Kestiler Fermanımı 1 Konya dan Balkanlara 1474 — Hüsmen Akdeniz

Kestiler Fermanımı 1 Konya dan Balkanlara 1474
Hüsmen AkdenizAkıerleri Yayıncılık
Kestiler Fermanımı 1 Konya dan Balkanlara 1474
Hüsmen AkdenizGöç insanlık tarihinin en karmaşık ve en zor olaylarının başında gelir Özellikle ulaşım imkanlarının insan bacaklarına ve canlı hayvan gücüne dayandığı dönemlerde insan neslinin başına gelmiş en acıklı olaylar dizisidir Hele bu bir de zorunluluktan kaynaklanmışsa sürgün olarak gerçekleştirilmişse bizim dilimize özgü bir deyim olan insan ziyanlığı dır Göç olayına dünyada iki şey sessiz kalmaz Bunlardan ilki göçe maruz kalanlar diğeri ise tarihtir Bu nedenle tarihte iki defa zorunlu göçe maruz kalmış bir neslin çocuğu olarak benim de bu yaşananlara sessiz kalmamam tarihin sesini duyurmak amacına yöneliktir Tabii ki bu göçlerden birisinin hikayelerini dinlemiş olmamın da etkisini eklemem yerinde olur Bu çalışmayı bir tarih kitabı olarak yazacak derinliğe sahip olmadığımı bildiğimden yanılmamak hata yapmamak adına 10 yıldan fazla süren bir araştırma sürecinde bir tarihi roman olarak yazmaya çalıştım Kitabın Kestiler Fermanımı 1 adını taşıyan birinci cildi 1470 li yıllarda Larende Karaman Konya dan Balkanlara göç ettirilen atalarımızın Koca Balkanlar kuzeyinde Selvi Plevne bölgesine göçünü konu almaktadır Bu bölümde değerli hocamız eski Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof Dr Yusuf Halacoğlu nun altı ciltlik eserinden istifade ile soyumuzu bulmakla başlayan ve 15 Yüzyıl şartlarında yönetilemeyen kardeş kavgasının sonucunda maruz kalınan zorla göç olayı anlatılmaktadır Sayın Yusuf Halacoğlu na bu büyük hizmeti için teşekkür ederim Kitabın birinci cildi ile ilgili olarak 2014 yılında Karadağ yöresinde yerinde yaptığım çalışmalar ile 2015 yılında Karamanoğlu Mehmet Bey Üniversitesinin gerçekleştirdiği Karamanoğulları Beyliği ile ilgili sempozyum sürecinde Karamanoğlu Mehmet Bey Üniversitesi Tarih Öğretim Üyesi Sayın Dr Mehmet Kurt a rehberliği özverisi ve yardımseverliği vesilesiyle müteşekkirim Kestiler Fermanımı 2 adını taşıyan ikinci cildi ise babamın dedesi olan Balvanlı Hüsmen in hikayesi anlatılmaktadır Bu bölüm çok değerli bir araştırmacı yazar ve tarihçi olan Emekli Büyükelçi Sayın Bilal Şimşir in belgeleri arasında gezinirken Balvan Katliamı konusuna rastlamam sonucu alevlenmiştir Bu katliamı ortaya çıkaran ve bu bölümün yazılmasına vesile olan ve tarihin sesini duyuran hocamıza çok şey borçluyuz Tarihimizde 93 Harbi olarak bilinen 1877 1878 Osmanlı Rus Harbi süreci ve sonucunda tekrar atalarımızın başına gelen zorunlu göç bu bölümün hikayesini oluşturmaktadır Sayın Bilal Şimşir e minnet şükran duygularımı ve rahmet dileklerimi sunmayı bir borç bilirim Kitabın hazırlanması aşamasında ikinci cilt ile ilgili olarak Temmuz 2022 Ağustos 2024 ve Haziran 2025 aylarında bizzat yerinde yaptığım çalışmalarda bana yardımcı olan mülakat veren ancak isimlerini vermek istemediğim Selvi kasabası Balvan köyü Çadırlı Sennik köyü ve özellikle Kruşova köyündeki dost ve kardeşlerime şükran ve minnet borçluyum Dört asır ara ile gerçekleşen bu göçlerin temel özelliği zorunlu göçler olmasıdır Anadolu dan göç sürecinde muhacirler yanlarına alabildikleri az miktarda taşınabilir varlıkları dışında evini barkını tarlasını bağını bahçesini beş kuruş almadan devlete terk ederek göç etmişlerdir Balkanlara göç sürecinde devlet sadece kısmen ikamet yeri desteği sağlamıştır 93 Harbi sonrasında Balkanlardan dönüş göçü sürecinde ise devlet yerinde kal stratejisini uyguladığından savaştan sonra beş yıl süre ile göçü geciktirmiş bu süreçte Bulgar idaresince atalarımız göçe zorlanarak çeşitli baskılara maruz kalarak evini barkını dükkanını tarlasını bağını ve bahçesini yok pahasına satmak zorunda kalmıştır İki köy ahalisi bu satımlardan elde ettikleri iki gaz tenekesi dolusu altın karşılığı Karacakılavuz Çiftliğini satın alarak kendilerine yurt bulmuşlardır Bu çalışmalar döneminde beni zor anlarımda teşvik eden ve redaksiyon çalışmaları ile bana yardımcı olan arkadaşım Halil Kalkanlı ya ve yine dizayn ve redaksiyon konusunda yardımlarını esirgemeyen değerli arkadaşım Hasan Fehmi Canan a ve değerli kardeşim Salih Gamsız a çok teşekkür ederim Özel teşekkürüm en zor zamanında kitabın arka kapak yazısını yazma zahmetine katlanan Prof Dr Sayın Hikmet Özdemir Hocamadır Bir özel teşekkürüm ise bölüm başlıklarında özlü sözlerinden faydalandığım değerli büyüğüm komutanım Sayın Osman Pamukoğlu nadır Sağ olsun var olsun Uzun araştırma ve çalışmalar sürecinde bana desteği ve sabrını esirgemeyen eşim Zübeyde Akdeniz e destek ve yardımları için kızlarım Burcu Sever ve Duygu Akdeniz e ayrıca özel teşekkürlerimi sunuyorum Hüsmen Akdeniz Tanıtım Bülteninden

Akıerleri Yayıncılık
Göç insanlık tarihinin en karmaşık ve en zor olaylarının başında gelir Özellikle ulaşım imkanlarının insan bacaklarına ve canlı hayvan gücüne dayandığı dönemlerde insan neslinin başına gelmiş en acıklı olaylar dizisidir Hele bu bir de zorunluluktan kaynaklanmışsa sürgün olarak gerçekleştirilmişse bizim dilimize özgü bir deyim olan insan ziyanlığı dır Göç olayına dünyada iki şey sessiz kalmaz Bunlardan ilki göçe maruz kalanlar diğeri ise tarihtir Bu nedenle tarihte iki defa zorunlu göçe maruz kalmış bir neslin çocuğu olarak benim de bu yaşananlara sessiz kalmamam tarihin sesini duyurmak amacına yöneliktir Tabii ki bu göçlerden birisinin hikayelerini dinlemiş olmamın da etkisini eklemem yerinde olur Bu çalışmayı bir tarih kitabı olarak yazacak derinliğe sahip olmadığımı bildiğimden yanılmamak hata yapmamak adına 10 yıldan fazla süren bir araştırma sürecinde bir tarihi roman olarak yazmaya çalıştım Kitabın Kestiler Fermanımı 1 adını taşıyan birinci cildi 1470 li yıllarda Larende Karaman Konya dan Balkanlara göç ettirilen atalarımızın Koca Balkanlar kuzeyinde Selvi Plevne bölgesine göçünü konu almaktadır Bu bölümde değerli hocamız eski Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof Dr Yusuf Halacoğlu nun altı ciltlik eserinden istifade ile soyumuzu bulmakla başlayan ve 15 Yüzyılşartlarında yönetilemeyen kardeş kavgasının sonucunda maruz kalınan zorla göç olayı anlatılmaktadır Sayın Yusuf Halacoğlu na bu büyük hizmeti için teşekkür ederim Kitabın birinci cildi ile ilgili olarak 2014 yılında Karadağ yöresinde yerinde yaptığım çalışmalar ile 2015 yılında Karamanoğlu Mehmet Bey Üniversitesinin gerçekleştirdiği Karamanoğulları Beyliği ile ilgili sempozyum sürecinde Karamanoğlu Mehmet Bey Üniversitesi Tarih Öğretim Üyesi Sayın Dr Mehmet Kurt a rehberliği özverisi ve yardımseverliği vesilesiyle müteşekkirim Kestiler Fermanımı 2 adını taşıyan ikinci cildi ise babamın dedesi olan Balvanlı Hüsmen in hikayesi anlatılmaktadır Bu bölüm çok değerli bir araştırmacı yazar ve tarihçi olan Emekli Büyükelçi Sayın Bilal Şimşir in belgeleri arasında gezinirken Balvan Katliamı konusuna rastlamam sonucu alevlenmiştir Bu katliamı ortaya çıkaran ve bu bölümün yazılmasına vesile olan ve tarihinsesini duyuran hocamıza çok şey borçluyuz Tarihimizde 93 Harbi olarak bilinen 1877 1878 Osmanlı Rus Harbi süreci ve sonucunda tekrar atalarımızın başına gelen zorunlu göç bu bölümün hikayesini oluşturmaktadır Sayın Bilal Şimşir e minnet şükran duygularımı ve rahmet dileklerimi sunmayı bir borç bilirim Kitabın hazırlanması aşamasında ikinci cilt ile ilgili olarak Temmuz 2022 Ağustos 2024 ve Haziran 2025 aylarında bizzat yerinde yaptığım çalışmalarda bana yardımcı olan mülakat veren ancak isimlerini vermek istemediğim Selvi kasabası Balvan köyü Çadırlı Sennik köyü ve özellikle Kruşova köyündeki dost ve kardeşlerime şükran ve minnet borçluyum Dört asır ara ile gerçekleşen bu göçlerin temel özelliği zorunlu göçler olmasıdır Anadolu dan göç sürecinde muhacirler yanlarına alabildikleri az miktarda taşınabilir varlıkları dışında evini barkını tarlasını bağını bahçesini beş kuruş almadan devlete terk ederek göç etmişlerdir Balkanlara göç sürecinde devlet sadece kısmen ikamet yeri desteği sağlamıştır 93 Harbi sonrasında Balkanlardan dönüş göçü sürecinde ise devlet yerinde kal stratejisini uyguladığından savaştan sonra beş yıl süre ile göçü geciktirmiş bu süreçte Bulgar idaresince atalarımız göçe zorlanarak çeşitli baskılara maruz kalarak evini barkını dükkanını tarlasını bağını ve bahçesini yok pahasına satmak zorunda kalmıştır İki köy ahalisi bu satımlardan elde ettikleri iki gaz tenekesi dolusu altın karşılığı Karacakılavuz Çiftliğini satın alarak kendilerine yurt bulmuşlardır Bu çalışmalar döneminde beni zor anlarımda teşvik eden ve redaksiyon çalışmaları ile bana yardımcı olan arkadaşım Halil Kalkanlı ya ve yine dizayn ve redaksiyon konusunda yardımlarını esirgemeyen değerli arkadaşım Hasan Fehmi Canan a ve değerli kardeşim Salih Gamsız a çok teşekkür ederim Özel teşekkürüm en zor zamanında kitabın arka kapak yazısını yazma zahmetine katlanan Prof Dr Sayın Hikmet Özdemir Hocamadır Bir özel teşekkürüm ise bölüm başlıklarında özlü sözlerinden faydalandığım değerli büyüğüm komutanım Sayın Osman Pamukoğlu nadır Sağ olsun var olsun Uzun araştırma ve çalışmalar sürecinde bana desteği ve sabrını esirgemeyen eşim Zübeyde Akdeniz e destek ve yardımları için kızlarım Burcu Sever ve Duygu Akdeniz e ayrıca özel teşekkürlerimi sunuyorum Hüsmen Akdeniz

Akıerleri Yayıncılık
Göç insanlık tarihinin en karmaşık ve en zor olaylarının başında gelir Özellikle ulaşım imkanlarının insan bacaklarına ve canlı hayvan gücüne dayandığı dönemlerde insan neslinin başına gelmiş en acıklı olaylar dizisidir Hele bu bir de zorunluluktan kaynaklanmışsa sürgün olarak gerçekleştirilmişse bizim dilimize özgü bir deyim olan insan ziyanlığı dır Göç olayına dünyada iki şey sessiz kalmaz Bunlardan ilki göçe maruz kalanlar diğeri ise tarihtir Bu nedenle tarihte iki defa zorunlu göçe maruz kalmış bir neslin çocuğu olarak benim de bu yaşananlara sessiz kalmamam tarihin sesini duyurmak amacına yöneliktir Tabii ki bu göçlerden birisinin hikayelerini dinlemiş olmamın da etkisini eklemem yerinde olur Bu çalışmayı bir tarih kitabı olarak yazacak derinliğe sahip olmadığımı bildiğimden yanılmamak hata yapmamak adına 10 yıldan fazla süren bir araştırma sürecinde bir tarihi roman olarak yazmaya çalıştım Kitabın Kestiler Fermanımı 1 adını taşıyan birinci cildi 1470 li yıllarda Larende Karaman Konya dan Balkanlara göç ettirilen atalarımızın Koca Balkanlar kuzeyinde Selvi Plevne bölgesine göçünü konu almaktadır Bu bölümde değerli hocamız eski Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof Dr Yusuf Halacoğlu nun altı ciltlik eserinden istifade ile soyumuzu bulmakla başlayan ve 15 Yüzyıl şartlarında yönetilemeyen kardeş kavgasının sonucunda maruz kalınan zorla göç olayı anlatılmaktadır Sayın Yusuf Halacoğlu na bu büyük hizmeti için teşekkür ederim Kitabın birinci cildi ile ilgili olarak 2014 yılında Karadağ yöresinde yerinde yaptığım çalışmalar ile 2015 yılında Karamanoğlu Mehmet Bey Üniversitesinin gerçekleştirdiği Karamanoğulları Beyliği ile ilgili sempozyum sürecinde Karamanoğlu Mehmet Bey Üniversitesi Tarih Öğretim Üyesi Sayın Dr Mehmet Kurt a rehberliği özverisi ve yardımseverliği vesilesiyle müteşekkirim Kestiler Fermanımı 2 adını taşıyan ikinci cildi ise babamın dedesi olan Balvanlı Hüsmen in hikayesi anlatılmaktadır Bu bölüm çok değerli bir araştırmacı yazar ve tarihçi olan Emekli Büyükelçi Sayın Bilal Şimşir in belgeleri arasında gezinirken Balvan Katliamı konusuna rastlamam sonucu alevlenmiştir Bu katliamı ortaya çıkaran ve bu bölümün yazılmasına vesile olan ve tarihin sesini duyuran hocamıza çok şey borçluyuz Tarihimizde 93 Harbi olarak bilinen 1877 1878 Osmanlı Rus Harbi süreci ve sonucunda tekrar atalarımızın başına gelen zorunlu göç bu bölümün hikayesini oluşturmaktadır Sayın Bilal Şimşir e minnet şükran duygularımı ve rahmet dileklerimi sunmayı bir borç bilirim Kitabın hazırlanması aşamasında ikinci cilt ile ilgili olarak Temmuz 2022 Ağustos 2024 ve Haziran 2025 aylarında bizzat yerinde yaptığım çalışmalarda bana yardımcı olan mülakat veren ancak isimlerini vermek istemediğim Selvi kasabası Balvan köyü Çadırlı Sennik köyü ve özellikle Kruşova köyündeki dost ve kardeşlerime şükran ve minnet borçluyum Dört asır ara ile gerçekleşen bu göçlerin temel özelliği zorunlu göçler olmasıdır Anadolu dan göç sürecinde muhacirler yanlarına alabildikleri az miktarda taşınabilir varlıkları dışında evini barkını tarlasını bağını bahçesini beş kuruş almadan devlete terk ederek göç etmişlerdir Balkanlara göç sürecinde devlet sadece kısmen ikamet yeri desteği sağlamıştır 93 Harbi sonrasında Balkanlardan dönüş göçü sürecinde ise devlet yerinde kal stratejisini uyguladığından savaştan sonra beş yıl süre ile göçü geciktirmiş bu süreçte Bulgar idaresince atalarımız göçe zorlanarak çeşitli baskılara maruz kalarak evini barkını dükkanını tarlasını bağını ve bahçesini yok pahasına satmak zorunda kalmıştır İki köy ahalisi bu satımlardan elde ettikleri iki gaz tenekesi dolusu altın karşılığı Karacakılavuz Çiftliğini satın alarak kendilerine yurt bulmuşlardır Bu çalışmalar döneminde beni zor anlarımda teşvik eden ve redaksiyon çalışmaları ile bana yardımcı olan arkadaşım Halil Kalkanlı ya ve yine dizayn ve redaksiyon konusunda yardımlarını esirgemeyen değerli arkadaşım Hasan Fehmi Canan a ve değerli kardeşim Salih Gamsız a çok teşekkür ederim Özel teşekkürüm en zor zamanında kitabın arka kapak yazısını yazma zahmetine katlanan Prof Dr Sayın Hikmet Özdemir Hocamadır Bir özel teşekkürüm ise bölüm başlıklarında özlü sözlerinden faydalandığım değerli büyüğüm komutanım Sayın Osman Pamukoğlu nadır Sağ olsun var olsun Uzun araştırma ve çalışmalar sürecinde bana desteği ve sabrını esirgemeyen eşim Zübeyde Akdeniz e destek ve yardımları için kızlarım Burcu Sever ve Duygu Akdeniz e ayrıca özel teşekkürlerimi sunuyorum Hüsmen Akdeniz

Akıerleri Yayıncılık
Göç insanlık tarihinin en karmaşık ve en zor olaylarının başında gelir Özellikle ulaşım imkanlarının insan bacaklarına ve canlı hayvan gücüne dayandığı dönemlerde insan neslinin başına gelmiş en acıklı olaylar dizisidir Hele bu bir de zorunluluktan kaynaklanmışsa sürgün olarak gerçekleştirilmişse bizim dilimize özgü bir deyim olan insan ziyanlığı dır Göç olayına dünyada iki şey sessiz kalmaz Bunlardan ilki göçe maruz kalanlar diğeri ise tarihtir Bu nedenle tarihte iki defa zorunlu göçe maruz kalmış bir neslin çocuğu olarak benim de bu yaşananlara sessiz kalmamam tarihin sesini duyurmak amacına yöneliktir Tabii ki bu göçlerden birisinin hikayelerini dinlemiş olmamın da etkisini eklemem yerinde olur Bu çalışmayı bir tarih kitabı olarak yazacak derinliğe sahip olmadığımı bildiğimden yanılmamak hata yapmamak adına 10 yıldan fazla süren bir araştırma sürecinde bir tarihi roman olarak yazmaya çalıştım Kitabın Kestiler Fermanımı 1 adını taşıyan birinci cildi 1470 li yıllarda Larende Karaman Konya dan Balkanlara göç ettirilen atalarımızın Koca Balkanlar kuzeyinde Selvi Plevne bölgesine göçünü konu almaktadır Bu bölümde değerli hocamız eski Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof Dr Yusuf Halacoğlu nun altı ciltlik eserinden istifade ile soyumuzu bulmakla başlayan ve 15 Yüzyıl şartlarında yönetilemeyen kardeş kavgasının sonucunda maruz kalınan zorla göç olayı anlatılmaktadır Sayın Yusuf Halacoğlu na bu büyük hizmeti için teşekkür ederim Kitabın birinci cildi ile ilgili olarak 2014 yılında Karadağ yöresinde yerinde yaptığım çalışmalar ile 2015 yılında Karamanoğlu Mehmet Bey Üniversitesinin gerçekleştirdiği Karamanoğulları Beyliği ile ilgili sempozyum sürecinde Karamanoğlu Mehmet Bey Üniversitesi Tarih Öğretim Üyesi Sayın Dr Mehmet Kurt a rehberliği özverisi ve yardımseverliği vesilesiyle müteşekkirim Kestiler Fermanımı 2 adını taşıyan ikinci cildi ise babamın dedesi olan Balvanlı Hüsmen in hikayesi anlatılmaktadır Bu bölüm çok değerli bir araştırmacı yazar ve tarihçi olan Emekli Büyükelçi Sayın Bilal Şimşir in belgeleri arasında gezinirken Balvan Katliamı konusuna rastlamam sonucu alevlenmiştir Bu katliamı ortaya çıkaran ve bu bölümün yazılmasına vesile olan ve tarihin sesini duyuran hocamıza çok şey borçluyuz Tarihimizde 93 Harbi olarak bilinen 1877 1878 Osmanlı Rus Harbi süreci ve sonucunda tekrar atalarımızın başına gelen zorunlu göç bu bölümün hikayesini oluşturmaktadır Sayın Bilal Şimşir e minnet şükran duygularımı ve rahmet dileklerimi sunmayı bir borç bilirim Kitabın hazırlanması aşamasında ikinci cilt ile ilgili olarak Temmuz 2022 Ağustos 2024 ve Haziran 2025 aylarında bizzat yerinde yaptığım çalışmalarda bana yardımcı olan mülakat veren ancak isimlerini vermek istemediğim Selvi kasabası Balvan köyü Çadırlı Sennik köyü ve özellikle Kruşova köyündeki dost ve kardeşlerime şükran ve minnet borçluyum Dört asır ara ile gerçekleşen bu göçlerin temel özelliği zorunlu göçler olmasıdır Anadolu dan göç sürecinde muhacirler yanlarına alabildikleri az miktarda taşınabilir varlıkları dışında evini barkını tarlasını bağını bahçesini beş kuruş almadan devlete terk ederek göç etmişlerdir Balkanlara göç sürecinde devlet sadece kısmen ikamet yeri desteği sağlamıştır 93 Harbi sonrasında Balkanlardan dönüş göçü sürecinde ise devlet yerinde kal stratejisini uyguladığından savaştan sonra beş yıl süre ile göçü geciktirmiş bu süreçte Bulgar idaresince atalarımız göçe zorlanarak çeşitli baskılara maruz kalarak evini barkını dükkanını tarlasını bağını ve bahçesini yok pahasına satmak zorunda kalmıştır İki köy ahalisi bu satımlardan elde ettikleri iki gaz tenekesi dolusu altın karşılığı Karacakılavuz Çiftliğini satın alarak kendilerine yurt bulmuşlardır Bu çalışmalar döneminde beni zor anlarımda teşvik eden ve redaksiyon çalışmaları ile bana yardımcı olan arkadaşım Halil Kalkanlı ya ve yine dizayn ve redaksiyon konusunda yardımlarını esirgemeyen değerli arkadaşım Hasan Fehmi Canan a ve değerli kardeşi