MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Kent Bizim — Ask Katzeff Bart van der Steen Leendert van Hoogenhuijze

Kent Bizim
283,50
GenelDiğer İnsan ve ToplumDiğer

Kent Bizim

Ask Katzeff Bart van der Steen Leendert van Hoogenhuijze

Kafka Yayınevi

2016384 sf.
Şehadet KitapEn ucuz

Kent Bizim

Ask Katzeff Bart van der Steen Leendert van Hoogenhuijze

Sınıflı toplumlarda kentleşmenin bölme ezme yerinden etme yaşanamaz hale getirme vb karakteristik özelliklerinden kaynaklanan sürdürülemez canavarlaşma eğilimi kapitalizm tarihinin farklı dönemlerinde yaşanan yine kent merkezli çatışma ve kırılmaların da başlıca sebepleri arasındadır Ezilenlerin özgürlük kardeşlik ve eşitlik temelli kent düşü H H Korkmazgil in Bir yanımız yaprak döker bir yanımız bahar bahçe dizelerindeki bahar bahçe kısmını anıştırır Ancak şairin sözünü ettiği bir çıldırtan denge durumunda değildir kent Tersine sürekli bir dengesizliğin uzamıdır Uygar yerleşik eğitimli Batılı sermayenin veya bizim coğrafyamızda olduğu gibi talancı cahil ve lümpen sermayenin baş tasarımcısı olduğu farklı türden de olsa canavar kentlerin içerisinde alternatif ve yeni yaşam biçimlerini yaratmak talebi ile ortaya çıkan yaşam savunucuları vardır Bunlar tarihte farklı biçimlerde karşımıza çıkmışlar kentlerin içinde bazen gecekondu hareketi bazen işgalevcilik bazen kolektif mülkiyeti haiz arazilerde kurulan mini ütopyalar olarak kalıcı özerk alanlar veya farklı uzamları farklı zamanlarda farklı formlarda ele geçiren geçici otonom bölgeler yaratmışlardır Bugünlerde 3 yaşı kutlanan Gezi nin mirası olan iki işgalevi Don Kişot İşgalevi ve Mahalleevi otoriter baskılar sonucu şu an fiili olarak varlıklarını sürdüremese de bahsedilen yeni yaşam biçimlerini yaratmak talebi ile ortaya çıkan yaşam savunucuları tarafından kolektif bir şekilde inşa edilmiş kamusal alanlardı Bu işgalevleri kentlerin tamamen dışına savrulmuş bir şekilde değil aksine kentin kalbinin en güçlü attığı merkezlerde alternatif yaşam alanları olarak kendilerini var etti Occupy hareketlerinin kümülatif etkisiyle uluslararası boyuta ulaşan kolektivite İstanbul işgalevleri için de bir izlek oldu Konsensüs ve forumları en büyük araç olarak kullanan ve ırkçı cinsiyetçi homofobik ayrımcı olan hiç kimsenin kendini var edemeyeceği bu alanlar 1 5 sene çok aktif bir şekilde yaşayabildiler Kent Bizim ise sekiz farklı şehirdeki yerel hareketlerin Amsterdam ve Berlin gibi otonom ayaklanmaların meşhur başkentlerinin yanı sıra Pozna ve Atina gibi haklarında çok az şey bildiğimiz şehirlerin de tarihini derliyor ve Avrupa daki işgalevcilik pratiğiyle otonom hareketlerin tarihsel gelişimine dair oldukça renkli bir resim çiziyor Her bölüm bir kente odaklanarak fotoğraflar ve illüstrasyonlar eşliğinde o kentin canlı bir kronolojik anlatısını ve analizini sunuyor Bölümler bu hareketlerin tarihi içerisindeki en önemli olayları ve gelişmeleri merkeze alıyor Dahası bu yerel hareketlerin onları farklı kılan yanlarını ortaya çıkartırken siyasetle altkültür arasındaki ilişki nesiller arası dönüşümler çatışmalar ve şiddetin rolü ve politik taktiklerdeki değişimler gibi meseleleri de inceliyor Kent Bizim alternatif bir yaşamın mümkün olduğunu görünür kılan otonom pratiklerin tarihinden bir kesit sunduğu gibi işgalevciliğe dair yerel deneyimlerin bu anlamda eleştirisini ve yeniden inşasını da barındıran bir tartışma açıyor Gezi direnişi ile başlayan alternatif yaşam alanları yaratma ve yaşamı savunma mücadelesi farklı biçimlerde yaşamaya devam ediyor ve edecek Ve hâlâ ilk günkü kadar gerçek Reddet İşgal et Yeniden inşa et

Kitap Sepeti
292,50

Kafka Kitap

2016384 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Sınıflı toplumlarda kentleşmenin bölme ezme yerinden etme yaşanamaz hale getirme vb karakteristik özelliklerinden kaynaklanan sürdürülemez canavarlaşma eğilimi kapitalizm tarihinin farklı dönemlerinde yaşanan yine kent merkezli çatışma ve kırılmaların da başlıca sebepleri arasındadır Ezilenlerin özgürlük kardeşlik ve eşitlik temelli kent düşü H H Korkmazgil in Bir yanımız yaprak döker bir yanımız bahar bahçe dizelerindeki bahar bahçe kısmını anıştırır Ancak şairin sözünü ettiği bir çıldırtan denge durumunda değildir kent Tersine sürekli bir dengesizliğin uzamıdır Uygar yerleşik eğitimli Batılı sermayenin veya bizim coğrafyamızda olduğu gibi talancı cahil ve lümpen sermayenin baş tasarımcısı olduğu farklı türden de olsa canavar kentlerin içerisinde alternatif ve yeni yaşam biçimlerini yaratmak talebi ile ortaya çıkan yaşam savunucuları vardır Bunlar tarihte farklı biçimlerde karşımıza çıkmışlar kentlerin içinde bazen gecekondu hareketi bazen işgalevcilik bazen kolektif mülkiyeti haiz arazilerde kurulan mini ütopyalar olarak kalıcı özerk alanlar veya farklı uzamları farklı zamanlarda farklı formlarda ele geçiren geçici otonom bölgeler yaratmışlardır Bugünlerde 3 yaşı kutlanan Gezi nin mirası olan iki işgalevi Don Kişot İşgalevi ve Mahalleevi otoriter baskılar sonucu şu an fiili olarak varlıklarını sürdüremese de bahsedilen yeni yaşam biçimlerini yaratmak talebi ile ortaya çıkan yaşam savunucuları tarafından kolektif bir şekilde inşa edilmiş kamusal alanlardı Bu işgalevleri kentlerin tamamen dışına savrulmuş bir şekilde değil aksine kentin kalbinin en güçlü attığı merkezlerde alternatif yaşam alanları olarak kendilerini var etti Occupy hareketlerinin kümülatif etkisiyle uluslararası boyuta ulaşan kolektivite İstanbul işgalevleri için de bir izlek oldu Konsensüs ve forumları en büyük araç olarak kullanan ve ırkçı cinsiyetçi homofobik ayrımcı olan hiç kimsenin kendini var edemeyeceği bu alanlar 1 5 sene çok aktif bir şekilde yaşayabildiler Kent Bizim ise sekiz farklı şehirdeki yerel hareketlerin Amsterdam ve Berlin gibi otonom ayaklanmaların meşhur başkentlerinin yanı sıra Poznan ve Atina gibi haklarında çok az şey bildiğimiz şehirlerin de tarihini derliyor ve Avrupa daki işgalevcilik pratiğiyle otonom hareketlerin tarihsel gelişimine dair oldukça renkli bir resim çiziyor Her bölüm bir kente odaklanarak fotoğraflar ve illüstrasyonlar eşliğinde o kentin canlı bir kronolojik anlatısını ve analizini sunuyor Bölümler bu hareketlerin tarihi içerisindeki en önemli olayları ve gelişmeleri merkeze alıyor Dahası bu yerel hareketlerin onları farklı kılan yanlarını ortaya çıkartırken siyasetle altkültür arasındaki ilişki nesiller arası dönüşümler çatışmalar ve şiddetin rolü ve politik taktiklerdeki değişimler gibi meseleleri de inceliyor Kent Bizim alternatif bir yaşamın mümkün olduğunu görünür kılan otonom pratiklerin tarihinden bir kesit sunduğu gibi işgalevciliğe dair yerel deneyimlerin bu anlamda eleştirisini ve yeniden inşasını da barındıran bir tartışma açıyor Gezi direnişi ile başlayan alternatif yaşam alanları yaratma ve yaşamı savunma mücadelesi farklı biçimlerde yaşamaya devam ediyor ve edecek Ve hala ilk günkü kadar gerçek Reddet İşgal et Yeniden inşa et

Kitap Ambarı
301,50

Kafka Kitap

2016
İnce Kapak
Kitap Ambarı

Sınıflı toplumlarda kentleşmenin bölme ezme yerinden etme yaşanamaz hale getirme vb karakteristik özelliklerinden kaynaklanan sürdürülemez canavarlaşma eğilimi kapitalizm tarihinin farklı dönemlerinde yaşanan yine kent merkezli çatışma ve kırılmaların da başlıca sebepleri arasındadır Ezilenlerin özgürlük kardeşlik ve eşitlik temelli kent düşü H H Korkmazgil in Bir yanımız yaprak döker bir yanımız bahar bahçe dizelerindeki bahar bahçe kısmını anıştırır Ancak şairin sözünü ettiği bir çıldırtan denge durumunda değildir kent Tersine sürekli bir dengesizliğin uzamıdır Uygar yerleşik eğitimli Batılı sermayenin veya bizim coğrafyamızda olduğu gibi talancı cahil ve lümpen sermayenin baş tasarımcısı olduğu farklı türden de olsa canavar kentlerin içerisinde alternatif ve yeni yaşam biçimlerini yaratmak talebi ile ortaya çıkan yaşam savunucuları vardır Bunlar tarihte farklı biçimlerde karşımıza çıkmışlar kentlerin içinde bazen gecekondu hareketi bazen işgalevcilik bazen kolektif mülkiyeti haiz arazilerde kurulan mini ütopyalar olarak kalıcı özerk alanlar veya farklı uzamları farklı zamanlarda farklı formlarda ele geçiren geçici otonom bölgeler yaratmışlardır Bugünlerde 3 yaşı kutlanan Gezi nin mirası olan iki işgalevi Don Kişot İşgalevi ve Mahalleevi otoriter baskılar sonucu şu an fiili olarak varlıklarını sürdüremese de bahsedilen yeni yaşam biçimlerini yaratmak talebi ile ortaya çıkan yaşam savunucuları tarafından kolektif bir şekilde inşa edilmiş kamusal alanlardı Bu işgalevleri kentlerin tamamen dışına savrulmuş bir şekilde değil aksine kentin kalbinin en güçlü attığı merkezlerde alternatif yaşam alanları olarak kendilerini var etti Occupy hareketlerinin kümülatif etkisiyle uluslararası boyuta ulaşan kolektivite İstanbul işgalevleri için de bir izlek oldu Konsensüs ve forumları en büyük araç olarak kullanan ve ırkçı cinsiyetçi homofobik ayrımcı olan hiç kimsenin kendini var edemeyeceği bu alanlar 1 5 sene çok aktif bir şekilde yaşayabildiler Kent Bizim ise sekiz farklı şehirdeki yerel hareketlerin Amsterdam ve Berlin gibi otonom ayaklanmaların meşhur başkentlerinin yanı sıra Pozna ve Atina gibi haklarında çok az şey bildiğimiz şehirlerin de tarihini derliyor ve Avrupa daki işgalevcilik pratiğiyle otonom hareketlerin tarihsel gelişimine dair oldukça renkli bir resim çiziyor Her bölüm bir kente odaklanarak fotoğraflar ve illüstrasyonlar eşliğinde o kentin canlı bir kronolojik anlatısını ve analizini sunuyor Bölümler bu hareketlerin tarihi içerisindeki en önemli olayları ve gelişmeleri merkeze alıyor Dahası bu yerel hareketlerin onları farklı kılan yanlarını ortaya çıkartırken siyasetle altkültür arasındaki ilişki nesiller arası dönüşümler çatışmalar ve şiddetin rolü ve politik taktiklerdeki değişimler gibi meseleleri de inceliyor Kent Bizim alternatif bir yaşamın mümkün olduğunu görünür kılan otonom pratiklerin tarihinden bir kesit sunduğu gibi işgalevciliğe dair yerel deneyimlerin bu anlamda eleştirisini ve yeniden inşasını da barındıran bir tartışma açıyor Gezi direnişi ile başlayan alternatif yaşam alanları yaratma ve yaşamı savunma mücadelesi farklı biçimlerde yaşamaya devam ediyor ve edecek Ve hâlâ ilk günkü kadar gerçek Reddet İşgal et Yeniden inşa et Tanıtım Bülteninden Sayfa Sayısı 384 Baskı Yılı 2016 Dili Türkçe Yayınevi Kafka

Ucuz Kitap Al
360,00

Kafka Kitap

Mayıs 2016384 sf.
13.50x21.00 cm2. Hamur
Ucuz Kitap Al

Sınıflı toplumlarda kentleşmenin bölme ezme yerinden etme yaşanamaz hale getirme vb karakteristik özelliklerinden kaynaklanan sürdürülemez canavarlaşma eğilimi kapitalizm tarihinin farklı dönemlerinde yaşanan yine kent merkezli çatışma ve kırılmaların da başlıca sebepleri arasındadır Ezilenlerin özgürlük kardeşlik ve eşitlik temelli kent düşü H H Korkmazgil in Bir yanımız yaprak döker bir yanımız bahar bahçe dizelerindeki bahar bahçe kısmını anıştırır Ancak şairin sözünü ettiği bir çıldırtan denge durumunda değildir kent Tersine sürekli bir dengesizliğin uzamıdır Uygar yerleşik eğitimli Batılı sermayenin veya bizim coğrafyamızda olduğu gibi talancı cahil ve lümpen sermayenin baş tasarımcısı olduğu farklı türden de olsa canavar kentlerin içerisinde alternatif ve yeni yaşam biçimlerini yaratmak talebi ile ortaya çıkan yaşam savunucuları vardır Bunlar tarihte farklı biçimlerde karşımıza çıkmışlar kentlerin içinde bazen gecekondu hareketi bazen işgalevcilik bazen kolektif mülkiyeti haiz arazilerde kurulan mini ütopyalar olarak kalıcı özerk alanlar veya farklı uzamları farklı zamanlarda farklı formlarda ele geçiren geçici otonom bölgeler yaratmışlardır Bugünlerde 3 yaşı kutlanan Gezi nin mirası olan iki işgalevi Don Kişot İşgalevi ve Mahalleevi otoriter baskılar sonucu şu an fiili olarak varlıklarını sürdüremese de bahsedilen yeni yaşam biçimlerini yaratmak talebi ile ortaya çıkan yaşam savunucuları tarafından kolektif bir şekilde inşa edilmiş kamusal alanlardı Bu işgalevleri kentlerin tamamen dışına savrulmuş bir şekilde değil aksine kentin kalbinin en güçlü attığı merkezlerde alternatif yaşam alanları olarak kendilerini var etti Occupy hareketlerinin kümülatif etkisiyle uluslararası boyuta ulaşan kolektivite İstanbul işgalevleri için de bir izlek oldu Konsensüs ve forumları en büyük araç olarak kullanan ve ırkçı cinsiyetçi homofobik ayrımcı olan hiç kimsenin kendini var edemeyeceği bu alanlar 1 5 sene çok aktif bir şekilde yaşayabildiler Kent Bizim ise sekiz farklı şehirdeki yerel hareketlerin Amsterdam ve Berlin gibi otonom ayaklanmaların meşhur başkentlerinin yanı sıra Poznan ve Atina gibi haklarında çok az şey bildiğimiz şehirlerin de tarihini derliyor ve Avrupa daki işgalevcilik pratiğiyle otonom hareketlerin tarihsel gelişimine dair oldukça renkli bir resim çiziyor Her bölüm bir kente odaklanarak fotoğraflar ve illüstrasyonlar eşliğinde o kentin canlı bir kronolojik anlatısını ve analizini sunuyor Bölümler bu hareketlerin tarihi içerisindeki en önemli olayları ve gelişmeleri merkeze alıyor Dahası bu yerel hareketlerin onları farklı kılan yanlarını ortaya çıkartırken siyasetle altkültür arasındaki ilişki nesiller arası dönüşümler çatışmalar ve şiddetin rolü ve politik taktiklerdeki değişimler gibi meseleleri de inceliyor Kent Bizim alternatif bir yaşamın mümkün olduğunu görünür kılan otonom pratiklerin tarihinden bir kesit sunduğu gibi işgalevciliğe dair yerel deneyimlerin bu anlamda eleştirisini ve yeniden inşasını da barındıran bir tartışma açıyor Gezi direnişi ile başlayan alternatif yaşam alanları yaratma ve yaşamı savunma mücadelesi farklı biçimlerde yaşamaya devam ediyor ve edecek Ve hala ilk günkü kadar gerçek Reddet İşgal et Yeniden inşa et Yayınevi Kafka Kitap Yazar Bart van der Steen Sayfa 384 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Mayıs 2016 Barkod 9786054820368 Kategori Diğer Sosyoloji Kitapları Diğer İnsan ve Toplum İletişim Medya

Nobel Kitap
369,00

Kafka Kitap

2016384 sf.
Nobel Kitap

Sınıflı toplumlarda kentleşmenin bölme ezme yerinden etme yaşanamaz hale getirme vb karakteristik özelliklerinden kaynaklanan sürdürülemez canavarlaşma eğilimi kapitalizm tarihinin farklı dönemlerinde yaşanan yine kent merkezli çatışma ve kırılmaların da başlıca sebepleri arasındadır Ezilenlerin özgürlük kardeşlik ve eşitlik temelli kent düşü H H Korkmazgil in Bir yanımız yaprak döker bir yanımız bahar bahçe dizelerindeki bahar bahçe kısmını anıştırır Ancak şairin sözünü ettiği bir çıldırtan denge durumunda değildir kent Tersine sürekli bir dengesizliğin uzamıdır Uygar yerleşik eğitimli Batılı sermayenin veya bizim coğrafyamızda olduğu gibi talancı cahil ve lümpen sermayenin baş tasarımcısı olduğu farklı türden de olsa canavar kentlerin içerisinde alternatif ve yeni yaşam biçimlerini yaratmak talebi ile ortaya çıkan yaşam savunucuları vardır Bunlar tarihte farklı biçimlerde karşımıza çıkmışlar kentlerin içinde bazen gecekondu hareketi bazen işgalevcilik bazen kolektif mülkiyeti haiz arazilerde kurulan mini ütopyalar olarak kalıcı özerk alanlar veya farklı uzamları farklı zamanlarda farklı formlarda ele geçiren geçici otonom bölgeler yaratmışlardır Bugünlerde 3 yaşı kutlanan Gezi nin mirası olan iki işgalevi Don Kişot İşgalevi ve Mahalleevi otoriter baskılar sonucu şu an fiili olarak varlıklarını sürdüremese de bahsedilen yeni yaşam biçimlerini yaratmak talebi ile ortaya çıkan yaşam savunucuları tarafından kolektif bir şekilde inşa edilmiş kamusal alanlardı Bu işgalevleri kentlerin tamamen dışına savrulmuş bir şekilde değil aksine kentin kalbinin en güçlü attığı merkezlerde alternatif yaşam alanları olarak kendilerini var etti Occupy hareketlerinin kümülatif etkisiyle uluslararası boyuta ulaşan kolektivite İstanbul işgalevleri için de bir izlek oldu Konsensüs ve forumları en büyük araç olarak kullanan ve ırkçı cinsiyetçi homofobik ayrımcı olan hiç kimsenin kendini var edemeyeceği bu alanlar 1 5 sene çok aktif bir şekilde yaşayabildil

Pandora
490,50

Kafka Yayınevi

2016384 sf.
Pandora

Sınıflı toplumlarda kentleşmenin bölme ezme yerinden etme yaşanamaz hale getirme vb karakteristik özelliklerinden kaynaklanan sürdürülemez canavarlaşma eğilimi kapitalizm tarihinin farklı dönemlerinde yaşanan yine kent merkezli çatışma ve kırılmaların da başlıca sebepleri arasındadır Ezilenlerin özgürlük kardeşlik ve eşitlik temelli kent düşü H H Korkmazgil in Bir yanımız yaprak döker bir yanımız bahar bahçe dizelerindeki bahar bahçe kısmını anıştırır Ancak şairin sözünü ettiği bir çıldırtan denge durumunda değildir kent Tersine sürekli bir dengesizliğin uzamıdır Uygar yerleşik eğitimli Batılı sermayenin veya bizim coğrafyamızda olduğu gibi talancı cahil ve lümpen sermayenin baş tasarımcısı olduğu farklı türden de olsa canavar kentlerin içerisinde alternatif ve yeni yaşam biçimlerini yaratmak talebi ile ortaya çıkan yaşam savunucuları vardır Bunlar tarihte farklı biçimlerde karşımıza çıkmışlar kentlerin içinde bazen gecekondu hareketi bazen işgalevcilik bazen kolektif mülkiyeti haiz arazilerde kurulan mini ütopyalar olarak kalıcı özerk alanlar veya farklı uzamları farklı zamanlarda farklı formlarda ele geçiren geçici otonom bölgeler yaratmışlardır Bugünlerde 3 yaşı kutlanan Gezi nin mirası olan iki işgalevi Don Kişot İşgalevi ve Mahalleevi otoriter baskılar sonucu şu an fiili olarak varlıklarını sürdüremese de bahsedilen yeni yaşam biçimlerini yaratmak talebi ile ortaya çıkan yaşam savunucuları tarafından kolektif bir şekilde inşa edilmiş kamusal alanlardı Bu işgalevleri kentlerin tamamen dışına savrulmuş bir şekilde değil aksine kentin kalbinin en güçlü attığı merkezlerde alternatif yaşam alanları olarak kendilerini var etti Occupy hareketlerinin kümülatif etkisiyle uluslararası boyuta ulaşan kolektivite İstanbul işgalevleri için de bir izlek oldu Konsensüs ve forumları en büyük araç olarak kullanan ve ırkçı cinsiyetçi homofobik ayrımcı olan hiç kimsenin kendini var edemeyeceği bu alanlar 1 5 sene çok aktif bir şekilde yaşayabildiler Kent Bizim ise sekiz farklı şehirdeki yerel hareketlerin Amsterdam ve Berlin gibi otonom ayaklanmaların meşhur başkentlerinin yanı sıra Poznan ve Atina gibi haklarında çok az şey bildiğimiz şehirlerin de tarihini derliyor ve Avrupa daki işgalevcilik pratiğiyle otonom hareketlerin tarihsel gelişimine dair oldukça renkli bir resim çiziyor Her bölüm bir kente odaklanarak fotoğraflar ve illüstrasyonlar eşliğinde o kentin canlı bir kronolojik anlatısını ve analizini sunuyor Bölümler bu hareketlerin tarihi içerisindeki en önemli olayları ve gelişmeleri merkeze alıyor Dahası bu yerel hareketlerin onları farklı kılan yanlarını ortaya çıkartırken siyasetle altkültür arasındaki ilişki nesiller arası dönüşümler çatışmalar ve şiddetin rolü ve politik taktiklerdeki değişimler gibi meseleleri de inceliyor Kent Bizim alternatif bir yaşamın mümkün olduğunu görünür kılan otonom pratiklerin tarihinden bir kesit sunduğu gibi işgalevciliğe dair yerel deneyimlerin bu anlamda eleştirisini ve yeniden inşasını da barındıran bir tartışma açıyor Gezi direnişi ile başlayan alternatif yaşam alanları yaratma ve yaşamı savunma mücadelesi farklı biçimlerde yaşamaya devam ediyor ve edecek Ve hâlâ ilk günkü kadar gerçek Reddet İşgal et Yeniden inşa et