Karaoğlan ın Ak Güvercini Demokratik Sol Parti 1985 2004 — Onur Alp Yılmaz

Karaoğlan ın Ak Güvercini Demokratik Sol Parti 1985 2004
Onur Alp YılmazSiyasal Kitabevi
Karaoğlan ın Ak Güvercini Demokratik Sol Parti 1985 2004
Onur Alp YılmazTürkiye de merkez siyasette teorik ve pratik siyaseti bir arada götürebilen entelektüel uğraşını toplum lehine dönüşüm iddiasını merkeze alarak yürüten Bülent Ecevit bu açıdan merkez siyasetin diğer aktörlerinden ayrışmaktadır Onu sol siyaset açısından nevi şahsına münhasır kılan özelliği ise sol siyasetin ithal sekter ve teorikliğine karşı ithal ikameci yenilikçi ve pratik bir sol anlayış ortaya koyabilmiş olmasıdır O sol siyasetin kendisine Atatürk üzerinden meşruiyet yaratarak devleti tahrip etmeyi de bir yöntem olarak gördüğü 1980 öncesi dönemde de sol tarafından aydın olmanın amentüsünün Kemalizme ağır yergiler sıralamak olarak algılandığı 1980 sonrası dönemde de Kemalist sol çizginin devletlû yanını temsil etmiştir Sosyalist solun teorik zemininin devlete negatif bakışına karşı Kemalizmin devlet kurucu rolüyle sosyal demokrasinin devleti istediği toplumsal dönüşümü gerçekleştirmek için faydalı bir araç olarak gören teorik zeminini harmanlayarak hedefine devleti değil bozuk düzen i koymuştur Ecevit tüm siyasi hayatı boyunca devlete karşı ayaklanan bir sınıf kinini değil devleti altyapı kurumları açısından daha eşitlikçi ve bunun doğal sonucu olarak da özgürlükler açısından daha zengin bir ülke yaratmak amacıyla meşru siyaset zemininde hareket eden halk kesimi ni hedeflediği siyasi sosyal ve iktisadi dönüşümün merkezine koymuştur 12 Eylül sonrası dönemin 1980 lerin hem Türkiye hem de dünya açısından birçok dönüşüme sahne olmasına karşın Ecevit DSP projesiyle ortaya çıkmış ve halkı bizatihi siyasetin öznesi yapmayı hedefleyen bir iddia ortaya koymuştur Ancak Ecevit in bu çabası Türkiye ve dünya dengesindeki pratik siyasetin sınırlılıkları ve 12 Eylül öncesinin çeşitli travmalarını hatırlatan post travma atakları dolayısıyla gerçekleşememiş ve DSP de bu doğrultuda dönüşmüştür İşte bu çalışma bir yandan DSP nin bu dönüşümüne sebep olan iktisadi sosyal ve siyasal gelişmeleri değerlendirirken diğer yandan da Ecevit in erken dönem liderliğindeki iddialarından DSP ve iktidar dönemlerine ne kaldığını değerlendirme amacındadır Bir materyalist ve Keynezyen dönem siyasetçisi olan Ecevit in DSP projesinde post materyalist döneme ve neoliberal iktisadi birikim modeline verdiği reaksiyonların izini sürmek ve önceki dönemiyle mukayese etmek de bu kitabın iddialarıarasındadır

Siyasal Kitabevi
Türkiye de merkez siyasette teorik ve pratik siyaseti bir arada götürebilen entelektüel uğraşını toplum lehine dönüşüm iddiasını merkeze alarak yürüten Bülent Ecevit bu açıdan merkez siyasetin diğer aktörlerinden ayrışmaktadır Onu sol siyaset açısından nevi şahsına münhasır kılan özelliği ise sol siyasetin ithal sekter ve teorikliğine karşı ithal ikameci yenilikçi ve pratik bir sol anlayış ortaya koyabilmiş olmasıdır O sol siyasetin kendisine Atatürk üzerinden meşruiyet yaratarak devleti tahrip etmeyi de bir yöntem olarak gördüğü 1980 öncesi dönemde de sol tarafından aydın olmanın amentüsünün Kemalizme ağır yergiler sıralamak olarak algılandığı 1980 sonrası dönemde de Kemalist sol çizginin devletlû yanını temsil etmiştir Sosyalist solun teorik zemininin devlete negatif bakışına karşı Kemalizmin devlet kurucu rolüyle sosyal demokrasinin devleti istediği toplumsal dönüşümü gerçekleştirmek için faydalı bir araç olarak gören teorik zeminini harmanlayarak hedefine devleti değil bozuk düzen i koymuştur Ecevit tüm siyasi hayatı boyunca devlete karşı ayaklanan bir sınıf kinini değil devleti altyapı kurumları açısından daha eşitlikçi ve bunun doğal sonucu olarak da özgürlükler açısından daha zengin bir ülke yaratmak amacıyla meşru siyaset zemininde hareket eden halk kesimi ni hedeflediği siyasi sosyal ve iktisadi dönüşümün merkezine koymuştur 12 Eylül sonrası dönemin 1980 lerin hem Türkiye hem de dünya açısından birçok dönüşüme sahne olmasına karşın Ecevit DSP projesiyle ortaya çıkmış ve halkı bizatihi siyasetin öznesi yapmayı hedefleyen bir iddia ortaya koymuştur Ancak Ecevit in bu çabası Türkiye ve dünya dengesindeki pratik siyasetin sınırlılıkları ve 12 Eylül öncesinin çeşitli travmalarını hatırlatan post travma atakları dolayısıyla gerçekleşememiş ve DSP de bu doğrultuda dönüşmüştür İşte bu çalışma bir yandan DSP nin bu dönüşümüne sebep olan iktisadi sosyal ve siyasal gelişmeleri değerlendirirken diğer yandan da Ecevit in erken dönem liderliğindeki iddialarından DSP ve iktidar dönemlerine ne kaldığını değerlendirme amacındadır Bir materyalist ve Keynezyen dönem siyasetçisi olan Ecevit in DSP projesinde post materyalist döneme ve neoliberal iktisadi birikim modeline verdiği reaksiyonların izini sürmek ve önceki dönemiyle mukayese etmek de bu kitabın iddiaları arasındadır Tanıtım Bülteninden

Siyasal Kitabevi
Türkiye de merkez siyasette teorik ve pratik siyaseti bir arada götürebilen entelektüel uğraşını toplum lehine dönüşüm iddiasını merkeze alarak yürüten Bülent Ecevit bu açıdan merkez siyasetin diğer aktörlerinden ayrışmaktadır Onu sol siyaset açısından nevi şahsına münhasır kılan özelliği ise sol siyasetin ithal sekter ve teorikliğine karşı ithal ikameci yenilikçi ve pratik bir sol anlayış ortaya koyabilmiş olmasıdır O sol siyasetin kendisine Atatürk üzerinden meşruiyet yaratarak devleti tahrip etmeyi de bir yöntem olarak gördüğü 1980 öncesi dönemde de sol tarafından aydın olmanın amentüsünün Kemalizme ağır yergiler sıralamak olarak algılandığı 1980 sonrası dönemde de Kemalist sol çizginin devletlû yanını temsil etmiştir Sosyalist solun teorik zemininin devlete negatif bakışına karşı Kemalizmin devlet kurucu rolüyle sosyal demokrasinin devleti istediği toplumsal dönüşümü gerçekleştirmek için faydalı bir araç olarak gören teorik zeminini harmanlayarak hedefine devleti değil bozuk düzen i koymuştur Ecevit tüm siyasi hayatı boyunca devlete karşı ayaklanan bir sınıf kinini değil devleti altyapı kurumları açısından daha eşitlikçi ve bunun doğal sonucu olarak da özgürlükler açısından daha zengin bir ülke yaratmak amacıyla meşru siyaset zemininde hareket eden halk kesimi ni hedeflediği siyasi sosyal ve iktisadi dönüşümün merkezine koymuştur 12 Eylül sonrası dönemin 1980 lerin hem Türkiye hem de dünya açısından birçok dönüşüme sahne olmasına karşın Ecevit DSP projesiyle ortaya çıkmış ve halkı bizatihi siyasetin öznesi yapmayı hedefleyen bir iddia ortaya koymuştur Ancak Ecevit in bu çabası Türkiye ve dünya dengesindeki pratik siyasetin sınırlılıkları ve 12 Eylül öncesinin çeşitli travmalarını hatırlatan post travma atakları dolayısıyla gerçekleşememiş ve DSP de bu doğrultuda dönüşmüştür İşte bu çalışma bir yandan DSP nin bu dönüşümüne sebep olan iktisadi sosyal ve siyasal gelişmeleri değerlendirirken diğer yandan da Ecevit in erken dönem liderliğindeki iddialarından DSP ve iktidar dönemlerine ne kaldığını değerlendirme amacındadır Bir materyalist ve Keynezyen dönem siyasetçisi olan Ecevit in DSP projesinde post materyalist döneme ve neoliberal iktisadi birikim modeline verdiği reaksiyonların izini sürmek ve önceki dönemiyle mukayese etmek de bu kitabın iddiaları arasındadır

Siyasal Kitabevi
Türkiye de merkez siyasette teorik ve pratik siyaseti bir arada götürebilen entelektüel uğraşını toplum lehine dönüşüm iddiasını merkeze alarak yürüten Bülent Ecevit bu açıdan merkez siyasetin diğer aktörlerinden ayrışmaktadır Onu sol siyaset açısından nevi şahsına münhasır kılan özelliği ise sol siyasetin ithal sekter ve teorikliğine karşı ithal ikameci yenilikçi ve pratik bir sol anlayış ortaya koyabilmiş olmasıdır O sol siyasetin kendisine Atatürk üzerinden meşruiyet yaratarak devleti tahrip etmeyi de bir yöntem olarak gördüğü 1980 öncesi dönemde de sol tarafından aydın olmanın amentüsünün Kemalizme ağır yergiler sıralamak olarak algılandığı 1980 sonrası dönemde de Kemalist sol çizginin devletlû yanını temsil etmiştir Sosyalist solun teorik zemininin devlete negatif bakışına karşı Kemalizmin devlet kurucu rolüyle sosyal demokrasinin devleti istediği toplumsal dönüşümü gerçekleştirmek için faydalı bir araç olarak gören teorik zeminini harmanlayarak hedefine devleti değil bozuk düzen i koymuştur Ecevit tüm siyasi hayatı boyunca devlete karşı ayaklanan bir sınıf kinini değil devleti altyapı kurumları açısından daha eşitlikçi ve bunun doğal sonucu olarak da özgürlükler açısından daha zengin bir ülke yaratmak amacıyla meşru siyaset zemininde hareket eden halk kesimi ni hedeflediği siyasi sosyal ve iktisadi dönüşümün merkezine koymuştur 12 Eylül sonrası dönemin 1980 lerin hem Türkiye hem de dünya açısından birçok dönüşüme sahne olmasına karşın Ecevit DSP projesiyle ortaya çıkmış ve halkı bizatihi siyasetin öznesi yapmayı hedefleyen bir iddia ortaya koymuştur Ancak Ecevit in bu çabası Türkiye ve dünya dengesindeki pratik siyasetin sınırlılıkları ve 12 Eylül öncesinin çeşitli travmalarını hatırlatan post travma atakları dolayısıyla gerçekleşememiş ve DSP de bu doğrultuda dönüşmüştür İşte bu çalışma bir yandan DSP nin bu dönüşümüne sebep olan iktisadi sosyal ve siyasal gelişmeleri değerlendirirken diğer yandan da Ecevit in erken dönem liderliğin

Siyasal Kitabevi
Onur Alp Yılmaz tarafından kaleme alınan Karaoğlanın Ak Güvercini Demokratik Sol Parti 1985 2004 Siyasal Kitabevi eseri olarak okurlarla buluşuyor Karaoğlanın Ak Güvercini Demokratik Sol Parti 1985 2004 Onur Alp Yılmaz Kitap Özeti Türkiye de merkez siyasette teorik ve pratik siyaseti bir arada götürebilen entelektüel uğraşını toplum lehine dönüşüm iddiasını merkeze alarak yürüten Bülent Ecevit bu açıdan merkez siyasetin diğer aktörlerinden ayrışmaktadır Onu sol siyaset açısından nevi şahsına münhasır kılan özelliği ise sol siyasetin ithal sekter ve teorikliğine karşı ithal ikameci yenilikçi ve pratik bir sol anlayış ortaya koyabilmiş olmasıdır O sol siyasetin kendisine Atatürk üzerinden meşruiyet yaratarak devleti tahrip etmeyi de bir yöntem olarak gördüğü 1980 öncesi dönemde de sol tarafından aydın olmanın amentüsünün Kemalizme ağır yergiler sıralamak olarak algılandığı 1980 sonrası dönemde de Kemalist sol çizginin devletlû yanını temsil etmiştir Sosyalist solun teorik zemininin devlete negatif bakışına karşı Kemalizmin devlet kurucu rolüyle sosyal demokrasinin devleti istediği toplumsal dönüşümü gerçekleştirmek için faydalı bir araç olarak gören teorik zeminini harmanlayarak hedefine devleti değil bozuk düzen i koymuştur Ecevit tüm siyasi hayatı boyunca devlete karşı ayaklanan bir sınıf kinini değil devleti altyapı kurumları açısından daha eşitlikçi ve bunun doğal sonucu olarak da özgürlükler açısından daha zengin bir ülke yaratmak amacıyla meşru siyaset zemininde hareket eden halk kesimi ni hedeflediği siyasi sosyal ve iktisadi dönüşümün merkezine koymuştur 12 Eylül sonrası dönemin 1980 lerin hem Türkiye hem de dünya açısından birçok dönüşüme sahne olmasına karşın Ecevit DSP projesiyle ortaya çıkmış ve halkı bizatihi siyasetin öznesi yapmayı hedefleyen bir iddia ortaya koymuştur Ancak Ecevit in bu çabası Türkiye ve dünya dengesindeki pratik siyasetin sınırlılıkları ve 12 Eylül öncesinin çeşitli travmalarını hatırlatan post travma atakları dolayısıyla gerçekleşememiş ve DSP de bu doğrultuda dönüşmüştür İşte bu çalışma bir yandan DSP nin bu dönüşümüne sebep olan iktisadi sosyal ve siyasal gelişmeleri değerlendirirken diğer yandan da Ecevit in erken dönem liderliğindeki iddialarından DSP ve iktidar dönemlerine ne kaldığını değerlendirme amacındadır Bir materyalist ve Keynezyen dönem siyasetçisi olan Ecevit in DSP projesinde post materyalist döneme ve neoliberal iktisadi birikim modeline verdiği reaksiyonların izini sürmek ve önceki dönemiyle mukayese etmek de bu kitabın iddiaları arasındadır Yayınevi Siyasal Kitabevi Yazar Onur Alp Yılmaz Sayfa 432 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 16 00x24 00 cm Basım Yılı Ekim 2022 Barkod 9786257424639 Kategori Araştırma İnceleme Türkiye Siyaseti ve Politikası

Siyasal Kitabevi
Türkiye de merkez siyasette teorik ve pratik siyaseti bir arada götürebilen entelektüel uğraşını toplum lehine dönüşüm iddiasını merkeze alarak yürüten Bülent Ecevit bu açıdan merkez siyasetin diğer aktörlerinden ayrışmaktadır Onu sol siyaset açısından nevi şahsına münhasır kılan özelliği ise sol siyasetin ithal sekter ve teorikliğine karşı ithal ikameci yenilikçi ve pratik bir sol anlayış ortaya koyabilmiş olmasıdır O sol siyasetin kendisine Atatürk üzerinden meşruiyet yaratarak devleti tahrip etmeyi de bir yöntem olarak gördüğü 1980 öncesi dönemde de sol tarafından aydın olmanın amentüsünün Kemalizme ağır yergiler sıralamak olarak algılandığı 1980 sonrası dönemde de Kemalist sol çizginin devletlû yanını temsil etmiştir Sosyalist solun teorik zemininin devlete negatif bakışına karşı Kemalizmin devlet kurucu rolüyle sosyal demokrasinin devleti istediği toplumsal dönüşümü gerçekleştirmek için faydalı bir araç olarak gören teorik zeminini harmanlayarak hedefine devleti değil bozuk düzen i koymuştur Ecevit tüm siyasi hayatı boyunca devlete karşı ayaklanan bir sınıf kinini değil devleti altyapı kurumları açısından daha eşitlikçi ve bunun doğal sonucu olarak da özgürlükler açısından daha zengin bir ülke yaratmak amacıyla meşru siyaset zemininde hareket eden halk kesimi ni hedeflediği siyasi sosyal ve iktisadi dönüşümün merkezine koymuştur 12 Eylül sonrası dönemin 1980 lerin hem Türkiye hem de dünya açısından birçok dönüşüme sahne olmasına karşın Ecevit DSP projesiyle ortaya çıkmış ve halkı bizatihi siyasetin öznesi yapmayı hedefleyen bir iddia ortaya koymuştur Ancak Ecevit in bu çabası Türkiye ve dünya dengesindeki pratik siyasetin sınırlılıkları ve 12 Eylül öncesinin çeşitli travmalarını hatırlatan post travma atakları dolayısıyla gerçekleşememiş ve DSP de bu doğrultuda dönüşmüştür İşte bu çalışma bir yandan DSP nin bu dönüşümüne sebep olan iktisadi sosyal ve siyasal gelişmeleri değerlendirirken diğer yandan da Ecevit in erken dönem liderliğindeki iddialarından DSP ve iktidar dönemlerine ne kaldığını değerlendirme amacındadır Bir materyalist ve Keynezyen dönem siyasetçisi olan Ecevit in DSP projesinde post materyalist döneme ve neoliberal iktisadi birikim modeline verdiği reaksiyonların izini sürmek ve önceki dönemiyle mukayese etmek de bu kitabın iddiaları arasındadır