Kayıp Kıta Mu ve Osiris Dini — Ali Narçın

Kayıp Kıta Mu ve Osiris Dini
Ali NarçınEDDUBA YAYINLARI
Kayıp Kıta Mu ve Osiris Dini
Ali Narçın1934 yılında Albay James Churchward ın Tibetli rahip Rihi nin yardımıyla gün yüzüne çıkarmış oldukları 16 bin yıllık Naa kal tabletlerinin transkripsiyonuyla ortaya onemli tarihsel ve dinsel konular çıkar Bu dinsel konuların ilki batık kıta da egemenlik sürdüren Mu uygarlığında muhteşem törenlerle kutlanan Osiris dininin rahip yazman Thot tarafından Mısır a göç yoluyla getirildiği belirtilmektedir Günümüzdeki dinlere önemli mesajlar veren Mısır daki Osiris kültü ezoterik şekliyle hala kilitlendiği sandıktan çıkarılamamıştır Tüm yaratılış öykülerinde korkunç bir son yaratan tufanların meydana getirdiği tahribatlar günümüze ulaşması gereken belgeleri de tahrip etmiştir Mu kıtası doğal afetler nedeniyle sulara gömülmeden önce kıtada yaşayanların güneş kültüyle yakından ilgilendiklerinden dolayı imparatorluk adına Güneş İmparatorluğu adı verilmişti Bilindiği gibi Inkalar da kendilerine güneşin çocukları adını takmışlardı Ali Narcın dosya konusu olan eski Mu inancından Mısır daki Nil deltasına damlayan bilge Osiris in yazdıklarıyla yüzlerce dinsel ekolun yararlandığı onun öne sürdüğü ölümden sonraki yaşam gelenekleriyle yargılama adına itiraflarda bulunan ruhun hangi aşamalardan geçerek Ra nın sarayına ulaştığını ince ayrıntılarla ele almıştır

Edduba Yayınları
1934 yılında Albay James Churchward ın Tibetli rahip Rihi nin yardımıyla gün yüzüne çıkarmış oldukları 16 bin yıllık Naa kal tabletlerinin transkripsiyonuyla ortaya onemli tarihsel ve dinsel konular çıkar Bu dinsel konuların ilki batık kıta da egemenlik sürdüren Mu uygarlığında muhteşem törenlerle kutlanan Osiris dininin rahip yazman Thot tarafından Mısır a göç yoluyla getirildiği belirtilmektedir Günümüzdeki dinlere önemli mesajlar veren Mısır daki Osiris kültü ezoterik şekliyle hala kilitlendiği sandıktan çıkarılamamıştır Tüm yaratılış öykülerinde korkunç bir son yaratan tufanların meydana getirdiği tahribatlar günümüze ulaşması gereken belgeleri de tahrip etmiştir Mu kıtası doğal afetler nedeniyle sulara gömülmeden önce kıtada yaşayanların güneş kültüyle yakından ilgilendiklerinden dolayı imparatorluk adına Güneş İmparatorluğu adı verilmişti Bilindiği gibi Inkalar da kendilerine güneşin çocukları adını takmışlardı Ali Narcın dosya konusu olan eski Mu inancından Mısır daki Nil deltasına damlayan bilge Osiris in yazdıklarıyla yüzlerce dinsel ekolun yararlandığı onun öne sürdüğü ölümden sonraki yaşam gelenekleriyle yargılama adına itiraflarda bulunan ruhun hangi aşamalardan geçerek Ra nın sarayına ulaştığını ince ayrıntılarla ele almıştır

Karışık Yayınlar
Kayıp Kıta Mu ve Osiris Dini Ali Narçın Edduba Yayınları Yayınevi Karışık Yayınlar Yazar Kolektif Sayfa 292 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x19 50 cm Barkod 9786056990601 Kategori Öykü Kitapları

Edduba
Eski antik Mısır tarihi hala dünya insanlarının ilgisini çekmektedir O dönemde yaşayanların gelenekleri inançları krallık dönemleri ölü gömme törenleri tartışmalara neden olmuş ve bölgede bulunan en ufak belge günümüze ne tür mesajlar verdiğinin kanıtı olarak koruma altına alınmıştır Ölülerini oldukça itinalı bir şekilde mumyalayıp kefenleyerek lahitlere ve onları da mezar odalarına bırakan Mısırlıların inancında öldükten sonra yeniden dünyaya gelme inancı yaygın olduğu için ölüme hazırlıklı bir yaşam sürdürürlerdi Kabir azabında yargılanacakları güne hazırlanmak için doğrulardan şaşmamak kaydıyla yaşamlarını sürdürüyorlardı Onlar tanrılaştırdıkları Osiris felsefesinde kabir azabıyla ilgili beklenen yargılanma törenine de hazırlıklı olduklarını her defasında hatırlayarak hareketli bir yaşam sürdürmüşlerdi Öldükten sonra günahlarla sevapların karşılaştırılarak Tanrıça Maat adına hazırlanan Maat adı verilen adalet salonunda 42 adalet tanrısının huzurunda itiraflarda bulunarak sorgulanırlardı Dürüst bir yaşam sürdüklerini anlatıp Ra nın sarayına gitmek için çabalanıyorlardı Ali Narcın bu eserinde Osiris felsefesinde belirtilen adalet tanrılarından ve onların uyguladıkları soruşturma anını lirik bir anlatımla ele alıp ölenin nasıl yargılandığını romansı bir çalışmayla okuruna aktarmaktadır