Kayseri Cezaevi Günlüğü — Celal Bayar

Kayseri Cezaevi Günlüğü
Celal BayarYapı Kredi Yayınları
Kayseri Cezaevi Günlüğü
Celal BayarCelal Bayar yaklaşık üç yıl kaldığı Kayseri Cezaevi ndeki günlerini anlatırken geriye dönüşler yaparak Yassıada anılarını da aktarıyor vaktiyle bu avluda ağaçlar varmış Zemin de toprakmış Yassıada davaları başladık ları sırada hapishanenin tamir ve ıslahı ele alınmış bir subay bu işle vazifelendirilmiş Uzağı gören insanlar Mahkemenin 450 500 kişiyi mahkûm ederek buraya göndere ceklerini derin bir ferasetle daha o zaman anlamışlar İşte bu tamir sırasında avludaki ağaçlar kesilmiş toprak yere Erciyes in ateş püskürdü ğü devirden kalma siyah taşlar arnavutkaldırımı tarzında döşenmiş Bu intizamsız kara taşlar üzerinde yürür dört duvar arasında başımızı yukarıya kaldırır mavi sema dan temiz hava dilenirken küçük bir filiz dikkatimizi çekti Samet bu filizi himaye sine aldı korudu büyümesi için ihtimam gösterdi Filiz kesilmiş bir ağacın kökünden sürmüştü Ölçtüm tam üç karış boylanmış kışın kuruttuğu yaprakları dökülmüş yerine yeşil tomurcuklar belirmiş Bu hal bana dışarıda baharın başladığını hatırlattı Düşündüm İstanbul baharının güzelliğiyle meşhur şehirlerimiz cennet olarak na zarımda canlandı Odama döndüğüm zaman Kayseri Hastanesi nden muayeneden gelen Bahadır Dülger Bahar gelmiş dışarısı yemyeşil dedi Ben de bu filizin beni aldatmadığını anladım Tartışmalı bir dönemin birinci elden tanıklığı

Yapı Kredi Yayınları
Celal Bayar yaklaşık üç yıl kaldığı Kayseri Cezaevi ndeki günlerini anlatırken geriye dönüşler yaparak Yassıada anılarını da aktarıyor vaktiyle bu avluda ağaçlar varmış Zemin de toprakmış Yassıada davaları başladık ları sırada hapishanenin tamir ve ıslahı ele alınmış bir subay bu işle vazifelendirilmiş Uzağı gören insanlar Mahkemenin 450 500 kişiyi mahkûm ederek buraya göndere ceklerini derin bir ferasetle daha o zaman anlamışlar İşte bu tamir sırasında avludaki ağaçlar kesilmiş toprak yere Erciyes in ateş püskürdü ğü devirden kalma siyah taşlar arnavutkaldırımı tarzında döşenmiş Bu intizamsız kara taşlar üzerinde yürür dört duvar arasında başımızı yukarıya kaldırır mavi sema dan temiz hava dilenirken küçük bir filiz dikkatimizi çekti Samet bu filizi himaye sine aldı korudu büyümesi için ihtimam gösterdi Filiz kesilmiş bir ağacın kökünden sürmüştü Ölçtüm tam üç karış boylanmış kışın kuruttuğu yaprakları dökülmüş yerine yeşil tomurcuklar belirmiş Bu hal bana dışarıda baharın başladığını hatırlattı Düşündüm İstanbul baharının güzelliğiyle meşhur şehirlerimiz cennet olarak na zarımda canlandı Odama döndüğüm zaman Kayseri Hastanesi nden muayeneden gelen Bahadır Dülger Bahar gelmiş dışarısı yemyeşil dedi Ben de bu filizin beni aldatmadığını anladım Tartışmalı bir dönemin birinci elden tanıklığı Tanıtım Bülteninden

Yapı Kredi Yayınları
Celal Bayar yaklaşık üç yıl kaldığı Kayseri Cezaevi ndeki günlerini anlatırken geriye dönüşler yaparak Yassıada anılarını da aktarıyor vaktiyle bu avluda ağaçlar varmış Zemin de toprakmış Yassıada davaları başladık ları sırada hapishanenin tamir ve ıslahı ele alınmış bir subay bu işle vazifelendirilmiş Uzağı gören insanlar Mahkemenin 450 500 kişiyi mahkûm ederek buraya göndere ceklerini derin bir ferasetle daha o zaman anlamışlar İşte bu tamir sırasında avludaki ağaçlar kesilmiş toprak yere Erciyes in ateş püskürdü ğü devirden kalma siyah taşlar arnavutkaldırımı tarzında döşenmiş Bu intizamsız kara taşlar üzerinde yürür dört duvar arasında başımızı yukarıya kaldırır mavi sema dan temiz hava dilenirken küçük bir filiz dikkatimizi çekti Samet bu filizi himaye sine aldı korudu büyümesi için ihtimam gösterdi Filiz kesilmiş bir ağacın kökünden sürmüştü Ölçtüm tam üç karış boylanmış kışın kuruttuğu yaprakları dökülmüş yerine yeşil tomurcuklar belirmiş Bu hal bana dışarıda baharın başladığını hatırlattı Düşündüm İstanbul baharının güzelliğiyle meşhur şehirlerimiz cennet olarak na zarımda canlandı Odama döndüğüm zaman Kayseri Hastanesi nden muayeneden gelen Bahadır Dülger Bahar gelmiş dışarısı yemyeşil dedi Ben de bu filizin beni aldatmadığını anladım Tartışmalı bir dönemin birinci elden tanıklığı

Yapı Kredi Yayınları ( YKY )
Celal Bayar yaklaşık üç yıl kaldığı Kayseri Cezaevi ndeki günlerini anlatırken geriye dönüşler yaparak Yassıada anılarını da aktarıyor vaktiyle bu avluda ağaçlar varmış Zemin de toprakmış Yassıada davaları başladıkları sırada hapishanenin tamir ve ıslahı ele alınmış bir subay bu işle vazifelendirilmiş Uzağı gören insanlar Mahkemenin 450 500 kişiyi mahkûm ederek buraya göndereceklerini derin bir ferasetle daha o zaman anlamışlar İşte bu tamir sırasında avludaki ağaçlar kesilmiş toprak yere Erciyes in ateş püskürdüğü devirden kalma siyah taşlar arnavutkaldırımı tarzında döşenmiş Bu intizamsız kara taşlar üzerinde yürür dört duvar arasında başımızı yukarıya kaldırır mavi semadan temiz hava dilenirken küçük bir filiz dikkatimizi çekti Samet bu filizi himayesine aldı korudu büyümesi için ihtimam gösterdi Filiz kesilmiş bir ağacın kökünden sürmüştü Ölçtüm tam üç karış boylanmış kışın kuruttuğu yaprakları dökülmüş yerine yeşil tomurcuklar belirmiş Bu hal bana dışarıda baharın başladığını hatırlattı Düşündüm İstanbul baharının güzelliğiyle meşhur şehirlerimiz cennet olarak nazarımda canlandı Odama döndüğüm zaman Kayseri Hastanesi nden muayeneden gelen Bahadır Dülger bahar gelmiş dışarısı yemyeşil dedi Ben de bu filizin beni aldatmadığını anladım Tartışmalı bir dönemin birinci elden tanıklığı Tadımlık 8 Mayıs 1962 Salı Bugün Avukat Başak geldi Uzun konuştuk hususi af için müracaatta bulunmak mecburiyeti olmadığını o da teyid etti Bu hususu İsmet İnönü nün ona tebaan Adliye Vekili nin öne attığı Adalet Partisi nden Bursa mebusu Şeref Kayalar ın desteklediği anlaşıldı İzzet Akçal ın oğlunun da fikrini benden gizlemesine rağmen aynı şekilde düşündüğü meydana çıktı Mazlum Kayalar ın bende hukuk tezi vardı Kardeşi Şeref in iddiasının aksinedir Bu tezi avukatıma verdim Vaktiyle bana Asım Ruacan ın Divan daki şahitliğini Şeref Kayalar ın hazırladığını söylemişlerdi İnanmamıştım demek ki doğruymuş 5 Mayıs 1962 liderler toplantısının zabtından bir parçayı buraya mealen alıyorum Yeni Türkiye Partisi lideri Alican af için talepte bulunmak mecburiyeti yoktur tezini müdafaa etmiş Köylü Millet Partisi mümessili de bu tezi savunmuştur Adalet Partisi lideri Ragıp Gümüşpala bu hususta hukuki bilgisi olmadığını söylemiştir Adalet Partisi nden Şeref Kayalar ikinci defa söz almış suçluların affı için resmen müracaat etmelerinin zaruri olduğuna dair İsmet İnönü nün sözlerini tasvip ve tekid eylemiştir ve yine İsmet İnönü nün reisicumhura ait bir meseleyi burada görüşmenin doğru olmayacağı hakkındaki beyanatlarını teyid etmiştir Bana söylendiğine göre bu liderler toplantısında reisicumhurun af için müracaatı beklemeye kanunen mecbur olmadığına karar verilmiştir Akşam Bursa Mebusu Sadettin Bey le görüştüm Şeref Kayalar ın tavsiyesiyle Erol Akçal ın kendisi ile görüştüğünü ve benim müracaatımın temini için tesir yapmaklığını çünkü ben Sadettin i severmişim istediğini anlattı Not Şeref Kayalar ın konuşmasının metni Şeref Kayalar ikinci defa konuşmasında İnönü nün haklı olduğunu reisicumhurun af hakkını kullanmak için talebin şart olduğunu bunun toplantı mevzuu ile alakası bulunmadığını söylüyor Şeref Kayalar hususi affı temin için onların tezini tuttuğu anlaşılmaktadır Ancak Eylül de ilan edilmiş müzakere zabtında umumi af için gayret ve dirayet gösterdiği görülmüştür

Yapı Kredi Yayınları
Celal Bayar yaklaşık üç yıl kaldığı Kayseri Cezaevi ndeki günlerini anlatırken geriye dönüşler yaparak Yassıada anılarını da aktarıyor vaktiyle bu avluda ağaçlar varmış Zemin de toprakmış Yassıada davaları başladık ları sırada hapishanenin tamir ve ıslahı ele alınmış bir subay bu işle vazifelendirilmiş Uzağı gören insanlar Mahkemenin 450 500 kişiyi mahkûm ederek buraya göndere ceklerini derin bir ferasetle daha o zaman anlamışlar İşte bu tamir sırasında avludaki ağaçlar kesilmiş toprak yere Erciyes in ateş püskürdü ğü devirden kalma siyah taşlar arnavutkaldırımı tarzında döşenmiş Bu intizamsız kara taşlar üzerinde yürür dört duvar arasında başımızı yukarıya kaldırır mavi sema dan temiz hava dilenirken küçük bir filiz dikkatimizi çekti Samet bu filizi himaye sine aldı korudu büyümesi için ihtimam gösterdi Filiz kesilmiş bir ağacın kökünden sürmüştü Ölçtüm tam üç karış boylanmış kışın kuruttuğu yaprakları dökülmüş yerine yeşil tomurcuklar belirmiş Bu hal bana dışarıda baharın başladığını hatırlattı Düşündüm İstanbul baharının güzelliğiyle meşhur şehirlerimiz cennet olarak na zarımda canlandı Odama döndüğüm zaman Kayseri Hastanesi nden muayeneden gelen Bahadır Dülger Bahar gelmiş dışarısı yemyeşil dedi Ben de bu filizin beni aldatmadığını anladım Tartışmalı bir dönemin birinci elden tanıklığı

Yapı Kredi Yayınları
Celal Bayar yaklaşık üç yıl kaldığı Kayseri Cezaevi ndeki günlerini anlatırken geriye dönüşler yaparak Yassıada anılarını da aktarıyor vaktiyle bu avluda ağaçlar varmış Zemin de toprakmış Yassıada davaları başladık ları sırada hapishanenin tamir ve ıslahı ele alınmış bir subay bu işle vazifelendirilmiş Uzağı gören insanlar Mahkemenin 450 500 kişiyi mahkûm ederek buraya göndere ceklerini derin bir ferasetle daha o zaman anlamışlar İşte bu tamir sırasında avludaki ağaçlar kesilmiş toprak yere Erciyes in ateş püskürdü ğü devirden kalma siyah taşlar arnavutkaldırımı tarzında döşenmiş Bu intizamsız kara taşlar üzerinde yürür dört duvar arasında başımızı yukarıya kaldırır mavi sema dan temiz hava dilenirken küçük bir filiz dikkatimizi çekti Samet bu filizi himaye sine aldı korudu büyümesi için ihtimam gösterdi Filiz kesilmiş bir ağacın kökünden sürmüştü Ölçtüm tam üç karış boylanmış kışın kuruttuğu yaprakları dökülmüş yerine yeşil tomurcuklar belirmiş Bu hal bana dışarıda baharın başladığını hatırlattı Düşündüm İstanbul baharının güzelliğiyle meşhur şehirlerimiz cennet olarak na zarımda canlandı Odama döndüğüm zaman Kayseri Hastanesi nden muayeneden gelen Bahadır Dülger Bahar gelmiş dışarısı yemyeşil dedi Ben de bu filizin beni aldatmadığını anladım Tartışmalı bir dönemin birinci elden tanıklığı

Yapı Kredi Yayınları
Celal Bayar yaklaşık üç yıl kaldığı Kayseri Cezaevi ndeki günlerini anlatırken geriye dönüşler yaparak Yassıada anılarını da aktarıyor vaktiyle bu avluda ağaçlar varmış Zemin de toprakmış Yassıada davaları başladıkları sırada hapishanenin tamir ve ıslahı ele alınmış bir subay bu işle vazifelendirilmiş Uzağı gören insanlar Mahkemenin 450 500 kişiyi mahkûm ederek buraya göndereceklerini derin bir ferasetle daha o zaman anlamışlar İşte bu tamir sırasında avludaki ağaçlar kesilmiş toprak yere Erciyes in ateş püskürdüğü devirden kalma siyah taşlar arnavutkaldırımı tarzında döşenmiş Bu intizamsız kara taşlar üzerinde yürür dört duvar arasında başımızı yukarıya kaldırır mavi semadan temiz hava dilenirken küçük bir filiz dikkatimizi çekti Samet bu filizi himayesine aldı korudu büyümesi için ihtimam gösterdi Filiz kesilmiş bir ağacın kökünden sürmüştü Ölçtüm tam üç karış boylanmış kışın kuruttuğu yaprakları dökülmüş yerine yeşil tomurcuklar belirmiş Bu hal bana dışarıda baharın başladığını hatırlattı Düşündüm İstanbul baharının güzelliğiyle meşhur şehirlerimiz cennet olarak nazarımda canlandı O

Yapı Kredi Yayınları
Celal Bayar tarafından kaleme alınan Kayseri Cezaevi Günlüğü Yapı Kredi Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Kayseri Cezaevi Günlüğü Celal Bayar Kitap Özeti Celal Bayar yaklaşık üç yıl kaldığı Kayseri Cezaevi ndeki günlerini anlatırken geriye dönüşler yaparak Yassıada anılarını da aktarıyor vaktiyle bu avluda ağaçlar varmış Zemin de toprakmış Yassıada davaları başladık ları sırada hapishanenin tamir ve ıslahı ele alınmış bir subay bu işle vazifelendirilmiş Uzağı gören insanlar Mahkemenin 450 500 kişiyi mahkûm ederek buraya göndere ceklerini derin bir ferasetle daha o zaman anlamışlar İşte bu tamir sırasında avludaki ağaçlar kesilmiş toprak yere Erciyes in ateş püskürdü ğü devirden kalma siyah taşlar arnavutkaldırımı tarzında döşenmiş Bu intizamsız kara taşlar üzerinde yürür dört duvar arasında başımızı yukarıya kaldırır mavi sema dan temiz hava dilenirken küçük bir filiz dikkatimizi çekti Samet bu filizi himaye sine aldı korudu büyümesi için ihtimam gösterdi Filiz kesilmiş bir ağacın kökünden sürmüştü Ölçtüm tam üç karış boylanmış kışın kuruttuğu yaprakları dökülmüş yerine yeşil tomurcuklar belirmiş Bu hal bana dışarıda baharın başladığını hatırlattı Düşündüm İstanbul baharının güzelliğiyle meşhur şehirlerimiz cennet olarak na zarımda canlandı Odama döndüğüm zaman Kayseri Hastanesi nden muayeneden gelen Bahadır Dülger Bahar gelmiş dışarısı yemyeşil dedi Ben de bu filizin beni aldatmadığını anladım Tartışmalı bir dönemin birinci elden tanıklığı Yayınevi Yapı Kredi Yayınları Yazar Celal Bayar Sayfa 344 Sayfa Kağıt 1 Hamur Boyut 13 50x20 00 cm Basım Yılı Ağustos 2025 Barkod 9789753639521 Kategori Diğer Tarih Kitapları Önemli Olaylar ve Biyografi Otobiyografi Türkiye ve Cumhuriyet Tarihi Yakın Tarih

Yapı Kredi Yayınları ( YKY )
Celal Bayar yaklaşık üç yıl kaldığı Kayseri Cezaevi ndeki günlerini anlatırken geriye dönüşler yaparak Yassıada anılarını da aktarıyor vaktiyle bu avluda ağaçlar varmış Zemin de toprakmış Yassıada davaları başladıkları sırada hapishanenin tamir ve ıslahı ele alınmış bir subay bu işle vazifelendirilmiş Uzağı gören insanlar Mahkemenin 450 500 kişiyi mahkûm ederek buraya göndereceklerini derin bir ferasetle daha o zaman anlamışlar İşte bu tamir sırasında avludaki ağaçlar kesilmiş toprak yere Erciyes in ateş püskürdüğü devirden kalma siyah taşlar arnavutkaldırımı tarzında döşenmiş Bu intizamsız kara taşlar üzerinde yürür dört duvar arasında başımızı yukarıya kaldırır mavi semadan temiz hava dilenirken küçük bir filiz dikkatimizi çekti Samet bu filizi himayesine aldı korudu büyümesi için ihtimam gösterdi Filiz kesilmiş bir ağacın kökünden sürmüştü Ölçtüm tam üç karış boylanmış kışın kuruttuğu yaprakları dökülmüş yerine yeşil tomurcuklar belirmiş Bu hal bana dışarıda baharın başladığını hatırlattı Düşündüm İstanbul baharının güzelliğiyle meşhur şehirlerimiz cennet olarak nazarımda canlandı Odama döndüğüm zaman Kayseri Hastanesi nden muayeneden gelen Bahadır Dülger bahar gelmiş dışarısı yemyeşil dedi Ben de bu filizin beni aldatmadığını anladım Tartışmalı bir dönemin birinci elden tanıklığı Tadımlık 8 Mayıs 1962 Salı Bugün Avukat Başak geldi Uzun konuştuk hususi af için müracaatta bulunmak mecburiyeti olmadığını o da teyid etti Bu hususu İsmet İnönü nün ona tebaan Adliye Vekili nin öne attığı Adalet Partisi nden Bursa mebusu Şeref Kayalar ın desteklediği anlaşıldı İzzet Akçal ın oğlunun da fikrini benden gizlemesine rağmen aynı şekilde düşündüğü meydana çıktı Mazlum Kayalar ın bende hukuk tezi vardı Kardeşi Şeref in iddiasının aksinedir Bu tezi avukatıma verdim Vaktiyle bana Asım Ruacan ın Divan daki şahitliğini Şeref Kayalar ın hazırladığını söylemişlerdi İnanmamıştım demek ki doğruymuş 5 Mayıs 1962 liderler toplantısının zabtından bir parçayı buraya mealen alıyorum Yeni Türkiye Partisi lideri Alican af için talepte bulunmak mecburiyeti yoktur tezini müdafaa etmiş Köylü Millet Partisi mümessili de bu tezi savunmuştur Adalet Partisi lideri Ragıp Gümüşpala bu hususta hukuki bilgisi olmadığını söylemiştir Adalet Partisi nden Şeref Kayalar ikinci defa söz almış suçluların affı için resmen müracaat etmelerinin zaruri olduğuna dair İsmet İnönü nün sözlerini tasvip ve tekid eylemiştir ve yine İsmet İnönü nün reisicumhura ait bir meseleyi burada görüşmenin doğru olmayacağı hakkındaki beyanatlarını teyid etmiştir Bana söylendiğine göre bu liderler toplantısında reisicumhurun af için müracaatı beklemeye kanunen mecbur olmadığına karar verilmiştir Akşam Bursa Mebusu Sadettin Bey le görüştüm Şeref Kayalar ın tavsiyesiyle Erol Akçal ın kendisi ile görüştüğünü ve benim müracaatımın temini için tesir yapmaklığını çünkü ben Sadettin i severmişim istediğini anlattı Not Şeref Kayalar ın konuşmasının metni Şeref Kayalar ikinci defa konuşmasında İnönü nün haklı olduğunu reisicumhurun af hakkını kullanmak için talebin şart olduğunu bunun toplantı mevzuu ile alakası bulunmadığını söylüyor Şeref Kayalar hususi affı temin için onların tezini tuttuğu anlaşılmaktadır Ancak Eylül de ilan edilmiş müzakere zabtında umumi af için gayret ve dirayet gösterdiği görülmüştür

Yapı Kredi
Celal bayar yaklaşık üç yıl kaldığı Kayseri Cezaevi ndeki günlerini anlatırken geriye dönüşler yaparak Yassıada anılarını da aktarıyor

Yapı Kredi Yayınları
Celal Bayar yaklaşık üç yıl kaldığı Kayseri Cezaevi ndeki günlerini anlatırken geriye dönüşler yaparak Yassıada anılarını da aktarıyor vaktiyle bu avluda ağaçlar varmış Zemin de toprakmış Yassıada davaları başladıkları sırada hapishanenin tamir ve ıslahı ele alınmış bir subay bu işle vazifelendirilmiş Uzağı gören insanlar Mahkemenin 450 500 kişiyi mahkûm ederek buraya göndereceklerini derin bir ferasetle daha o zaman anlamışlar İşte bu tamir sırasında avludaki ağaçlar kesilmiş toprak yere Erciyes in ateş püskürdüğü devirden kalma siyah taşlar arnavutkaldırımı tarzında döşenmiş Bu intizamsız kara taşlar üzerinde yürür dört duvar arasında başımızı yukarıya kaldırır mavi semadan temiz hava dilenirken küçük bir filiz dikkatimizi çekti Samet bu filizi himayesine aldı korudu büyümesi için ihtimam gösterdi Filiz kesilmiş bir ağacın kökünden sürmüştü Ölçtüm tam üç karış boylanmış kışın kuruttuğu yaprakları dökülmüş yerine yeşil tomurcuklar belirmiş Bu hal bana dışarıda baharın başladığını hatırlattı Düşündüm İstanbul baharının güzelliğiyle meşhur şehirlerimiz cennet olarak nazarımda canlandı Odama döndüğüm zaman Kayseri Hastanesi nden muayeneden gelen Bahadır Dülger Bahar gelmiş dışarısı yemyeşil dedi Ben de bu filizin beni aldatmadığını anladım Tartışmalı bir dönemin birinci elden tanıklığı

Yapı Kredi Yayınları
Celal Bayar yaklaşık üç yıl kaldığı Kayseri Cezaevi ndeki günlerini anlatırken geriye dönüşler yaparak Yassıada anılarını da aktarıyor vaktiyle bu avluda ağaçlar varmış Zemin de toprakmış Yassıada davaları başladık ları sırada hapishanenin tamir ve ıslahı ele alınmış bir subay bu işle vazifelendirilmiş Uzağı gören insanlar Mahkemenin 450 500 kişiyi mahkûm ederek buraya göndere ceklerini derin bir ferasetle daha o zaman anlamışlar İşte bu tamir sırasında avludaki ağaçlar kesilmiş toprak yere Erciyes in ateş püskürdü ğü devirden kalma siyah taşlar arnavutkaldırımı tarzında döşenmiş Bu intizamsız kara taşlar üzerinde yürür dört duvar arasında başımızı yukarıya kaldırır mavi sema dan temiz hava dilenirken küçük bir filiz dikkatimizi çekti Samet bu filizi himaye sine aldı korudu büyümesi için ihtimam gösterdi Filiz kesilmiş bir ağacın kökünden sürmüştü Ölçtüm tam üç karış boylanmış kışın kuruttuğu yaprakları dökülmüş yerine yeşil tomurcuklar belirmiş Bu hal bana dışarıda baharın başladığını hatırlattı Düşündüm İstanbul baharının güzelliğiyle meşhur şehirlerimiz cennet olarak na zarımda canlandı Odama döndüğüm zaman Kayseri Hastanesi nden muayeneden gelen Bahadır Dülger Bahar gelmiş dışarısı yemyeşil dedi Ben de bu filizin beni aldatmadığını anladım Tartışmalı bir dönemin birinci elden tanıklığı Tanıtım Bülteninden