Karai Tefsir Ekolü — Ahmet Yasak

Karai Tefsir Ekolü
Ahmet YasakAyışığı Kitapları
Karai Tefsir Ekolü
Ahmet Yasakİnsan her şeyin ölçüsüdür demişti Protagoras Bu sözüyle bilginin insana göreli olduğuna dikkat çekmişti Protagorasın bilgiye getirdirdiği görelilik her ne kadar istismara açıksa da kuşkusuz önemli bir gerçeğe de işaret etmektedir Bilginin insana göreli olduğu yönündeki bu formülasyonun işaret ettiği gerçekliğe Karaî tefsir ekolü ve bu ekol mensupları tarafından kullanılan müdevvin kavramı bağlamında tanık olduk Çünkü çözümlediğimiz üzere Karaî Yahudiliğinin içerisinden çıktığı midraşik dönem Rabbanî Yahudiliği sözlü bir kültürün etkisinde olduğundan din bilginleri aklı etkin bir biçimde kullanamamış ve Kutsal Kitapı anlama ve anlamlandırma insanın irrasyonel düşünme biçimine göre şekillenmişti Bu da midraşlar gibi irrasyonel bir yorumlama yöntemini ortaya çıkarmıştı Bununla birlikte Yahudilikin yazılı kültürlerle temasa geçmesiyle birlikte akılcı yönelim gelişmiş ve midraşik dönem Rabbanî Yahudiliği içerisinden akılcı yönelimi ağır basan ve bu nedenle bulunduğu literatürü akılcı yönelime göre dönüştüren din bilginlerinin temsil ettiği Karaî Yahudiliği ortaya çıkmıştır Karaî din bilginleri ise akılcı yönelimlerinin etkisiyle doğrudan Kutsal Kitapın kendisine yönelmiş ve yahudi literatürünü akılcı bir dönüşüme uğratmıştır Bu anlamda her türlü gelişim akılcılık tarafından koşullanmıştır Bu çerçevede öncelikle Sözlü Tora geçerliliğini yitirmiş yazılı kültür oluşturulmuş doğrudan Kutsal Kitapın anlamının açığa çıkarılmaya çalışıldığı Karaî tefsiri ortaya çıkmış ve bu amaç doğrultusunda kutsal metinlerin literal tercümeleri gramer ve kıraat çalışmaları yapılmış Kutsal Kitapın yazıldığı materyal form değiştirmiş ve en nihayetinde kutsal metinler bir aklın müdevvin kavramı olarak düşünülmeye başlanmıştır

Ayışığı Kitapları
İnsan her şeyin ölçüsüdür demişti Protagoras Bu sözüyle bilginin insana göreli olduğuna dikkat çekmişti Protagoras ın bilgiye getirdirdiği görelilik her ne kadar istismara açıksa da kuşkusuz önemli bir gerçeğe de işaret etmektedir Bilginin insana göreli olduğu yönündeki bu formülasyonun işaret ettiği gerçekliğe Karaî tefsir ekolü ve bu ekol mensupları tarafından kullanılan müdevvin kavramı bağlamında tanık olduk Çünkü çözümlediğimiz üzere Karaî Yahudiliği nin içerisinden çıktığı midraşik dönem Rabbanî Yahudiliği sözlü bir kültürün etkisinde olduğundan din bilginleri aklı etkin bir biçimde kullanamamış ve Kutsal Kitap ı anlama ve anlamlandırma insanın irrasyonel düşünme biçimine göre şekillenmişti Bu da midraşlar gibi irrasyonel bir yorumlama yöntemini ortaya çıkarmıştı Bununla birlikte Yahudilik in yazılı kültürlerle temasa geçmesiyle birlikte akılcı yönelim gelişmiş ve midraşik dönem Rabbanî Yahudiliği içerisinden akılcı yönelimi ağır basan ve bu nedenle bulunduğu literatürü akılcı yönelime göre dönüştüren din bilginlerinin temsil ettiği Karaî Yahudiliği ortaya çıkmıştır Karaî din bilginleri ise akılcı yönelimlerinin etkisiyle doğrudan Kutsal Kitap ın kendisine yönelmiş ve yahudi literatürünü akılcı bir dönüşüme uğratmıştır Bu anlamda her türlü gelişim akılcılık tarafından koşullanmıştır Bu çerçevede öncelikle Sözlü Tora geçerliliğini yitirmiş yazılı kültür oluşturulmuş doğrudan Kutsal Kitap ın anlamının açığa çıkarılmaya çalışıldığı Karaî tefsiri ortaya çıkmış ve bu amaç doğrultusunda kutsal metinlerin literal tercümeleri gramer ve kıraat çalışmaları yapılmış Kutsal Kitap ın yazıldığı materyal form değiştirmiş ve en nihayetinde kutsal metinler bir aklın müdevvin kavramı olarak düşünülmeye başlanmıştır

Ayışığı Kitapları
İnsan her şeyin ölçüsüdür demişti Protagoras Bu sözüyle bilginin insana göreli olduğuna dikkat çekmişti Protagoras ın bilgiye getirdirdiği görelilik her ne kadar istismara açıksa da kuşkusuz önemli bir gerçeğe de işaret etmektedir Bilginin insana göreli olduğu yönündeki bu formülasyonun işaret ettiği gerçekliğe Karaî tefsir ekolü ve bu ekol mensupları tarafından kullanılan müdevvin kavramı bağlamında tanık olduk Çünkü çözümlediğimiz üzere Karaî Yahudiliği nin içerisinden çıktığı midraşik dönem Rabbanî Yahudiliği sözlü bir kültürün etkisinde olduğundan din bilginleri aklı etkin bir biçimde kullanamamış ve Kutsal Kitap ı anlama ve anlamlandırma insanın irrasyonel düşünme biçimine göre şekillenmişti Bu da midraşlar gibi irrasyonel bir yorumlama yöntemini ortaya çıkarmıştı Bununla birlikte Yahudilik in yazılı kültürlerle temasa geçmesiyle birlikte akılcı yönelim gelişmiş ve midraşik dönem Rabbanî Yahudiliği içerisinden akılcı yönelimi ağır basan ve bu nedenle bulunduğu literatürü akılcı yönelime göre dönüştüren din bilginlerinin temsil ettiği Karaî Yahudiliği ortaya çıkmıştır Karaî din bilginleri ise akılcı yönelimlerinin etkisiyle doğrudan Kutsal Kitap ın kendisine yönelmiş ve yahudi literatürünü akılcı bir dönüşüme uğratmıştır Bu anlamda her türlü gelişim akılcılık tarafından koşullanmıştır Bu çerçevede öncelikle Sözlü Tora geçerliliğini yitirmiş yazılı kültür oluşturulmuş doğrudan Kutsal Kitap ın anlamının açığa çıkarılmaya çalışıldığı Karaî tefsiri ortaya çıkmış ve bu amaç doğrultusunda kutsal metinlerin literal tercümeleri gramer ve kıraat çalışmaları yapılmış Kutsal Kitap ın yazıldığı materyal form değiştirmiş ve en nihayetinde kutsal metinler bir aklın müdevvin kavramı olarak düşünülmeye başlanmıştır

Ayışığı
İnsan her şeyin ölçüsüdür demişti Protagoras Bu sözüyle bilginin insana göreli olduğuna dikkat çekmişti Protagoras ın bilgiye getirdirdiği görelilik her ne kadar istismara açıksa da kuşkusuz önemli bir gerçeğe de işaret etmektedir Bilginin insana göreli olduğu yönündeki bu formülasyonun işaret ettiği gerçekliğe Karaî tefsir ekolü ve bu ekol mensupları tarafından kullanılan müdevvin kavramı bağlamında tanık olduk Çünkü çözümlediğimiz üzere Karaî Yahudiliği nin içerisinden çıktığı midraşik dönem Rabbanî Yahudiliği sözlü bir kültürün etkisinde olduğundan din bilginleri aklı etkin bir biçimde kullanamamış ve Kutsal Kitap ı anlama ve anlamlandırma insanın irrasyonel düşünme biçimine göre şekillenmişti Bu da midraşlar gibi irrasyonel bir yorumlama yöntemini ortaya çıkarmıştı Bununla birlikte Yahudilik in yazılı kültürlerle temasa geçmesiyle birlikte akılcı yönelim gelişmiş ve midraşik dönem Rabbanî Yahudiliği içerisinden akılcı yönelimi ağır basan ve bu nedenle bulunduğu literatürü akılcı yönelime göre dönüştüren din bilginlerinin temsil ettiği Karaî Yahudiliği ortaya çıkmıştır Karaî din bilginleri ise akılcı yönelimlerinin etkisiyle doğrudan Kutsal Kitap ın kendisine yönelmiş ve yahudi literatürünü akılcı bir dönüşüme uğratmıştır Bu anlamda her türlü gelişim akılcılık tarafından koşullanmıştır Bu çerçevede öncelikle Sözlü Tora geçerliliğini yitirmiş yazılı kültür oluşturulmuş doğrudan Kutsal Kitap ın anlamının açığa çıkarılmaya çalışıldığı Karaî tefsiri ortaya çıkmış ve bu amaç doğrultusunda kutsal metinlerin literal tercümeleri gramer ve kıraat çalışmaları yapılmış Kutsal Kitap ın yazıldığı materyal form değiştirmiş ve en nihayetinde kutsal metinler bir aklın müdevvin kavramı olarak düşünülmeye başlanmıştır