelen kuşaklar yaklaşık 2000 yıl boyunca varlığı varolanları Tanrı yı insanı insanın yönelimini ahlâkı ve en genel anlamda hayatın anlam ve değerini onların açtığı şemsiyenin kapsamı altında düşünmüş ve değerlendirmişlerdir Hıristiyan felsefesi ve İslam felsefesinin ve belli ölçüde teolojilerinin de kavramsal ve fikrî çerçevesi zaman içinde Platon ve Aristoteles tarafından tüm varlığın üzerine açılmış o şemsiye tarafından etki altına alınmıştır 1781 de Saf Aklın Eleştirisi nin yayımlanmasıyla Kant bu büyük şemsiyeyi kapatmış varlığın varolanların Tanrı nın insanın ahlâkın insanlar arası ilişkilerin yeni bir ışık altında görülmesini sağlamıştır Kant ın zaman ı varlığın bir hâli olmaktan çıkartarak ben in veya ben in zihninin bir formu olarak konumlandırması tüm düşünce tarihinin en önemli kırılma noktalarından birisidir Bu aynı zamanda kendinde aşkın bir hakikat olduğunun reddedilmesi anlamına da gelir İnsanın merkezde olduğu ve insanın kendi faaliyetleri sonucunda tesis edilen hakikat ki artık transandantal hakikatten söz ediyoruz aşkın insanın düşünmesinden bağımsız kendinde hakikatin yerini almaktadır Kant ın kendi açtığı şemsiyesiyle gelen bu yeni anlayışın diğer önemli bir sonucu ahlâkın yegâne dayanağının insan olması ahlâk yasalarının hiçbir aşkın veya teolojik referans olmaksızın insan tarafından formüle edilebilmesinin önünün açılmasıdır Böylelikle siyasetin hukukun ve tarihin de yeni bir ışık la görülebilmesi mümkün hâle gelmiştir Yayınevi Yapı Kredi Yayınları Yazar H Bülent Gözkan Sayfa 260 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Mart 2025 Barkod 9789750843426 Kategori Diğer Felsefe Kitapları

YAPI KREDİ YAYINLARI
Düşünmenin tarihi içinde Kant ın konumu istisnaidir Kendinden önceki tüm felsefi düşünce geleneğini eleştirmiş büyük ölçüde bunları tersine çevirmiş o geleneğin kavramlarının anlamını kendi sistematiği içinde dönüştürmüş yeni kavramları felsefi düşünmenin içine dahil etmiş sonuç olarak en genel anlamda varlığı varolanları doğayı Tanrı yı insanı görme biçimimizi köklü bir şekilde değiştirmiştir Kant ın köklü bir şekilde dönüşüme uğrattığı önceki görme biçimlerinin temelleri büyük ölçüde Platon ve Aristoteles tarafından atılmıştır Bu iki büyük düşünür hem kullandıkları kavramlarla hem de yepyeni bir varlık anlayışıyla kendilerinden önceki bilgeliğe ve hayata dair tüm düşünce duygu ve imgeleri öylesine köklü bir biçimde dönüştürmüşlerdir ki kendilerinden sonra gelen kuşaklar yaklaşık 2000 yıl boyunca varlığı varolanları Tanrı yı insanı insanın yönelimini ahlâkı ve en genel anlamda hayatın anlam ve değerini onların açtığı şemsiyenin kapsamı altında düşünmüş ve değerlendirmişlerdir Hıristiyan felsefesi ve İslam felsefesinin ve belli ölçüde teolojilerinin de kavramsal ve fikrî çerçevesi zaman içinde Platon ve Aristoteles tarafından tüm varlığın üzerine açılmış o şemsiye tarafından etki altına alınmıştır 1781 de Saf Aklın Eleştirisi nin yayımlanmasıyla Kant bu büyük şemsiyeyi kapatmış varlığın varolanların Tanrı nın insanın ahlâkın insanlar arası ilişkilerin yeni bir ışık altında görülmesini sağlamıştır Kant ın zaman ı varlığın bir hâli olmaktan çıkartarak ben in veya ben in zihninin bir formu olarak konumlandırması tüm düşünce tarihinin en önemli kırılma noktalarından birisidir Bu aynı zamanda kendinde aşkın bir hakikat olduğunun reddedilmesi anlamına da gelir İnsanın merkezde olduğu ve insanın kendi faaliyetleri sonucunda tesis edilen hakikat ki artık transandantal hakikatten söz ediyoruz aşkın insanın düşünmesinden bağımsız kendinde hakikatin yerini almaktadır Kant ın kendi açtığı şemsiyesiyle gelen bu yeni anlayışın diğer önemli bir sonucu ahlâkın yegâne dayanağının insan olması ahlâk yasalarının hiçbir aşkın veya teolojik referans olmaksızın insan tarafından formüle edilebilmesinin önünün açılmasıdır Böylelikle siyasetin hukukun ve tarihin de yeni bir ışık la görülebilmesi mümkün hâle gelmiştir

Yapı Kredi Yayınları ( YKY )
Düşünmenin tarihi içinde Kant ın konumu istisnaidir Kendinden önceki tüm felsefi düşünce geleneğini eleştirmiş büyük ölçüde bunları tersine çevirmiş o geleneğin kavramlarının anlamını kendi sistematiği içinde dönüştürmüş yeni kavramları felsefi düşünmenin içine dahil etmiş sonuç olarak en genel anlamda varlığı varolanları doğayı Tanrı yı insanı görme biçimimizi köklü bir şekilde değiştirmiştir Kant ın köklü bir şekilde dönüşüme uğrattığı önceki görme biçimlerinin temelleri büyük ölçüde Platon ve Aristoteles tarafından atılmıştır Bu iki büyük düşünür hem kullandıkları kavramlarla hem de yepyeni bir varlık anlayışıyla kendilerinden önceki bilgeliğe ve hayata dair tüm düşünce duygu ve imgeleri öylesine köklü bir biçimde dönüştürmüşlerdir ki kendilerinden sonra gelen kuşaklar yaklaşık 2000 yıl boyunca varlığı varolanları Tanrı yı insanı insanın yönelimini ahlâkı ve en genel anlamda hayatın anlam ve değerini onların açtığı şemsiyenin kapsamı altında düşünmüş ve değerlendirmişlerdir Hıristiyan felsefesi ve İslam felsefesinin ve belli ölçüde teolojilerinin de kavramsal ve fikrî çerçevesi zaman içinde Platon ve Aristoteles tarafından tüm varlığın üzerine açılmış o şemsiye tarafından etki altına alınmıştır 1781 de Saf Aklın Eleştirisi nin yayımlanmasıyla Kant bu büyük şemsiyeyi kapatmış varlığın varolanların Tanrı nın insanın ahlâkın insanlar arası ilişkilerin yeni bir ışık altında görülmesini sağlamıştır Kant ın zaman ı varlığın bir hâli olmaktan çıkartarak ben in veya ben in zihninin bir formu olarak konumlandırması tüm düşünce tarihinin en önemli kırılma noktalarından birisidir Bu aynı zamanda kendinde aşkın bir hakikat olduğunun reddedilmesi anlamına da gelir İnsanın merkezde olduğu ve insanın kendi faaliyetleri sonucunda tesis edilen hakikat ki artık transandantal hakikatten söz ediyoruz aşkın insanın düşünmesinden bağımsız kendinde hakikatin yerini almaktadır Kant ın kendi açtığı şemsiyesiyle gelen bu yeni anlayışın diğer önemli bir sonucu ahlâkın yegâne dayanağının insan olması ahlâk yasalarının hiçbir aşkın veya teolojik referans olmaksızın insan tarafından formüle edilebilmesinin önünün açılmasıdır Böylelikle siyasetin hukukun ve tarihin de yeni bir ışık la görülebilmesi mümkün hâle gelmiştir

Yapı Kredi
Düşünmenin tarihi içinde Kant ın konumu istisnaidir Kendinden önceki tüm felsefi düşünce geleneğini eleştirmiş büyük ölçüde bunları tersine çevirmiş o geleneğin kavramlarının anlamını kendi sistematiği içinde dönüştürmüş yeni kavramları felsefi düşünmenin içine dahil etmiş sonuç olarak en genel anlamda varlığı varolanları doğayı Tanrı yı insanı görme biçimimizi köklü bir şekilde değiştirmiştir Kant ın köklü bir şekilde dönüşüme uğrattığı önceki görme biçimlerinin temelleri büyük ölçüde Platon ve Aristoteles tarafından atılmıştır Bu iki büyük düşünür hem kullandıkları kavramlarla hem de yepyeni bir varlık anlayışıyla kendilerinden önceki bilgeliğe ve hayata dair tüm düşünce duygu ve imgeleri öylesine köklü bir biçimde dönüştürmüşlerdir ki kendilerinden sonra gelen kuşaklar yaklaşık 2000 yıl boyunca varlığı varolanları Tanrı yı insanı insanın yönelimini ahlâkı ve en genel anlamda hayatın anlam ve değerini onların açtığı şemsiyenin kapsamı altında düşünmüş ve değerlendirmişlerdir Hıristiyan felsefesi ve İslam felsefesinin ve belli ölçüde teolojilerinin de kavramsal ve fikrî çerçevesi zaman içinde Platon ve Aristoteles tarafından tüm varlığın üzerine açılmış o şemsiye tarafından etki altına alınmıştır 1781 de Saf Aklın Eleştirisi nin yayımlanmasıyla Kant bu büyük şemsiyeyi kapatmış varlığın varolanların Tanrı nın insanın ahlâkın insanlar arası ilişkilerin yeni bir ışık altında görülmesini sağlamıştır Kant ın zaman ı varlığın bir hâli olmaktan çıkartarak ben in veya ben in zihninin bir formu olarak konumlandırması tüm düşünce tarihinin en önemli kırılma noktalarından birisidir Bu aynı zamanda kendinde aşkın bir hakikat olduğunun reddedilmesi anlamına da gelir İnsanın merkezde olduğu ve insanın kendi faaliyetleri sonucunda tesis edilen hakikat ki artık transandantal hakikatten söz ediyoruz aşkın insanın düşünmesinden bağımsız kendinde hakikatin yerini almaktadır Kant ın kendi açtığı şemsiyesiyle gelen bu yeni anlayışın diğer önemli bir sonucu ahlâkın yegâne dayanağının insan olması ahlâk yasalarının hiçbir aşkın veya teolojik referans olmaksızın insan tarafından formüle edilebilmesinin önünün açılmasıdır Böylelikle siyasetin hukukun ve tarihin de yeni bir ışık la görülebilmesi mümkün hâle gelmiştir

Yapı Kredi Yayınları
Düşünmenin tarihi içinde Kant ın konumu istisnaidir Kendinden önceki tüm felsefi düşünce geleneğini eleştirmiş büyük ölçüde bunları tersine çevirmiş o geleneğin kavramlarının anlamını kendi sistematiği içinde dönüştürmüş yeni kavramları felsefi düşünmenin içine dahil etmiş sonuç olarak en genel anlamda varlığı varolanları doğayı Tanrı yı insanı görme biçimimizi köklü bir şekilde değiştirmiştir Kant ın köklü bir şekilde dönüşüme uğrattığı önceki görme biçimlerinin temelleri büyük ölçüde Platon ve Aristoteles tarafından atılmıştır Bu iki büyük düşünür hem kullandıkları kavramlarla hem de yepyeni bir varlık anlayışıyla kendilerinden önceki bilgeliğe ve hayata dair tüm düşünce duygu ve imgeleri öylesine köklü bir biçimde dönüştürmüşlerdir ki kendilerinden sonra gelen kuşaklar yaklaşık 2000 yıl boyunca varlığı varolanları Tanrı yı insanı insanın yönelimini ahlâkı ve en genel anlamda hayatın anlam ve değerini onların açtığı şemsiyenin kapsamı altında düşünmüş ve değerlendirmişlerdir Hıristiyan felsefesi ve İslam felsefesinin ve belli ölçüde teolojilerinin de kavramsal ve fikrî çerçevesi zaman içinde Platon ve Aristoteles tarafından tüm varlığın üzerine açılmış o şemsiye tarafından etki altına alınmıştır 1781 de Saf Aklın Eleştirisi nin yayımlanmasıyla Kant bu büyük şemsiyeyi kapatmış varlığın varolanların Tanrı nın insanın ahlâkın insanlar arası ilişkilerin yeni bir ışık altında görülmesini sağlamıştır Kant ın zaman ı varlığın bir hâli olmaktan çıkartarak ben in veya ben in zihninin bir formu olarak konumlandırması tüm düşünce tarihinin en önemli kırılma noktalarından birisidir Bu aynı zamanda kendinde aşkın bir hakikat olduğunun reddedilmesi anlamına da gelir İnsanın merkezde olduğu ve insanın kendi faaliyetleri sonucunda tesis edilen hakikat ki artık transandantal hakikatten söz ediyoruz aşkın insanın düşünmesinden bağımsız kendinde hakikatin yerini almaktadır Kant ın kendi açtığı şemsiyesiyle gelen bu yeni anlayışın diğer önemli bir sonucu ahlâkın yegâne dayanağının insan olması ahlâk yasalarının hiçbir aşkın veya teolojik referans olmaksızın insan tarafından formüle edilebilmesinin önünün açılmasıdır Böylelikle siyasetin hukukun ve tarihin de yeni bir ışık la görülebilmesi mümkün hâle gelmiştir