Kapıların Ardı — Sibel Saçık

Kapıların Ardı
Sibel SaçıkEdebiyatist
Kapıların Ardı
Sibel SaçıkKendimi hiç bu kadar hafif hissetmedim ben Bunun adı tüm ağırlıklardan arınmış bir huzur Beyaz ışıklı bir körlük Körlüğün karanlık olduğunu düşünürdüm hep Değilmiş demek Sonsuz bir beyazlık ve boşluk Gözümle göremediğim her şey film şeridi gibi hızla akıyor zihnimde Her biri diğeriyle bağlantısız Suretler mekânlar eşyalar dağılmış yapboz parçaları gibi uçuşuyor Beyaz körlüğün içinde yüzüyorum o kadar güzel ki Mutsuzluk ve acı yok Hayat denen rüzgâr Kemal ve Zühre yi bambaşka hikâyelerin bağrından koparıp bir çınar ağacının dalına bırakır Kanadı kırık kuşlar gibidir her ikisi de Zühre ne kadar uzak durmak istese de ne İstanbul un ne de Kemal in hikâyesinin bir parçası olmaktan geri kalabilir Sibel Saçık ın akıcı bir dille kaleme aldığı Kapıların Ardı aileye özleme ve hayata dair her ayrıntıyı bulabileceğiniz merak şefkat sevgi heyecan ve üzüntü gibi insana özgü sayısız duyguyla okuyabileceğiniz kıymetli bir eser Tanıtım Bülteninden

EDEBİYATİST YAYINEVİ
Kendimi hiç bu kadar hafif hissetmedim ben Bunun adı tüm ağırlıklardan arınmış bir huzur Beyaz ışıklı bir körlük Körlüğün karanlık olduğunu düşünürdüm hep Değilmiş demek Sonsuz bir beyazlık ve boşluk Gözümle göremediğim her şey film şeridi gibi hızla akıyor zihnimde Her biri diğeriyle bağlantısız Suretler mekânlar eşyalar dağılmış yapboz parçaları gibi uçuşuyor Beyaz körlüğün içinde yüzüyorum o kadar güzel ki Mutsuzluk ve acı yok Hayat denen rüzgâr Kemal ve Zühre yi bambaşka hikâyelerin bağrından koparıp bir çınar ağacının dalına bırakır Kanadı kırık kuşlar gibidir her ikisi de Zühre ne kadar uzak durmak istese de ne İstanbul un ne de Kemal in hikâyesinin bir parçası olmaktan geri kalabilir Sibel Saçık ın akıcı bir dille kaleme aldığı Kapıların Ardı aileye özleme ve hayata dair her ayrıntıyı bulabileceğiniz merak şefkat sevgi heyecan ve üzüntü gibi insana özgü sayısız duyguyla okuyabileceğiniz kıymetli bir eser

Edebiyatist
Kendimi hiç bu kadar hafif hissetmedim ben Bunun adı tüm ağırlıklardan arınmış bir huzur Beyaz ışıklı bir körlük Körlüğün karanlık olduğunu düşünürdüm hep Değilmiş demek Sonsuz bir beyazlık ve boşluk Gözümle göremediğim her şey film şeridi gibi hızla akıyor zihnimde Her biri diğeriyle bağlantısız Suretler mekânlar eşyalar dağılmış yapboz parçaları gibi uçuşuyor Beyaz körlüğün içinde yüzüyorum o kadar güzel ki Mutsuzluk ve acı yok Hayat denen rüzgâr Kemal ve Zühre yi bambaşka hikâyelerin bağrından koparıp bir çınar ağacının dalına bırakır Kanadı kırık kuşlar gibidir her ikisi de Zühre ne kadar uzak durmak istese de ne İstanbul un ne de Kemal in hikâyesinin bir parçası olmaktan geri kalabilir Sibel Saçık ın akıcı bir dille kaleme aldığı Kapıların Ardı aileye özleme ve hayata dair her ayrıntıyı bulabileceğiniz merak şefkat sevgi heyecan ve üzüntü gibi insana özgü sayısız duyguyla okuyabileceğiniz kıymetli bir eser

Edebiyatist Yayınevi
Kendimi hiç bu kadar hafif hissetmedim ben Bunun adı tüm ağırlıklardan arınmış bir huzur Beyaz ışıklı bir körlük Körlüğün karanlık olduğunu düşünürdüm hep Değilmiş demek Sonsuz bir beyazlık ve boşluk Gözümle göremediğim her şey film şeridi gibi hızla akıyor zihnimde Her biri diğeriyle bağlantısız Suretler mekânlar eşyalar dağılmış yapboz parçaları gibi uçuşuyor Beyaz körlüğün içinde yüzüyorum o kadar güzel ki Mutsuzluk ve acı yok Hayat denen rüzgâr Kemal ve Zühre yi bambaşka hikâyelerin bağrından koparıp bir çınar ağacının dalına bırakır Kanadı kırık kuşlar gibidir her ikisi de Zühre ne kadar uzak durmak istese de ne İstanbul un ne de Kemal in hikâyesinin bir parçası olmaktan geri kalabilir Sibel Saçık ın akıcı bir dille kaleme aldığı Kapıların Ardı aileye özleme ve hayata dair her ayrıntıyı bulabileceğiniz merak şefkat sevgi heyecan ve üzüntü gibi insana özgü sayısız duyguyla okuyabileceğiniz kıymetli bir eser

Edebiyatist
Kendimi hiç bu kadar hafif hissetmedim ben Bunun adı tüm ağırlıklardan arınmış bir huzur Beyaz ışıklı bir körlük Körlüğün karanlık olduğunu düşünürdüm hep Değilmiş demek Sonsuz bir beyazlık ve boşluk Gözümle göremediğim her şey film şeridi gibi hızla akıyor zihnimde Her biri diğeriyle bağlantısız Suretler mekânlar eşyalar dağılmış yapboz parçaları gibi uçuşuyor Beyaz körlüğün içinde yüzüyorum o kadar güzel ki Mutsuzluk ve acı yok Hayat denen rüzgâr Kemal ve Zühre yi bambaşka hikâyelerin bağrından koparıp bir çınar ağacının dalına bırakır Kanadı kırık kuşlar gibidir her ikisi de Zühre ne kadar uzak durmak istese de ne İstanbul un ne de Kemal in hikâyesinin bir parçası olmaktan geri kalabilir Sibel Saçık ın akıcı bir dille kaleme aldığı Kapıların Ardı aileye özleme ve hayata dair her ayrıntıyı bulabileceğiniz merak şefkat sevgi heyecan ve üzüntü gibi insana özgü sayısız duyguyla okuyabileceğiniz kıymetli bir eser

Edebiyatist
Kendimi hiç bu kadar hafif hissetmedim ben Bunun adı tüm ağırlıklardan arınmış bir huzur Beyaz ışıklı bir körlük Körlüğün karanlık olduğunu düşünürdüm hep Değilmiş demek Sonsuz bir beyazlık ve boşluk Gözümle göremediğim her şey film şeridi gibi hızla akıyor zihnimde Her biri diğeriyle bağlantısız Suretler mekânlar eşyalar dağılmış yapboz parçaları gibi uçuşuyor Beyaz körlüğün içinde yüzüyorum o kadar güzel ki Mutsuzluk ve acı yok Hayat denen rüzgâr Kemal ve Zühre yi bambaşka hikâyelerin bağrından koparıp bir çınar ağacının dalına bırakır Kanadı kırık kuşlar gibidir her ikisi de Zühre ne kadar uzak durmak istese de ne İstanbul un ne de Kemal in hikâyesinin bir parçası olmaktan geri kalabilir Sibel Saçık ın akıcı bir dille kaleme aldığı Kapıların Ardı aileye özleme ve hayata dair her ayrıntıyı bulabileceğiniz merak şefkat sevgi heyecan ve üzüntü gibi insana özgü sayısız duyguyla okuyabileceğiniz kıymetli bir eser