Karadut — Emin Doğan

Karadut
Emin DoğanMorena Yayınevi
Karadut
Emin DoğanBabasının aldığı yazlık bir takım elbiseyle Ankara nın gri buz gibi soğuğunda fakülteye gidip geliyordu Burası Antakya Adana gibi değildi İnsanlar kazaklar kabanlar giyiyor eldivenler takıyorlardı Bir gün gençliğin verdiği asilikle abisi ve babasına bir mektup yazdı Siz benim bu Ankara nın buz gibi insanın içini titreten soğuğunda nasıl üşüdüğümü donduğumu aç kaldığımı biliyor musunuz Çok geçmeden abisi ona mektubunda hayatı boyunca unutamayacağı hayat dersini verdi Sen de benim sana harçlık göndermek için evlilik yüzüğümü sattığımı biliyor musun Umudun umutsuzluğun doğa sevgisinin ve yaşamın anlatıldığı bu öykü kitabı küçük büyük herkesin zevkle okuyacağı öykülerle doludur

Morena Yayınevi
Babasının aldığı yazlık bir takım elbiseyle Ankara nın gri buz gibi soğuğunda fakülteye gidip geliyordu Burası Antakya Adana gibi değildi İnsanlar kazaklar kabanlar giyiyor eldivenler takıyorlardı Bir gün gençliğin verdiği asilikle abisi ve babasına bir mektup yazdı Siz benim bu Ankara nın buz gibi insanın içini titreten soğuğunda nasıl üşüdüğümü donduğumu aç kaldığımı biliyor musunuz Çok geçmeden abisi ona mektubunda hayatı boyunca unutamayacağı hayat dersini verdi Sen de benim sana harçlık göndermek için evlilik yüzüğümü sattığımı biliyor musun Umudun umutsuzluğun doğa sevgisinin ve yaşamın anlatıldığı bu öykü kitabı küçük büyük herkesin zevkle okuyacağı öykülerle doludur

Morena Yayınevi
Babasının aldığı yazlık bir takım elbiseyle Ankara nın gri buz gibi soğuğunda fakülteye gidip geliyordu Burası Antakya Adana gibi değildi İnsanlar kazaklar kabanlar giyiyor eldivenler takıyorlardı Bir gün gençliğin verdiği asilikle abisi ve babasına bir mektup yazdı Siz benim bu Ankara nın buz gibi insanın içini titreten soğuğunda nasıl üşüdüğümü donduğumu aç kaldığımı biliyor musunuz Çok geçmeden abisi ona mektubunda hayatı boyunca unutamayacağı hayat dersini verdi Sen de benim sana harçlık göndermek için evlilik yüzüğümü sattığımı biliyor musun Umudun umutsuzluğun doğa sevgisinin ve yaşamın anlatıldığı bu öykü kitabı küçük büyük herkesin zevkle okuyacağı öykülerle doludur

Morena
Babasının aldığı yazlık bir takım elbiseyle Ankara nın gri buz gibi soğuğunda fakülteye gidip geliyordu Burası Antakya Adana gibi değildi İnsanlar kazaklar kabanlar giyiyor eldivenler takıyorlardı Bir gün gençliğin verdiği asilikle abisi ve babasına bir mektup yazdı Siz benim bu Ankara nın buz gibi insanın içini titreten soğuğunda nasıl üşüdüğümü donduğumu aç kaldığımı biliyor musunuz Çok geçmeden abisi ona mektubunda hayatı boyunca unutamayacağı hayat dersini verdi Sen de benim sana harçlık göndermek için evlilik yüzüğümü sattığımı biliyor musun Umudun umutsuzluğun doğa sevgisinin ve yaşamın anlatıldığı bu öykü kitabı küçük büyük herkesin zevkle okuyacağı öykülerle doludur

Baygenç Yayıncılık
Derenin gözünde suyun bir kısmı yer altından kaynar bir kısmı da kayaların arasından köpürerek gelirdi Ayaklarımızı suyun yer altından çakıl taşlarının içinden kaynayan yerine koyar suyun gelişini engellemeye çalışırdık Bir süre sonra soğuktan ayaklarımız donar hemen geri çekerdik Yer altın dan çıkan tertemiz sular dere yatağında süzülerek kendine yol bulurdu Dere kenarında pembe beyaz renkli zakkum çiçekleri ayrı bir güzellik katardı doğaya Tüm yaz boyunca hiç kesilmeyen rüzgâr dere kenarındaki ağaçlarda vuvulayarak su sesine eşlik ederdi Bazen bu güzellik ve yorgunluktan uy kumuz gelir dere kenarındaki biber bostanlarının kenarında dinlenirdik Doğa sevgisinin ve yaşamın anlatıldığı bu öykü kitabı küçük büyük herkesin okuyacağı öykülerle doludur

Baygenç Yayıncılık
Derenin gözünde suyun bir kısmı yer altından kaynar bir kısmı da kayaların arasından köpürerek gelirdi Ayaklarımızı suyun yer altından çakıl taşlarının içinden kaynayan yerine koyar suyun gelişini engellemeye çalışırdık Bir süre sonra soğuktan ayaklarımız donar hemen geri çekerdik Yer altın dan çıkan tertemiz sular dere yatağında süzülerek kendine yol bulurdu Dere kenarında pembe beyaz renkli zakkum çiçekleri ayrı bir güzellik katardı doğaya Tüm yaz boyunca hiç kesilmeyen rüzgâr dere kenarındaki ağaçlarda vuvulayarak su sesine eşlik ederdi Bazen bu güzellik ve yorgunluktan uy kumuz gelir dere kenarındaki biber bostanlarının kenarında dinlenirdik Doğa sevgisinin ve yaşamın anlatıldığı bu öykü kitabı küçük büyük herkesin okuyacağı öykülerle doludur

Baygenç Yayıncılık
Derenin gözünde suyun bir kısmı yer altından kaynar bir kısmı da kayaların arasından köpürerek gelirdi Ayaklarımızı suyun yer altından çakıl taşlarının içinden kaynayan yerine koyar suyun gelişini engellemeye çalışırdık Bir süre sonra soğuktan ayaklarımız donar hemen geri çekerdik Yer altın dan çıkan tertemiz sular dere yatağında süzülerek kendine yol bulurdu Dere kenarında pembe beyaz renkli zakkum çiçekleri ayrı bir güzellik katardı doğaya Tüm yaz boyunca hiç kesilmeyen rüzgâr dere kenarındaki ağaçlarda vuvulayarak su sesine eşlik ederdi Bazen bu güzellik ve yorgunluktan uy kumuz gelir dere kenarındaki biber bostanlarının kenarında dinlenirdik Doğa sevgisinin ve yaşamın anlatıldığı bu öykü kitabı küçük büyük herkesin okuyacağı öykülerle doludur

Baygenç
Derenin gözünde suyun bir kısmı yer altından kaynar bir kısmı da kayaların arasından köpürerek gelirdi Ayaklarımızı suyun yer altından çakıl taşlarının içinden kaynayan yerine koyar suyun gelişini engellemeye çalışırdık Bir süre sonra soğuktan ayaklarımız donar hemen geri çekerdik Yer altın dan çıkan tertemiz sular dere yatağında süzülerek kendine yol bulurdu Dere kenarında pembe beyaz renkli zakkum çiçekleri ayrı bir güzellik katardı doğaya Tüm yaz boyunca hiç kesilmeyen rüzgâr dere kenarındaki ağaçlarda vuvulayarak su sesine eşlik ederdi Bazen bu güzellik ve yorgunluktan uykumuz gelir dere kenarındaki biber bostanlarının kenarında dinlenirdik Doğa sevgisinin ve yaşamın anlatıldığı bu öykü kitabı küçük büyük herkesin okuyacağı öykülerle doludur