Kapıdaki Yüzler — Yıldırım Türk

Kapıdaki Yüzler
Yıldırım TürkÖtüken Neşriyat
Kapıdaki Yüzler
Yıldırım TürkUçsuz bucaksız ovada yalnızlık yoldaşın olmuştu Dost maskesi altında kim bilir kaçıncı defa sınanıyordun Doğruların vardı senin kişilere zamana mekâna göre değişmeyen İnsanları kendinle ayarlardın En çok bu yüzden sevmezlerdi seni bu yüzden sözünü değersizleştirmeye ayak oyunlarıyla gözden düşürmeye çalışırlardı Ne olurdu koridorlarda ayna gibi dolaşıp varlığınla onların küçücük dünyalarını yerle bir etmeseydin Donuk bakışlarında nelerin saklı olduğunu kim bilebilirdi ki Aynı mekânda aynı havayı solumak birbirini anlamak için yeterli miydi Bilimden arta kalan o geniş zamanlarda kapalı kapılar ardında senden söz açılırdı O tuhaf adam mı diye yüzlerinde muzip bir tebessüm belirirdi Ahmaklığından dem vurularak ayağına gelen fırsatları geri teptiğine gülünürdü Kafanı kitaplardan kaldırmaman edebiyattan başka konularda konuşmaman hatta çoğu zaman suskunluğa gömülmen dert olurdu arkadaşlarına Senin durumunda olmadıkları için şükrederlerdi hâllerine Bu nasıl dünyaydı böyle

Ötüken Neşriyat
Uçsuz bucaksız ovada yalnızlık yoldaşın olmuştu Dost maskesi altında kim bilir kaçıncı defa sınanıyordun Doğruların vardı senin kişilere zamana mekana göre değişmeyen İnsanları kendinle ayarlardın En çok bu yüzden sevmezlerdi seni bu yüzden sözünü değersizleştirmeye ayak oyunlarıyla gözden düşürmeye çalışırlardı Ne olurdu koridorlarda ayna gibi dolaşıp varlığınla onların küçücük dünyalarını yerle bir etmeseydin Donuk bakışlarında nelerin saklı olduğunu kim bilebilirdi ki Aynı mekanda aynı havayı solumak birbirini anlamak için yeterli miydi Bilimden arta kalan o geniş zamanlarda kapalı kapılar ardında senden söz açılırdı O tuhaf adam mı diye yüzlerinde muzip bir tebessüm belirirdi Ahmaklığından dem vurularak ayağına gelen fırsatları geri teptiğine gülünürdü Kafanı kitaplardan kaldırmaman edebiyattan başka konularda konuşmaman hatta çoğu zaman suskunluğa gömülmen dert olurdu arkadaşlarına Senin durumunda olmadıkları için şükrederlerdi hallerine Bu nasıl dünyaydı böyle

Ötüken Neşriyat
Uçsuz bucaksız ovada yalnızlık yoldaşın olmuştu Dost maskesi altında kim bilir kaçıncı defa sınanıyordun Doğruların vardı senin kişilere zamana mekâna göre değişmeyen İnsanları kendinle ayarlardın En çok bu yüzden sevmezlerdi seni bu yüzden sözünü değersizleştirmeye ayak oyunlarıyla gözden düşürmeye çalışırlardı Ne olurdu koridorlarda ayna gibi dolaşıp varlığınla onların küçücük dünyalarını yerle bir etmeseydin Donuk bakışlarında nelerin saklı olduğunu kim bilebilirdi ki Aynı mekânda aynı havayı solumak birbirini anlamak için yeterli miydi Bilimden arta kalan o geniş zamanlarda kapalı kapılar ardında senden söz açılırdı O tuhaf adam mı diye yüzlerinde muzip bir tebessüm belirirdi Ahmaklığından dem vurularak ayağına gelen fırsatları geri teptiğine gülünürdü Kafanı kitaplardan kaldırmaman edebiyattan başka konularda konuşmaman hatta çoğu zaman suskunluğa gömülmen dert olurdu arkadaşlarına Senin durumunda olmadıkları için şükrederlerdi hâllerine Bu nasıl dünyaydı böyle Tanıtım Bülteninden

Ötüken
çev. Türk, Yıldırım
Uçsuz bucaksız ovada yalnızlık yoldaşın olmuştu Dost maskesi altında kim bilir kaçıncı defa sınanıyordun Doğruların vardı senin kişilere zamana mekâna göre değişmeyen İnsanları kendinle ayarlardın En çok bu yüzden sevmezlerdi seni bu yüzden sözünü değersizleştirmeye ayak oyunlarıyla gözden düşürmeye çalışırlardı Ne olurdu koridorlarda ayna gibi dolaşıp varlığınla onların küçücük dünyalarını yerle bir etmeseydin Donuk bakışlarında nelerin saklı olduğunu kim bilebilirdi ki Aynı mekânda aynı havayı solumak birbirini anlamak için yeterli miydi Bilimden arta kalan o geniş zamanlarda kapalı kapılar ardında senden söz açılırdı O tuhaf adam mı diye yüzlerinde muzip bir tebessüm belirirdi Ahmaklığından dem vurularak ayağına gelen fırsatları geri teptiğine gülünürdü Kafanı kitaplardan kaldırmaman edebiyattan başka konularda konuşmaman hatta çoğu zaman suskunluğa gömülmen dert olurdu arkadaşlarına Senin durumunda olmadıkları için şükrederlerdi hâllerine Bu nasıl dünyaydı böyle

Ötüken Neşriyat
Uçsuz bucaksız ovada yalnızlık yoldaşın olmuştu Dost maskesi altında kim bilir kaçıncı defa sınanıyordun Doğruların vardı senin kişilere zamana mekâna göre değişmeyen İnsanları kendinle ayarlardın En çok bu yüzden sevmezlerdi seni bu yüzden sözünü değersizleştirmeye ayak oyunlarıyla gözden düşürmeye çalışırlardı Ne olurdu koridorlarda ayna gibi dolaşıp varlığınla onların küçücük dünyalarını yerle bir etmeseydin Donuk bakışlarında nelerin saklı olduğunu kim bilebilirdi ki Aynı mekânda aynı havayı solumak birbirini anlamak için yeterli miydi Bilimden arta kalan o geniş zamanlarda kapalı kapılar ardında senden söz açılırdı O tuhaf adam mı diye yüzlerinde muzip bir tebessüm belirirdi Ahmaklığından dem vurularak ayağına gelen fırsatları geri teptiğine gülünürdü Kafanı kitaplardan kaldırmaman edebiyattan başka konularda konuşmaman hatta çoğu zaman suskunluğa gömülmen dert olurdu arkadaşlarına Senin durumunda olmadıkları için şükrederlerdi hâllerine Bu nasıl dünyaydı böyle

Ötüken Neşriyat
Uçsuz bucaksız ovada yalnızlık yoldaşın olmuştu Dost maskesi altında kim bilir kaçıncı defa sınanıyordun Doğruların vardı senin kişilere zamana mekana göre değişmeyen İnsanları kendinle ayarlardın En çok bu yüzden sevmezlerdi seni bu yüzden sözünü değersizleştirmeye ayak oyunlarıyla gözden düşürmeye çalışırlardı Ne olurdu koridorlarda ayna gibi dolaşıp varlığınla onların küçücük dünyalarını yerle bir etmeseydin Donuk bakışlarında nelerin saklı olduğunu kim bilebilirdi ki Aynı mekanda aynı havayı solumak birbirini anlamak için yeterli miydi Bilimden arta kalan o geniş zamanlarda kapalı kapılar ardında senden söz açılırdı O tuhaf adam mı diye yüzlerinde muzip bir tebessüm belirirdi Ahmaklığından dem vurularak ayağına gelen fırsatları geri teptiğine gülünürdü Kafanı kitaplardan kaldırmaman edebiyattan başka konularda konuşmaman hatta çoğu zaman suskunluğa gömülmen dert olurdu arkadaşlarına Senin durumunda olmadıkları için şükrederlerdi hallerine Bu nasıl dünyaydı böyle

Ötüken Neşriyat
Uçsuz bucaksız ovada yalnızlık yoldaşın olmuştu Dost maskesi altında kim bilir kaçıncı defa sınanıyordun Doğruların vardı senin kişilere zamana mekâna göre değişmeyen İnsanları kendinle ayarlardın En çok bu yüzden sevmezlerdi seni bu yüzden sözünü değersizleştirmeye ayak oyunlarıyla gözden düşürmeye çalışırlardı Ne olurdu koridorlarda ayna gibi dolaşıp varlığınla onların küçücük dünyalarını yerle bir etmeseydin Donuk bakışlarında nelerin saklı olduğunu kim bilebilirdi ki Aynı mekânda aynı havayı solumak birbirini anlamak için yeterli miydi Bilimden arta kalan o geniş zamanlarda kapalı kapılar ardında senden söz açılırdı O tuhaf adam mı diye yüzlerinde muzip bir tebessüm belirirdi Ahmaklığından dem vurularak ayağına gelen fırsatları geri teptiğine gülünürdü Kafanı kitaplardan kaldırmaman edebiyattan başka konularda konuşmaman hatta çoğu zaman suskunluğa gömülmen dert olurdu arkadaşlarına Senin durumunda olmadıkları için şükrederlerdi hâllerine Bu nasıl dünyaydı böyle