Kavim — Ahmet Ümit

Kavim
Ahmet ÜmitDoğan Kitap
Kavim
Ahmet ÜmitSuçu önlemek için suçluyu yakalamanın adaleti sağlamak için yasayı uygulamanın hiçbir işe yaramadığını karşılaştığım yüzlerce olayda bire bir yaşayarak öğrendim Keşke öğrenmemiş olsaydım diyorum çoğu zaman keşke yalan da olsa dünyada adalet diye bir şeyin var olduğuna inanabilseydim Ama inanamıyorum Çünkü insan denen bu tuhaf yaratığı kötülükten uzak tutacak ne bir güç var ne de bir yasa Ahmet Ümit Türkiye de seçkin edebiyat düzeyinde polisiye roman kaleme alan ilk yazardır Ondan önce de kriminal roman yazan birçok tanınmış yazar vardı ancak onların çoğu kanlı Amerikan polisiyelerini andıran hikayeleri edebiyat kalıbına uydurmaktan ileriye gidememişlerdi Ahmet Ümit ülkesinde özgün polisiye romanlar yarattı ve dünya çapında bir yazar oldu

Everest Yayınları
Göğsünde haç saplı bıçakla öldürülmüş bir adam Adamın kanıyla satırları çizilmiş bir İncil İstanbul dan Anadolu nun derinliklerine kadim dinlerin kadim kiliselerine bir yolculuk Hıristiyanlığın bu topraklardaki kökleriyle yüzleşme Kavimler bahçesi olan ülkemizin tükenmeye yüz tutmuş kültürlerine bir saygı duruşu Süryaniler Nusayriler Rumlar Türkler Kürtler ve bu toprakları ülke yapan halklar Ülkemiz kültürüyle bezeli merakla okunan bir roman Genzini yakan koku uyandırdı onu Bu kokuyu tanıyordu Yıllarca kapalı kalmış bir kilisenin kokusu Kilisede yakılan kandillerin ufalanan taşların eriyen mermerin çürüyen ahşabın yıpranmış sayfaların küflenen cesetlerin kokusu Dehşete düşmesi gerekirdi ama sadece çevresine bakındı Usulca kımıldayan siyah bir leke gördü Biçimsiz belirsiz bir leke Simsiyah bir siluet Gülümsedi lekeye Mor Gabriel diye mırıldandı Leke yaklaştı yaklaşınca insan cismine bürünüverdi Siyahlar içinde bir insan O insan başucuna geldi kulağına fısıldadı Beni tanıdın mı Mor Gabriel diye mırıldandı yine Ağzından Mor Gabriel sözcükleri dökülürken müziği duydu derinden çok derinden gelen bir ayin müziği Bilmediği bir dilde yinelenen tutkulu bir mırıltı kendinden geçmiş birinin söylediği bir tekerleme Aynı anda haçı fark etti Gümüşten bir haç Adam haçı elinde mi taşıyordu yoksa göğsünde mi anlamaya çalışırken boşluğu ikiye bölen bir parıltı yandı söndü Bir acı hissetti Parıltı yeniden yandı söndü acı kayboldu bütün bedenine bir rahatlık yayıldı

Everest Yayınları
Göğsünde haç saplı bıçakla öldürülmüş bir adam Adamın kanıyla satırları çizilmiş bir İncil İstanbul dan Anadolu nun derinliklerine kadim dinlerin kadim kiliselerine bir yolculuk Hıristiyanlığın bu topraklardaki kökleriyle yüzleşme Kavimler bahçesi olan ülkemizin tükenmeye yüz tutmuş kültürlerine bir saygı duruşu Süryaniler Nusayriler Rumlar Türkler Kürtler ve bu toprakları ülke yapan halklar Ülkemiz kültürüyle bezeli merakla okunan bir roman Genzini yakan koku uyandırdı onu Bu kokuyu tanıyordu Yıllarca kapalı kalmış bir kilisenin kokusu Kilisede yakılan kandillerin ufalanan taşların eriyen mermerin çürüyen ahşabın yıpranmış sayfaların küflenen cesetlerin kokusu Dehşete düşmesi gerekirdi ama sadece çevresine bakındı Usulca kımıldayan siyah bir leke gördü Biçimsiz belirsiz bir leke Simsiyah bir siluet Gülümsedi lekeye Mor Gabriel diye mırıldandı Leke yaklaştı yaklaşınca insan cismine bürünüverdi Siyahlar içinde bir insan O insan başucuna geldi kulağına fısıldadı Beni tanıdın mı Mor Gabriel diye mırıldandı yine Ağzından Mor Gabriel sözcükleri dökülürken müziği duydu derinden çok derinden gelen bir ayin müziği Bilmediği bir dilde yinelenen tutkulu bir mırıltı kendinden geçmiş birinin söylediği bir tekerleme Aynı anda haçı fark etti Gümüşten bir haç Adam haçı elinde mi taşıyordu yoksa göğsünde mi anlamaya çalışırken boşluğu ikiye bölen bir parıltı yandı söndü Bir acı hissetti Parıltı yeniden yandı söndü acı kayboldu bütün bedenine bir rahatlık yayıldı

Everest Yayınları
Göğsünde haç saplı bıçakla öldürülmüş bir adam Adamın kanıyla satırları çizilmiş bir İncil İstanbul 39 dan Anadolu 39 nun derinliklerine kadim dinlerin kadim kiliselerine bir yolculuk Hıristiyanlığın bu topraklardaki kökleriyle yüzleşme Kavimler bahçesi olan ülkemizin tükenmeye yüz tutmuş kültürlerine bir saygı duruşu Süryaniler Nusayriler Rumlar Türkler Kürtler ve bu toprakları ülke yapan halklar Ülkemiz kültürüyle bezeli merakla okunan bir roman Genzini yakan koku uyandırdı onu Bu kokuyu tanıyordu Yıllarca kapalı kalmış bir kilisenin kokusu Kilisede yakılan kandillerin ufalanan taşların eriyen mermerin çürüyen ahşabın yıpranmış sayfaların küflenen cesetlerin kokusu Dehşete düşmesi gerekirdi ama sadece çevresine bakındı Usulca kımıldayan siyah bir leke gördü Biçimsiz belirsiz bir leke Simsiyah bir siluet Gülümsedi lekeye 39 Mor Gabriel 39 diye mırıldandı Leke yaklaştı yaklaşınca insan cismine bürünüverdi Siyahlar içinde bir insan O insan başucuna geldi kulağına fısıldadı 39 Beni tanıdın mı 39 39 Mor Gabriel 39 diye mırıldandı yine Ağzından Mor Gabriel sözcükleri dökülürken müziği duydu derinden çok derinden gelen bir ayin müziği Bilmediği bir dilde yinelenen tutkulu bir mırıltı kendinden geçmiş birinin söylediği bir tekerleme Aynı anda haçı fark etti Gümüşten bir haç Adam haçı elinde mi taşıyordu yoksa göğsünde mi anlamaya çalışırken boşluğu ikiye bölen bir parıltı yandı söndü Bir acı hissetti Parıltı yeniden yandı söndü acı kayboldu bütün bedenine bir rahatlık yayıldı

Everest Yayınları
Göğsünde haç saplı bıçakla öldürülmüş bir adam Adamın kanıyla satırları çizilmiş bir İncil İstanbul dan Anadolu nun derin dinlerin kadim kiliselerine bir yolculuk Hıristiyanlığın bu topraklardaki kökleriyle yüzleşme Kavimler bahçesi olan ülkemizin tükenmeye yüz tutmuş kültürlerine bir saygı duruşu Süryaniler Nusayriler Rumlar Türkler Kürtler ve bu toprakları ülke yapan halklar Ülkemiz kültürüyle bezeli merakla okunan bir roman Genzini yakan koku uyandırdı onu Bu kokuyu tanıyordu Yıllarca kapalı kalmış bir kilisenin kokusu Kilisede yakılan kandillerin ufalanan taşların eriyen mermerin çürüyen ahşabın yıpranmış sayfaların küflenen cesetlerin kokusu Dehşete düşmesi gerekirdi ama sadece çevresine bakındı Usulca kımıldayan siyah bir leke gördü Biçimsiz belirsiz bir leke Simsiyah bir siluet Gülümsedi lekeye Mor Gabriel diye mırıldandı Leke yaklaştı yaklaşınca insan cismine bürünüverdi Siyahlar içinde bir insan O insan başucuna geldi kulağına fısıldadı Beni tanıdın mı Mor Gabriel diye mırıldandı yine Ağzından Mor Gabriel sözcükleri dökülürken müziği duydu derinden çok derinden gelen bir ayin müziği Bilmediği bir dilde yinelenen tutkulu bir mırıltı kendinden geçmiş birinin söylediği bir tekerleme Aynı anda haçı fark etti Gümüşten bir haç Adam haçı elinde mi taşıyordu yoksa göğsünde mi anlamaya çalışırken boşluğu ikiye bölen bir parıltı yandı söndü Bir acı hissetti Parıltı yeniden yandı söndü acı kayboldu bütün bedenine bir rahatlık yayıldı

Everest Yayınları
Göğsünde haç saplı bıçakla öldürülmüş bir adam Adamın kanıyla satırları çizilmiş bir İncil İstanbul 39 dan Anadolu 39 nun derin dinlerin kadim kiliselerine bir yolculuk Hıristiyanlığın bu topraklardaki kökleriyle yüzleşme Kavimler bahçesi olan ülkemizin tükenmeye yüz tutmuş kültürlerine bir saygı duruşu Süryaniler Nusayriler Rumlar Türkler Kürtler ve bu toprakları ülke yapan halklar Ülkemiz kültürüyle bezeli merakla okunan bir roman Genzini yakan koku uyandırdı onu Bu kokuyu tanıyordu Yıllarca kapalı kalmış bir kilisenin kokusu Kilisede yakılan kandillerin ufalanan taşların eriyen mermerin çürüyen ahşabın yıpranmış sayfaların küflenen cesetlerin kokusu Dehşete düşmesi gerekirdi ama sadece çevresine bakındı Usulca kımıldayan siyah bir leke gördü Biçimsiz belirsiz bir leke Simsiyah bir siluet Gülümsedi lekeye 39 Mor Gabriel 39 diye mırıldandı Leke yaklaştı yaklaşınca insan cismine bürünüverdi Siyahlar içinde bir insan O insan başucuna geldi kulağına fısıldadı 39 Beni tanıdın mı 39 39 Mor Gabriel diye mırıldandı yine Ağzından Mor Gabriel sözcükleri dökülürken müziği duydu derinden çok derinden gelen bir ayin müziği Bilmediği bir dilde yinelenen tutkulu bir mırıltı kendinden geçmiş birinin söylediği bir tekerleme Aynı anda haçı fark etti Gümüşten bir haç Adam haçı elinde mi taşıyordu yoksa göğsünde mi anlamaya çalışırken boşluğu ikiye bölen bir parıltı yandı söndü Bir acı hissetti Parıltı yeniden yandı söndü acı kayboldu bütün bedenine bir rahatlık yayıldı

Everest Yayınları
Genzini yakan koku uyandırdı onu Bu kokuyu tanıyordu Yıllarca kapalı kalmış bir kilisenin kokusu Kilisede yakılan kandillerin ufalanan taşların eriyen mermerin çürüyen ahşabın yıpranmış sayfaların küflenen cesetlerin kokusu Dehşete düşmesi gerekirdi ama sadece çevresine bakındı Usulca kımıldayan siyah bir leke gördü Biçimsiz belirsiz bir leke Simsiyah bir siluet Gülümsedi lekeye Mor Gabriel diye mırıldandı Leke yaklaştı yaklaşınca insan cismine bürünüverdi Siyahlar içinde bir insan O insan başucuna geldi kulağına fısıldadı Beni tanıdın mı Mor Gabriel diye mırıldandı yine Ağzından Mor Gabriel sözcükleri dökülürken müziği duydu derinden çok derinden gelen bir ayin müziği Bilmediği bir dilde yinelenen tutkulu bir mırıltı kendinden geçmiş birinin söylediği bir tekerleme Aynı anda haçı fark etti Gümüşten bir haç Adam haçı elinde mi taşıyordu yoksa göğsünde mi anlamaya çalışırken boşluğu ikiye bölen bir parıltı yandı söndü Bir acı hissetti Parıltı yeniden yandı söndü acı kayboldu bütün bedenine bir rahatlık yayıldı img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Yapı Kredi Yayınları ( YKY )
Can alarak sağlanan adalet ölümü yüceltmekten başka bir işe yaramaz Ritüelleri olan Hıristiyan mistisizminden beslenen bir seri katil cinayet masasını teyakkuza geçirir İlk cinayetin olay mahalli alışılmışın hayli dışındadır Göğsüne saplanmış sapı haç şeklinde bir bıçakla yerde yatan bir kurban Hemen yanı başında açık bırakılmış bazı satırları kurbanın kanıyla çizilmiş bir Kutsal Kitap Katil hiç vakit kaybetmeden seri katile evrilirken Başkomser Nevzat belki de daha önce hiç karşılaşmadığı kadar çetrefilli ve karmaşık bir işin içine dalar Ölüleri bekletmek olmaz Titiz bir araştırmanın ardından ustalıkla yazılmış heyecan yüklü bir roman Ahmet Ümit bu romanında bugünün Türkiye sini daha iyi anlamak için hem Anadolu nun geçmişine hem de yakın tarihimize bakmaya çağırıyor okurunu Bu toprakların kültür mozayiğini Süryaniler Nusayriler Rumlar Türkler Kürtler üzerinden yeniden hatırlatıyor devletin derinliklerinde kurulmuş hatalı mekanizmalar yüzünden ödenen bedelleri bir kere daha tartışmaya açıyor Haklısın Evgenia diyorum Bu ülke çok acımasız bu topraklar çok sert bu toprakların insanı çok hoyrat Ama burası bizim ülkemiz Evgenia burası bizim toprağımız bizim vatanımız Biz burasıyız Evgenia

YAPI KREDİ YAYINLARI
Can alarak sağlanan adalet ölümü yüceltmekten başka bir işe yaramaz Ritüelleri olan Hıristiyan mistisizminden beslenen bir seri katil cinayet masasını teyakkuza geçirir İlk cinayetin olay mahalli alışılmışın hayli dışındadır Göğsüne saplanmış sapı haç şeklinde bir bıçakla yerde yatan bir kurban Hemen yanı başında açık bırakılmış bazı satırları kurbanın kanıyla çizilmiş bir Kutsal Kitap Katil hiç vakit kaybetmeden seri katile evrilirken Başkomser Nevzat belki de daha önce hiç karşılaşmadığı kadar çetrefilli ve karmaşık bir işin içine dalar Ölüleri bekletmek olmaz Titiz bir araştırmanın ardından ustalıkla yazılmış heyecan yüklü bir roman Ahmet Ümit bu romanında bugünün Türkiye sini daha iyi anlamak için hem Anadolu nun geçmişine hem de yakın tarihimize bakmaya çağırıyor okurunu Bu toprakların kültür mozayiğini Süryaniler Nusayriler Rumlar Türkler Kürtler üzerinden yeniden hatırlatıyor devletin derinliklerinde kurulmuş hatalı mekanizmalar yüzünden ödenen bedelleri bir kere daha tartışmaya açıyor Haklısın Evgenia diyorum Bu ülke çok acımasız bu topraklar çok sert bu toprakların insanı çok hoyrat Ama burası bizim ülkemiz Evgenia burası bizim toprağımız bizim vatanımız Biz burasıyız Evgenia

Yapı Kredi Yayınları
Can alarak sağlanan adalet ölümü yüceltmekten başka bir işe yaramaz Ritüelleri olan Hıristiyan mistisizminden beslenen bir seri katil cinayet masasını teyakkuza geçirir İlk cinayetin olay mahalli alışılmışın hayli dışındadır Göğsüne saplanmış sapı haç şeklinde bir bıçakla yerde yatan bir kurban Hemen yanı başında açık bırakılmış bazı satırları kurbanın kanıyla çizilmiş bir Kutsal Kitap Katil hiç vakit kaybetmeden seri katile evrilirken Başkomser Nevzat belki de daha önce hiç karşılaşmadığı kadar çetrefilli ve karmaşık bir işin içine dalar Ölüleri bekletmek olmaz Titiz bir araştırmanın ardından ustalıkla yazılmış heyecan yüklü bir roman Ahmet Ümit bu romanında bugünün Türkiye sini daha iyi anlamak için hem Anadolu nun geçmişine hem de yakın tarihimize bakmaya çağırıyor okurunu Bu toprakların kültür mozayiğini Süryaniler Nusayriler Rumlar Türkler Kürtler üzerinden yeniden hatırlatıyor devletin derinliklerinde kurulmuş hatalı mekanizmalar yüzünden ödenen bedelleri bir kere daha tartışmaya açıyor Haklısın Evgenia diyorum Bu ülke çok acımasız bu topraklar çok sert bu toprakların insanı çok hoyrat Ama burası bizim ülkemiz Evgenia burası bizim toprağımız bizim vatanımız Biz burasıyız Evgenia Tanıtım Bülteninden

Yapı Kredi Yayınları
Can alarak sağlanan adalet ölümü yüceltmekten başka bir işe yaramaz Ritüelleri olan Hıristiyan mistisizminden beslenen bir seri katil cinayet masasını teyakkuza geçirir İlk cinayetin olay mahalli alışılmışın hayli dışındadır Göğsüne saplanmış sapı haç şeklinde bir bıçakla yerde yatan bir kurban Hemen yanı başında açık bırakılmış bazı satırları kurbanın kanıyla çizilmiş bir Kutsal Kitap Katil hiç vakit kaybetmeden seri katile evrilirken Başkomser Nevzat belki de daha önce hiç karşılaşmadığı kadar çetrefilli ve karmaşık bir işin içine dalar Ölüleri bekletmek olmaz Titiz bir araştırmanın ardından ustalıkla yazılmış heyecan yüklü bir roman Ahmet Ümit bu romanında bugünün Türkiye sini daha iyi anlamak için hem Anadolu nun geçmişine hem de yakın tarihimize bakmaya çağırıyor okurunu Bu toprakların kültür mozayiğini Süryaniler Nusayriler Rumlar Türkler Kürtler üzerinden yeniden hatırlatıyor devletin derinliklerinde kurulmuş hatalı mekanizmalar yüzünden ödenen bedelleri bir kere daha tartışmaya açıyor Haklısın Evgenia diyorum Bu ülke çok acımasız bu topraklar çok sert bu toprakların insanı çok hoyrat Ama burası bizim ülkemiz Evgenia burası bizim toprağımız bizim vatanımız Biz burasıyız Evgenia

çev. Kerem Oğuz Evrandır
Kavim Can alarak sağlanan adalet ölümü yüceltmekten başka bir işe yaramaz Ritüelleri olan Hıristiyan mistisizminden beslenen bir seri katil cinayet masasını teyakkuza geçirir İlk cinayetin olay mahalli alışılmışın hayli dışındadır Göğsüne saplanmış sapı haç şeklinde bir bıçakla yerde yatan bir kurban Hemen yanı başında açık bırakılmış bazı satırları kurbanın kanıyla çizilmiş bir Kutsal Kitap Katil hiç vakit kaybetmeden seri katile evrilirken Başkomser Nevzat belki de daha önce hiç karşılaşmadığı kadar çetrefilli ve karmaşık bir işin içine dalar Ölüleri bekletmek olmaz Titiz bir araştırmanın ardından ustalıkla yazılmış heyecan yüklü bir roman Ahmet Ümit bu romanında bugünün Türkiye sini daha iyi anlamak için hem Anadolu nun geçmişine hem de yakın tarihimize bakmaya çağırıyor okurunu Bu toprakların kültür mozayiğini Süryaniler Nusayriler Rumlar Türkler Kürtler üzerinden yeniden hatırlatıyor devletin derinliklerinde kurulmuş hatalı mekanizmalar yüzünden ödenen bedelleri bir kere daha tartışmaya açıyor Haklısın Evgenia diyorum Bu ülke çok acımasız bu topraklar çok sert bu toprakların insanı çok hoyrat Ama burası bizim ülkemiz Evgenia burası bizim toprağımız bizim vatanımız Biz burasıyız Evgenia Yazar Ahmet Ümit Sayfa Sayısı 440 Çeviri Kerem Oğuz Evrandır Ebat 13X23 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Eylül 2023 Kağıt Cinsi 2 Hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

Gizemli bir seri katilin mesaj dolu cinayetlerini Başkomiser Nevzat ve ekibi ile birlikte çözmeye çalışmak ister misiniz O hâlde Türk Yazar ve Şair Ahmet Ümit in dini ögeler ile polisiyeyi harmanladığı Kavim adlı romanı ile tanışmaya hazır olun Türkiye nin çok kültürlü yapısını ve geçmişten gelen zengin birikimini dini felsefi ve tarihi açıdan yorumlayarak güncel sorunlara değinen yazar son satırına kadar gizemini çözmekte zorlanacağınız karmaşık bir olay zinciri kuruyor Gelin sade bir anlatımla kaleme alınan bu sürükleyici romandan kısaca bahsedelim

Yapı Kredi Yayınları
Can alarak sağlanan adalet ölümü yüceltmekten başka bir işe yaramaz Ritüelleri olan Hıristiyan mistisizminden beslenen bir seri katil cinayet masasını teyakkuza geçirir İlk cinayetin olay mahalli alışılmışın hayli dışındadır Göğsüne saplanmış sapı haç şeklinde bir bıçakla yerde yatan bir kurban Hemen yanı başında açık bırakılmış bazı satırları kurbanın kanıyla çizilmiş bir Kutsal Kitap Katil hiç vakit kaybetmeden seri katile evrilirken Başkomser Nevzat belki de daha önce hiç karşılaşmadığı kadar çetrefilli ve karmaşık bir işin içine dalar Ölüleri bekletmek olmaz Titiz bir araştırmanın ardından ustalıkla yazılmış heyecan yüklü bir roman Ahmet Ümit bu romanında bugünün Türkiye sini daha iyi anlamak için hem Anadolu nun geçmişine hem de yakın tarihimize bakmaya çağırıyor okurunu Bu toprakların kültür mozayiğini Süryaniler Nusayriler Rumlar Türkler Kürtler üzerinden yeniden hatırlatıyor devletin derinliklerinde kurulmuş hatalı mekanizmalar yüzünden ödenen bedelleri bir kere daha tartışmaya açıyor Haklısın Evgenia diyorum Bu ülke çok acımasız bu topraklar çok sert bu toprakların insanı çok hoyrat Ama burası bizim ülkemiz Evgenia burası bizim toprağımız bizim vatanımız Biz burasıyız Evgenia

Yapı Kredi Yayınları
Can alarak sağlanan adalet ölümü yüceltmekten başka bir işe yaramaz Ritüelleri olan Hıristiyan mistisizminden beslenen bir seri katil cinayet masasını teyakkuza geçirir İlk cinayetin olay mahalli alışılmışın hayli dışındadır Göğsüne saplanmış sapı haç şeklinde bir bıçakla yerde yatan bir kurban Hemen yanı başında açık bırakılmış bazı satırları kurbanın kanıyla çizilmiş bir Kutsal Kitap Katil hiç vakit kaybetmeden seri katile evrilirken Başkomser Nevzat belki de daha önce hiç karşılaşmadığı kadar çetrefilli ve karmaşık bir işin içine dalar Ölüleri bekletmek olmaz Titiz bir araştırmanın ardından ustalıkla yazılmış heyecan yüklü bir roman Ahmet Ümit bu romanında bugünün Türkiye sini daha iyi anlamak için hem Anadolu nun geçmişine hem de yakın tarihimize bakmaya çağırıyor okurunu Bu toprakların kültür mozayiğini Süryaniler Nusayriler Rumlar Türkler Kürtler üzerinden yeniden hatırlatıyor devletin derinliklerinde kurulmuş hatalı mekanizmalar yüzünden ödenen bedelleri bir kere daha tartışmaya açıyor

Yapı Kredi Yayınları
Kavim Kitap Açıklaması Can alarak sağlanan adalet ölümü yüceltmekten başka bir işe yaramaz Ritüelleri olan Hıristiyan mistisizminden beslenen bir seri katil cinayet masasını teyakkuza geçirir İlk cinayetin olay mahalli alışılmışın hayli dışındadır Göğsüne saplanmış sapı haç şeklinde bir bıçakla yerde yatan bir kurban Hemen yanı başında açık bırakılmış bazı satırları kurbanın kanıyla çizilmiş bir Kutsal Kitap Katil hiç vakit kaybetmeden seri katile evrilirken Başkomser Nevzat belki de daha önce hiç karşılaşmadığı kadar çetrefilli ve karmaşık bir işin içine dalar Ölüleri bekletmek olmaz Titiz bir araştırmanın ardından ustalıkla yazılmış heyecan yüklü bir roman Ahmet Ümit bu romanında bugünün Türkiye sini daha iyi anlamak için hem Anadolu nun geçmişine hem de yakın tarihimize bakmaya çağırıyor okurunu Bu toprakların kültür mozayiğini Süryaniler Nusayriler Rumlar Türkler Kürtler üzerinden yeniden hatırlatıyor devletin derinliklerinde kurulmuş hatalı mekanizmalar yüzünden ödenen bedelleri bir kere daha tartışmaya açıyor Haklısın Evgenia diyorum Bu ülke çok acımasız bu topraklar çok sert bu toprakların insanı çok hoyrat Ama burası bizim ülkemiz Evgenia burası bizim toprağımız bizim vatanımız Biz burasıyız Evgenia Tanıtım Bülteninden

YAPI KREDİ YAYINLARI
Can alarak sağlanan adalet ölümü yüceltmekten başka bir işe yaramaz Ritüelleri olan Hıristiyan mistisizminden beslenen bir seri katil cinayet masasını teyakkuza geçirir İlk cinayetin olay mahalli alışılmışın hayli dışındadır Göğsüne saplanmış sapı haç şeklinde bir bıçakla yerde yatan bir kurban Hemen yanı başında açık bırakılmış bazı satırları kurbanın kanıyla çizilmiş bir Kutsal Kitap Katil hiç vakit kaybetmeden seri katile evrilirken Başkomser Nevzat belki de daha önce hiç karşılaşmadığı kadar çetrefilli ve karmaşık bir işin içine dalar Ölüleri bekletmek olmaz Titiz bir araştırmanın ardından ustalıkla yazılmış heyecan yüklü bir roman Ahmet Ümit bu romanında bugünün Türkiye sini daha iyi anlamak için hem Anadolu nun geçmişine hem de yakın tarihimize bakmaya çağırıyor okurunu Bu toprakların kültür mozayiğini Süryaniler Nusayriler Rumlar Türkler Kürtler üzerinden yeniden hatırlatıyor devletin derinliklerinde kurulmuş hatalı mekanizmalar yüzünden ödenen bedelleri bir kere daha tartışmaya açıyor Haklısın Evgenia diyorum Bu ülke çok acımasız bu topraklar çok sert bu toprakların insanı çok hoyrat Ama burası bizim ülkemiz Evgenia burası bizim toprağımız bizim vatanımız Biz burasıyız Evgenia Yayınevi YAPI KREDİ YAYINLARI Yazar AHMET ÜMİT Baskı 1 BASKI Sayfa Sayısı 439 SAYFA Yıl 2019

Yapı Kredi Yayınları
Kavim Can alarak sağlanan adalet ölümü yüceltmekten başka bir işe yaramaz Ritüelleri olan Hıristiyan mistisizminden beslenen bir seri katil cinayet masasını teyakkuza geçirir İlk cinayetin olay mahalli alışılmışın hayli dışındadır Göğsüne saplanmış sapı haç şeklinde bir bıçakla yerde yatan bir kurban Hemen yanı başında açık bırakılmış bazı satırları kurbanın kanıyla çizilmiş bir Kutsal Kitap Katil hiç vakit kaybetmeden seri katile evrilirken Başkomser Nevzat belki de daha önce hiç karşılaşmadığı kadar çetrefilli ve karmaşık bir işin içine dalar Ölüleri bekletmek olmaz Kavim Titiz bir araştırmanın ardından ustalıkla yazılmış heyecan yüklü bir roman Ahmet Ümit bu romanında bugünün Türkiye sini daha iyi anlamak için hem Anadolu nun geçmişine hem de yakın tarihimize bakmaya çağırıyor okurunu Bu toprakların kültür mozayiğini Süryaniler Nusayriler Rumlar Türkler Kürtler üzerinden yeniden hatırlatıyor devletin derinliklerinde kurulmuş hatalı mekanizmalar yüzünden ödenen bedelleri bir kere daha tartışmaya açıyor

Yapı Kredi Yayınları
Ahmet Ümit tarafından kaleme alınan Kavim Yapı Kredi Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Kavim Ahmet Ümit Kitap Özeti Can alarak sağlanan adalet ölümü yüceltmekten başka bir işe yaramaz Ritüelleri olan Hıristiyan mistisizminden beslenen bir seri katil cinayet masasını teyakkuza geçirir İlk cinayetin olay mahalli alışılmışın hayli dışındadır Göğsüne saplanmış sapı haç şeklinde bir bıçakla yerde yatan bir kurban Hemen yanı başında açık bırakılmış bazı satırları kurbanın kanıyla çizilmiş bir Kutsal Kitap Katil hiç vakit kaybetmeden seri katile evrilirken Başkomser Nevzat belki de daha önce hiç karşılaşmadığı kadar çetrefilli ve karmaşık bir işin içine dalar Ölüleri bekletmek olmaz Titiz bir araştırmanın ardından ustalıkla yazılmış heyecan yüklü bir roman Ahmet Ümit bu romanında bugünün Türkiyesini daha iyi anlamak için hem Anadolu nun geçmişine hem de yakın tarihimize bakmaya çağırıyor okurunu Bu toprakların kültür mozayiğini Süryaniler Nusayriler Rumlar Türkler Kürtler üzerinden yeniden hatırlatıyor devletin derinliklerinde kurulmuş hatalı mekanizmalar yüzünden ödenen bedelleri bir kere daha tartışmaya açıyor Haklısın Evgenia diyorum Bu ülke çok acımasız bu topraklar çok sert bu toprakların insanı çok hoyrat Ama burası bizim ülkemiz Evgenia burası bizim toprağımız bizim vatanımız Biz burasıyız Evgenia Yayınevi Yapı Kredi Yayınları Yazar Ahmet Ümit Sayfa 440 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x23 00 cm Basım Yılı Haziran 2025 Barkod 9789750845994 Kategori Polisiye Roman Türk Edebiyatı

Yapı Kredi
Can alarak sağlanan adalet ölümü yüceltmekten başka bir işe yaramaz Ritüelleri olan Hıristiyan mistisizminden beslenen bir seri katil cinayet masasını teyakkuza geçirir İlk cinayetin olay mahalli alışılmışın hayli dışındadır Göğsüne saplanmış sapı haç şeklinde bir bıçakla yerde yatan bir kurban Hemen yanı başında açık bırakılmış bazı satırları kurbanın kanıyla çizilmiş bir Kutsal Kitap Katil hiç vakit kaybetmeden seri katile evrilirken Başkomser Nevzat belki de daha önce hiç karşılaşmadığı kadar çetrefilli ve karmaşık bir işin içine dalar Ölüleri bekletmek olmaz Titiz bir araştırmanın ardından ustalıkla yazılmış heyecan yüklü bir roman Ahmet Ümit bu romanında bugünün Türkiye sini daha iyi anlamak için hem Anadolu nun geçmişine hem de yakın tarihimize bakmaya çağırıyor okurunu Bu toprakların kültür mozayiğini Süryaniler Nusayriler Rumlar Türkler Kürtler üzerinden yeniden hatırlatıyor devletin derinliklerinde kurulmuş hatalı mekanizmalar yüzünden ödenen bedelleri bir kere daha tartışmaya açıyor Haklısın Evgenia diyorum Bu ülke çok acımasız bu topraklar çok sert bu toprakların insanı çok hoyrat Ama burası bizim ülkemiz Evgenia burası bizim toprağımız bizim vatanımız Biz burasıyız Evgenia

Yapı Kredi Yayınları
Kavim Yapı Kredi YayınlarıCan alarak sağlanan adalet ölümü yüceltmekten başka bir işe yaramaz Ritüelleri olan Hıristiyan mistisizminden beslenen bir seri katil cinayet masasını teyakkuza geçirir İlk cinayetin olay mahalli alışılmışın hayli dışındadır Göğsüne saplanmış sapı haç şeklinde bir bıçakla yerde yatan bir kurban Hemen yanı başında açık bırakılmış bazı satırları kurbanın kanıyla çizilmiş bir Kutsal Kitap Katil hiç vakit kaybetmeden seri katile evrilirken Başkomser Nevzat belki de daha önce hiç karşılaşmadığı kadar çetrefilli ve karmaşık bir işin içine dalar Ölüleri bekletmek olmaz Titiz bir araştırmanın ardından ustalıkla yazılmış heyecan yüklü bir roman Ahmet Ümit bu romanında bugünün Türkiye sini daha iyi anlamak için hem Anadolu nun geçmişine hem de yakın tarihimize bakmaya çağırıyor okurunu Bu toprakların kültür mozayiğini Süryaniler Nusayriler Rumlar Türkler Kürtler üzerinden yeniden hatırlatıyor devletin derinliklerinde kurulmuş hatalı mekanizmalar yüzünden ödenen bedelleri bir kere daha tartışmaya açıyor

Yapı Kredi Yayınları
Can alarak sağlanan adalet ölümü yüceltmekten başka bir işe yaramaz Ritüelleri olan Hıristiyan mistisizminden beslenen bir seri katil cinayet masasını teyakkuza geçirir İlk cinayetin olay mahalli alışılmışın hayli dışındadır Göğsüne saplanmış sapı haç şeklinde bir bıçakla yerde yatan bir kurban Hemen yanı başında açık bırakılmış bazı satırları kurbanın kanıyla çizilmiş bir Kutsal Kitap Katil hiç vakit kaybetmeden seri katile evrilirken Başkomser Nevzat belki de daha önce hiç karşılaşmadığı kadar çetrefilli ve karmaşık bir işin içine dalar Ölüleri bekletmek olmaz Titiz bir araştırmanın ardından ustalıkla yazılmış heyecan yüklü bir roman Ahmet Ümit bu romanında bugünün Türkiye sini daha iyi anlamak için hem Anadolu nun geçmişine hem de yakın tarihimize bakmaya çağırıyor okurunu Bu toprakların kültür mozayiğini Süryaniler Nusayriler Rumlar Türkler Kürtler üzerinden yeniden hatırlatıyor devletin derinliklerinde kurulmuş hatalı mekanizmalar yüzünden ödenen bedelleri bir kere daha tartışmaya açıyor Haklısın Evgenia diyorum Bu ülke çok acımasız bu topraklar çok sert bu toprakların insanı çok hoyrat Ama burası bizim ülkemiz Evgenia burası bizim toprağımız bizim vatanımız Biz burasıyız Evgenia Tanıtım Bülteninden

EVEREST YAYINLARI
Göğsünde haç saplı bıçakla öldürülmüş bir adam Adamın kanıyla satırları çizilmiş bir İncil İstanbul dan Anadolu nun derin lim dinlerin kadim kiliselerine bir yolculuk Hıristiyanlığın bu topraklardaki kökleriyle yüzleşme Kavimler bahçesi olan ülkemizin tükenmeye yüz tutmuş kültürlerine bir saygı duruşu Süryaniler Nusayriler Rumlar Türkler Kürtler ve bu toprakları ülke yapan halklar Ülkemiz kültürüyle bezeli merakla okunan bir roman Genzini yakan koku uyandırdı onu Bu kokuyu tanıyordu Yıllarca kapalı kalmış bir kilisenin kokusu Kilisede yakılan kandillerin ufalanan taşların eriyen mermerin çürüyen ahşabın yıpranmış sayfaların küflenen cesetlerin kokusu Dehşete düşmesi gerekirdi ama sadece çevresine bakındı Usulca kımıldayan siyah bir leke gördü Biçimsiz belirsiz bir leke Simsiyah bir siluet Gülümsedi lekeye Mor Gabriel diye mırıldandı Leke yaklaştı yaklaşınca insan cismine bürünüverdi Siyahlar içinde bir insan O insan başucuna geldi kulağına fısıldadı Beni tanıdın mı Mor Gabriel diye mırıldandı yine Ağzından Mor Gabriel sözcükleri dökülürken müziği duydu derinden çok derinden gelen bir ayin müziği Bilmediği bir dilde yinelenen tutkulu bir mırıltı kendinden geçmiş birinin söylediği bir tekerleme Aynı anda haçı fark etti Gümüşten bir haç Adam haçı elinde mi taşıyordu yoksa göğsünde mi anlamaya çalışırken boşluğu ikiye bölen bir parıltı yandı söndü Bir acı hissetti Parıltı yeniden yandı söndü acı kayboldu bütün bedenine bir rahatlık yayıldı

EVEREST YAYINLARI
Göğsünde haç saplı bıçakla öldürülmüş bir adam Adamın kanıyla satırları çizilmiş bir İncil İstanbul dan Anadolu nun derinliklerine kadim dinlerin kadim kiliselerine bir yolculuk Hıristiyanlığın bu topraklardaki kökleriyle yüzleşme Kavimler bahçesi olan ülkemizin tükenmeye yüz tutmuş kültürlerine bir saygı duruşu Süryaniler Nusayriler Rumlar Türkler Kürtler ve bu toprakları ülke yapan halklar Ülkemiz kültürüyle bezeli merakla okunan bir roman Genzini yakan koku uyandırdı onu Bu kokuyu tanıyordu Yıllarca kapalı kalmış bir kilisenin kokusu Kilisede yakılan kandillerin ufalanan taşların eriyen mermerin çürüyen ahşabın yıpranmış sayfaların küflenen cesetlerin kokusu Dehşete düşmesi gerekirdi ama sadece çevresine bakındı Usulca kımıldayan siyah bir leke gördü Biçimsiz belirsiz bir leke Simsiyah bir siluet Gülümsedi lekeye Mor Gabriel diye mırıldandı Leke yaklaştı yaklaşınca insan cismine bürünüverdi Siyahlar içinde bir insan O insan başucuna geldi kulağına fısıldadı Beni tanıdın mı Mor Gabriel diye mırıldandı yine Ağzından Mor Gabriel sözcükleri dökülürken müziği duydu derinden çok derinden gelen bir ayin müziği Bilmediği bir dilde yinelenen tutkulu bir mırıltı kendinden geçmiş birinin söylediği bir tekerleme Aynı anda haçı fark etti Gümüşten bir haç Adam haçı elinde mi taşıyordu yoksa göğsünde mi anlamaya çalışırken boşluğu ikiye bölen bir parıltı yandı söndü Bir acı hissetti Parıltı yeniden yandı söndü acı kayboldu bütün bedenine bir rahatlık yayıldı

DOĞAN KİTAP
Kabzasında bir haç olan bıçakla öldürülmüş bir adam Üstelik yanı başında bir Kutsal Kitap açık bırakılmış satırlardan birinin altı adamın kanıyla çizilmiş ve kitabın kenarına bir azizin adı düşülmüş Kavim de olaylar böyle başlıyor işte Komiser Nevzat yardımcısı Ali ve Zeynep de olayı çözmek için hemen harekete geçiyorlar Ahmet Ümit in beklenen yeni romanında gizemli olaylar çerçevesinde işlenen cinayetleri aydınlatmaya çalışıyor kahramanlarımız Hıristiyanlık Süryanîlik Arap Alevîliği gibi dinî konuların da rol oynadığı İstanbul dan Mardin e uzanan devletin derinliklerinde kurulmuş yanlış düzene çarpıp geri tepen ilginç bir soruşturma bu İşlenen cinayetler gizemli ve çarpıcı ama kahramanlarımızın soruşturma sırasında karşılarına çıkan gerçekler daha da çarpıcı Çok heyecanlı gerilimli bir polisiyeyle karşı karşıyayız orası kesin Ama bu polisiye bize Türkiye nin yakın geçmişi ve bugünüyle ilgili de çok şey söylüyor Yani Ahmet Ümit yine çok katmanlı ve çok sesli bir romana imza atıyor Kavim hem polisiye severleri hem de tüm roman severleri mutlu edeceğe benziyor