Kaos GL Dergisi 206 Perperişan — Kolektif

Kaos GL Dergisi 206 Perperişan
Kolektif
Nota Bene Yayınları
Kaos GL Dergisi 206 Perperişan
Kolektif
Perperişan dosyamızla merhaba Mabel Matiz in sansürlenen şarkısından ilhamla hazırladığımız bu sayıda içimize de sinen ahlakçılık ve muhafazakarlığı sorguluyoruz Biz dosyayı hazırlarken 11 Yargı Paketi nin taslağı düştü önümüze LGBTİ ları hapse atmayı ve transların cinsiyet uyum ameliyatı yaşını 25 e çıkarmayı hedefleyen bu tasarı LGBTİ hareketinin yoğun direnişi sonucu şimdilik geri çekildi Tam da bu şimdilik ten hareket ederek bir sonraki sayımızda Yeni Bir Yer temasıyla mücadelenin geleceğini hayallerimizi arzularımızı nasıl bir dünyada yaşamak istediğimizi tartışmaya açmak istiyoruz Yazılarınızı her zaman olduğu gibi editor kaosgl org adresine bekliyoruz Gelelim elinizde tuttuğunuz sayıya Dosyamız Yıldız Tar ın muhafazakarlaşmayı tartışmaya açtığı çerçeve yazısıyla açılıyor Tar ın hemen ardından Remzi Altunpolat genel ahlakın hukuki inşasını LGBTİ düşmanı yasa tasarısı örneği üzerinden tartışmaya açıyor Kurucu şiddete karşı kurucu özgürlük mümkün mü Yıldız Taghızade toplumsal cinsiyet karşıtlığı sayımızda başlattığı faşizm tartışmasını nefret yasası bağlamında genişletiyor Taghızade faşizm bir kez kurumsallaştı mı bundan kimsenin kurtulamayacağını hatırlatıyor Aksu Bora dosyamızda ilham aldığımız Mabel in Karakol u üzerinden güvenlikçi politikaları ve içimizi bizi sorguluyor ayna dünya nın yalnızca karşımızda gördüklerimiz olmadığını vurguluyor Karin Karakaşlı aynı tartışmaya edebiyat ve tekmil sanat üzerinden dahil oluyor muhaliflik terbiyesi nden bahsediyor Celal Gündoğdu ise içselleştirilmiş ahlakçılık üzerinden çuvaldızı kendimize batırıyor Aile Yılı logosundan başladığı yazısında Batıkan Erkoç siyasal iktidarın daha yargı paketi geçmeden adeta uygulamaya koyduğunu ama LGBTİ ları Perperişan edemediğini söylüyor Mahmut Şeren sansürün yarattığı erteleme nin ne anlama geldiğini ortaya koyarken Mehtap Erdem ama ların ardındaki karanlığa ışık tutuyor Mağdurdan mükemmellik beklenir mi Çağrı Odabaşı kırılmanın her zaman da kötü bir şey olmayabileceğini söylüyor ve dağılmanın içindeki direnişe bakmaya davet ediyor Bilge Yerli ise kaybettiği arkadaşı Su nun hatırasına sığınarak perişan mekanlara bakış atıyor Ali Can ahlaki manipülasyon aracılığıyla heteronormatif kültürel hegemonyanın nasıl yeniden üretildiğini aktarıyor Sinan Ünal Aile Yılı nı heterodoks pratiklerin inşası bağlamında okuyor habitus ve doksa kavramları ışığında görünürlük mücadelesine değiniyor Öykü Ay ekofeminist bir perspektifle arzu ve onarımın imkanlarını tartışıyor Dosyamızın son yazısında Furkan Y ise The Children s Hour filmi ışığında ahlaki panik olgusunu tartışırken sessizliğin suçuna dikkat çekiyor Güncel sayfalarda Oğuz Erışık çevirisiyle Chaaz Quigley Filistin in silinen kuir hafızasını geri kazanmanın imkanlarını ortaya seriyor Suay Yüksel in Umami Yayınları ndan Seçil Epik le söyleşisi kuir yayıncılığın sessizleştiği dönemlerde bile nasıl direngen olduğuna dikkat çekiyor Kapak ve umumda eserlerine yer verdiğimiz Can Akgümüş ise Oğulcan Özgenç in söyleşisinde sanat ve iktidar ilişkisini ele alıyor Muhammet Fatih Doğan Türk eğitim sisteminde heteronormativite bağlamında LGBTQ öğretmenlerin deneyimleri ve hayatta kalma stratejilerini aktarıyor Dergimizin kapanışı ise bundan seneler önceki bir başka sansür hikayesi Şebnem İşigüzel sansürlenen Hanene Ay Doğacak kitabını hatırlatarak sansür döngüsünü kıran güçlü bir mesajı dergimizle paylaştı Bir sonraki sayımızda görüşene kadar umutlu günler dileriz

Kaos GL Dergisi Yayınları
Perperişan dosyamızla merhaba Mabel Matiz in sansürlenen şarkısından ilhamla hazırladığımız bu sayıda içimize de sinen ahlakçılık ve muhafazakarlığı sorguluyoruz Biz dosyayı hazırlarken 11 Yargı Paketi nin taslağı düştü önümüze LGBTİ ları hapse atmayı ve transların cinsiyet uyum ameliyatı yaşını 25 e çıkarmayı hedefleyen bu tasarı LGBTİ hareketinin yoğun direnişi sonucu şimdilik geri çekildi Tam da bu şimdilik ten hareket ederek bir sonraki sayımızda Yeni Bir Yer temasıyla mücadelenin geleceğini hayallerimizi arzularımızı nasıl bir dünyada yaşamak istediğimizi tartışmaya açmak istiyoruz Yazılarınızı her zaman olduğu gibi editor kaosgl org adresine bekliyoruz Gelelim elinizde tuttuğunuz sayıya Dosyamız Yıldız Tar ın muhafazakarlaşmayı tartışmaya açtığı çerçeve yazısıyla açılıyor Tar ın hemen ardından Remzi Altunpolat genel ahlakın hukuki inşasını LGBTİ düşmanı yasa tasarısı örneği üzerinden tartışmaya açıyor Kurucu şiddete karşı kurucu özgürlük mümkün mü Yıldız Taghızade toplumsal cinsiyet karşıtlığı sayımızda başlattığı faşizm tartışmasını nefret yasası bağlamında genişletiyor Taghızade faşizm bir kez kurumsallaştı mı bundan kimsenin kurtulamayacağını hatırlatıyor Aksu Bora dosyamızda ilham aldığımız Mabel in Karakol u üzerinden güvenlikçi politikaları ve içimizi bizi sorguluyor ayna dünya nın yalnızca karşımızda gördüklerimiz olmadığını vurguluyor Karin Karakaşlı aynı tartışmaya edebiyat ve tekmil sanat üzerinden dahil oluyor muhaliflik terbiyesi nden bahsediyor Celal Gündoğdu ise içselleştirilmiş ahlakçılık üzerinden çuvaldızı kendimize batırıyor Aile Yılı logosundan başladığı yazısında Batıkan Erkoç siyasal iktidarın daha yargı paketi geçmeden adeta uygulamaya koyduğunu ama LGBTİ ları Perperişan edemediğini söylüyor Mahmut Şeren sansürün yarattığı erteleme nin ne anlama geldiğini ortaya koyarken Mehtap Erdem ama ların ardındaki karanlığa ışık tutuyor Mağdurdan mükemmellik beklenir mi Çağrı Odabaşı kırılmanın her zaman da kötü bir şey olmayabileceğini söylüyor ve dağılmanın içindeki direnişe bakmaya davet ediyor Bilge Yerli ise kaybettiği arkadaşı Su nun hatırasına sığınarak perişan mekanlara bakış atıyor Ali Can ahlaki manipülasyon aracılığıyla heteronormatif kültürel hegemonyanın nasıl yeniden üretildiğini aktarıyor Sinan Ünal Aile Yılı nı heterodoks pratiklerin inşası bağlamında okuyor habitus ve doksa kavramları ışığında görünürlük mücadelesine değiniyor Öykü Ay ekofeminist bir perspektifle arzu ve onarımın imkanlarını tartışıyor Dosyamızın son yazısında Furkan Y ise The Children s Hour filmi ışığında ahlaki panik olgusunu tartışırken sessizliğin suçuna dikkat çekiyor Güncel sayfalarda Oğuz Erışık çevirisiyle Chaaz Quigley Filistin in silinen kuir hafızasını geri kazanmanın imkanlarını ortaya seriyor Suay Yüksel in Umami Yayınları ndan Seçil Epik le söyleşisi kuir yayıncılığın sessizleştiği dönemlerde bile nasıl direngen olduğuna dikkat çekiyor Kapak ve umumda eserlerine yer verdiğimiz Can Akgümüş ise Oğulcan Özgenç in söyleşisinde sanat ve iktidar ilişkisini ele alıyor Muhammet Fatih Doğan Türk eğitim sisteminde heteronormativite bağlamında LGBTQ öğretmenlerin deneyimleri ve hayatta kalma stratejilerini aktarıyor Dergimizin kapanışı ise bundan seneler önceki bir başka sansür hikayesi Şebnem İşigüzel sansürlenen Hanene Ay Doğacak kitabını hatırlatarak sansür döngüsünü kıran güçlü bir mesajı dergimizle paylaştı Bir sonraki sayımızda görüşene kadar umutlu günler dileriz

Kaos GL Dergisi Yayınları
Kaos GL den Toplumsal cinsiyet karşıtlığı 2 dosyamızla merhaba Bu temayı tek sayıda ele almak için yola çıksak da sizlerden gelen katkılar ve tartışmayı derinleştirme ihtiyacı bu sayımızı da aynı dosya konusuyla çıkarmamızı sağladı Biz sayıya hazırlanırken özellikle Mabel Matiz in başına gelenler sansür gündemini ve esasen içimize de sinen ahlakçılığı ve muhafazakarlığı da sorgulama ihtiyacı yarattı Bu sebeple 2026 nın ilk sayısında Perperişan dosyamızla karşınızda olacağız Toplumsal cinsiyet karşıtlığının ilk sayısında meseleyi kavramsal ve genel boyutlarıyla ele alan yazılarla meseleye bir giriş yaptık Bu sayıda ise farklı alanlardaki yansımalarını teorik ve pratik sonuçlarını tartışıyoruz Dosyamız iki sayıyı birbirine bağlayan çerçeve yazımızla açılıyor Yıldız Tar ideolojiden piyasaya piyasadan siyasete toplumsal cinsiyet karşıtlığını tartışıyor ve toplumsal cinsiyet karşıtlığının nasıl kendi sermaye ve piyasasını kurduğunu ortaya koyuyor Hemen ardından Berfu Şeker doğal düzen kimin düzeni diye sorarak ataerkil aile faşizm ve Türkiye de toplumsal cinsiyete yönelik saldırıları ele alıyor Aile Yılı icraatlarını neoliberal faşizm bağlamında tartışıyor Geçtiğimiz sayıda ilk bölümünü yayımladığımız İnkâr tahakküm ve sosyal mühendislik İslamcılığın toplumsal cinsiyet karşıtlığı başlıklı yazının son bölümünde Remzi Altunpolat başlattığı kuramsal tartışmayı güncel örneklerle zenginleştiriyor Niyaz Uslu ise tam da Altunpolat ın bıraktığı yerden trans hakları için çalışan yerel siyasetçi Shahzadi Rai söyleşisi ile Pakistan da yaşananları aktarıyor Bu sayıda bir diğer yazarımız Özgür Sevgi Göral bizi birbirimize bağlana görünmez bağlar üzerinden toplumsal cinsiyet karşıtlığıyla mücadele ittifakların önemine dikkat çekiyor bir ilişki çatışma ve bağ kurma biçimi olarak dayanışmadan bahsediyor Dosyadaki bir diğer söyleşimiz Rusyalı trans aktivist Kate Messorosh ile Messorosh Oğulcan Özgenç e Rusya da onur talebinin yerini hayatta kalma

NotaBene Yayınları
Perperişan dosyamızla merhaba Mabel Matiz in sansürlenen şarkısından ilhamla hazırladığımız bu sayıda içimize de sinen ahlakçılık ve muhafazakarlığı sorguluyoruz Biz dosyayı hazırlarken 11 Yargı Paketi nin taslağı düştü önümüze LGBTİ ları hapse atmayı ve transların cinsiyet uyum ameliyatı yaşını 25 e çıkarmayı hedefleyen bu tasarı LGBTİ hareketinin yoğun direnişi sonucu şimdilik geri çekildi Tam da bu şimdilik ten hareket ederek bir sonraki sayımızda Yeni Bir Yer temasıyla mücadelenin geleceğini hayallerimizi arzularımızı nasıl bir dünyada yaşamak istediğimizi tartışmaya açmak istiyoruz Yazılarınızı her zaman olduğu gibi editor kaosgl org adresine bekliyoruz Gelelim elinizde tuttuğunuz sayıya Dosyamız Yıldız Tar ın muhafazakarlaşmayı tartışmaya açtığı çerçeve yazısıyla açılıyor Tar ın hemen ardından Remzi Altunpolat genel ahlakın hukuki inşasını LGBTİ düşmanı yasa tasarısı örneği üzerinden tartışmaya açıyor Kurucu şiddete karşı kurucu özgürlük mümkün mü Yıldız Taghızade toplumsal cinsiyet karşıtlığı sayımızda başlattığı faşizm tartışmasını nefret yasası bağlamında genişletiyor Taghızade faşizm bir kez kurumsallaştı mı bundan kimsenin kurtulamayacağını hatırlatıyor Aksu Bora dosyamızda ilham aldığımız Mabel in Karakol u üzerinden güvenlikçi politikaları ve içimizi bizi sorguluyor ayna dünya nın yalnızca karşımızda gördüklerimiz olmadığını vurguluyor Karin Karakaşlı aynı tartışmaya edebiyat ve tekmil sanat üzerinden dahil oluyor muhaliflik terbiyesi nden bahsediyor Celal Gündoğdu ise içselleştirilmiş ahlakçılık üzerinden çuvaldızı kendimize batırıyor Aile Yılı logosundan başladığı yazısında Batıkan Erkoç siyasal iktidarın daha yargı paketi geçmeden adeta uygulamaya koyduğunu ama LGBTİ ları Perperişan edemediğini söylüyor Mahmut Şeren sansürün yarattığı erteleme nin ne anlama geldiğini ortaya koyarken Mehtap Erdem ama ların ardındaki karanlığa ışık tutuyor Mağdurdan mükemmellik beklenir mi Çağrı Odabaşı kırılmanın her zaman da kötü bir şey olmayabileceğini söylüyor ve dağılmanın içindeki direnişe bakmaya davet ediyor Bilge Yerli ise kaybettiği arkadaşı Su nun hatırasına sığınarak perişan mekanlara bakış atıyor Ali Can ahlaki manipülasyon aracılığıyla heteronormatif kültürel hegemonyanın nasıl yeniden üretildiğini aktarıyor Sinan Ünal Aile Yılı nı heterodoks pratiklerin inşası bağlamında okuyor habitus ve doksa kavramları ışığında görünürlük mücadelesine değiniyor Öykü Ay ekofeminist bir perspektifle arzu ve onarımın imkanlarını tartışıyor Dosyamızın son yazısında Furkan Y ise The Children s Hour filmi ışığında ahlaki panik olgusunu tartışırken sessizliğin suçuna dikkat çekiyor Güncel sayfalarda Oğuz Erışık çevirisiyle Chaaz Quigley Filistin in silinen kuir hafızasını geri kazanmanın imkanlarını ortaya seriyor Suay Yüksel in Umami Yayınları ndan Seçil Epik le söyleşisi kuir yayıncılığın sessizleştiği dönemlerde bile nasıl direngen olduğuna dikkat çekiyor Kapak ve umumda eserlerine yer verdiğimiz Can Akgümüş ise Oğulcan Özgenç in söyleşisinde sanat ve iktidar ilişkisini ele alıyor Muhammet Fatih Doğan Türk eğitim sisteminde heteronormativite bağlamında LGBTQ öğretmenlerin deneyimleri ve hayatta kalma stratejilerini aktarıyor Dergimizin kapanışı ise bundan seneler önceki bir başka sansür hikayesi Şebnem İşigüzel sansürlenen Hanene Ay Doğacak kitabını hatırlatarak sansür döngüsünü kıran güçlü bir mesajı dergimizle paylaştı Bir sonraki sayımızda görüşene kadar umutlu günler dileriz