Kefensiz Gömülenler — Şükrullah Yusufoğlu

Kefensiz Gömülenler
Şükrullah YusufoğluBengü Yayınları
Kefensiz Gömülenler
Şükrullah YusufoğluEğer gönülden geçeni söylemek suç sayılıyorsa o zaman şair neyi terennüm edecek Bu sanatkârı kendi şahsî hürriyetinden mahrum etmek değil midir Ne yapmak gerek Aç olduğum hâlde tokum haksızlığı da hak diye yazmam mı lâzım Bunun nesi sanat Bu sanatkâr için huzur değil sadece işkence sayılabilir Sanatkârı sanattan mahrum etmekten başka bir şey değildir Kendi gözümle gördüğüm haksızlık ve adaletsizlikleri yazmak imkânım yoksa hiç değilse Tanrı nın yarattığı tabiî güzellikleri tabiattaki kuşların ve diğer hayvanların güzelliğini terennüm ederek teselli bulamayacaksam böyle bir şairliğin kime ne gereği var demezler mi Yani kendi sevdiğin kendi zevk aldığın kendi hakikat saydığın şeyleri değil sadece başkalarının hoşuna gidecek şeyleri terennüm etmen gerekiyor Hayata kendi gözünle değil başkalarının gözüyle bakman gerekiyor Ancak o zaman eserlerin ideolojik ve halkçı sayılır övgüye lâyık görülür Ancak o zaman ödüller de makam ve mevkiler de senindir meclislerin aranan kişisi olur ve baş tacı edilirsin Ancak o zaman seni başka ülkelere güvenerek gönderirler Aksi hâlde başın tenkitten kurtulmaz yazdığın eserler basılmaz sen de daima gözaltında yaşarsın

Bengü Yayınları
Eğer gönülden geçeni söylemek suç sayılıyorsa o zaman şair neyi terennüm edecek Bu sanatkârı kendi şahsî hürriyetinden mahrum etmek değil midir Ne yapmak gerek Aç olduğum hâlde tokum haksızlığı da hak diye yazmam mı lâzım Bunun nesi sanat Bu sanatkâr için huzur değil sadece işkence sayılabilir Sanatkârı sanattan mahrum etmekten başka bir şey değildir Kendi gözümle gördüğüm haksızlık ve adaletsizlikleri yazmak imkânım yoksa hiç değilse Tanrı nın yarattığı tabiî güzellikleri tabiattaki kuşların ve diğer hayvanların güzelliğini terennüm ederek teselli bulamayacaksam böyle bir şairliğin kime ne gereği var demezler mi Yani kendi sevdiğin kendi zevk aldığın kendi hakikat saydığın şeyleri değil sadece başkalarının hoşuna gidecek şeyleri terennüm etmen gerekiyor Hayata kendi gözünle değil başkalarının gözüyle bakman gerekiyor Ancak o zaman eserlerin ideolojik ve halkçı sayılır övgüye lâyık görülür Ancak o zaman ödüller de makam ve mevkiler de senindir meclislerin aranan kişisi olur ve baş tacı edilirsin Ancak o zaman seni başka ülkelere güvenerek gönderirler Aksi hâlde başın tenkitten kurtulmaz yazdığın eserler basılmaz sen de daima gözaltında yaşarsın

Bengü Yayıncılık
Eğer gönülden geçeni söylemek suç sayılıyorsa o zaman şair neyi terennüm edecek Bu sanatkârı kendi şahsî hürriyetinden mahrum etmek değil midir Ne yapmak gerek Aç olduğum hâlde tokum haksızlığı da hak diye yazmam mı lâzım Bunun nesi sanat Bu sanatkâr için huzur değil sadece işkence sayılabilir Sanatkârı sanattan mahrum etmekten başka bir şey değildir Kendi gözümle gördüğüm haksızlık ve adaletsizlikleri yazmak imkânım yoksa hiç değilse Tanrı nın yarattığı tabiî güzellikleri tabiattaki kuşların ve diğer hayvanların güzelliğini terennüm ederek teselli bulamayacaksam böyle bir şairliğin kime ne gereği var demezler mi Yani kendi sevdiğin kendi zevk aldığın kendi hakikat saydığın şeyleri değil sadece başkalarının hoşuna gidecek şeyleri terennüm etmen gerekiyor Hayata kendi gözünle değil başkalarının gözüyle bakman gerekiyor Ancak o zaman eserlerin ideolojik ve halkçı sayılır övgüye lâyık görülür Ancak o zaman ödüller de makam ve mevkiler de senindir meclislerin aranan kişisi olur ve baş tacı edilirsin Ancak o zaman seni başka ülkelere güvenerek gönderirler Aksi hâlde başın tenkitten kurtulmaz yazdığın eserler basılmaz sen de daima gözaltında yaşarsın

Berikan Yayınları
Şair Ey kudretli Tanrı hani söyle ne zamana kadar biz başka padişahın emrine boyun eğeceğiz onun dilinde konuşup onun başka dilinde konuşup onun başka dilli kabinesine secde edeceğiz Bizde öz yurdumuzu özümüz abad kılıp biri on onu yüz yüzü bin kılsak komşu kabineler gibi erkin ve bolluk içinde yaşasak dermiş şiirinde Bunu işiten Büyük Padişah küçük padişahı çağırıp Sustur şu zavallı şairi diye buyruk vermiş img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

BENGÜ YAYINLARI
Eğer gönülden geçeni söylemek suç sayılıyorsa o zaman şair neyi terennüm edecek Bu sanatkârı kendi şahsî hürriyetinden mahrum etmek değil midir Ne yapmak gerek Aç olduğum hâlde tokum haksızlığı da hak diye yazmam mı lâzım Bunun nesi sanat Bu sanatkâr için huzur değil sadece işkence sayılabilir Sanatkârı sanattan mahrum etmekten başka bir şey değildir Kendi gözümle gördüğüm haksızlık ve adaletsizlikleri yazmak imkânım yoksa hiç değilse Tanrı nın yarattığı tabiî güzellikleri tabiattaki kuşların ve diğer hayvanların güzelliğini terennüm ederek teselli bulamayacaksam böyle bir şairliğin kime ne gereği var demezler mi Yani kendi sevdiğin kendi zevk aldığın kendi hakikat saydığın şeyleri değil sadece başkalarının hoşuna gidecek şeyleri terennüm etmen gerekiyor Hayata kendi gözünle değil başkalarının gözüyle bakman gerekiyor Ancak o zaman eserlerin ideolojik ve halkçı sayılır övgüye lâyık görülür Ancak o zaman ödüller de makam ve mevkiler de senindir meclislerin aranan kişisi olur ve baş tacı edilirsin Ancak o zaman seni başka ülkelere güvenerek gönderirler Aksi hâlde başın tenkitten kurtulmaz yazdığın eserler basılmaz sen de daima gözaltında yaşarsın

BERİKAN YAYINEVİ
Şair Ey kudretli Tanrı hani söyle ne zamana kadar biz başka padişahın emrine boyun eğeceğiz onun dilinde konuşup onun başka dilinde konuşup onun başka dilli kabinesine secde edeceğiz Bizde öz yurdumuzu özümüz abad kılıp biri on onu yüz yüzü bin kılsak komşu kabineler gibi erkin ve bolluk içinde yaşasak dermiş şiirinde Bunu işiten Büyük Padişah küçük padişahı çağırıp Sustur şu zavallı şairi diye buyruk vermiş Cellat Ya pirim deyip de Şair in başını tam Aybalta ile kesecekken Şair in başı mı yoksa bedeni mi yuvarlanıp sütbeyaz yeleli muhteşem bir tulpara dönüşmüş kanatlanmış uçmuş gitmiş