MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Karanlık Oda — Hakan Bıçakcı

Karanlık Oda
204,00
Türk EdebiyatıÇağdaş Türkiye EdebiyatıROMAN ÖYKÜ

Karanlık Oda

Hakan Bıçakcı

İletişim Yayınları

2010
İnce Kapak
Kitap AmbarıEn ucuz

Karanlık Oda

Hakan Bıçakcı

Geceleri uykumda kendimi mi dişliyordum yani Böyle bir hastalık var mı Uyurgezerliğin bir türü mü bu Yamyamlığın bir türü mü ya da Yoksa ben mi icat ettim Cinsel fantezi kurbanı olduğumu sanan doktora söyleseydim keşke İyi de doktor bey ben yalnız yaşıyorum diye Söyleyememiştim Tutmuştum kendimi Nedenini de gayet iyi biliyordum aslında Kendi kendimi bilinçsizce ısırıyor olmam en sapkın ilişkiye girmemden çok daha rahatsız ediciydi Uzak sanki hiç varolmamışçasına hatırlanmayacak uzak bir İstanbul semtinde başlıyor Karanlık Oda Boş bir belediye otobüsü pırpır eden floresanlar ıssız ve alelacayip vitrinlerle giriyor söze Suya daldırıldıkça ağırlığı artan paçavra gibi dibe giden kendini ve unuttuklarını hatırlamaya çalışan bir fotoğrafçı çıkıyor karşımıza Sezgileriyle yürüyen rutinlerle yaşayan ürkek ve takıntılı bir adam bu Hakan Bıçakcı akılcılığın maskesini çıkarttığı her gecenin bir gündüzün içine aktığı şizoid ve polarize bir karanlığı resmediyor İçinde ısırıkların sararmış resimlerin tekinsiz erkeklerin alışveriş merkezlerinin sanat galerilerinin otel odalarının markaların ve beyhude zaman usancının yaşadığı genç bir roman daha sunuyor bize Sayfa Sayısı 176 Baskı Yılı 2010 Dili Türkçe Yayınevi İletişim Yayıncılık

Şehadet Kitap
204,00

İletişim Yayınları

2010176 sf.
Şehadet Kitap

Geceleri uykumda kendimi mi dişliyordum yani Böyle bir hastalık var mı Uyurgezerliğin bir türü mü bu Yamyamlığın bir türü mü ya da Yoksa ben mi icat ettim Cinsel fantezi kurbanı olduğumu sanan doktora söyleseydim keşke İyi de doktor bey ben yalnız yaşıyorum diye Söyleyememiştim Tutmuştum kendimi Nedenini de gayet iyi biliyordum aslında Kendi kendimi bilinçsizce ısırıyor olmam en sapkın ilişkiye girmemden çok daha rahatsız ediciydi Uzak sanki hiç varolmamışçasına hatırlanmayacak uzak bir İstanbul semtinde başlıyor Karanlık Oda Boş bir belediye otobüsü pırpır eden floresanlar ıssız ve alelacayip vitrinlerle giriyor söze Suya daldırıldıkça ağırlığı artan paçavra gibi dibe giden kendini ve unuttuklarını hatırlamaya çalışan bir fotoğrafçı çıkıyor karşımıza Sezgileriyle yürüyen rutinlerle yaşayan ürkek ve takıntılı bir adam bu Hakan Bıçakcı akılcılığın maskesini çıkarttığı her gecenin bir gündüzün içine aktığı şizoid ve polarize bir karanlığı resmediyor İçinde ısırıkların sararmış resimlerin tekinsiz erkeklerin alışveriş merkezlerinin sanat galerilerinin otel odalarının markaların ve beyhude zaman usancının yaşadığı genç bir roman daha sunuyor bize

Tamadres
225,00

İletişim Yayınları

Ocak 2010176 sf.
Ciltsiz
Tamadres

Geceleri uykumda kendimi mi dişliyordum yani Böyle bir hastalık var mı Uyurgezerliğin bir türü mü bu Yamyamlığın bir türü mü ya da Yoksa ben mi icat ettim Cinsel fantezi kurbanı olduğumu sanan doktora söyleseydim keşke İyi de doktor bey ben yalnız yaşıyorum diye Söyleyememiştim Tutmuştum kendimi Nedenini de gayet iyi biliyordum aslında Kendi kendimi bilinçsizce ısırıyor olmam en sapkın ilişkiye girmemden çok daha rahatsız ediciydi Uzak sanki hiç varolmamışçasına hatırlanmayacak uzak bir İstanbul semtinde başlıyor Karanlık Oda Boş bir belediye otobüsü pırpır eden floresanlar ıssız ve alelacayip vitrinlerle giriyor söze Suya daldırıldıkça ağırlığı artan paçavra gibi dibe giden kendini ve unuttuklarını hatırlamaya çalışan bir fotoğrafçı çıkıyor karşımıza Sezgileriyle yürüyen rutinlerle yaşayan ürkek ve takıntılı bir adam bu Hakan Bıçakcı akılcılığın maskesini çıkarttığı her gecenin bir gündüzün içine aktığı şizoid ve polarize bir karanlığı resmediyor İçinde ısırıkların sararmış resimlerin tekinsiz erkeklerin alışveriş merkezlerinin sanat galerilerinin otel odalarının markaların ve beyhude zaman usancının yaşadığı genç bir roman daha sunuyor bize

Kitap Sepeti
237,00

İletişim Yayınevi

2012174 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Geceleri uykumda kendimi mi dişliyordum yani Böyle bir hastalık var mı Uyurgezerliğin bir türü mü bu Yamyamlığın bir türü mü ya da Yoksa ben mi icat ettim Cinsel fantezi kurbanı olduğumu sanan doktora söyleseydim keşke İyi de doktor bey ben yalnız yaşıyorum diye Söyleyememiştim Tutmuştum kendimi Nedenini de gayet iyi biliyordum aslında Kendi kendimi bilinçsizce ısırıyor olmam en sapkın ilişkiye girmemden çok daha rahatsız ediciydi Uzak sanki hiç varolmamışçasına hatırlanmayacak uzak bir İstanbul semtinde başlıyor Karanlık Oda Boş bir belediye otobüsü pırpır eden floresanlar ıssız ve alelacayip vitrinlerle giriyor söze Suya daldırıldıkça ağırlığı artan paçavra gibi dibe giden kendini ve unuttuklarını hatırlamaya çalışan bir fotoğrafçı çıkıyor karşımıza Sezgileriyle yürüyen rutinlerle yaşayan ürkek ve takıntılı bir adam bu Hakan Bıçakcı akılcılığın maskesini çıkarttığı her gecenin bir gündüzün içine aktığı şizoid ve polarize bir karanlığı resmediyor İçinde ısırıkların sararmış resimlerin tekinsiz erkeklerin alışveriş merkezlerinin sanat galerilerinin otel odalarının markaların ve beyhude zaman usancının yaşadığı genç bir roman daha sunuyor bize

Nobel Kitap
240,00

İletişim Yayınevi

2012174 sf.
Ciltsiz13x19 cm2. Hamur
Nobel Kitap

Geceleri uykumda kendimi mi dişliyordum yani Böyle bir hastalık var mı Uyurgezerliğin bir türü mü bu Yamyamlığın bir türü mü ya da Yoksa ben mi icat ettim Cinsel fantezi kurbanı olduğumu sanan doktora söyleseydim keşke İyi de doktor bey ben yalnız yaşıyorum diye Söyleyememiştim Tutmuştum kendimi Nedenini de gayet iyi biliyordum aslında Kendi kendimi bilinçsizce ısırıyor olmam en sapkın ilişkiye girmemden çok daha rahatsız ediciydi Uzak sanki hiç varolmamışçasına hatırlanmayacak uzak bir İstanbul semtinde başlıyor Karanlık Oda Boş bir belediye otobüsü pırpır eden floresanlar ıssız ve alelacayip vitrinlerle giriyor söze Suya daldırıldıkça ağırlığı artan paçavra gibi dibe giden kendini ve unuttuklarını hatırlamaya çalışan bir fotoğrafçı çıkıyor karşımıza Sezgileriyle yürüyen rutinlerle yaşayan ürkek ve takıntılı bir adam bu Hakan Bıçakcı akılcılığın maskesini çıkarttığı her gecenin bir gündüzün içine aktığı şizoid ve polarize bir karanlığı resmediyor İçinde ısırıkların sararmış resimlerin tekinsiz erkeklerin alışveriş merkezlerinin sanat galerilerinin otel odalarının markaların ve beyhude zaman usancının yaşadığı genç bir roman daha sunuyor bize

İletişim Yayınları
240,00

İletişim Yayınları

4. baskı - Eylül 2016 (1. baskı - Aralık 2010)176 sf.
130 mm x 195 mm
İletişim Yayınları

Geceleri uykumda kendimi mi dişliyordum yani Böyle bir hastalık var mı Uyurgezerliğin bir türü mü bu Yamyamlığın bir türü mü ya da Yoksa ben mi icat ettim Cinsel fantezi kurbanı olduğumu sanan doktora söyleseydim keşke İyi de doktor bey ben yalnız yaşıyorum diye Söyleyememiştim Tutmuştum kendimi Nedenini de gayet iyi biliyordum aslında Kendi kendimi bilinçsizce ısırıyor olmam en sapkın ilişkiye girmemden çok daha rahatsız ediciydi Uzak sanki hiç varolmamışçasına hatırlanmayacak uzak bir İstanbul semtinde başlıyor Karanlık Oda Boş bir belediye otobüsü pırpır eden floresanlar ıssız ve alelacayip vitrinlerle giriyor söze Suya daldırıldıkça ağırlığı artan paçavra gibi dibe giden kendini ve unuttuklarını hatırlamaya çalışan bir fotoğrafçı çıkıyor karşımıza Sezgileriyle yürüyen rutinlerle yaşayan ürkek ve takıntılı bir adam bu Hakan Bıçakcı akılcılığın maskesini çıkarttığı her gecenin bir gündüzün içine aktığı şizoid ve polarize bir karanlığı resmediyor İçinde ısırıkların sararmış resimlerin tekinsiz erkeklerin alışveriş merkezlerinin sanat galerilerinin otel odalarının markaların ve beyhude zaman usancının yaşadığı genç bir roman daha sunuyor bize Kitaptan bir bölüm okumak için tıklayın

Teklif Kitap
240,00

İletişim Yayınları

2010-12-091. baskı176 sf.
Karton135-195-02.HamurTürkçe
Teklif Kitap

Geceleri uykumda kendimi mi dişliyordum yani Böyle bir hastalık var mı Uyurgezerliğin bir türü mü bu Yamyamlığın bir türü mü ya da Yoksa ben mi icat ettim Cinsel fantezi kurbanı olduğumu sanan doktora söyleseydim keşke İyi de doktor bey ben yalnız yaşıyorum diye Söyleyememiştim Tutmuştum kendimi Nedenini de gayet iyi biliyordum aslında Kendi kendimi bilinçsizce ısırıyor olmam en sapkın ilişkiye girmemden çok daha rahatsız ediciydi Uzak sanki hiç varolmamışçasına hatırlanmayacak uzak bir İstanbul semtinde başlıyor Karanlık Oda Boş bir belediye otobüsü pırpır eden floresanlar ıssız ve alelacayip vitrinlerle giriyor söze Suya daldırıldıkça ağırlığı artan paçavra gibi dibe giden kendini ve unuttuklarını hatırlamaya çalışan bir fotoğrafçı çıkıyor karşımıza Sezgileriyle yürüyen rutinlerle yaşayan ürkek ve takıntılı bir adam bu Hakan Bıçakcı akılcılığın maskesini çıkarttığı her gecenin bir gündüzün içine aktığı şizoid ve polarize bir karanlığı resmediyor İçinde ısırıkların sararmış resimlerin tekinsiz erkeklerin alışveriş merkezlerinin sanat galerilerinin otel odalarının markaların ve beyhude zaman usancının yaşadığı genç bir roman daha sunuyor bize

Kitapsan
240,00

İLETİŞİM YAYINLARI

Kitapsan

Geceleri uykumda kendimi mi dişliyordum yani Böyle bir hastalık var mı Uyurgezerliğin bir türü mü bu Yamyamlığın bir türü mü ya da Yoksa ben mi icat ettim Cinsel fantezi kurbanı olduğumu sanan doktora söyleseydim keşke İyi de doktor bey ben yalnız yaşıyorum diye Söyleyememiştim Tutmuştum kendimi Nedenini de gayet iyi biliyordum aslında Kendi kendimi bilinçsizce ısırıyor olmam en sapkın ilişkiye girmemden çok daha rahatsız ediciydi Uzak sanki hiç varolmamışçasına hatırlanmayacak uzak bir İstanbul semtinde başlıyor Karanlık Oda Boş bir belediye otobüsü pırpır eden floresanlar ıssız ve alelacayip vitrinlerle giriyor söze Suya daldırıldıkça ağırlığı artan paçavra gibi dibe giden kendini ve unuttuklarını hatırlamaya çalışan bir fotoğrafçı çıkıyor karşımıza Sezgileriyle yürüyen rutinlerle yaşayan ürkek ve takıntılı bir adam bu Hakan Bıçakcı akılcılığın maskesini çıkarttığı her gecenin bir gündüzün içine aktığı şizoid ve polarize bir karanlığı resmediyor İçinde ısırıkların sararmış resimlerin tekinsiz erkeklerin alışveriş merkezlerinin sanat galerilerinin otel odalarının markaların ve beyhude zaman usancının yaşadığı genç bir roman daha sunuyor bize Yayınevi İLETİŞİM YAYINLARI Yazar HAKAN BIÇAKÇI

Kitap Yurdu
240,00

İLETİŞİM YAYINLARI

01.01.2014176 sf.
Karton Kapak13 x 19.5 cmKitap KağıdıTÜRKÇE
Kitap Yurdu

Geceleri uykumda kendimi mi dişliyordum yani Böyle bir hastalık var mı Uyurgezerliğin bir türü mü bu Yamyamlığın bir türü mü ya da Yoksa ben mi icat ettim Cinsel fantezi kurbanı olduğumu sanan doktora söyleseydim keşke İyi de doktor bey ben yalnız yaşıyorum diye Söyleyememiştim Tutmuştum kendimi Nedenini de gayet iyi biliyordum aslında Kendi kendimi bilinçsizce ısırıyor olmam en sapkın ilişkiye girmemden çok daha rahatsız ediciydi Uzak sanki hiç varolmamışçasına hatırlanmayacak uzak bir İstanbul semtinde başlıyor Karanlık Oda Boş bir belediye otobüsü pırpır eden floresanlar ıssız ve alelacayip vitrinlerle giriyor söze Suya daldırıldıkça ağırlığı artan paçavra gibi dibe giden kendini ve unuttuklarını hatırlamaya çalışan bir fotoğrafçı çıkıyor karşımıza Sezgileriyle yürüyen rutinlerle yaşayan ürkek ve takıntılı bir adam bu Hakan Bıçakcı akılcılığın maskesini çıkarttığı her gecenin bir gündüzün içine aktığı şizoid ve polarize bir karanlığı resmediyor İçinde ısırıkların sararmış resimlerin tekinsiz erkeklerin alışveriş merkezlerinin sanat galerilerinin otel odalarının markaların ve beyhude zaman usancının yaşadığı genç bir roman daha sunuyor bize

Pandora
252,00

İletişim

2010176 sf.
Pandora

Geceleri uykumda kendimi mi dişliyordum yani Böyle bir hastalık var mı Uyurgezerliğin bir türü mü bu Yamyamlığın bir türü mü ya da Yoksa ben mi icat ettim Cinsel fantezi kurbanı olduğumu sanan doktora söyleseydim keşke İyi de doktor bey ben yalnız yaşıyorum diye Söyleyememiştim Tutmuştum kendimi Nedenini de gayet iyi biliyordum aslında Kendi kendimi bilinçsizce ısırıyor olmam en sapkın ilişkiye girmemden çok daha rahatsız ediciydi Uzak sanki hiç varolmamışçasına hatırlanmayacak uzak bir İstanbul semtinde başlıyor Karanlık Oda Boş bir belediye otobüsü pırpır eden floresanlar ıssız ve alelacayip vitrinlerle giriyor söze Suya daldırıldıkça ağırlığı artan paçavra gibi dibe giden kendini ve unuttuklarını hatırlamaya çalışan bir fotoğrafçı çıkıyor karşımıza Sezgileriyle yürüyen rutinlerle yaşayan ürkek ve takıntılı bir adam bu Hakan Bıçakcı akılcılığın maskesini çıkarttığı her gecenin bir gündüzün içine aktığı şizoid ve polarize bir karanlığı resmediyor İçinde ısırıkların sararmış resimlerin tekinsiz erkeklerin alışveriş merkezlerinin sanat galerilerinin otel odalarının markaların ve beyhude zaman usancının yaşadığı genç bir roman daha sunuyor bize

Kita Kitap
300,00

İletişim Yayınları

20122. baskı174 sf.
Ciltsiz13,00 x 19,00 cm2. HamurTürkçe

çev. Levent Cantek

Kita Kitap

Geceleri uykumda kendimi mi dişliyordum yani Böyle bir hastalık var mı Uyurgezerliğin bir türü mü bu Yamyamlığın bir türü mü ya da Yoksa ben mi icat ettim Cinsel fantezi kurbanı olduğumu sanan doktora söyleseydim keşke İyi de doktor bey ben yalnız yaşıyorum diye Söyleyememiştim Tutmuştum kendimi Nedenini de gayet iyi biliyordum aslında Kendi kendimi bilinçsizce ısırıyor olmam en sapkın ilişkiye girmemden çok daha rahatsız ediciydi Uzak sanki hiç varolmamışçasına hatırlanmayacak uzak bir İstanbul semtinde başlıyor Karanlık Oda Boş bir belediye otobüsü pırpır eden floresanlar ıssız ve alelacayip vitrinlerle giriyor söze Suya daldırıldıkça ağırlığı artan paçavra gibi dibe giden kendini ve unuttuklarını hatırlamaya çalışan bir fotoğrafçı çıkıyor karşımıza Sezgileriyle yürüyen rutinlerle yaşayan ürkek ve takıntılı bir adam bu Hakan Bıçakcı akılcılığın maskesini çıkarttığı her gecenin bir gündüzün içine aktığı şizoid ve polarize bir karanlığı resmediyor İçinde ısırıkların sararmış resimlerin tekinsiz erkeklerin alışveriş merkezlerinin sanat galerilerinin otel odalarının markaların ve beyhude zaman usancının yaşadığı genç bir roman daha sunuyor bize img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img