Kara Perde — Hüseyin Köse

Kara Perde
Hüseyin KöseAyrıntı Yayınları
Kara Perde
Hüseyin KöseMutlak kesinliklerle dolu bir akıl yürütmenin can sıkıcı saydamlığı olmasa rastlantının bozguncu diline hükmetmenin yaralayıcı şiirinden söz edebilir miydik Ya manevi yoksulluğun Farisi bakışı olmadan sinemanın idyllic harmanından Kara çarşafların kapkara hüznü dilsizliğin bastırılmış hırıltısına karıştığında en iddiasız yaşamın en tantanasız görüntüsü bile patlamaya hazır bir silah olup çıkar hemen Çünkü ölçülü mütevazılığın bakiyesi tekinsizdir her koşulda İran sinemasının hesaplı ve ölçülü sükûnetinde de uçsuz bucaksız düş gücünün göz açıp kapayıncaya kadar yakıcı düşüncelere tercüme edilişinin imkânsız güzelliğiyle karşılaşırız gerçeklikle iç içe geçmiş gizemlerin türlü paralaks hallerinin farklı anlamsal katmanlarıyla Bu filmlerde sinematografik dilin her bakımdan kurmaya özen gösterdiği dinginlik sözcüğün gerçek anlamında sevinçli bir dileyiştir Coğrafyanın kelimenin tam anlamıyla bir kader olarak algılandığı bir yaşamın ihtiva ettiği kırılgan şiirsellikle katıksız iyimserlik arasında bitimsiz bir gidişgeliş Bu öylesine zahmetli bir mesaidir ki apaçık ortada duranın ikinci kez adlandırılmasını ya da farkına varılmasını fuzuli bir çabaya dönüştürür Anlamayı groteskleştirir belirsizliği daha da belirginleştirirken Farisi sinemanın belli başlı filmlerine adlarını veren sözcüklerin anlam bagajı o denli geniştir ki belki de bu yüzden Ghobadi nin evreni baştan sona bir Gergedan Mevsimi dir Macidi ninki meşum bilinçlerin ve kusurlu bedenlerin karanlığı içinden devşirilmiş Tanrı nın Rengi şehvet yoğunluğuyla köreltilmiş çağcıl aşkları adeta yağmur damlalarının saflığıyla yeniden arıtmayı öneren Baran Mahmelbaf ınki ömrü Sükût a adanmış bir arının her sabah küçük bir cam kavanozda yeni baştan akort ettiği Hayat Kiarostami ninki bütün bir agonist çabayı ağızda sulu bir hazza dönüştüren Kirazın Tadı Penahi ninki Daire vi ve tekdüze bir yaşamın metafizik şiddetiyle sendeleyerek farklı bir gerçeğe uyanmış insanların yüzünde parçaladığı bir Ayna Mehrjui ninki pastoral nitelikli bir direnişi toplumsal gerçekliğin masalsı diline tercüme eden İnek Farhadi ninki ne pahasına olursa olsun hayatta kalma iradesine eşlik eden özgürlük arayışını ahlaksal linç eyleminin doksan derecelik dik açısıyla birleştiren Elly Hakkında ve final sahnesinde ebeveynlerine yönelik yaşadığı seçim yapma zorluğuyla kültürel tercihleri arasında sıkışıp kalmış bir toplumun mütereddit halini somutlayan Bir Ayrılık son olarak da Kara Ev lerin ürperten aydınlığını tozlu Tahran sokaklarının büyülü görselliğiyle harmanlayarak fazladan şiir katan Füruğ v s Farisi film kahramanlarının her koşulda yaşamı başarmasının şiir yüklü dermansızlığına gelince çaresizlik dolu görüntülerinin kupkuru alevi bile ışıksız kalplere baruttur çoğu zaman en yakıcı umutsuzlukların meydan okuyucu tavrı karşısındayken bile umarsızca çekip gitmelerin esrik vapuru gibidirler Ez cümle nicedir hayatın yaptığı şaşmaz kurgunun insanda uyandırılabilecek yegâne acayip gerçeklik kurgusu olduğunu fısıldıyor kulağımıza İran sineması Unamuno nun deyişiyle yaşamın trajik kurgusu yerine gün geçtikçe daha da ağırlaşan trajik duygusunu

Ayrıntı Yayınları
Mutlak kesinliklerle dolu bir akıl yürütmenin can sıkıcı saydamlığı olmasa rastlantının bozguncu diline hükmetmenin yaralayıcı şiirinden söz edebilir miydik Ya manevi yoksulluğun Farisi bakışı olmadan sinemanın idyllic harmanından Kara çarşafların kapkara hüznü dilsizliğin bastırılmış hırıltısına karıştığında en iddiasız yaşamın en tantanasız görüntüsü bile patlamaya hazır bir silah olup çıkar hemen Çünkü ölçülü mütevazılığın bakiyesi tekinsizdir her koşulda İran sinemasının hesaplı ve ölçülü sükûnetinde de uçsuz bucaksız düş gücünün göz açıp kapayıncaya kadar yakıcı düşüncelere tercüme edilişinin imkânsız güzelliğiyle karşılaşırız gerçeklikle iç içe geçmiş gizemlerin türlü paralaks hallerinin farklı anlamsal katmanlarıyla Bu filmlerde sinematografik dilin her bakımdan kurmaya özen gösterdiği dinginlik sözcüğün gerçek anlamında sevinçli bir dileyiştir Coğrafyanın kelimenin tam anlamıyla bir kader olarak algılandığı bir yaşamın ihtiva ettiği kırılgan şiirsellikle katıksız iyimserlik arasında bitimsiz bir gidişgeliş Bu öylesine zahmetli bir mesaidir ki apaçık ortada duranın ikinci kez adlandırılmasını ya da farkına varılmasını fuzuli bir çabaya dönüştürür Anlamayı groteskleştirir belirsizliği daha da belirginleştirirken Farisi sinemanın belli başlı filmlerine adlarını veren sözcüklerin anlam bagajı o denli geniştir ki belki de bu yüzden Ghobadi nin evreni baştan sona bir Gergedan Mevsimi dir Macidi ninki meşum bilinçlerin ve kusurlu bedenlerin karanlığı içinden devşirilmiş Tanrı nın Rengi şehvet yoğunluğuyla köreltilmiş çağcıl aşkları adeta yağmur damlalarının saflığıyla yeniden arıtmayı öneren Baran Mahmelbaf ınki ömrü Sükût a adanmış bir arının her sabah küçük bir cam kavanozda yeni baştan akort ettiği Hayat Kiarostami ninki bütün bir agonist çabayı ağızda sulu bir hazza dönüştüren Kirazın Tadı Penahi ninki Daire vi ve tekdüze bir yaşamın metafizik şiddetiyle sendeleyerek farklı bir gerçeğe uyanmış insanların yüzünde parçaladığı bir Ayna Mehrjui ninki pastoral nitelikli bir direnişi toplumsal gerçekliğin masalsı diline tercüme eden İnek Farhadi ninki ne pahasına olursa olsun hayatta kalma iradesine eşlik eden özgürlük arayışını ahlaksal linç eyleminin doksan derecelik dik açısıyla birleştiren Elly Hakkında ve final sahnesinde ebeveynlerine yönelik yaşadığı seçim yapma zorluğuyla kültürel tercihleri arasında sıkışıp kalmış bir toplumun mütereddit halini somutlayan Bir Ayrılık son olarak da Kara Ev lerin ürperten aydınlığını tozlu Tahran sokaklarının büyülü görselliğiyle harmanlayarak fazladan şiir katan Füruğ v s Farisi film kahramanlarının her koşulda yaşamı başarmasının şiir yüklü dermansızlığına gelince çaresizlik dolu görüntülerinin kupkuru alevi bile ışıksız kalplere baruttur çoğu zaman en yakıcı umutsuzlukların meydan okuyucu tavrı karşısındayken bile umarsızca çekip gitmelerin esrik vapuru gibidirler Ez cümle nicedir hayatın yaptığı şaşmaz kurgunun insanda uyandırılabilecek yegâne acayip gerçeklik kurgusu olduğunu fısıldıyor kulağımıza İran sineması Unamuno nun deyişiyle yaşamın trajik kurgusu yerine gün geçtikçe daha da ağırlaşan trajik duygusunu Tanıtım Bülteninden İnce Kapak Sayfa Sayısı 288 Baskı Yılı 2014 e Kitap Sayfa Sayısı 366 Baskı Yılı 2014 Dili Türkçe Yayınevi Ayrıntı Yayınları

Ayrıntı Yayınları
Mutlak kesinliklerle dolu bir akıl yürütmenin can sıkıcı saydamlığı olmasa rastlantının bozguncu diline hükmetmenin yaralayıcı şiirinden söz edebilir miydik Ya manevi yoksulluğun Farisi bakışı olmadan sinemanın idyllic harmanından Kara çarşafların kapkara hüznü dilsizliğin bastırılmış hırıltısına karıştığında en iddiasız yaşamın en tantanasız görüntüsü bile patlamaya hazır bir silah olup çıkar hemen Çünkü ölçülü mütevazılığın bakiyesi tekinsizdir her koşulda İran sinemasının hesaplı ve ölçülü sükûnetinde de uçsuz bucaksız düş gücünün göz açıp kapayıncaya kadar yakıcı düşüncelere tercüme edilişinin imkânsız güzelliğiyle karşılaşırız gerçeklikle iç içe geçmiş gizemlerin türlü paralaks hallerinin farklı anlamsal katmanlarıyla Bu filmlerde sinematografik dilin her bakımdan kurmaya özen gösterdiği dinginlik sözcüğün gerçek anlamında sevinçli bir dileyiştir Coğrafyanın kelimenin tam anlamıyla bir kader olarak algılandığı bir yaşamın ihtiva ettiği kırılgan şiirsellikle katıksız iyimserlik arasında bitimsiz bir gidişgeliş Bu öylesine zahmetli bir mesaidir ki apaçık ortada duranın ikinci kez adlandırılmasını ya da farkına varılmasını fuzuli bir çabaya dönüştürür Anlamayı groteskleştirir belirsizliği daha da belirginleştirirken Farisi sinemanın belli başlı filmlerine adlarını veren sözcüklerin anlam bagajı o denli geniştir ki belki de bu yüzden Ghobadi nin evreni baştan sona bir Gergedan Mevsimi dir Macidi ninki meşum bilinçlerin ve kusurlu bedenlerin karanlığı içinden devşirilmiş Tanrı nın Rengi şehvet yoğunluğuyla köreltilmiş çağcıl aşkları adeta yağmur damlalarının saflığıyla yeniden arıtmayı öneren Baran Mahmelbaf ınki ömrü Sükût a adanmış bir arının her sabah küçük bir cam kavanozda yeni baştan akort ettiği Hayat Kiarostami ninki bütün bir agonist çabayı ağızda sulu bir hazza dönüştüren Kirazın Tadı Penahi ninki Daire vi ve tekdüze bir yaşamın metafizik şiddetiyle sendeleyerek farklı bir gerçeğe uyanmış insanların yüzünde parçaladığı bir Ayna Mehrjui ninki pastoral nitelikli bir direnişi toplumsal gerçekliğin masalsı diline tercüme eden İnek Farhadi ninki ne pahasına olursa olsun hayatta kalma iradesine eşlik eden özgürlük arayışını ahlaksal linç eyleminin doksan derecelik dik açısıyla birleştiren Elly Hakkında ve final sahnesinde ebeveynlerine yönelik yaşadığı seçim yapma zorluğuyla kültürel tercihleri arasında sıkışıp kalmış bir toplumun mütereddit halini somutlayan Bir Ayrılık son olarak da Kara Ev lerin ürperten aydınlığını tozlu Tahran sokaklarının büyülü görselliğiyle harmanlayarak fazladan şiir katan Füruğ v s Farisi film kahramanlarının her koşulda yaşamı başarmasının şiir yüklü dermansızlığına gelince çaresizlik dolu görüntülerinin kupkuru alevi bile ışıksız kalplere baruttur çoğu zaman en yakıcı umutsuzlukların meydan okuyucu tavrı karşısındayken bile umarsızca çekip gitmelerin esrik vapuru gibidirler Ez cümle nicedir hayatın yaptığı şaşmaz kurgunun insanda uyandırılabilecek yegâne acayip gerçeklik kurgusu olduğunu fısıldıyor kulağımıza İran sineması Unamuno nun deyişiyle yaşamın trajik kurgusu yerine gün geçtikçe daha da ağırlaşan trajik duygusunu

Ayrıntı Yayınları
Mutlak kesinliklerle dolu bir akıl yürütmenin can sıkıcı saydamlığı olmasa rastlantının bozguncu diline hükmetmenin yaralayıcı şiirinden söz edebilir miydik Ya manevi yoksulluğun Farisi bakışı olmadan sinemanın idyllic harmanından Kara çarşafların kapkara hüznü dilsizliğin bastırılmış hırıltısına karıştığında en iddiasız yaşamın en tantanasız görüntüsü bile patlamaya hazır bir silah olup çıkar hemen Çünkü ölçülü mütevazılığın bakiyesi tekinsizdir her koşulda İran sinemasının hesaplı ve ölçülü sükûnetinde de uçsuz bucaksız düş gücünün göz açıp kapayıncaya kadar yakıcı düşüncelere tercüme edilişinin imkânsız güzelliğiyle karşılaşırız gerçeklikle iç içe geçmiş gizemlerin türlü paralaks hallerinin farklı anlamsal katmanlarıyla Bu filmlerde sinematografik dilin her bakımdan kurmaya özen gösterdiği dinginlik sözcüğün gerçek anlamında sevinçli bir dileyiştir Coğrafyanın kelimenin tam anlamıyla bir kader olarak algılandığı bir yaşamın ihtiva ettiği kırılgan şiirsellikle katıksız iyimserlik arasında bitimsiz bir gidiş geliş Bu öylesine zahmetli bir mesaidir ki apaçık ortada duranın ikinci kez adlandırılmasını ya da farkına varılmasını fuzuli bir çabaya dönüştürür Anlamayı groteskleştirir belirsizliği daha da belirginleştirirken Farisi sinemanın belli başlı filmlerine adlarını veren sözcüklerin anlam bagajı o denli geniştir ki belki de bu yüzden Ghobadi nin evreni baştan sona bir Gergedan Mevsimi dir Macidi ninki meşum bilinçlerin ve kusurlu bedenlerin karanlığı içinden devşirilmiş Tanrı nın Rengi şehvet yoğunluğuyla köreltilmiş çağcıl aşkları adeta yağmur damlalarının saflığıyla yeniden arıtmayı öneren Baran Mahmelbaf ınki ömrü Sükût a adanmış bir arının her sabah küçük bir cam kavanozda yeni baştan akort ettiği Hayat Kiarostami ninki bütün bir agonist çabayı ağızda sulu bir hazza dönüştüren Kirazın Tadı Penahi ninki Daire vi ve tekdüze bir yaşamın metafizik şiddetiyle sendeleyerek farklı bir gerçeğe uyanmış insanların yüzünde parçaladığı bir Ayna Mehrjui ninki pastoral nitelikli bir direnişi toplumsal gerçekliğin masalsı diline tercüme eden İnek Farhadi ninki ne pahasına olursa olsun hayatta kalma iradesine eşlik eden özgürlük arayışını ahlaksal linç eyleminin doksan derecelik dik açısıyla birleştiren Elly Hakkında ve final sahnesinde ebeveynlerine yönelik yaşadığı seçim yapma zorluğuyla kültürel tercihleri arasında sıkışıp kalmış bir toplumun mütereddit halini somutlayan Bir Ayrılık son olarak da Kara Ev lerin ürperten aydınlığını tozlu Tahran sokaklarının büyülü görselliğiyle harmanlayarak fazladan şiir katan Füruğ v s Farisi film kahramanlarının her koşulda yaşamı başarmasının şiir yüklü dermansızlığına gelince çaresizlik dolu görüntülerinin kupkuru alevi bile ışıksız kalplere baruttur çoğu zaman en yakıcı umutsuzlukların meydan okuyucu tavrı karşısındayken bile umarsızca çekip gitmelerin esrik vapuru gibidirler Ez cümle nicedir hayatın yaptığı şaşmaz kurgunun insanda uyandırılabilecek yegâne acayip gerçeklik kurgusu olduğunu fısıldıyor kulağımıza İran sineması Unamuno nun deyişiyle yaşamın trajik kurgusu yerine gün geçtikçe daha da ağırlaşan trajik duygusunu

Ayrıntı Yayınları
Mutlak kesinliklerle dolu bir akıl yürütmenin can sıkıcı saydamlığı olmasa rastlantının bozguncu diline hükmetmenin yaralayıcı şiirinden söz edebilir miydik Ya manevi yoksulluğun Farisi bakışı olmadan sinemanın idyllic harmanından Kara çarşafların kapkara hüznü dilsizliğin bastırılmış hırıltısına karıştığında en iddiasız yaşamın en tantanasız görüntüsü bile patlamaya hazır bir silah olup çıkar hemen Çünkü ölçülü mütevazılığın bakiyesi tekinsizdir her koşulda İran sinemasının hesaplı ve ölçülü sükûnetinde de uçsuz bucaksız düş gücünün göz açıp kapayıncaya kadar yakıcı düşüncelere tercüme edilişinin imkânsız güzelliğiyle karşılaşırız gerçeklikle iç içe geçmiş gizemlerin türlü paralaks hallerinin farklı anlamsal katmanlarıyla Bu filmlerde sinematografik dilin her bakımdan kurmaya özen gösterdiği dinginlik sözcüğün gerçek anlamında sevinçli bir dileyiştir Coğrafyanın kelimenin tam anlamıyla bir kader olarak algılandığı bir yaşamın ihtiva ettiği kırılgan şiirsellikle katıksız iyimserlik arasında bitimsiz bir gidişgeliş Bu öylesine zahmetli bir mesaidir ki apaçık ortada duranın ikinci kez adlandırılmasını ya da farkına varılmasını fuzuli bir çabaya dönüştürür Anlamayı groteskleştirir belirsizliği daha da belirginleştirirken Farisi sinemanın belli başlı filmlerine adlarını veren sözcüklerin anlam bagajı o denli geniştir ki belki de bu yüzden Ghobadi nin evreni baştan sona bir Gergedan Mevsimi dir Macidi ninki meşum bilinçlerin ve kusurlu bedenlerin karanlığı içinden devşirilmiş Tanrı nın Rengi şehvet yoğunluğuyla köreltilmiş çağcıl aşkları adeta yağmur damlalarının saflığıyla yeniden arıtmayı öneren Baran Mahmelbaf ınki ömrü Sükût a adanmış bir arının her sabah küçük bir cam kavanozda yeni baştan akort ettiği Hayat Kiarostami ninki bütün bir agonist çabayı ağızda sulu bir hazza dönüştüren Kirazın Tadı Penahi ninki Daire vi ve tekdüze bir yaşamın metafizik şiddetiyle sendeleyerek farklı bir gerçeğe uyanmış insanların yüzünde parçaladığı bir Ayna Mehrjui ninki pastoral nitelikli bir direnişi toplumsal gerçekliğin masalsı diline tercüme eden İnek Farhadi ninki ne pahasına olursa olsun hayatta kalma iradesine eşlik eden özgürlük arayışını ahlaksal linç eyleminin doksan derecelik dik açısıyla birleştiren Elly Hakkında ve final sahnesinde ebeveynlerine yönelik yaşadığı seçim yapma zorluğuyla kültürel tercihleri arasında sıkışıp kalmış bir toplumun mütereddit halini somutlayan Bir Ayrılık son olarak da Kara Ev lerin ürperten aydınlığını tozlu Tahran sokaklarının büyülü görselliğiyle harmanlayarak fazladan şiir katan Füruğ v s Farisi film kahramanlarının her koşulda yaşamı başarmasının şiir yüklü dermansızlığına gelince çaresizlik dolu görüntülerinin kupkuru alevi bile ışıksız kalplere baruttur çoğu zaman en yakıcı umutsuzlukların meydan okuyucu tavrı karşısındayken bile umarsızca çekip gitmelerin esrik vapuru gibidirler Ez cümle nicedir hayatın yaptığı şaşmaz kurgunun insanda uyandırılabilecek yegâne acayip gerçeklik kurgusu olduğunu fısıldıyor kulağımıza İran sineması Unamuno nun deyişiyle yaşamın trajik kurgusu yerine gün geçtikçe daha da ağırlaşan trajik duygusunu

Ayrıntı Yayınları
Mutlak kesinliklerle dolu bir akıl yürütmenin can sıkıcı saydamlığı olmasa rastlantının bozguncu diline hükmetmenin yaralayıcı şiirinden söz edebilir miydik Ya manevi yoksulluğun Farisi bakışı olmadan sinemanın idyllic harmanından Kara çarşafların kapkara hüznü dilsizliğin bastırılmış hırıltısına karıştığında en iddiasız yaşamın en tantanasız görüntüsü bile patlamaya hazır bir silah olup çıkar hemen Çünkü ölçülü mütevazılığın bakiyesi tekinsizdir her koşulda İran sinemasının hesaplı ve ölçülü sükûnetinde de uçsuz bucaksız düş gücünün göz açıp kapayıncaya kadar yakıcı düşüncelere tercüme edilişinin imkânsız güzelliğiyle karşılaşırız gerçeklikle iç içe geçmiş gizemlerin türlü paralaks hallerinin farklı anlamsal katmanlarıyla Bu filmlerde sinematografik dilin her bakımdan kurmaya özen gösterdiği dinginlik sözcüğün gerçek anlamında sevinçli bir dileyiştir Coğrafyanın kelimenin tam anlamıyla bir kader olarak algılandığı bir yaşamın ihtiva ettiği kırılgan şiirsellikle katıksız iyimserlik arasında bitimsiz bir gidişgeliş Bu öylesine zahmetli bir mesaidir ki apaçık ortada duranın ikinci kez adlandırılmasını ya da farkına varılmasını fuzuli bir çabaya dönüştürür Anlamayı groteskleştirir belirsizliği daha da belirginleştirirken Farisi sinemanın belli başlı filmlerine adlarını veren sözcüklerin anlam bagajı o denli geniştir ki belki de bu yüzden Ghobadi nin evreni baştan sona bir Gergedan Mevsimi dir Macidi ninki meşum bilinçlerin ve kusurlu bedenlerin karanlığı içinden devşirilmiş Tanrı nın Rengi şehvet yoğunluğuyla köreltilmiş çağcıl aşkları adeta yağmur damlalarının saflığıyla yeniden arıtmayı öneren Baran Mahmelbaf ınki ömrü Sükût a adanmış bir arının her sabah küçük bir cam kavanozda yeni baştan akort ettiği Hayat Kiarostami ninki bütün bir agonist çabayı ağızda sulu bir hazza dönüştüren Kirazın Tadı Penahi ninki Daire vi ve tekdüze bir yaşamın metafizik şiddetiyle sendeleyerek farklı bir gerçeğe uyanmış insanların yüzünde parçaladığı bir Ayna

Ayrıntı
Mutlak kesinliklerle dolu bir akıl yürütmenin can sıkıcı saydamlığı olmasa rastlantının bozguncu diline hükmetmenin yaralayıcı şiirinden söz edebilir miydik Ya manevi yoksulluğun Farisi bakışı olmadan sinemanın idyllic harmanından Kara çarşafların kapkara hüznü dilsizliğin bastırılmış hırıltısına karıştığında en iddiasız yaşamın en tantanasız görüntüsü bile patlamaya hazır bir silah olup çıkar hemen Çünkü ölçülü mütevazılığın bakiyesi tekinsizdir her koşulda İran sinemasının hesaplı ve ölçülü sükûnetinde de uçsuz bucaksız düş gücünün göz açıp kapayıncaya kadar yakıcı düşüncelere tercüme edilişinin imkânsız güzelliğiyle karşılaşırız gerçeklikle iç içe geçmiş gizemlerin türlü paralaks hallerinin farklı anlamsal katmanlarıyla Bu filmlerde sinematografik dilin her bakımdan kurmaya özen gösterdiği dinginlik sözcüğün gerçek anlamında sevinçli bir dileyiştir Coğrafyanın kelimenin tam anlamıyla bir kader olarak algılandığı bir yaşamın ihtiva ettiği kırılgan şiirsellikle katıksız iyimserlik arasında bitimsiz bir gidişgeliş Bu öylesine zahmetli bir mesaidir ki apaçık ortada duranın ikinci kez adlandırılmasını ya da farkına varılmasını fuzuli bir çabaya dönüştürür Anlamayı groteskleştirir belirsizliği daha da belirginleştirirken Farisi sinemanın belli başlı filmlerine adlarını veren sözcüklerin anlam bagajı o denli geniştir ki belki de bu yüzden Ghobadi nin evreni baştan sona bir Gergedan Mevsimi dir Macidi ninki meşum bilinçlerin ve kusurlu bedenlerin karanlığı içinden devşirilmiş Tanrı nın Rengi şehvet yoğunluğuyla köreltilmiş çağcıl aşkları adeta yağmur damlalarının saflığıyla yeniden arıtmayı öneren Baran Mahmelbaf ınki ömrü Sükût a adanmış bir arının her sabah küçük bir cam kavanozda yeni baştan akort ettiği Hayat Kiarostami ninki bütün bir agonist çabayı ağızda sulu bir hazza dönüştüren Kirazın Tadı Penahi ninki Daire vi ve tekdüze bir yaşamın metafizik şiddetiyle sendeleyerek farklı bir gerçeğe uyanmış insanların yüzünde parçaladığı bir Ayna Mehrjui ninki pastoral nitelikli bir direnişi toplumsal gerçekliğin masalsı diline tercüme eden İnek Farhadi ninki ne pahasına olursa olsun hayatta kalma iradesine eşlik eden özgürlük arayışını ahlaksal linç eyleminin doksan derecelik dik açısıyla birleştiren Elly Hakkında ve final sahnesinde ebeveynlerine yönelik yaşadığı seçim yapma zorluğuyla kültürel tercihleri arasında sıkışıp kalmış bir toplumun mütereddit halini somutlayan Bir Ayrılık son olarak da Kara Ev lerin ürperten aydınlığını tozlu Tahran sokaklarının büyülü görselliğiyle harmanlayarak fazladan şiir katan Füruğ v s Farisi film kahramanlarının her koşulda yaşamı başarmasının şiir yüklü dermansızlığına gelince çaresizlik dolu görüntülerinin kupkuru alevi bile ışıksız kalplere baruttur çoğu zaman en yakıcı umutsuzlukların meydan okuyucu tavrı karşısındayken bile umarsızca çekip gitmelerin esrik vapuru gibidirler Ez cümle nicedir hayatın yaptığı şaşmaz kurgunun insanda uyandırılabilecek yegâne acayip gerçeklik kurgusu olduğunu fısıldıyor kulağımıza İran sineması Unamuno nun deyişiyle yaşamın trajik kurgusu yerine gün geçtikçe daha da ağırlaşan trajik duygusunu

Ayrıntı Yayınları
Hüseyin Köse tarafından kaleme alınan Kara Perde Ayrıntı Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Kara Perde Hüseyin Köse Kitap Özeti Mutlak kesinliklerle dolu bir akıl yürütmenin can sıkıcı saydamlığı olmasa rastlantının bozguncu diline hükmetmenin yaralayıcı şiirinden söz edebilir miydik Ya manevi yoksulluğun Farisi bakışı olmadan sinemanın idyllic harmanından Kara çarşafların kapkara hüznü dilsizliğin bastırılmış hırıltısına karıştığında en iddiasız yaşamın en tantanasız görüntüsü bile patlamaya hazır bir silah olup çıkar hemen Çünkü ölçülü mütevazılığın bakiyesi tekinsizdir her koşulda İran sinemasının hesaplı ve ölçülü sükûnetinde de uçsuz bucaksız düş gücünün göz açıp kapayıncaya kadar yakıcı düşüncelere tercüme edilişinin imkânsız güzelliğiyle karşılaşırız gerçeklikle iç içe geçmiş gizemlerin türlü paralaks hallerinin farklı anlamsal katmanlarıyla Bu filmlerde sinematografik dilin her bakımdan kurmaya özen gösterdiği dinginlik sözcüğün gerçek anlamında sevinçli bir dileyiştir Coğrafyanın kelimenin tam anlamıyla bir kader olarak algılandığı bir yaşamın ihtiva ettiği kırılgan şiirsellikle katıksız iyimserlik arasında bitimsiz bir gidişgeliş Bu öylesine zahmetli bir mesaidir ki apaçık ortada duranın ikinci kez adlandırılmasını ya da farkına varılmasını fuzuli bir çabaya dönüştürür Anlamayı groteskleştirir belirsizliği daha da belirginleştirirken Farisi sinemanın belli başlı filmlerine adlarını veren sözcüklerin anlam bagajı o denli geniştir ki belki de bu yüzden Ghobadi nin evreni baştan sona bir Gergedan Mevsimi dir Macidi ninki meşum bilinçlerin ve kusurlu bedenlerin karanlığı içinden devşirilmiş Tanrı nın Rengi şehvet yoğunluğuyla köreltilmiş çağcıl aşkları adeta yağmur damlalarının saflığıyla yeniden arıtmayı öneren Baran Mahmelbaf ınki ömrü Sükût a adanmış bir arının her sabah küçük bir cam kavanozda yeni baştan akort ettiği Hayat Kiarostami ninki bütün bir agonist çabayı ağızda sulu bir hazza dönüştüren Kirazın Tadı Penahi ninki Daire vi ve tekdüze bir yaşamın metafizik şiddetiyle sendeleyerek farklı bir gerçeğe uyanmış insanların yüzünde parçaladığı bir Ayna Mehrjui ninki pastoral nitelikli bir direnişi toplumsal gerçekliğin masalsı diline tercüme eden İnek Farhadi ninki ne pahasına olursa olsun hayatta kalma iradesine eşlik eden özgürlük arayışını ahlaksal linç eyleminin doksan derecelik dik açısıyla birleştiren Elly Hakkında ve final sahnesinde ebeveynlerine yönelik yaşadığı seçim yapma zorluğuyla kültürel tercihleri arasında sıkışıp kalmış bir toplumun mütereddit halini somutlayan Bir Ayrılık son olarak da Kara Ev lerin ürperten aydınlığını tozlu Tahran sokaklarının büyülü görselliğiyle harmanlayarak fazladan şiir katan Füruğ v s Farisi film kahramanlarının her koşulda yaşamı başarmasının şiir yüklü dermansızlığına gelince çaresizlik dolu görüntülerinin kupkuru alevi bile ışıksız kalplere baruttur çoğu zaman en yakıcı umutsuzlukların meydan okuyucu tavrı karşısındayken bile umarsızca çekip gitmelerin esrik vapuru gibidirler Ez cümle nicedir hayatın yaptığı şaşmaz kurgunun insanda uyandırılabilecek yegâne acayip gerçeklik kurgusu olduğunu fısıldıyor kulağımıza İran sineması Unamuno nun deyişiyle yaşamın trajik kurgusu yerine gün geçtikçe daha da ağırlaşan trajik duygusunu Yayınevi Ayrıntı Yayınları Yazar Hüseyin Köse Sayfa 288 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 16 50x23 50 cm Basım Yılı Mart 2014 Barkod 9789755397849 Kategori Fotoğraf Sinema Tiyatro