Kazan Bulgar ve Tatar Tarihi

Kazan Bulgar ve Tatar Tarihi
Dorlion Yayınları
Kazan Bulgar ve Tatar Tarihi
Rumeli Muhâcirîn i İslamiye Cemiyeti nin ikinci yayını olan Âlâm ı İslâm Rumeli Meẓâlimi ve Bulgar Vaḥşetleri Osmanlı İmparatorluğu nun II Meşrutiyet dönemindeki derin sosyal değişimleri ve cemiyetlerin önemini gözler önüne seriyor Rumeli den gelen muhâcirlerin yaşadığı zulmü açığa çıkararak cemiyetin insani amaçlarını ve çabalarını vurguluyor Cemiyetin amacı göçmenlere yardım etmek kültürel faaliyetlerde bulunmak iskân politikasını takip etmek ve halk arasında köprü vazifesi görmek gibi önemli işlevleri yerine getirmektir Bulgarlar başta olmak üzere Türklere zulmeden Yunan ve Sırp çetelerinin vahşetlerini ayrıntılı bir şekilde ele alıyor ve bu zulme karşı sessiz kalmamanın önemini vurguluyor Eserde cemiyetin gazetesi ve yayınları aracılığıyla insanların bilinçlenmesine ve harekete geçmesine katkı sağladığı görülüyor Cemiyetin insanlık dışı eylemlere karşı mücadelesini ve yayınlarla vahşetleri işleyenlere karşı tepkisini yansıtan kitap o dönemin toplumsal ve siyasi atmosferini okuyucuya aktarıyor Dönemin Türkçesiyle yazılmış olmasına rağmen anlaşılabilir bir dil kullanarak geniş bir kitleye hitap ediyor Okuyucular bu eser sayesinde geçmişte yaşanan zulmü ve adaletsizliği daha iyi anlayarak insan hakları mücadelesine daha duyarlı bir şekilde katılabilirler Kitap tarihi bir belge olmanın ötesinde insanlık tarihine dair derinlemesine bir perspektif sunuyor ve toplumsal vicdanı harekete geçiriyor Bu eser insanlığın ortak değerleri ve adalet arayışıyla dolu bir geçmişi hatırlatıyor ve geleceğe dair umut verici bir perspektif sunuyor

Ötüken Neşriyat
19 yüzyılla birlikte dünyada milliyetçilik akımlarının ortaya çıkması İslam tarih yazım anlayışında değişiklikliğe neden olmuştu Bunun sonucunda da Türk milletinin tarihini anlatan eserler ortaya çıkmaya başlamıştı Kazanlı âlim Murad Remzi bu bağlamda Türk milletinin tarihini anlatan eserini kaleme almıştı Muasırı olan Osmanlı coğrafyasında yetişmiş Tahirü l Mevlevi de Türkiye Cumhuriyetinin ilk yıllarından itibaren bir devlet politikası haline gelen Türkçülük anlayışının etkisinin yanında kendi ifadesiyle Türk tarihini anlatan bir eser arayışında Kazanlı âlim Murad Remzi nin Telfîkü l ahbâr ve Telkîhü l âsâr fî Vakāyıʻi Kazan ve Bulgār ve Mülûki t Tatar adlı eserini bulmuş ve bu eseri tercüme etmişti Türklerin kökeni yaşadıkları coğrafya hangi kabilelere ayrıldıkları ahlaki özellikleri âdetleri dinî inanışları maarifleri önemli ilmî şahsiyetleri Çin ile mücadeleleri Tatarlar ve Moğolların ortaya çıkışı Oğuz Han Ergenekon efsanesi Cengiz Han ın kökeni hakkında bilgi veren Alankoa efsanesi ile Cengiz Han ın dünyayı ele geçirmesi İslam coğrafyasına saldırması ve harap etmesinin nedenleri ve Cengiz Han ın topraklarını çocuklarına paylaştırması konularında bilgi verilmiştir Ayrıca Batu Han ın Rus topraklarını ele geçirmesi Rus Knezleri Bey ile ilişkileri Batu Han ve Güyük Kaan ile daha sonra da Berke Han ve Hülagû arasındaki ihtilaf ve çatışmaya neden olan olayları Berke Han ın müslüman olmasında önemli rolü olan Şeyh Baharzi nin biyorafisine yer verilmiştir Bütün bu bilgiler Türk tarihinin önemli kaynaklarından yola çıkılarak değerlendirilmiş yeri geldiğinde eleştirilerek eserde yer almıştır Cumhuriyet in kuruluşundan kısa bir süre sonra Türkçülük fikirlerinin çok güçlü olduğu bir dönemde Tahirü l Mevlevi tarafından tercüme edilen Kāzan Bulgār ve Tatar Târîhi ve devamı mahiyetindeki Defter 1 ve Defter 2 adlı eserler Türk tarihine dair eserlerin az olduğu bir zaman diliminde yazılmıştır Haliyle bu eserlerin Latinizesini okuyucuya sunmak sadece bu açıdan bile önem arz etmektedir