Karo Kızı — Orhan Efe Özenç

Karo Kızı
Orhan Efe ÖzençGece Kitaplığı
Karo Kızı
Orhan Efe ÖzençBir hayal uğruna bir dünya değişti Pek uzaklardaki bir ıssız galaksinin merkezlerinde Adalberta diye bir gezegen hayal ettim öyle bir yerdi ki üzerinde yaşayanların gece den anladıkları biricik yıldızları Aldebaran ın onları hiç terk etmeyen ışığının sabah a dek azalıp buruşup büzülmesinden ibaretti Halklar yılı 10 aya ayı 10 haftaya haftayı 10 güne günü 10 saate saati 100 dakikaya dakikayı 100 saniyeye saniyeyi 100 saliseye 33 harflik bir alfabeyle ayırmak suretiyle mevcutlardı Ve zamanı ölçmeye bile cüret eden bu varlıkların en önemli kusurları önce ölümlü sonra insan olmaktı o kadar ki taptıkları Tek bir kadına Tanrıça larına bile yeri geldi isyan ettiler yeri geldi boyun eğdiler Velhasıl ondalık sisteme kafa yormalarının sebebi de Tanrıça larının yarattığı doğaya ömürlerine karşı galip gelememeleriydi Koskoca bir okyanusun çepeçevre kucakladığı tek bir sahanlıktaki tek bir kıtada hayat bulan iki Kraliçeliğe göreydi her şey Aynıya yakın boylamlar üzerinde kurulmuş iki başkentin arasındaki akıl almaz mesafeyle belirlenen mevsimlerde kadınların diğer cinse erkeklere karşı ilahî hukukî fiilî ve tabii imtiyazları göze çarpacaktı oraya her baktığımda Çünkü erkekler doğmaya ettikleri lanetleri sürdükleri aciz yaşamla pişirip yemekten semirmiş kadınlar ise gökte fazlaca yalın kaldıklarını düşünürken Tanrıça larıyla şereflendirilmişlerdi Kafalarını kaldırıp izleyecek başka bir yıldız bulamazlardı semalarında zira o iri füruc evren boyunca bomboştu Ben gelmesem Tanrıça larının oyun bahçesinde yapayalnız kalacaklardı

Gece Kitaplığı
Bir hayal uğruna bir dünya değişti Pek uzaklardaki bir ıssız galaksinin merkezlerinde Adalberta diye bir gezegen hayal ettim öyle bir yerdi ki üzerinde yaşayanların gece den anladıkları biricik yıldızları Aldebaran ın onları hiç terk etmeyen ışığının sabah a dek azalıp buruşup büzülmesinden ibaretti Halklar yılı 10 aya ayı 10 haftaya haftayı 10 güne günü 10 saate saati 100 dakikaya dakikayı 100 saniyeye saniyeyi 100 saliseye 33 harflik bir alfabeyle ayırmak suretiyle mevcutlardı Ve zamanı ölçmeye bile cüret eden bu varlıkların en önemli kusurları önce ölümlü sonra insan olmaktı o kadar ki taptıkları Tek bir kadına Tanrıça larına bile yeri geldi isyan ettiler yeri geldi boyun eğdiler Velhasıl ondalık sisteme kafa yormalarının sebebi de Tanrıça larının yarattığı doğaya ömürlerine karşı galip gelememeleriydi Koskoca bir okyanusun çepeçevre kucakladığı tek bir sahanlıktaki tek bir kıtada hayat bulan iki Kraliçeliğe göreydi her şey Aynıya yakın boylamlar üzerinde kurulmuş iki başkentin arasındaki akıl almaz mesafeyle belirlenen mevsimlerde kadınların diğer cinse erkeklere karşı ilahî hukukî fiilî ve tabii imtiyazları göze çarpacaktı oraya her baktığımda Çünkü erkekler doğmaya ettikleri lanetleri sürdükleri aciz yaşamla pişirip yemekten semirmiş kadınlar ise gökte fazlaca yalın kaldıklarını düşünürken Tanrıça larıyla şereflendirilmişlerdi Kafalarını kaldırıp izleyecek başka bir yıldız bulamazlardı semalarında zira o iri füruc evren boyunca bomboştu Ben gelmesem Tanrıça larının oyun bahçesinde yapayalnız kalacaklardı

Gece Kitaplığı
Bir hayal uğruna bir dünya değişti Pek uzaklardaki bir ıssız galaksinin merkezlerinde Adalberta diye bir gezegen hayal ettim öyle bir yerdi ki üzerinde yaşayanların gece den anladıkları biricik yıldızları Aldebaran ın onları hiç terk etmeyen ışığının sabah a dek azalıp buruşup büzülmesinden ibaretti Halklar yılı 10 aya ayı 10 haftaya haftayı 10 güne günü 10 saate saati 100 dakikaya dakikayı 100 saniyeye saniyeyi 100 saliseye 33 harflik bir alfabeyle ayırmak suretiyle mevcutlardı Ve zamanı ölçmeye bile cüret eden bu varlıkların en önemli kusurları önce ölümlü sonra insan olmaktı o kadar ki taptıkları Tek bir kadına Tanrıça larına bile yeri geldi isyan ettiler yeri geldi boyun eğdiler Velhasıl ondalık sisteme kafa yormalarının sebebi de Tanrıça larının yarattığı doğaya ömürlerine karşı galip gelememeleriydi Koskoca bir okyanusun çepeçevre kucakladığı tek bir sahanlıktaki tek bir kıtada hayat bulan iki Kraliçeliğe göreydi her şey Aynıya yakın boylamlar üzerinde kurulmuş iki başkentin arasındaki akıl almaz mesafeyle belirlenen mevsimlerde kadınların diğer cinse erkeklere karşı ilahî hukukî fiilî ve tabii imtiyazları göze çarpacaktı oraya her baktığımda Çünkü erkekler doğmaya ettikleri lanetleri sürdükleri aciz yaşamla pişirip yemekten semirmiş kadınlar ise gökte fazlaca yalın kaldıklarını düşünürken Tanrıça larıyla şereflendirilmişlerdi Kafalarını kaldırıp izleyecek başka bir yıldız bulamazlardı semalarında zira o iri füruc evren boyunca bomboştu Ben gelmesem Tanrıça larının oyun bahçesinde yapayalnız kalacaklardı

Gece Kitaplığı Yayınları
Bir hayal uğruna bir dünya değişti Pek uzaklardaki bir ıssız galaksinin merkezlerinde Adalberta diye bir gezegen hayal ettim öyle bir yerdi ki üzerinde yaşayanların gece den anladıkları biricik yıldızları Aldebaran ın onları hiç terk etmeyen ışığının sabah a dek azalıp buruşup büzülmesinden ibaretti Halklar yılı 10 aya ayı 10 haftaya haftayı 10 güne günü 10 saate saati 100 dakikaya dakikayı 100 saniyeye saniyeyi 100 saliseye 33 harflik bir alfabeyle ayırmak suretiyle mevcutlardı Ve zamanı ölçmeye bile cüret eden bu varlıkların en önemli kusurları önce ölümlü sonra insan olmaktı o kadar ki taptıkları Tek bir kadına Tanrıça larına bile yeri geldi isyan ettiler yeri geldi boyun eğdiler Velhasıl ondalık sisteme kafa yormalarının sebebi de Tanrıça larının yarattığı doğaya ömürlerine karşı galip gelememeleriydi Koskoca bir okyanusun çepeçevre kucakladığı tek bir sahanlıktaki tek bir kıtada hayat bulan iki Kraliçeliğe göreydi her şey Aynıya yakın boylamlar üzerinde kurulmuş iki başkentin arasındaki akıl almaz mesafeyle belirlenen mevsimlerde kadınların diğer cinse erkeklere karşı ilahî hukukî fiilî ve tabii imtiyazları göze çarpacaktı oraya her baktığımda Çünkü erkekler doğmaya ettikleri lanetleri sürdükleri aciz yaşamla pişirip yemekten semirmiş kadınlar ise gökte fazlaca yalın kaldıklarını düşünürken Tanrıça larıyla şereflendirilmişlerdi Kafalarını kaldırıp izleyecek başka bir yıldız bulamazlardı semalarında zira o iri füruc evren boyunca bomboştu Ben gelmesem Tanrıça larının oyun bahçesinde yapayalnız kalacaklardı