Kavimler Köprüsünde Kaynaşma — Memet Türkkan

Kavimler Köprüsünde Kaynaşma
Memet TürkkanLa Kitap
Kavimler Köprüsünde Kaynaşma
Memet TürkkanCehalet kavramların olguların belirsizliği bulanıklığıdır Bir kavram net ifade edilmemiş veya anlaşılmamışsa o kavramın bulanıklığı giderilmediği sürece birey hayatına yön çizemez toplum ise içine düştüğü kaos ve çalkantıdan kurtulamaz hastalanır giderek çürür çöker ve batar İdeologlar devleti anlatırken sağcılar devleti putlaştırıyor bilinmez erişilmez uğruna ölümlere gidilen bir gökselliğe taşıyorlar Solcular da devleti patronlaştırıyor mülkiyetini yüceltiyor tanrısallaştırıyorlar Ama her ikisi de kavramı hamaset balonunda şişirip uçuruyorlar Sonuç itibarıyla ortaya somut bir devlet tanımı konulmuyor Böyle olunca devlete sahip çıktığını zannedenler gerçekte neye sahip çıktığını bilmiyor devlete karşı duranlar da neye karşı durduklarını bilmiyor bindiği dalı kesiyorlar Ya da devlete sahip çıkıyormuş gibi yapanlarla karşıymış gibi yapanların kayıkçı kavgası arasındayız Bu kitap devlet kavramı ile ilgili en temel paradigmaları ele alıp bütünlüklü bir fikir oluşturmayı hedeflemektedir

La Kitap
Gölün kıyısına gelip konmuşlar sürülerini salmışlar meraya Keçiler koyunlar kıpır kıpır gölü dolanı dolanı her şeyi yiyip bitirmişler Sürü tırnaklarıyla toprağı eşeleye eşeleye hiçbir şey bırakmamış Toprak olmuş toz olmuş çöle dönmüş Sonracığıma göl kurumuş sürü susuz kalmış Bizimkiler göçü yüklemişler çoluk çocuk kadın kız kızan yaşlı genç oğlan hasta masta düşmüşler güneşin ardına Arkalarında da yayılıp gelen sürüleri Ardınca gide gide güneşin battığı denizin olduğu yerde bir köprüye varmışlar Aşırı otlatma yüzünden doğal dengenin bozuluşunu hiç bilmeden anlatmıştı Hamide Kaya bunları O da ninelerinden duymuştu Orta Asya daki iç denizin kuruyup Türklerin Batı ya göçünü hiç bilmeden anlatıyordu Geldikleri yerin köprünün Kavimler Köprüsü de denilen Anadolu olduğunu teyzem de ben de bilmiyorduk

La Kitap
Gölün kıyısına gelip konmuşlar sürülerini salmışlar meraya Keçiler koyunlar kıpır kıpır gölü dolanı dolanı her şeyi yiyip bitirmişler Sürü tırnaklarıyla toprağı eşeleye eşeleye hiçbir şey bırakmamış Toprak olmuş toz olmuş çöle dönmüş Sonracığıma göl kurumuş sürü susuz kalmış Bizimkiler göçü yüklemişler çoluk çocuk kadın kız kızan yaşlı genç oğlan hasta masta düşmüşler güneşin ardına Arkalarında da yayılıp gelen sürüleri Ardınca gide gide güneşin battığı denizin olduğu yerde bir köprüye varmışlar Aşırı otlatma yüzünden doğal dengenin bozuluşunu hiç bilmeden anlatmıştı Hamide Kaya bunları O da ninelerinden duymuştu Orta Asya daki iç denizin kuruyup Türklerin Batı ya göçünü hiç bilmeden anlatıyordu Geldikleri yerin köprünün Kavimler Köprüsü de denilen Anadolu olduğunu teyzem de ben de bilmiyorduk

La Kitap
Cehalet kavramların olguların belirsizliği bulanıklığıdır Bir kavram net ifade edilmemiş veya anlaşılmamışsa o kavramın bulanıklığı giderilmediği sürece birey hayatına yön çizemez toplum ise içine düştüğü kaos ve çalkantıdan kurtulamaz hastalanır giderek çürür çöker ve batar İdeologlar devleti anlatırken sağcılar devleti putlaştırıyor bilinmez erişilmez uğruna ölümlere gidilen bir gökselliğe taşıyorlar Solcular da devleti patronlaştırıyor mülkiyetini yüceltiyor tanrısallaştırıyorlar Ama her ikisi de kavramı hamaset balonunda şişirip uçuruyorlar Sonuç itibarıyla ortaya somut bir devlet tanımı konulmuyor Böyle olunca devlete sahip çıktığını zannedenler gerçekte neye sahip çıktığını bilmiyor devlete karşı duranlar da neye karşı durduklarını bilmiyor bindiği dalı kesiyorlar Ya da devlete sahip çıkıyormuş gibi yapanlarla karşıymış gibi yapanların kayıkçı kavgası arasındayız Bu kitap devlet kavramı ile ilgili en temel paradigmaları ele alıp bütünlüklü bir fikir oluşturmayı hedeflemektedir

La Kitap
Gölün kıyısına gelip konmuşlar sürülerini salmışlar meraya Keçiler koyunlar kıpır kıpır gölü dolanı dolanı her şeyi yiyip bitirmişler Sürü tırnaklarıyla toprağı eşeleye eşeleye hiçbir şey bırakmamış Toprak olmuş toz olmuş çöle dönmüş Sonracığıma göl kurumuş sürü susuz kalmış Bizimkiler göçü yüklemişler çoluk çocuk kadın kız kızan yaşlı genç oğlan hasta masta düşmüşler güneşin ardına Arkalarında da yayılıp gelen sürüleri Ardınca gide gide güneşin battığı denizin olduğu yerde bir köprüye varmışlar Aşırı otlatma yüzünden doğal dengenin bozuluşunu hiç bilmeden anlatmıştı Hamide Kaya bunları O da ninelerinden duymuştu Orta Asya daki iç denizin kuruyup Türklerin Batı ya göçünü hiç bilmeden anlatıyordu Geldikleri yerin köprünün Kavimler Köprüsü de denilen Anadolu olduğunu teyzem de ben de bilmiyorduk

LA KİTAP
Gölün kıyısına gelip konmuşlar sürülerini salmışlar meraya Keçiler koyunlar kıpır kıpır gölü dolanı dolanı her şeyi yiyip bitirmişler Sürü tırnaklarıyla toprağı eşeleye eşeleye hiçbir şey bırakmamış Toprak olmuş toz olmuş çöle dönmüş Sonracığıma göl kurumuş sürü susuz kalmış Bizimkiler göçü yüklemişler çoluk çocuk kadın kız kızan yaşlı genç oğlan hasta masta düşmüşler güneşin ardına Arkalarında da yayılıp gelen sürüleri Ardınca gide gide güneşin battığı denizin olduğu yerde bir köprüye varmışlar Aşırı otlatma yüzünden doğal dengenin bozuluşunu hiç bilmeden anlatmıştı Hamide Kaya bunları O da ninelerinden duymuştu Orta Asya daki iç denizin kuruyup Türklerin Batı ya göçünü hiç bilmeden anlatıyordu Geldikleri yerin köprünün Kavimler Köprüsü de denilen Anadolu olduğunu teyzem de ben de bilmiyorduk

La Kitap
Gölün kıyısına gelip konmuşlar sürülerini salmışlar meraya Keçiler koyunlar kıpır kıpır gölü dolanı dolanı her şeyi yiyip bitirmişler Sürü tırnaklarıyla toprağı eşeleye eşeleye hiçbir şey bırakmamış Toprak olmuş toz olmuş çöle dönmüş Sonracığıma göl kurumuş sürü susuz kalmış Bizimkiler göçü yüklemişler çoluk çocuk kadın kız kızan yaşlı genç oğlan hasta masta düşmüşler güneşin ardına Arkalarında da yayılıp gelen sürüleri Ardınca gide gide güneşin battığı denizin olduğu yerde bir köprüye varmışlar Aşırı otlatma yüzünden doğal dengenin bozuluşunu hiç bilmeden anlatmıştı Hamide Kaya bunları O da ninelerinden duymuştu Orta Asya daki iç denizin kuruyup Türklerin Batı ya göçünü hiç bilmeden anlatıyordu Geldikleri yerin köprünün Kavimler Köprüsü de denilen Anadolu olduğunu teyzem de ben de bilmiyorduk