Kelam Tarihinin Problemleri — Muhit Mert

Kelam Tarihinin Problemleri
Muhit MertAnkara Okulu Yayınları
Kelam Tarihinin Problemleri
Muhit MertKlasik kelam tarihi çalismalarini inceledigimizde kelam in bir ilim dali olarak Islam in erken dönemlerinde tesekkül ettiginin söylendigi daha birinci hicri asrin sonralari ve ikinci asrin baslarinda yapilan iktidadi tartismalara kelam ilmi olarak bakildigini bu çerçevede tartisma yapanlarin kelamci kabul edildigini görürüz Yine selef ulemasinin itikad alaniyla ilgili görüsleri verildikten sonra onlarin Ehl i Sünnet kelamcisi olarak nitelendigini daha sonra ortaya çikan Ehl i Sünnet kelaminin Selefi kelaminin devami olarak gösterildigini müsahade ederiz Bu varsayimlarin hepside kanaatimce problemli hususlar olup tahkik etmeye ihtiyaç vardir Bu tür problemlerin tarihsel süreci iyice incelenmekten ve özelliklede mezhepler tarihi yazarinin kendi bakis açilariyla koymus olduklari sablona takilip kalmaktan kaynaklandigini düsünüyoruz

Ankara Okulu Yayınları
Klasik kelam tarihi çalışmalarını incelediğimizde kelam ın bir ilim dalı olarak İslam ın erken dönemlerinde teşekkül ettiğinin söylendiği daha birinci hicri asrın sonraları ve ikinci asrın başlarında yapılan iktidadi tartışmalara kelam ilmi olarak bakıldığını bu çerçevede tartışma yapanların kelamcı kabul edildiğini görürüz Yine selef ulemasının itikad alanıyla ilgili görüşleri verildikten sonra onların Ehl i Sünnet kelamcısı olarak nitelendiğini daha sonra ortaya çıkan Ehl i Sünnet kelamının Selefi kelamının devamı olarak gösterildiğini müşahade ederiz Bu varsayımların hepside kanaatimce problemli hususlar olup tahkik etmeye ihtiyaç vardır Bu tür problemlerin tarihsel süreci iyice incelenmekten ve özelliklede mezhepler tarihi yazarının kendi bakış açılarıyla koymuş oldukları şablona takılıp kalmaktan kaynaklandığını düşünüyoruz

Ankara Okulu Yayınları
Klasik kelam tarihi çalışmalarını incelediğimizde kelam ın bir ilim dalı olarak İslam ın erken dönemlerinde teşekkül ettiğinin söylendiği daha birinci hicri asrın sonraları ve ikinci asrın başlarında yapılan iktidadi tartışmalara kelam ilmi olarak bakıldığını bu çerçevede tartışma yapanların kelamcı kabul edildiğini görürüz Yine selef ulemasının itikad alanıyla ilgili görüşleri verildikten sonra onların Ehl i Sünnet kelamcısı olarak nitelendiğini daha sonra ortaya çıkan Ehl i Sünnet kelamının Selefi kelamının devamı olarak gösterildiğini müşahade ederiz Bu varsayımların hepside kanaatimce problemli hususlar olup tahkik etmeye ihtiyaç vardır Bu tür problemlerin tarihsel süreci iyice incelenmekten ve özelliklede mezhepler tarihi yazarının kendi bakış açılarıyla koymuş oldukları şablona takılıp kalmaktan kaynaklandığını düşünüyoruz

Ankara Okulu Yayınları
Muhit Mert tarafından kaleme alınan Kelam Tarihinin Problemleri Ankara Okulu Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Kelam Tarihinin Problemleri Muhit Mert Kitap Özeti Klasik kelam tarihi çalışmalarını incelediğimizde kelamın bir ilim dalı olarak İslam ın erken dönemlerinde teşekkül ettiğinin söylendiğini daha birinci Hicri asrın sonları ve ikinci asrın başlarında yapılan itikadi tartışmalara kelam ilmi olarak bakıldığını bu çerçevede tartışma yapanların kelamcı kabul edildiğini görürüz Yine Selef ulemasının itikad alanıyla ilgili görüşleri verildikten sonra onların Ehl i Sünnet kelamcısı olarak nitelendiğini daha sonra ortaya çıkan Ehl i Sünnet kelamının Selefi kelamın devamı olarak gösterildiğini müşahede ederiz Bu varsayımların hepsi de kanaatimce problemli hususlar olup tahkik etmeye ihtiyaç vardır Bu tür problemlerin tarihsel süreci iyice incelememekten ve özellikle de mezhepler tarihi yazarlarının kendi bakış açılarıyla koymuş oldukları şablona takılıp kalmaktan kaynaklandığını düşünüyoruz Yayınevi Ankara Okulu Yayınları Yazar Muhit Mert Sayfa 176 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 14 00x21 00 cm Basım Yılı Aralık 2024 Barkod 9789944162098 Kategori İnanç Mitolojiler İslam Kitapları İslam Tarihi Müslümanlık

Ankara Okulu Yayınları
Klasik kelam tarihi çalışmalarını incelediğimizde kelamın bir ilim dalı olarak İslam ın erken dönemlerinde teşekkül ettiğinin söylendiğini daha birinci Hicri asrın sonları ve ikinci asrın başlarında yapılan itikadi tartışmalara kelam ilmi olarak bakıldığını bu çerçevede tartışma yapanların kelamcı kabul edildiğini görürüz Yine Selef ulemasının itikad alanıyla ilgili görüşleri verildikten sonra onların Ehl i Sünnet kelamcısı olarak nitelendiğini daha sonra ortaya çıkan Ehl i Sünnet kelamının Selefi kelamın devamı olarak gösterildiğini müşahede ederiz Bu varsayımların hepsi de kanaatimce problemli hususlar olup tahkik etmeye ihtiyaç vardır Bu tür problemlerin tarihsel süreci iyice incelememekten ve özellikle de mezhepler tarihi yazarlarının kendi bakış açılarıyla koymuş oldukları şablona takılıp kalmaktan kaynaklandığını düşünüyoruz