Kendine Ait Bir Kalem — Nil Sakman

Kendine Ait Bir Kalem
Nil Sakmanİthaki Yayınları
Kendine Ait Bir Kalem
Nil SakmanNil Sakman Kendine Ait Bir Kalem de neredeyse yok sayılan ve Kanon dışında bırakılan Kuruluş Dönemi kadın yazınını derinlemesine ele alıyor Batı edebiyatından kadın yazarların eserlerinin de incelendiği çalışmada iktidar ve toplumsal cinsiyet rollerinin edebiyatta nasıl tezahür ettiği deneyim ile edebi üretim arasındaki çetrefil ilişkinin yazan kadın bağlamında ne anlama geldiği ve erk olanın meşru ve nitelikli alanı işgalini mümkün kılan pratikleri disiplinlerarası bir anlayışla inceleniyor Kadın yazınının bu meşru ve nitelikli alanın neresinde olduğuyla ilgili derinlemesine bir tahlil yaparken olması gereken yeri ve engelleri belirtmekle kalmıyor erkek egemen üslup ve yazınla belirlenen sınırları aşındırma yollarını sunuyor Bunu özellikle Kuruluş Dönemi yazarlarının eserlerinden örneklerle gerçekleştiriyor Batı da olduğu gibi Osmanlı da da nitelikli ya da okunmaya değer edebiyatın sahip olması gereken vasıflar büyük ölçüde eril bir zihniyet tarafından belirlenmiş yani nitelikli edebiyatı meydana getiren ölçütler eril bir zihnin işleyişi yaşam algısı ve deneyim alanı tarafından tanımlanıp inşa edilmiştir Bir ötekilik erkeğe kıyasla ikincil bir varlık olarak algılanan kamusal varlığı ya da makro tarihe etkisi neredeyse yok denecek kadar az olan kadın ve kadınlık hâlleri ise erkek toplumsal cinsiyetini içine alan deneyim alanının büyük ölçüde dışında kalmış bırakılmıştır Bununla birlikte kadın ya da kadınlık hâllerinin yaşam deneyimi kayda değer ölçüde erkek toplumsal cinsiyetinin hiçbir zaman deneyimlemediği ve veya deneyimleyemeyeceği bütünüyle kadınlığa özgü kimi deneyim alanlarından meydana gelmiştir

İthaki Yayınları
Nil Sakman Kendine Ait Bir Kalem de neredeyse yok sayılan ve Kanon dışında bırakılan Kuruluş Dönemi kadın yazınını derinlemesine ele alıyor Batı edebiyatından kadın yazarların eserlerinin de incelendiği çalışmada iktidar ve toplumsal cinsiyet rollerinin edebiyatta nasıl tezahür ettiği deneyim ile edebi üretim arasındaki çetrefil ilişkinin yazan kadın bağlamında ne anlama geldiği ve erk olanın meşru ve nitelikli alanı işgalini mümkün kılan pratikleri disiplinlerarası bir anlayışla inceleniyor Kadın yazınının bu meşru ve nitelikli alanın neresinde olduğuyla ilgili derinlemesine bir tahlil yaparken olması gereken yeri ve engelleri belirtmekle kalmıyor erkek egemen üslup ve yazınla belirlenen sınırları aşındırma yollarını sunuyor Bunu özellikle Kuruluş Dönemi yazarlarının eserlerinden örneklerle gerçekleştiriyor Batı da olduğu gibi Osmanlı da da nitelikli ya da okunmaya değer edebiyatın sahip olması gereken vasıflar büyük ölçüde eril bir zihniyet tarafından belirlenmiş yani nitelikli edebiyatı meydana getiren ölçütler eril bir zihnin işleyişi yaşam algısı ve deneyim alanı tarafından tanımlanıp inşa edilmiştir Bir ötekilik erkeğe kıyasla ikincil bir varlık olarak algılanan kamusal varlığı ya da makro tarihe etkisi neredeyse yok denecek kadar az olan kadın ve kadınlık hâlleri ise erkek toplumsal cinsiyetini içine alan deneyim alanının büyük ölçüde dışında kalmış bırakılmıştır Bununla birlikte kadın ya da kadınlık hâllerinin yaşam deneyimi kayda değer ölçüde erkek toplumsal cinsiyetinin hiçbir zaman deneyimlemediği ve veya deneyimleyemeyeceği bütünüyle kadınlığa özgü kimi deneyim alanlarından meydana gelmiştir

İthaki Yayınları
Nil Sakman Kendine Ait Bir Kalem de neredeyse yok sayılan ve Kanon dışında bırakılan Kuruluş Dönemi kadın yazınını derinlemesine ele alıyor Batı edebiyatından kadın yazarların eserlerinin de incelendiği çalışmada iktidar ve toplumsal cinsiyet rollerinin edebiyatta nasıl tezahür ettiği deneyim ile edebi üretim arasındaki çetrefil ilişkinin yazan kadın bağlamında ne anlama geldiği ve erk olanın meşru ve nitelikli alanı işgalini mümkün kılan pratikleri disiplinlerarası bir anlayışla inceleniyor Kadın yazınının bu meşru ve nitelikli alanın neresinde olduğuyla ilgili derinlemesine bir tahlil yaparken olması gereken yeri ve engelleri belirtmekle kalmıyor erkekegemen üslup ve yazınla belirlenen sınırları aşındırma yollarını sunuyor Bunu özellikle Kuruluş Dönemi yazarlarının eserlerinden örneklerle gerçekleştiriyor Batı da olduğu gibi Osmanlı da da nitelikli ya da okunmaya değer edebiyatın sahip olması gereken vasıflar büyük ölçüde eril bir zihniyet tarafından belirlenmiş yani nitelikli edebiyatı meydana getiren ölçütler eril bir zihnin işleyişi yaşam algısı ve deneyim alanı tarafından tanımlanıp inşa edilmiştir Bir ötekilik erkeğe kıyasla ikincil bir varlık olarak algılanan kamusal varlığı ya da makro tarihe etkisi neredeyse yok denecek kadar az olan kadın ve kadınlık hâlleri ise erkek toplumsal cinsiyetini içine alan deneyim alanının büyük ölçüde dışında kalmış bırakılmıştır Bununla birlikte kadın ya da kadınlık hâllerinin yaşam deneyimi kayda değer ölçüde erkek toplumsal cinsiyetinin hiçbir zaman deneyimlemediği ve veya deneyimleyemeyeceği bütünüyle kadınlığa özgü kimi deneyim alanlarından meydana gelmiştir

İthaki Yayınları
Arka Kapak Yazısı Tanıtım Bülteninden Nil Sakman Kendine Ait Bir Kalem de neredeyse yok sayılan ve Kanon dışında bırakılan Kuruluş Dönemi kadın yazınını derinlemesine ele alıyor Batı edebiyatından kadın yazarların eserlerinin de incelendiği çalışmada iktidar ve toplumsal cinsiyet rollerinin edebiyatta nasıl tezahür ettiği deneyim ile edebi üretim arasındaki çetrefil ilişkinin yazan kadın bağlamında ne anlama geldiği ve erk olanın meşru ve nitelikli alanı işgalini mümkün kılan pratikleri disiplinlerarası bir anlayışla inceleniyor Kadın yazınının bu meşru ve nitelikli alanın neresinde olduğuyla ilgili derinlemesine bir tahlil yaparken olması gereken yeri ve engelleri belirtmekle kalmıyor erkekegemen üslup ve yazınla belirlenen sınırları aşındırma yollarını sunuyor Bunu özellikle Kuruluş Dönemi yazarlarının eserlerinden örneklerle gerçekleştiriyor Batı da olduğu gibi Osmanlı da da nitelikli ya da okunmaya değer edebiyatın sahip olması gereken vasıflar büyük ölçüde eril bir zihniyet tarafından belirlenmiş yani nitelikli edebiyatı meydana getiren ölçütler eril bir zihnin işleyişi yaşam algısı ve deneyim alanı tarafından tanımlanıp inşa edilmiştir Bir ötekilik erkeğe kıyasla ikincil bir varlık olarak algılanan kamusal varlığı ya da makro tarihe etkisi neredeyse yok denecek kadar az olan kadın ve kadınlık hâlleri ise erkek toplumsal cinsiyetini içine alan deneyim alanının büyük ölçüde dışında kalmış bırakılmıştır Bununla birlikte kadın ya da kadınlık hâllerinin yaşam deneyimi kayda değer ölçüde erkek toplumsal cinsiyetinin hiçbir zaman deneyimlemediği ve veya deneyimleyemeyeceği bütünüyle kadınlığa özgü kimi deneyim alanlarından meydana gelmiştir Editör Ayla Duru Karadağ

İthaki Yayınları
Nil Sakman Kendine Ait Bir Kalem de neredeyse yok sayılan ve Kanon dışında bırakılan Kuruluş Dönemi kadın yazınını derinlemesine ele alıyor Batı edebiyatından kadın yazarların eserlerinin de incelendiği çalışmada iktidar ve toplumsal cinsiyet rollerinin edebiyatta nasıl tezahür ettiği deneyim ile edebi üretim arasındaki çetrefil ilişkinin yazan kadın bağlamında ne anlama geldiği ve erk olanın meşru ve nitelikli alanı işgalini mümkün kılan pratikleri disiplinlerarası bir anlayışla inceleniyor Kadın yazınının bu meşru ve nitelikli alanın neresinde olduğuyla ilgili derinlemesine bir tahlil yaparken olması gereken yeri ve engelleri belirtmekle kalmıyor erkek egemen üslup ve yazınla belirlenen sınırları aşındırma yollarını sunuyor Bunu özellikle Kuruluş Dönemi yazarlarının eserlerinden örneklerle gerçekleştiriyor Batı da olduğu gibi Osmanlı da da nitelikli ya da okunmaya değer edebiyatın sahip olması gereken vasıflar büyük ölçüde eril bir zihniyet tarafından belirlenmiş yani nitelikli edebiyatı meydana getiren ölçütler eril bir zihnin işleyişi yaşam algısı ve deneyim alanı tarafından tanımlanıp inşa edilmiştir Bir ötekilik erkeğe kıyasla ikincil bir varlık olarak algılanan kamusal varlığı ya da makro tarihe etkisi neredeyse yok denecek kadar az olan kadın ve kadınlık hâlleri ise erkek toplumsal cinsiyetini içine alan deneyim alanının büyük ölçüde dışında kalmış bırakılmıştır Bununla birlikte kadın ya da kadınlık hâllerinin yaşam deneyimi kayda değer ölçüde erkek toplumsal cinsiyetinin hiçbir zaman deneyimlemediği ve veya deneyimleyemeyeceği bütünüyle kadınlığa özgü kimi deneyim alanlarından meydana gelmiştir

İthaki Yayınları
Nil Sakman Kendine Ait Bir Kalem de neredeyse yok sayılan ve Kanon dışında bırakılan Kuruluş Dönemi kadın yazınını derinlemesine ele alıyor Batı edebiyatından kadın yazarların eserlerinin de incelendiği çalışmada iktidar ve toplumsal cinsiyet rollerinin edebiyatta nasıl tezahür ettiği deneyim ile edebi üretim arasındaki çetrefil ilişkinin yazan kadın bağlamında ne anlama geldiği ve erk olanın meşru ve nitelikli alanı işgalini mümkün kılan pratikleri disiplinlerarası bir anlayışla inceleniyor Kadın yazınının bu meşru ve nitelikli alanın neresinde olduğuyla ilgili derinlemesine bir tahlil yaparken olması gereken yeri ve engelleri belirtmekle kalmıyor erkek egemen üslup ve yazınla belirlenen sınırları aşındırma yollarını sunuyor Bunu özellikle Kuruluş Dönemi yazarlarının eserlerinden örneklerle gerçekleştiriyor Batı da olduğu gibi Osmanlı da da nitelikli ya da okunmaya değer edebiyatın sahip olması gereken vasıflar büyük ölçüde eril bir zihniyet tarafından belirlenmiş yani nitelikli edebiyatı meydana getiren ölçütler eril bir zihnin işleyişi yaşam algısı ve deneyim alanı tarafından tanımlanıp inşa edilmiştir Bir ötekilik erkeğe kıyasla ikincil bir varlık olarak algılanan kamusal varlığı ya da makro tarihe etkisi neredeyse yok denecek kadar az olan kadın ve kadınlık hâlleri ise erkek toplumsal cinsiyetini içine alan deneyim alanının büyük ölçüde dışında kalmış bırakılmıştır Bununla birlikte kadın ya da kadınlık hâllerinin yaşam deneyimi kayda değer ölçüde erkek toplumsal cinsiyetinin hiçbir zaman deneyimlemediği ve veya deneyimleyemeyeceği bütünüyle kadınlığa özgü kimi deneyim alanlarından meydana gelmiştir

İTHAKİ YAYINLARI
Nil Sakman Kendine Ait Bir Kalem de neredeyse yok sayılan ve Kanon dışında bırakılan Kuruluş Dönemi kadın yazınını derinlemesine ele alıyor Batı edebiyatından kadın yazarların eserlerinin de incelendiği çalışmada iktidar ve toplumsal cinsiyet rollerinin edebiyatta nasıl tezahür ettiği deneyim ile edebi üretim arasındaki çetrefil ilişkinin yazan kadın bağlamında ne anlama geldiği ve erk olanın meşru ve nitelikli alanı işgalini mümkün kılan pratikleri disiplinlerarası bir anlayışla inceleniyor Kadın yazınının bu meşru ve nitelikli alanın neresinde olduğuyla ilgili derinlemesine bir tahlil yaparken olması gereken yeri ve engelleri belirtmekle kalmıyor erkekegemen üslup ve yazınla belirlenen sınırları aşındırma yollarını sunuyor Bunu özellikle Kuruluş Dönemi yazarlarının eserlerinden örneklerle gerçekleştiriyor Batı da olduğu gibi Osmanlı da da nitelikli ya da okunmaya değer edebiyatın sahip olması gereken vasıflar büyük ölçüde eril bir zihniyet tarafından belirlenmiş yani nitelikli edebiyatı meydana getiren ölçütler eril bir zihnin işleyişi yaşam algısı ve deneyim alanı tarafından tanımlanıp inşa edilmiştir Bir ötekilik erkeğe kıyasla ikincil bir varlık olarak algılanan kamusal varlığı ya da makro tarihe etkisi neredeyse yok denecek kadar az olan kadın ve kadınlık hâlleri ise erkek toplumsal cinsiyetini içine alan deneyim alanının büyük ölçüde dışında kalmış bırakılmıştır Bununla birlikte kadın ya da kadınlık hâllerinin yaşam deneyimi kayda değer ölçüde erkek toplumsal cinsiyetinin hiçbir zaman deneyimlemediği ve veya deneyimleyemeyeceği bütünüyle kadınlığa özgü kimi deneyim alanlarından meydana gelmiştir

İthaki Yayınları
Nil Sakman tarafından kaleme alınan Kendine Ait Bir Kalem İthaki Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Kendine Ait Bir Kalem Nil Sakman Kitap Özeti Nil Sakman Kendine Ait Bir Kalem de neredeyse yok sayılan ve Kanon dışında bırakılan Kuruluş Dönemi kadın yazınını derinlemesine ele alıyor Batı edebiyatından kadın yazarların eserlerinin de incelendiği çalışmada iktidar ve toplumsal cinsiyet rollerinin edebiyatta nasıl tezahür ettiği deneyim ile edebi üretim arasındaki çetrefil ilişkinin yazan kadın bağlamında ne anlama geldiği ve erk olanın meşru ve nitelikli alanı işgalini mümkün kılan pratikleri disiplinlerarası bir anlayışla inceleniyor Kadın yazınının bu meşru ve nitelikli alanın neresinde olduğuyla ilgili derinlemesine bir tahlil yaparken olması gereken yeri ve engelleri belirtmekle kalmıyor erkek egemen üslup ve yazınla belirlenen sınırları aşındırma yollarını sunuyor Bunu özellikle Kuruluş Dönemi yazarlarının eserlerinden örneklerle gerçekleştiriyor Batı da olduğu gibi Osmanlı da da nitelikli ya da okunmaya değer edebiyatın sahip olması gereken vasıflar büyük ölçüde eril bir zihniyet tarafından belirlenmiş yani nitelikli edebiyatı meydana getiren ölçütler eril bir zihnin işleyişi yaşam algısı ve deneyim alanı tarafından tanımlanıp inşa edilmiştir Bir ötekilik erkeğe kıyasla ikincil bir varlık olarak algılanan kamusal varlığı ya da makro tarihe etkisi neredeyse yok denecek kadar az olan kadın ve kadınlık hâlleri ise erkek toplumsal cinsiyetini içine alan deneyim alanının büyük ölçüde dışında kalmış bırakılmıştır Bununla birlikte kadın ya da kadınlık hâllerinin yaşam deneyimi kayda değer ölçüde erkek toplumsal cinsiyetinin hiçbir zaman deneyimlemediği ve veya deneyimleyemeyeceği bütünüyle kadınlığa özgü kimi deneyim alanlarından meydana gelmiştir Yayınevi İthaki Yayınları Yazar Nil Sakman Sayfa 392 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Ocak 2018 Barkod 9786053757726 Kategori Araştırma İnceleme Referans

İthaki
Nil Sakman Kendine Ait Bir Kalem de neredeyse yok sayılan ve Kanon dışında bırakılan Kuruluş Dönemi kadın yazınını derinlemesine ele alıyor Batı edebiyatından kadın yazarların eserlerinin de incelendiği çalışmada iktidar ve toplumsal cinsiyet rollerinin edebiyatta nasıl tezahür ettiği deneyim ile edebi üretim arasındaki çetrefil ilişkinin yazan kadın bağlamında ne anlama geldiği ve erk olanın meşru ve nitelikli alanı işgalini mümkün kılan pratikleri disiplinlerarası bir anlayışla inceleniyor Kadın yazınının bu meşru ve nitelikli alanın neresinde olduğuyla ilgili derinlemesine bir tahlil yaparken olması gereken yeri ve engelleri belirtmekle kalmıyor erkekegemen üslup ve yazınla belirlenen sınırları aşındırma yollarını sunuyor Bunu özellikle Kuruluş Dönemi yazarlarının eserlerinden örneklerle gerçekleştiriyor Batı da olduğu gibi Osmanlı da da nitelikli ya da okunmaya değer edebiyatın sahip olması gereken vasıflar büyük ölçüde eril bir zihniyet tarafından belirlenmiş yani nitelikli edebiyatı meydana getiren ölçütler eril bir zihnin işleyişi yaşam algısı ve deneyim alanı tarafından tanımlanıp inşa edilmiştir Bir ötekilik erkeğe kıyasla ikincil bir varlık olarak algılanan kamusal varlığı ya da makro tarihe etkisi neredeyse yok denecek kadar az olan kadın ve kadınlık h â lleri ise erkek toplumsal cinsiyetini içine alan deneyim alanının büyük ölçüde dışında kalmış bırakılmıştır Bununla birlikte kadın ya da kadınlık h â llerinin yaşam deneyimi kayda değer ölçüde erkek toplumsal cinsiyetinin hiçbir zaman deneyimlemediği ve veya deneyimleyemeyeceği bütünüyle kadınlığa özgü kimi deneyim alanlarından meydana gelmiştir

İthaki Yayınları
Nil Sakman Kendine Ait Bir Kalem de neredeyse yok sayılan ve Kanon dışında bırakılan Kuruluş Dönemi kadın yazınını derinlemesine ele alıyor Batı edebiyatından kadın yazarların eserlerinin de incelendiği çalışmada iktidar ve toplumsal cinsiyet rollerinin edebiyatta nasıl tezahür ettiği deneyim ile edebi üretim arasındaki çetrefil ilişkinin yazan kadın bağlamında ne anlama geldiği ve erk olanın meşru ve nitelikli alanı işgalini mümkün kılan pratikleri disiplinlerarası bir anlayışla inceleniyor Kadın yazınının bu meşru ve nitelikli alanın neresinde olduğuyla ilgili derinlemesine bir tahlil yaparken olması gereken yeri ve engelleri belirtmekle kalmıyor erkekegemen üslup ve yazınla belirlenen sınırları aşındırma yollarını sunuyor Bunu özellikle Kuruluş Dönemi yazarlarının eserlerinden örneklerle gerçekleştiriyor Batı da olduğu gibi Osmanlı da da nitelikli ya da okunmaya değer edebiyatın sahip olması gereken vasıflar büyük ölçüde eril bir zihniyet tarafından belirlenmiş yani nitelikli edebiyatı meydana getiren ölçütler eril bir zihnin işleyişi yaşam algısı ve deneyim alanı tarafından tanımlanıp inşa edilmiştir Bir ötekilik erkeğe kıyasla ikincil bir varlık olarak algılanan kamusal varlığı ya da makro tarihe etkisi neredeyse yok denecek kadar az olan kadın ve kadınlık hâlleri ise erkek toplumsal cinsiyetini içine alan deneyim alanının büyük ölçüde dışında kalmış bırakılmıştır Bununla birlikte kadın ya da kadınlık hâllerinin yaşam deneyimi kayda değer ölçüde erkek toplumsal cinsiyetinin hiçbir zaman deneyimlemediği ve veya deneyimleyemeyeceği bütünüyle kadınlığa özgü kimi deneyim alanlarından meydana gelmiştir img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img