MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Kendine Yüklediğin Anlamlarla Kavga — Murat Özpehlivan

Kendine Yüklediğin Anlamlarla Kavga
370,50
Kişisel Gelişim

Kendine Yüklediğin Anlamlarla Kavga

Murat Özpehlivan

Cinius Yayınları

2022198 sf.
Ciltsiz
Kitap SepetiEn ucuz

Kendine Yüklediğin Anlamlarla Kavga

Murat Özpehlivan

Kendini nerede konumlandırıyorsun İnsanların ve insanlığın kalitesini her fırsatta ölçmek gibi bir iddian var Bunu farkında olarak ya da olmayarak sürekli yapıyorsun Dünyanın günbegün değişen değer yargıları varken sen bulunduğun çağın doğrularına göre hüküm veriyorsun Hem sana böyle ikinci bir mesleği kim verdi ki Senin işin başta kendini düzeltmek hatalarını onarmak Gerisi üstüne vazife olmayan işlerin meraklısı olmaktan başka bir şey değil Elinde iyiliği ve kötülüğü kusursuz ölçen bir kantar mı var yoksa Tecrüben bir bakışta insanları çözmeye yeter mi sanıyorsun Özelden genele birkaç küçük bilgiyle ulaşabileceğini düşünüyor ama yanılıyorsun İnsanları eleştirirken onların geçmişine yaşadıklarına ve güncel hayat koşullarına dair hiçbir fikrin yok ve sen buna rağmen rahatça ahkam kesebiliyorsun Hem de sana böyle bir görev verilmediği halde Ne kadar garip değil mi kızıp yaygara kopardıklarının durumuna düştüğünde çaresizce yardım dilemen Kendi pencerenden gördüklerin sadece pencerenin genişliği ve bulunduğu konum kadardır Halbuki baktığın yerden görünmeyen neler var neler Yarım bilgiyle kesin kanaate varmak ve acımasızca insanları doğramak sana farklı bir haz veriyor Hem konunun dışında olmanın özgürlüğü hem de eleştirmenin keyfi seni adeta coşturuyor Ağzından köpükler çıkararak yakıyor yıkıyorsun Çünkü sen kendince harika kusursuz ve günahsızsın değil mi İnsanın kendine söylediği yalanlardan daha feci olan şey söylediği o yalanlara inanmasıdır ve sen bunu yapıyorsun Keyifle ve umarsızca Kendi hata ve yanlışların boyunu aştığı halde gözün insanların kusurlarında Aç kurtlar gibi bunun peşindesin Ne kadar gereksiz ve ne kadar ahmakça

Kitap Ambarı
370,50

Cinius

2021198 sf.
İnce Kapak16 x 23
Kitap Ambarı

Kendini nerede konumlandırıyorsun İnsanların ve insanlığın kalitesini her fırsatta ölçmek gibi bir iddian var Bunu farkında olarak ya da olmayarak sürekli yapıyorsun Dünyanın günbegün değişen değer yargıları varken sen bulunduğun çağın doğrularına göre hüküm veriyorsun Hem sana böyle ikinci bir mesleği kim verdi ki Senin işin başta kendini düzeltmek hatalarını onarmak Gerisi üstüne vazife olmayan işlerin meraklısı olmaktan başka bir şey değil Elinde iyiliği ve kötülüğü kusursuz ölçen bir kantar mı var yoksa Tecrüben bir bakışta insanları çözmeye yeter mi sanıyorsun Özelden genele birkaç küçük bilgiyle ulaşabileceğini düşünüyor ama yanılıyorsun İnsanları eleştirirken onların geçmişine yaşadıklarına ve güncel hayat koşullarına dair hiçbir fikrin yok ve sen buna rağmen rahatça ahkam kesebiliyorsun Hem de sana böyle bir görev verilmediği halde Ne kadar garip değil mi kızıp yaygara kopardıklarının durumuna düştüğünde çaresizce yardım dilemen Kendi pencerenden gördüklerin sadece pencerenin genişliği ve bulunduğu konum kadardır Halbuki baktığın yerden görünmeyen neler var neler Yarım bilgiyle kesin kanaate varmak ve acımasızca insanları doğramak sana farklı bir haz veriyor Hem konunun dışında olmanın özgürlüğü hem de eleştirmenin keyfi seni adeta coşturuyor Ağzından köpükler çıkararak yakıyor yıkıyorsun Çünkü sen kendince harika kusursuz ve günahsızsın değil mi İnsanın kendine söylediği yalanlardan daha feci olan şey söylediği o yalanlara inanmasıdır ve sen bunu yapıyorsun Keyifle ve umarsızca Kendi hata ve yanlışların boyunu aştığı halde gözün insanlarınkusurlarında Aç kurtlar gibi bunun peşindesin Ne kadar gereksiz ve ne kadar ahmakça Tanıtım Bülteninden

D&R
381,33

Cinius

20211. baskı198 sf.
16 x 232. HamurTürkçe
D&R

Kendini nerede konumlandırıyorsun İnsanların ve insanlığın kalitesini her fırsatta ölçmek gibi bir iddian var Bunu farkında olarak ya da olmayarak sürekli yapıyorsun Dünyanın günbegün değişen değer yargıları varken sen bulunduğun çağın doğrularına göre hüküm veriyorsun Hem sana böyle ikinci bir mesleği kim verdi ki Senin işin başta kendini düzeltmek hatalarını onarmak Gerisi üstüne vazife olmayan işlerin meraklısı olmaktan başka bir şey değil Elinde iyiliği ve kötülüğü kusursuz ölçen bir kantar mı var yoksa Tecrüben bir bakışta insanları çözmeye yeter mi sanıyorsun Özelden genele birkaç küçük bilgiyle ulaşabileceğini düşünüyor ama yanılıyorsun İnsanları eleştirirken onların geçmişine yaşadıklarına ve güncel hayat koşullarına dair hiçbir fikrin yok ve sen buna rağmen rahatça ahkam kesebiliyorsun Hem de sana böyle bir görev verilmediği halde Ne kadar garip değil mi kızıp yaygara kopardıklarının durumuna düştüğünde çaresizce yardım dilemen Kendi pencerenden gördüklerin sadece pencerenin genişliği ve bulunduğu konum kadardır Halbuki baktığın yerden görünmeyen neler var neler Yarım bilgiyle kesin kanaate varmak ve acımasızca insanları doğramak sana farklı bir haz veriyor Hem konunun dışında olmanın özgürlüğü hem de eleştirmenin keyfi seni adeta coşturuyor Ağzından köpükler çıkararak yakıyor yıkıyorsun Çünkü sen kendince harika kusursuz ve günahsızsın değil mi İnsanın kendine söylediği yalanlardan daha feci olan şey söylediği o yalanlara inanmasıdır ve sen bunu yapıyorsun Keyifle ve umarsızca Kendi hata ve yanlışların boyunu aştığı halde gözün insanların kusurlarında Aç kurtlar gibi bunun peşindesin Ne kadar gereksiz ve ne kadar ahmakça Tanıtım Bülteninden

Ekin Kitap
399,00

Cinius Yayınları

2022198 sf.
Ekin Kitap

Kendini nerede konumlandırıyorsun İnsanların ve insanlığın kalitesini her fırsatta ölçmek gibi bir iddian var Bunu farkında olarak ya da olmayarak sürekli yapıyorsun Dünyanın günbegün değişen değer yargıları varken sen bulunduğun çağın doğrularına göre hüküm veriyorsun Hem sana böyle ikinci bir mesleği kim verdi ki Senin işin başta kendini düzeltmek hatalarını onarmak Gerisi üstüne vazife olmayan işlerin meraklısı olmaktan başka bir şey değil Elinde iyiliği ve kötülüğü kusursuz ölçen bir kantar mı var yoksa Tecrüben bir bakışta insanları çözmeye yeter mi sanıyorsun Özelden genele birkaç küçük bilgiyle ulaşabileceğini düşünüyor ama yanılıyorsun İnsanları eleştirirken onların geçmişine yaşadıklarına ve güncel hayat koşullarına dair hiçbir fikrin yok ve sen buna rağmen rahatça ahkam kesebiliyorsun Hem de sana böyle bir görev verilmediği halde Ne kadar garip değil mi kızıp yaygara kopardıklarının durumuna düştüğünde çaresizce yardım dilemen Kendi pencerenden gördüklerin sadece pencerenin genişliği ve bulunduğu konum kadardır Halbuki baktığın yerden görünmeyen neler var neler Yarım bilgiyle kesin kanaate varmak ve acımasızca insanları doğramak sana farklı bir haz veriyor Hem konunun dışında olmanın özgürlüğü hem de eleştirmenin keyfi seni adeta coşturuyor Ağzından köpükler çıkararak yakıyor yıkıyorsun Çünkü sen kendince harika kusursuz ve günahsızsın değil mi İnsanın kendine söylediği yalanlardan daha feci olan şey söylediği o yalanlara inanmasıdır ve sen bunu yapıyorsun Keyifle ve umarsızca Kendi hata ve yanlışların boyunu aştığı halde gözün insanların kusurlarında Aç kurtlar gibi bunun peşindesin Ne kadar gereksiz ve ne kadar ahmakça

Tamadres
427,50

Cinius Yayınları

Ocak 2022198 sf.
Ciltsiz
Tamadres

Kendini nerede konumlandırıyorsun İnsanların ve insanlığın kalitesini her fırsatta ölçmek gibi bir iddian var Bunu farkında olarak ya da olmayarak sürekli yapıyorsun Dünyanın günbegün değişen değer yargıları varken sen bulunduğun çağın doğrularına göre hüküm veriyorsun Hem sana böyle ikinci bir mesleği kim verdi ki Senin işin başta kendini düzeltmek hatalarını onarmak Gerisi üstüne vazife olmayan işlerin meraklısı olmaktan başka bir şey değil Elinde iyiliği ve kötülüğü kusursuz ölçen bir kantar mı var yoksa Tecrüben bir bakışta insanları çözmeye yeter mi sanıyorsun Özelden genele birkaç küçük bilgiyle ulaşabileceğini düşünüyor ama yanılıyorsun İnsanları eleştirirken onların geçmişine yaşadıklarına ve güncel hayat koşullarına dair hiçbir fikrin yok ve sen buna rağmen rahatça ahkam kesebiliyorsun Hem de sana böyle bir görev verilmediği halde Ne kadar garip değil mi kızıp yaygara kopardıklarının durumuna düştüğünde çaresizce yardım dilemen Kendi pencerenden gördüklerin sadece pencerenin genişliği ve bulunduğu konum kadardır Halbuki baktığın yerden görünmeyen neler var neler Yarım bilgiyle kesin kanaate varmak ve acımasızca insanları doğramak sana farklı bir haz veriyor Hem konunun dışında olmanın özgürlüğü hem de eleştirmenin keyfi seni adeta coşturuyor Ağzından köpükler çıkararak yakıyor yıkıyorsun Çünkü sen kendince harika kusursuz ve günahsızsın değil mi İnsanın kendine söylediği yalanlardan daha feci olan şey söylediği o yalanlara inanmasıdır ve sen bunu yapıyorsun Keyifle ve umarsızca Kendi hata ve yanlışların boyunu aştığı halde gözün insanların kusurlarında Aç kurtlar gibi bunun peşindesin Ne kadar gereksiz ve ne kadar ahmakça

Nobel Kitap
438,90

Cinius Yayınları

2022198 sf.
Ciltsiz16x23 cm2. Hamur
Nobel Kitap

Kendini nerede konumlandırıyorsun İnsanların ve insanlığın kalitesini her fırsatta ölçmek gibi bir iddian var Bunu farkında olarak ya da olmayarak sürekli yapıyorsun Dünyanın günbegün değişen değer yargıları varken sen bulunduğun çağın doğrularına göre hüküm veriyorsun Hem sana böyle ikinci bir mesleği kim verdi ki Senin işin başta kendini düzeltmek hatalarını onarmak Gerisi üstüne vazife olmayan işlerin meraklısı olmaktan başka bir şey değil Elinde iyiliği ve kötülüğü kusursuz ölçen bir kantar mı var yoksa Tecrüben bir bakışta insanları çözmeye yeter mi sanıyorsun Özelden genele birkaç küçük bilgiyle ulaşabileceğini düşünüyor ama yanılıyorsun İnsanları eleştirirken onların geçmişine yaşadıklarına ve güncel hayat koşullarına dair hiçbir fikrin yok ve sen buna rağmen rahatça ahkam kesebiliyorsun Hem de sana böyle bir görev verilmediği halde Ne kadar garip değil mi kızıp yaygara kopardıklarının durumuna düştüğünde çaresizce yardım dilemen Kendi pencerenden gördüklerin sadece pencerenin genişliği ve bulunduğu konum kadardır Halbuki baktığın yerden görünmeyen neler var neler Yarım bilgiyle kesin kanaate varmak ve acımasızca insanları doğramak sana farklı bir haz veriyor Hem konunun dışında olmanın özgürlüğü hem de eleştirmenin keyfi seni adeta coşturuyor Ağzından köpükler çıkararak yakıyor yıkıyorsun Çünkü sen kendince harika kusursuz ve günahsızsın değil mi İnsanın kendine söylediği yalanlardan daha feci olan şey söylediği o yalanlara inanmasıdır ve sen bunu yapıyorsun Keyifle ve umarsızca Kendi hata ve yanlışların boyunu aştığı halde gözün insanların kusurlarında Aç kurtlar gibi bunun peşindesin Ne kadar gereksiz ve ne kadar ahmakça

Pandora
484,50

Cinius

2022198 sf.
Pandora

Kendini nerede konumlandırıyorsun İnsanların ve insanlığın kalitesini her fırsatta ölçmek gibi bir iddian var Bunu farkında olarak ya da olmayarak sürekli yapıyorsun Dünyanın günbegün değişen değer yargıları varken sen bulunduğun çağın doğrularına göre hüküm veriyorsun Hem sana böyle ikinci bir mesleği kim verdi ki Senin işin başta kendini düzeltmek hatalarını onarmak Gerisi üstüne vazife olmayan işlerin meraklısı olmaktan başka bir şey değil Elinde iyiliği ve kötülüğü kusursuz ölçen bir kantar mı var yoksa Tecrüben bir bakışta insanları çözmeye yeter mi sanıyorsun Özelden genele birkaç küçük bilgiyle ulaşabileceğini düşünüyor ama yanılıyorsun İnsanları eleştirirken onların geçmişine yaşadıklarına ve güncel hayat koşullarına dair hiçbir fikrin yok ve sen buna rağmen rahatça ahkam kesebiliyorsun Hem de sana böyle bir görev verilmediği halde Ne kadar garip değil mi kızıp yaygara kopardıklarının durumuna düştüğünde çaresizce yardım dilemen Kendi pencerenden gördüklerin sadece pencerenin genişliği ve bulunduğu konum kadardır Halbuki baktığın yerden görünmeyen neler var neler Yarım bilgiyle kesin kanaate varmak ve acımasızca insanları doğramak sana farklı bir haz veriyor Hem konunun dışında olmanın özgürlüğü hem de eleştirmenin keyfi seni adeta coşturuyor Ağzından köpükler çıkararak yakıyor yıkıyorsun Çünkü sen kendince harika kusursuz ve günahsızsın değil mi İnsanın kendine söylediği yalanlardan daha feci olan şey söylediği o yalanlara inanmasıdır ve sen bunu yapıyorsun Keyifle ve umarsızca Kendi hata ve yanlışların boyunu aştığı halde gözün insanların kusurlarında Aç kurtlar gibi bunun peşindesin Ne kadar gereksiz ve ne kadar ahmakça