KASABANIN EN GÜZEL KIZI — Charles Bukowski

KASABANIN EN GÜZEL KIZI
Charles BukowskiParantez Gazetecilik ve Yayıncılık
KASABANIN EN GÜZEL KIZI
Charles BukowskiKasabanın En Güzel Kızı nda yer alan öyküleri Charles Bukowski nin haklı şöhretini kazanmasının en iyi örnekleri sayılıyor Bukowski bu öykülerde kendi hayatından yola çıkarak kaybedenlerin dünyasına ayyaşlar kaçıklar düzenbazlar fahişelerden oluşan bir dünyaya kendine has farklı bir mercekten bakıyor ve her şeyi olabildiğince açık ve net anlatıyor Sahile götürdüm onu o gün Yaz henüz başlamamıştı hafta sonuydu tenhaydı sahil Harikuladeydi Berduşlar paçavraları ile kuma uzanmışlardı Bazıları taş banklara oturmuş şişeyi paylaşıyorlardı Martılar telaşsız ve aptal uçuşlarındaydılar Yetmişlik seksenlik karılar kocaları öldükten sonra kendilerine kalacak evleri satıp satmamayı tartışıyorlardı Her şeye rağmen huzur vardı havada Denize doğru yürüdük Çok az konuşarak Mutluyduk birlikte İki sandviç biraz cips ve içecek bir şeyler aldım Kuma uzanıp atıştırdık Birbirimize sarılıp uyuduk bir süre Sevişmekten bile güzeldi sanki Gerilimsiz bir birlikte akış Uyandıktan bir süre sonra eve döndük Yemek pişirdim Yemekten sonra birlikte oturmayı teklif ettim Bir şey söylemeden uzun uzun baktı bana Sonra yumuşak bir sesle Olmaz dedi Onu bara bıraktım çıkmadan önce eline bir içki tutuşturdum Bir ambalaj fabrikasında iş buldum Hafta öyle geçti Tanıtım Bülteninden Sayfa Sayısı 224 Baskı Yılı 2016 Dili Türkçe Yayınevi Parantez Gazetecilik ve Yayıncılık

Parantez Yayınları
Charles Bukowski tarafından kaleme alınan Kasabanın En Güzel Kızı Parantez Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Kasabanın En Güzel Kızı Charles Bukowski Kitap Özeti Sahile götürdüm onu o gün Yaz henüz başlamamıştı hafta sonuydu tenhaydı sahil Harikuladeydi Berduşlar paçavraları ile kuma uzanmışlardı Bazıları taş banklara oturmuş şişeyi paylaşıyorlardı Martılar telaşsız ve aptal uçuşlarındaydılar Yetmişlik seksenlik karılar kocaları öldükten sonra kendilerine kalacak evleri satıp satmamayı tartışıyorlardı Her şeye rağmen huzur vardı havada Denize doğru yürüdük Çok az konuşarak Mutluyduk birlikte İki sandviç biraz cips ve içecek bir şeyler aldım Kuma uzanıp atıştırdık Birbirimize sarılıp uyuduk bir süre Sevişmekten bile güzeldi sanki Gerilimsiz bir birlikte akış Uyandıktan bir süre sonra eve döndük Yemek pişirdim Yemekten sonra birlikte oturmayı teklif ettim Bir şey söylemeden uzun uzun baktı bana Sonra yumuşak bir sesle Olmaz dedi Onu bara bıraktım çıkmadan önce eline bir içki tutuşturdum Bir ambalaj fabrikasında iş buldum Hafta öyle geçti Yayınevi Parantez Yayınları Yazar Charles Bukowski Sayfa 224 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x19 50 cm Basım Yılı Eylül 2019 Barkod 9789758441501 Kategori Aşk Roman

Parantez Yayınları
çev. Avi Pardo
Kasabanın En Güzel Kızı nda yer alan öyküleri Charles Bukowski nin haklı şöhretini kazanmasının en iyi örnekleri sayılıyor Bukowski bu öykülerde kendi hayatından yola çıkarak kaybedenlerin dünyasına ayyaşlar kaçıklar düzenbazlar fahişelerden oluşan bir dünyaya kendine has farklı bir mercekten bakıyor ve her şeyi olabildiğince açık ve net anlatıyor Sahile götürdüm onu o gün Yaz henüz başlamamıştı hafta sonuydu tenhaydı sahil Harikuladeydi Berduşlar paçavraları ile kuma uzanmışlardı Bazıları taş banklara oturmuş şişeyi paylaşıyorlardı Martılar telaşsız ve aptal uçuşlarındaydılar Yetmişlik seksenlik karılar kocaları öldükten sonra kendilerine kalacak evleri satıp satmamayı tartışıyorlardı Her şeye rağmen huzur vardı havada Denize doğru yürüdük Çok az konuşarak Mutluyduk birlikte İki sandviç biraz cips ve içecek bir şeyler aldım Kuma uzanıp atıştırdık Birbirimize sarılıp uyuduk bir süre Sevişmekten bile güzeldi sanki Gerilimsiz bir birlikte akış Uyandıktan bir süre sonra eve döndük Yemek pişirdim Yemekten sonra birlikte oturmayı teklif ettim Bir şey söylemeden uzun uzun baktı bana Sonra yumuşak bir sesle Olmaz dedi Onu bara bıraktım çıkmadan önce eline bir içki tutuşturdum Bir ambalaj fabrikasında iş buldum Hafta öyle geçti

Parantez Yayınları
Sahile götürdüm onu o gün Yaz henüz başlamamıştı hafta sonuydu tenhaydı sahil Harikuladeydi Berduşlar paçavraları ile kuma uzanmışlardı Bazıları taş banklara oturmuş şişeyi paylaşıyorlardı Martılar telaşsız ve aptal uçuşlarındaydılar Yetmişlik seksenlik karılar kocaları öldükten sonra kendilerine kalacak evleri satıp satmamayı tartışıyorlardı Her şeye rağmen huzur vardı havada Denize doğru yürüdük Çok az konuşarak Mutluyduk birlikte İki sandviç biraz cips ve içecek bir şeyler aldım Kuma uzanıp atıştırdık Birbirimize sarılıp uyuduk bir süre Sevişmekten bile güzeldi sanki Gerilimsiz bir birlikte akış Uyandıktan bir süre sonra eve döndük Yemek pişirdim Yemekten sonra birlikte oturmayı teklif ettim Bir şey söylemeden uzun uzun baktı bana Sonra yumuşak bir sesle Olmaz dedi Onu bara bıraktım çıkmadan önce eline bir içki tutuşturdum Bir ambalaj fabrikasında iş buldum Hafta öyle geçti

PARANTEZ YAYINLARI
Sahile götürdüm onu o gün Yaz henüz başlamamıştı hafta sonuydu tenhaydı sahil Harikuladeydi Berduşlar paçavraları ile kuma uzanmışlardı Bazıları taş banklara oturmuş şişeyi paylaşıyorlardı Martılar telaşsız ve aptal uçuşlarındaydılar Yetmişlik seksenlik karılar kocaları öldükten sonra kendilerine kalacak evleri satıp satmamayı tartışıyorlardı Her şeye rağmen huzur vardı havada Denize doğru yürüdük Çok az konuşarak Mutluyduk birlikte İki sandviç biraz cips ve içecek bir şeyler aldım Kuma uzanıp atıştırdık Birbirimize sarılıp uyuduk bir süre Sevişmekten bile güzeldi sanki Gerilimsiz bir birlikte akış Uyandıktan bir süre sonra eve döndük Yemek pişirdim Yemekten sonra birlikte oturmayı teklif ettim Bir şey söylemeden uzun uzun baktı bana Sonra yumuşak bir sesle Olmaz dedi Onu bara bıraktım çıkmadan önce eline bir içki tutuşturdum Bir ambalaj fabrikasında iş buldum Hafta öyle geçti Sevimli Bir Aşk Hikayesi nde yer alan öyküleri Charles Bukowski nin haklı şöhretini kazanmasının en iyi örnekleri sayılıyor Bukowski bu öykülerde kendi hayatından yola çıkarak kaybedenlerin dünyasına ayyaşlar kaçıklar düzenbazlar fahişelerden oluşan bir dünyaya kendine has farklı bir mercekten bakıyor ve her şeyi olabildiğince açık ve net anlatıyor Yayınevi PARANTEZ YAYINLARI Yazar CHARLES BUKOWSKI Sayfa Sayısı 224 Yıl 2016

Parantez Yayınları
Sahile götürdüm onu o gün Yaz henüz başlamamıştı hafta sonuydu tenhaydı sahil Harikuladeydi Berduşlar paçavraları ile kuma uzanmışlardı Bazıları taş banklara oturmuş şişeyi paylaşıyorlardı Martılar telaşsız ve aptal uçuşlarındaydılar Yetmişlik seksenlik karılar kocaları öldükten sonra kendilerine kalacak evleri satıp satmamayı tartışıyorlardı Her şeye rağmen huzur vardı havada Denize doğru yürüdük Çok az konuşarak Mutluyduk birlikte İki sandviç biraz cips ve içecek bir şeyler aldım Kuma uzanıp atıştırdık Birbirimize sarılıp uyuduk bir süre Sevişmekten bile güzeldi sanki Gerilimsiz bir birlikte akış Uyandıktan bir süre sonra eve döndük Yemek pişirdim Yemekten sonra birlikte oturmayı teklif ettim Bir şey söylemeden uzun uzun baktı bana Sonra yumuşak bir sesle Olmaz dedi Onu bara bıraktım çıkmadan önce eline bir içki tutuşturdum Bir ambalaj fabrikasında iş buldum Hafta öyle geçti

Parantez Yayınları
çev. Avi Pardo
Kasabanın En Güzel Kızı nda yer alan öyküleri Charles Bukowski nin haklı şöhretini kazanmasının en iyi örnekleri sayılıyor Bukowski bu öykülerde kendi hayatından yola çıkarak kaybedenlerin dünyasına ayyaşlar kaçıklar düzenbazlar fahişelerden oluşan bir dünyaya kendine has farklı bir mercekten bakıyor ve her şeyi olabildiğince açık ve net anlatıyor Sahile götürdüm onu o gün Yaz henüz başlamamıştı hafta sonuydu tenhaydı sahil Harikuladeydi Berduşlar paçavraları ile kuma uzanmışlardı Bazıları taş banklara oturmuş şişeyi paylaşıyorlardı Martılar telaşsız ve aptal uçuşlarındaydılar Yetmişlik seksenlik karılar kocaları öldükten sonra kendilerine kalacak evleri satıp satmamayı tartışıyorlardı Her şeye rağmen huzur vardı havada Denize doğru yürüdük Çok az konuşarak Mutluyduk birlikte İki sandviç biraz cips ve içecek bir şeyler aldım Kuma uzanıp atıştırdık Birbirimize sarılıp uyuduk bir süre Sevişmekten bile güzeldi sanki Gerilimsiz bir birlikte akış Uyandıktan bir süre sonra eve döndük Yemek pişirdim Yemekten sonra birlikte oturmayı teklif ettim Bir şey söylemeden uzun uzun baktı bana Sonra yumuşak bir sesle Olmaz dedi Onu bara bıraktım çıkmadan önce eline bir içki tutuşturdum Bir ambalaj fabrikasında iş buldum Hafta öyle geçti img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Metis Yayınları
çev. Avi Pardo
Bukowski nin ağzından anlatmaya çalışalım onu ve kitabını Avi Pardo Charles Bukowski Üzerine s 7 11 Amerikan şairi romancısı ve öykü yazarı kendini şöyle anlatıyor Andernach Almanya doğumluyum Babam işgal ordusunda asker annem Alman dı İki yaşımda Amerika ya getirildim Kısa bir süre sonra Los Angeles a taşındık Hayatım bu şehirde geçti İki sene Los Angeles City College a devam ettim ancak kendi kendimi eğittiğimi söylemek daha doğru olur Okuldan hemen sonra ülkeyi dolaşmaya başladım Geçimimi ikinci sınıf işler yaparak sağladım kapıcı benzin istasyonunda pompacı bekçi bulaşıkçı yükleme memuru fabrika işçisi ustabaşı park kâhyası Ayrıca bisküvi fabrikası floresan fabrikası tren yolları ve mezbahada çalıştım Şehirlerin çoğunu gördüm ve yüze yakın işe girip çıktım Yazmaya çalışırken ölümüne açlık çektim Günde bir çikolatayla yetinerek haftada üç dört öykü yazmaya çalışıyordum Çoğu zaman daktilom yoktu El yazısıyla yazdıklarımı Atlantic Monthly Harper s ve New Yorker dergilerine postaladım Hepsi geri geldi Kasabanın En Güzel Kızı s 13 19 Cass beş kızkardeşin en genci ve güzeliydi Kasabanın en güzel kızıydı Cass Sağlam ve harikulade bir vücudu vardı Kızılderili melezi Yılan gibi kıvrımlı yılan gözlü Sıvı halinde akan bir ateşti o Girdiği şekle sığmayan bir ruh Uzun parlak ipek gibi saçları sağa sola dalgalanırdı hareket ettikçe Ya çok şendi ya da hüzünlü Arası yoktu Cass ta Deli diyenler vardı İçi ölmüş olanlar Onlar anlayamazlardı Erkeklerin umurunda değildi deli olup olmadığı Bir seks makinasıydı onlar için Cass onlarla dans eder flört eder ama bir iki kez hariç iş yatmaya gelince bir yolunu bulur ayrılırdı Barış Bardakçı Kasabanın En Şaşkını Akşam 18 Ocak 2002 Ben ve benim kuşağım asla öncekiler kadar radyoyla iç içe olmadı Radyo Günleri miz olmadı bizim Ama şimdiki kadar da süper efeeem değildik İki programımız vardı topu topu tutuklu kaldığımız Bir tanesi sabah ve akşam kuşağı olmak üzere günde iki kez tekrarlanan Okul Radyosu ydu Şehirlisinden köylüsüne tüm çocukları sımsıcak sarmalayan ilkokul çağındakilere başlangıç saatini sabırsızlıkla bekleten bir programdı Diğer favorim hafta içi her gün saat 22 00 de yayınlanan Bir Roman Bir Hikaye ydi Her ay bir yazarın yapıtlarından biri yumuşak sesli bir sunumla okunurdu Okuma sevgisini tetikleyen bir güç olurdu bu bende Reşat Nuri yi Yeşil Gece romanıyla ilk defa orada tanıdım Açık Radyo bundan neredeyse iki yıl önce canlı yayında okunmuş bir hikaye yüzünden 15 gün kapatıldı Charles Bukowski nin Kasabanın En Güzel Kızı RTÜK tarafından genel ahlak toplum huzuru ve Türk aile yapısına aykırı bulundu Bilirkişi raporu hikayenin Türk aile yapısıyla bir ilgisinin olmadığını ve genel ahlaka aykırı bir durumun bulunmadığını belirtmesine rağmen RTÜK Danıştay a gidip İdare Mahkemesi nin kararını temyiz etti Danıştay ileri bir tarihte karar vermek üzere iptal istemini askıya aldı ama Ali kıran baş kesen RTÜK bu kararı kendisine yontup radyoyu bu hafta içinde susturdu Oral Çalışlar Charles Bukowski ve Açık Radyo Cumhuriyet 18 Ocak 2002 Açık Radyo çağdaş Amerikan edebiyatının en önemli isimlerinden Charles Bukowski nin bir öyküsünü yayımladığı için 15 gün boyunca yayın yapamayacak Açık Radyo yayın dünyamızın en seçkin yayın kuruluşlarından birisi Şimdi böyle bir yayın kuruluşu dünyaca ünlü bir şair ve yazarın çok ünlü bir öyküsünün bedelini 15 gün susarak ödüyor Nilgün Cerrahoğlu Charles Bukowski Amma Hikâye Cumhuriyet 16 Ocak 2002 Charles Bukowski çağdaş Amerikan edebiyatının en önemli şair ve yazarlarından biri İnternete girip Google arama motoruna adını yazdığınızda tamı tamına 43 900 site çıkıyor karşınıza Abdullah Yavuz Altun Ayyaş ın şövalyelik düşü Ayraç Eylül 2010 Julio Cortazar Yazmak boks maçı gibidir Romanda okuru maç sayısıyla yenebilirsiniz ama öyküde nakavt etmeniz beklenir dediğinde yazarla okur arasındaki bir şeye dikkat çekiyordu aslında Metin okuru her şartta yenebilmeli Bizdeki kadim sözün Yenilen pehlivan güreşe doymaz bir başka türlü okumasını yapmak gerekir Okur metin karşısında yenildikçe yeni kavramlarla birlikte metne tekrardan yanaşacaktır Bunu öykü çerçevesinde ele alırsak okura çok katmanlı bir öykü sunmanız sizi iyi öykücü yapar muhakkak ancak yetmez onu defalarca alt edebilecek malzemeniz olmalı Bunun en iyi örneğini Jorge Luis Borges sundu belki de Labirentler kurarak yazdığı öykülerde okuru alt etmenin ve sonunda kafasında bolca soru bırakmanın yöntemini keşfetmişe benziyordu Evet iyi metinler okurdan bir şeyleri saklayarak ve onu sürekli labirentler içinde dolaştırarak elde ediliyordu Orhan Pamuk un Kara Kitap ta yaptığı gibi yine labirentlere ek olarak polisiye birkaç ayrıntının da işe yaradığını gördük Bu noktada postmodern anlatının en güzel örneklerinin polisiye anlatıyla elde edildiğini görmek de şaşırtıcı değil Ridley Scott ın Blade Runner ı buna en iyi örnektir muhtemelen Ortada kayıp olan şey okurla birlikte bulunmaya çalışılırken sonunda kaybolan şeyin aslında arayanın ta kendisi olduğu ortaya çıkar Edgar Allen Poe nun kayıp mektup hikâyesinde olduğu gibi Ö

METİS YAYINLARI
çev. Avi Pardo
Geçmiş yüzyıllarda yazılanlar beni pek açmadı aşırı ciddi buldum Birkaç istisna dışında yapaylığa çok yakın Bu bana devam etme gücü verdi Yazmayı sürdürüyorum Çoğunluk underground ve pek zengin değil Olması gerektiği gibi Haftada bir iki at yarışlarına giderim Klasik müzik Stravinsky ve Mahler ve birayı severim Romantik ve duygusalım Boks maçlarından tad alırım ve hayatıma giren kadınlardan birkaçı beni bulutların üstüne çıkarmayı başardı