MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Kesik Hava — Murat Yalçın

Kesik Hava
5,25
Türk EdebiyatıEdebiyatÖykü

Kesik Hava

Murat Yalçın

Yapı Kredi Yayınları ( YKY )

2009132 sf.
Şehadet KitapEn ucuz

Kesik Hava

Murat Yalçın

Yaşadığımız günlerden süzülmüş yirmi yeni öykü Ecel Teri Elektrik Dünyası Sırtı Dönük Kadınlar Kösenin Yeri Rutubet Hanım Seğirdim Yolu Kesik Baş Tanrının Gölgesi Bomonti Bira Bahçesi Üç Azap Kar Körü Ölü Atların Ruhu Kesik Hava Günahkeçisi Çorba Alis İt Allah Vergisi Yok Diyen Geri Bildirim Şklovskiye uyup aşktan söz etmek yerine havadan sudan dem vurmalı kimi öykülere ürkütmeden yaklaşabilmeli Boş dönmeye tahammülü olmayan aç bir panterin daha çabuk daha kısa koşarak yakalayabilmek için uzaktan geçiyormuşçasına sakin ilgisiz gözlerle avının çevresinde dolanmasına benzer bir biçimde Av belliyse gerisi hikâyedir Tadımlık Ecel Teri İkindi güneşi altında cadde birden yellendi bulutlar hızlandı yağmur serpelemeye başladı Sessiz kimseyi rahatsız etmeden kıyı bucak yağıp geçecekken niyeti bozdu şiddetlendi insafsızca hıncını çıkarırcasına tepindi yerde Kış karanlığı çökecek cadde puslanacak sandım Hayır gökkuşağı gibi insanı hayran bırakan bir karasarı renk indi gökten Az önce güneşte kavrulan cadde hardal rengine daha da güzeli tavada köpürmüş sapsarı tereyağı buğusuna büründü Yağmur şelale tozu gibi inceldi soğuk ter oldu aktı Güneş mi yağdı yağmur mu Limon gibi sıkıldı gök Göğün zırvalaması başka bir şey değil Zaten kimse aldırmadı havasını bozmadı ne kaçan oldu ne hızlanan Herkes şemsiyesiz herkes yalnızdı oysa Gidenler gitmiş geride dört duvar bırakmıştı O kadar ama daha ötesi kurcalansa bile ancak kahve köşesinde oturmaktan sıkılmış bir seyyar sebzeci sıkıntısı çıkar O kadar Başlar omuzlara gömüldü iri kuşlar gibi Gömlekler tişörtler bedenlere yapıştı Yağmurun kesilmesiyle omuzlar düzeldi Güneş canlandı Değirmen tavuğu kasap kedisi gibi avare mahallenin hurdaya çıkmış bezgin ve solgun YÜK VE EŞYA TAŞIR kamyoneti altına o koyu gölgeye sığınmış eski bir köpek gibi mayışık kalabalık içinde sebepsiz yere ağlayan bir çocuğu kim işitir kim umursar Yer koku verdi dallar ışıldadı o kadar Koca yazın yaygarasına cırcırına börtü böceğine aykırı düştü bu yağmur İşte köftecinin camından sokağa fırlamış boru fosur fosur tütüyor caddeye inen çarpık sokağın ucunda Bu saatlerde sokak düşünceli içli izanlı zamanın erbabı gibi görünür Boy boy binaların sadece zemin katlarındaki o şişko ispanyolpencereleri değil sağır duvarları bile dağarcıklarında geçen zamana ait ne varsa hepsini paylaşmak için can atar Oysa durup dinleyen bir kalabalık nerede görülmüş Züccaciye mağazasına iki yıldır çalıştığım dükkâna işimin başına döndüm Raflarda Sessizlik ve İtina dizili Vitrinde patlayan gün ışığıyla el ele vermiş dükkân ışıkları mağazaya ağırbaşlı sıcak bir hava katıyor Çıngıraklı kapı her açıldığında sanki içeriye yeni bir Dikkat buyur ediliyor Sessizce dolaşıp bakınan elleyen eline alıp inceleyen etiketini okumaya çalışan zamanı nasıl öldüreceğini iyi bilen telefona konuşurken gözleri tabak çanak arasında fırdönen kim bilir kime hangi hediyeyi alacağını düşünüp tartan ışıksız gözlerini isteksizce oraya buraya kondurarak dinlendiren düşük suratlı sayısız kadının uğrak yeri Erkekler çabuk karar verirler Karar bile vermezler ellerine ilk değeni benimser aldıklarının değerinden emin vakit kaybına tahammülsüz hemen kasaya yönelirler Cam eşya kat kat kâğıtlara sarılıp kundaklanırken bir işi daha bitirmiş olmanın hafifliğiyle de boşta bulunup boş konuşurlar Dükkândan çıkmak için can atarlar Güler yüzleri tatlı dilleri sahtedir elinizden kurtulmak için başvurdukları bir yöntemdir Ellerine verdiğiniz şık çantayı küçümser kasıntılı daha mühim işleri dururken bir emaneti taşımaya gönül indirmiş gibi parmaklarının ucuna takarlar Islak gömleği atleti çıkardım Dükkânın mavi kalın poşetine tıktım Çizgili eski tişörtlerimden birini sırtıma geçirdim Yerime dönerken o soruyu yaslı bir sesle yineledim içimden Pişman mısınız İki gündür yatıp kalktığım uykumu alan ecel teri döktüren bir soruyu sessiz sedasız soruyorum kiminle göz göze gelse

Yapı Kredi Yayınları
6,25

Yapı Kredi Yayınları

02.2009128 sf.
13.5 x 21 cm
Yapı Kredi Yayınları

Kesik Hava Yaşadığımız günlerden süzülmüş yirmi yeni öykü Ecel Teri Elektrik Dünyası Sırtı Dönük Kadınlar Köse nin Yeri Rutubet Hanım Seğirdim Yolu Kesik Baş Tanrı nın Gölgesi Bomonti Bira Bahçesi Üç Azap Kar Körü Ölü Atların Ruhu Kesik Hava Günahkeçisi Çorba Alis İt Allah Vergisi Yok Diyen Geri Bildirim Şklovski ye uyup aşktan söz etmek yerine havadan sudan dem vurmalı kimi öykülere ürkütmeden yaklaşabilmeli Boş dönmeye tahammülü olmayan aç bir panterin daha çabuk daha kısa koşarak yakalayabilmek için uzaktan geçiyormuşçasına sakin ilgisiz gözlerle avının çevresinde dolanmasına benzer bir biçimde Av belliyse gerisi hikâye dir

Kitap Yurdu
23,00

CAN YAYINLARI KAMPANYA

05.03.2013160 sf.
Karton Kapak12.5 x 19.5 cmKitap KağıdıTÜRKÇE
Kitap Yurdu

Kesik Hava da en çok Ferit Edgü yü gördüm önce de dilinde onun dilini Kendiliğinden bile olsa aile içinde rastlanır yakınlıklardan gelgitlerden Şununla birlikte Murat Yalçın ustaları kadar yenilikçi En azından bu arayış içinde başından beri ve arayışın durakladığı her basamakta niteliğinden kuşku duyulmayacak bir birikim oluşturduğu görülüyor hâlâ da çıkıyor basamakları SEMİH GÜMÜŞ İçlerine doğduğum gölgeli ağlak bahçelerdi Zımak Arkek Avzik Sersor Varker Kardak Sirpok Mamusag Kayalı meşeli sarp yamaçların diplerinde buz yataklarıyla yüklü Munzur un sırtlarından kol kola çıkıp vadide bir yatakta fışkıran kabara köpüre Fırat a akan bentlerle düğümlü şen şakrak derenin iki yanına sağlı sollu dizilmiş bu bahçeler bulutlara yakın süzülen bir kartalın gözünde derenin memelerine yapışmış boy boy yeşil cerenlerdi Yamacın sınırında bir cılga yol yanı sıra ark yanı sıra kavakların gölgesinde sövenlerle desteklenmiş bir hinzan çardak çardağın içinde ocak çaydanlık bardak çay kaşığı çalı çırpı borcak naylona sarılı kibrit çay şeker tuz

Şehadet Kitap
28,98

Can Yayınları

2013160 sf.
Şehadet Kitap

Kesik Hava da en çok Ferit Edgü yü gördüm önce de dilinde onun dilini Kendiliğinden bile olsa aile içinde rastlanır yakınlıklardan gelgitlerden Şununla birlikte Murat Yalçın ustaları kadar yenilikçi En azından bu arayış içinde başından beri ve arayışın durakladığı her basamakta niteliğinden kuşku duyulmayacak bir birikim oluşturduğu görülüyor hâlâ da çıkıyor basamakları Semih Gümüş İçlerine doğduğum gölgeli ağlak bahçelerdi Zımak Arkek Avzik Sersor Varker Kardak Sirpok Mamusag Kayalı meşeli sarp yamaçların diplerinde buz yataklarıyla yüklü Munzur un sırtlarından kol kola çıkıp vadide bir yatakta fışkıran kabara köpüre Fırat a akan bentlerle düğümlü şen şakrak derenin iki yanına sağlı sollu dizilmiş bu bahçeler bulutlara yakın süzülen bir kartalın gözünde derenin memelerine yapışmış boy boy yeşil cerenlerdi Yamacın sınırında bir cılga yol yanı sıra ark yanı sıra kavakların gölgesinde sövenlerle desteklenmiş bir hinzan çardak çardağın içinde ocak çaydanlık bardak çay kaşığı çalı çırpı borcak naylona sarılı kibrit çay şeker tuz

Kitap Ekspres
32,20
Mart 2013158 sf.
12X192. HamurTÜRKÇE
Kitap Ekspres

Kesik Hava da en çok Ferit Edgü yü gördüm önce de dilinde onun dilini Kendiliğinden bile olsa aile içinde rastlanır yakınlıklardan gelgitlerden Şununla birlikte Murat Yalçın ustaları kadar yenilikçi En azından bu arayış içinde başından beri ve arayışın durakladığı her basamakta niteliğinden kuşku duyulmayacak bir birikim oluşturduğu görülüyor hâlâ da çıkıyor basamakları Semih Gümüş İçlerine doğduğum gölgeli ağlak bahçelerdi Zımak Arkek Avzik Sersor Varker Kardak Sirpok Mamusag Kayalı meşeli sarp yamaçların diplerinde buz yataklarıyla yüklü Munzur un sırtlarından kol kola çıkıp vadide bir yatakta fışkıran kabara köpüre Fırat a akan bentlerle düğümlü şen şakrak derenin iki yanına sağlı sollu dizilmiş bu bahçeler bulutlara yakın süzülen bir kartalın gözünde derenin memelerine yapışmış boy boy yeşil cerenlerdi Yamacın sınırında bir cılga yol yanı sıra ark yanı sıra kavakların gölgesinde sövenlerle desteklenmiş bir hinzan çardak çardağın içinde ocak çaydanlık bardak çay kaşığı çalı çırpı borcak naylona sarılı kibrit çay şeker tuz Yazar Murat Yalçın Sayfa Sayısı 158 Çeviri Ebat 12X19 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Mart 2013 Kağıt Cinsi 2 Hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

Ucuz Kitap Al
40,00

Can Yayınları

Mart 2013158 sf.
12.50x19.50 cm2. Hamur
Ucuz Kitap Al

Murat Yalçın tarafından kaleme alınan Kesik Hava Can Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Kesik Hava Murat Yalçın Kitap Özeti Kesik Hava da en çok Ferit Edgü yü gördüm önce de dilinde onun dilini Kendiliğinden bile olsa aile içinde rastlanır yakınlıklardan gelgitlerden Şununla birlikte Murat Yalçın ustaları kadar yenilikçi En azından bu arayış içinde başından beri ve arayışın durakladığı her basamakta niteliğinden kuşku duyulmayacak bir birikim oluşturduğu görülüyor hâlâ da çıkıyor basamakları Semih Gümüş İçlerine doğduğum gölgeli ağlak bahçelerdi Zımak Arkek Avzik Sersor Varker Kardak Sirpok Mamusag Kayalı meşeli sarp yamaçların diplerinde buz yataklarıyla yüklü Munzur un sırtlarından kol kola çıkıp vadide bir yatakta fışkıran kabara köpüre Fırat a akan bentlerle düğümlü şen şakrak derenin iki yanına sağlı sollu dizilmiş bu bahçeler bulutlara yakın süzülen bir kartalın gözünde derenin memelerine yapışmış boy boy yeşil cerenlerdi Yamacın sınırında bir cılga yol yanı sıra ark yanı sıra kavakların gölgesinde sövenlerle desteklenmiş bir hinzan çardak çardağın içinde ocak çaydanlık bardak çay kaşığı çalı çırpı borcak naylona sarılı kibrit çay şeker tuz Yayınevi Can Yayınları Yazar Murat Yalçın Sayfa 158 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 12 50x19 50 cm Basım Yılı Mart 2013 Barkod 9789750710452 Kategori Öykü

Can Yayınları

Can Yayınları

Mart 2013160 sf.
Karton KapakEski Kapak
Can Yayınları

Kesik Hava Kitap Açıklaması Kesik Hava da en çok Ferit Edgü yü gördüm önce de dilinde onun dilini Kendiliğinden bile olsa aile içinde rastlanır yakınlıklardan gelgitlerden Şununla birlikte Murat Yalçın ustaları kadar yenilikçi En azından bu arayış içinde başından beri ve arayışın durakladığı her basamakta niteliğinden kuşku duyulmayacak bir birikim oluşturduğu görülüyor hâlâ da çıkıyor basamakları SEMİH GÜMÜŞİçlerine doğduğum gölgeli ağlak bahçelerdi Zımak Arkek Avzik Sersor Varker Kardak Sirpok Mamusag Kayalı meşeli sarp yamaçların diplerinde buz yataklarıyla yüklü Munzur un sırtlarından kol kola çıkıp vadide bir yatakta fışkıran kabara köpüre Fırat a akan bentlerle düğümlü şen şakrak derenin iki yanına sağlı sollu dizilmiş bu bahçeler bulutlara yakın süzülen bir kartalın gözünde derenin memelerine yapışmış boy boy yeşil cerenlerdi Yamacın sınırında bir cılga yol yanı sıra ark yanı sıra kavakların gölgesinde sövenlerle desteklenmiş bir hinzan çardak çardağın içinde ocak çaydanlık bardak çay kaşığı çalı çırpı borcak naylona sarılı kibrit çay şeker tuz

Kitap Yurdu

YAPI KREDİ YAYINLARI

13.02.2009132 sf.
Karton Kapak13.5 x 21 cmKitap KağıdıTÜRKÇE
Kitap Yurdu

Yaşadığımız günlerden süzülmüş yirmi yeni öykü Ecel Teri Elektrik Dünyası Sırtı Dönük Kadınlar Köse nin Yeri Rutubet Hanım Seğirdim Yolu Kesik Baş Tanrı nın Gölgesi Bomonti Bira Bahçesi Üç Azap Kar Körü Ölü Atların Ruhu Kesik Hava Günahkeçisi Çorba Alis İt Allah Vergisi Yok Diyen Geri Bildirim Şklovski ye uyup aşktan söz etmek yerine havadan sudan dem vurmalı kimi öykülere ürkütmeden yaklaşabilmeli Boş dönmeye tahammülü olmayan aç bir panterin daha çabuk daha kısa koşarak yakalayabilmek için uzaktan geçiyormuşçasına sakin ilgisiz gözlerle avının çevresinde dolanmasına benzer bir biçimde Av belliyse gerisi hikâye dir