Kendime Mektup — Reyhan Hacıoğlu

Kendime Mektup
Reyhan HacıoğluLuvi Yayınları
Kendime Mektup
Reyhan HacıoğluBu cehennem var ya bu cehennem onların cehennemi Bizler dünyanın her yerinde çocuklar için ağlarken onlar çocuklarımızın bedenlerini yolladılar evlerine bir bütün bile olmadan Bizler daha az yiyip aç kalan varsa yersin derken onlar kürklerine ve köpeklerine bir ömürlük birikim yaptılar Biz çok lar onlar ise az lardı ama arsızlardı Bizler bu devranı değiştirecekler onlar bu devranda at sürenlerdi Ve belki de şimdi gündoğumu ve günbatımı birbirinden hayli uzakken iki yakası bir araya gelmeyenler olarak Şimdi değilse ne zaman deme zamanı

Luvi Yayınları
Bu cehennem var ya bu cehennem onlarıncehennemi Bizler dünyanın her yerindeçocuklar için ağlarken onlar çocuklarımızınbedenlerini yolladılar evlerine bir bütün bileolmadan Bizler daha az yiyip aç kalan varsa yersin derken onlar kürklerine ve köpeklerine birömürlük birikim yaptılar Biz çok lar onlar ise az lardı ama arsızlardı Bizler bu devranı değiştirecekler onlar budevranda at sürenlerdi Ve belki de şimdi gündoğumu ve günbatımıbirbirinden hayli uzakken iki yakası bir arayagelmeyenler olarak Şimdi değilse ne zaman deme zamanı

Luvi Yayınları
Bu cehennem var ya bu cehennem onların cehennemi Bizler dünyanın her yerinde çocuklar için ağlarken onlar çocuklarımızın bedenlerini yolladılar evlerine bir bütün bile olmadan Bizler daha az yiyip aç kalan varsa yersin derken onlar kürklerine ve köpeklerine bir ömürlük birikim yaptılar Biz çoklar onlar ise azlardı ama arsızlardı Bizler bu devranı değiştirecekler onlar bu devranda at sürenlerdi Ve belki de şimdi gündoğumu ve günbatımı birbirinden hayli uzakken iki yakası bir araya gelmeyenler olarak Şimdi değilse ne zaman deme zamanı

Luvi Yayınları
Bu cehennem var ya bu cehennem onların cehennemi Bizler dünyanın her yerinde çocuklar için ağlarken onlar çocuklarımızın bedenlerini yolladılar evlerine bir bütün bile olmadan Bizler daha az yiyip aç kalan varsa yersin derken onlar kürklerine ve köpeklerine bir ömürlük birikim yaptılar Biz çok lar onlar ise az lardı ama arsızlardı Bizler bu devranı değiştirecekler onlar bu devranda at sürenlerdi Ve belki de şimdi gündoğumu ve günbatımı birbirinden hayli uzakken iki yakası bir araya gelmeyenler olarak Şimdi değilse ne zaman deme zamanı