MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Kıbrıs Komplosu — Brendan O Malley

Kıbrıs Komplosu
357,50
Dünya Siyaseti Ve PolitikasıEtnik SorunlarPolitika Dünya

Kıbrıs Komplosu

Brendan O Malley

Kalkedon

2012
İnce Kapak
Kitap AmbarıEn ucuz

Kıbrıs Komplosu

Brendan O Malley

Kıbrıs sorunu uzun yıllardan beridir gerek ada halklarının yaşamlarını gerekse de bölge ülkelerini meşgul ediyor Birleşmiş Milletler den Avrupa Birliği ne NATO dan artık geçmişe ait bir anı haline gelen Varşova Paktı na hatta Bağlantısızlar Hareketi ne kadar bir çok uluslararası güç odağının çeşitli zamanlarda çeşitli biçimlerde müdahil olduğu bu sorun en çok Kıbrıs ta konuşulmasına rağmen gene en az Kıbrıs halkları tarafından bilinmektedir Kıbrıs halkları sorunun ayrıntılarına ilişkin o kadar çok detay ile uğraşmaktadır ve her biri kendi çıkarını maksimize etmeye uğraşan o kadar çok öznenin basıncı altındadır ki hem resmin bütününü göremez hem de sorunun kendi açısından ne ifade ettiğini çözümleyemez duruma getirilmiştir Kıbrıs halkları içinde sorunu Türkiye Cumhuriyeti nin Yunanistan ın Kıbrıs Cumhuriyeti nin AB nin geçmişte SSCB nin vs çıkarları temelinde anlayan çözmeye çalışan kesimler her zaman oldu bugün hala var ve muhtemelen gelecekte de olacak Oysa Kıbrıs sorununun aslında ne olduğu Kıbrıs ta sorun olanın ne olduğu veya Kıbrıs ta neyin sorun olduğu konusu dahi içteki ve dıştaki her özne açısından farklı içeriklere sahiptir Üstelik her öznenin kendi sorun tanımı da sabit değildir tarihsel dönemlere göre ve çeşitli siyasal ekonomik stratejik nedenlerle değişmektedir Örneğin Kıbrıslı Elenler açısından Kıbrıs sorunu uzun bir süre Yunanistan a bağlanma enosis hakkının tanınmaması sorunu idi Oysa hala böyle bir hedefi olan çok küçük bir Elen milliyetçisi kesim olsa da Kıbrıslı Elen halkı için şimdi sorun tanımı Türkiye nin adadaki askeri varlığı ve nüfus taşınması Türk işgali şeklinde değişmiştir Kıbrıslı Türkler Yunanistan Türkiye ABD Birleşik Krallık vb tüm diğer öznelerin Kıbrıs a ilişin sorunlarının muhtevası tıpkı yukardaki örnekte olduğu gibi tarihsel olarak değişebilmekte ve her öznenin sorunu da birbirinden farklı olmaktadır Buradan çıkan sonuç çok nettir Aslında ortada tek bir Kıbrıs sorunu yoktur Ada üzerinde çıkarı olan her öznenin başka bir sorunu vardır ve her özne kendi sorununu çözmeye çalışmaktadır Kendi dışındaki öznelerin sorun tanımını benimseyen kendi dışındaki öznelerin çabalarından kendi için bir çözüm uman kendi dışındaki öznelerin sorundaki rolünü abartan kesimlerin zaman içerisinde sorunları büyümektedir Kıbrıslı Türkler uzun bir süre kendi inisyatiflerini Türkiye Cumhuriyeti ne devrederek çözüm ummuşlardır Şimdi de birçok Kıbrıslı Türk TC yerine AB den veya BM den çözüm ummaktadır Oysa TC nin çözebileceği sadece kendi Kıbrıs sorunuyken AB veya BM için de farklı bir durum söz konusu değildir Ve TC nin AB nin veya BM nin sorununu çözen her çözüm Kıbrıslı Türklerin sorununu büyütecektir Aynısının sorunda çıkarı olan tüm diğer özneler için de geçerli olduğunu söylemeye gerek yok Bu hatanın tam tersi gibi görünen ancak aynı içeriğe sahip bir diğer hata ise herhangi bir öznenin kendi dışındaki diğer özneleri tamamen görmezden gelerek hareket etmesidir Bu hata da bir dönem Kıbrıslı Elenler tarafından yapılmış Soğuk Savaş atmosferinden kaynaklı nispi serbestlik nedeniyle sorunu sadece kendi çıkarları doğrultusunda çözebileceğini düşünen Kıbrıslı Elen liderliğin hüsranıyla sonuçlanmıştır Oysa Kıbrıs sorunu ne sadece içeride yaşanan olayların ne de dışarıdan kaynaklı müdahalelerin bir sonucudur Bu yüzden de ne içeriyi ne de dışarıyı görmezden gelebiliriz Brendan O Malley ve Ian Craig ın kitabı Kıbrıs Komplosu Kıbrıs ın ABD için nasıl bir sorun haline geldiğini ABD nin bu sorunu çözmek için nasıl yöntemler denediğini ve gelişen olaylardan faydalanarak diğer özneleri kendi geçici nitelikli çözümüne doğru nasıl yönlendirdiğini anlatıyor Kitabın etkileyici yönü ABD nin en önemli müttefiki Birleşik Krallık ın ve hatta bazı kendi dış politika uzmanlarının dahi bilgi ve iradeleri dışında ABD çözümü ne doğru nasıl yönlendirildiklerini ustalıkla aktarmasıdır 15 Temmuz faşist Yunan Darbesi ile 20 Temmuz Türk işgali arasındaki ilişkinin doğrusal değil dolaylı olduğu ama tesadüfi de olmadığı okurlar tarafından net bir şekilde görülebilecektir Perde g

Şehadet Kitap
363,00

Kalkedon Yayıncılık

2012368 sf.
Şehadet Kitap

Kıbrıs sorunu uzun yıllardan beridir gerek ada halklarının yaşamlarını gerekse de bölge ülkelerini meşgul ediyor Birleşmiş Milletlerden Avrupa Birliğine NATOdan artık geçmişe ait bir anı haline gelen Varşova Paktına hatta Bağlantısızlar Hareketine kadar bir çok uluslararası güç odağının çeşitli zamanlarda çeşitli biçimlerde müdahil olduğu bu sorun en çok Kıbrısta konuşulmasına rağmen gene en az Kıbrıs halkları tarafından bilinmektedir Kıbrıs halkları sorunun ayrıntılarına ilişkin o kadar çok detay ile uğraşmaktadır ve her biri kendi çıkarını maksimize etmeye uğraşan o kadar çok öznenin basıncı altındadır ki hem resmin bütününü göremez hem de sorunun kendi açısından ne ifade ettiğini çözümleyemez duruma getirilmiştir Kıbrıs halkları içinde sorunu Türkiye Cumhuriyetinin Yunanistanın Kıbrıs Cumhuriyetinin ABnin geçmişte SSCBnin vs çıkarları temelinde anlayan çözmeye çalışan kesimler her zaman oldu bugün hala var ve muhtemelen gelecekte de olacak Oysa Kıbrıs sorununun aslında ne olduğu Kıbrısta sorun olanın ne olduğu veya Kıbrısta neyin sorun olduğu konusu dahi içteki ve dıştaki her özne açısından farklı içeriklere sahiptir Üstelik her öznenin kendi sorun tanımı da sabit değildir tarihsel dönemlere göre ve çeşitli siyasal ekonomik stratejik nedenlerle değişmektedir Örneğin Kıbrıslı Elenler açısından Kıbrıs sorunu uzun bir süre Yunanistana bağlanma enosis hakkının tanınmaması sorunu idi Oysa hala böyle bir hedefi olan çok küçük bir Elen milliyetçisi kesim olsa da Kıbrıslı Elen halkı için şimdi sorun tanımı Türkiyenin adadaki askeri varlığı ve nüfus taşınması Türk işgali şeklinde değişmiştir Kıbrıslı Türkler Yunanistan Türkiye ABD Birleşik Krallık vb tüm diğer öznelerin Kıbrısa ilişin sorunlarının muhtevası tıpkı yukardaki örnekte olduğu gibi tarihsel olarak değişebilmekte ve her öznenin sorunu da birbirinden farklı olmaktadır Buradan çıkan sonuç çok nettir Aslında ortada tek bir Kıbrıs sorunu yoktur Ada üzerinde çıkarı olan her öznenin başka bir sorunu vardır ve her özne kendi sorununu çözmeye çalışmaktadır Kendi dışındaki öznelerin sorun tanımını benimseyen kendi dışındaki öznelerin çabalarından kendi için bir çözüm uman kendi dışındaki öznelerin sorundaki rolünü abartan kesimlerin zaman içerisinde sorunları büyümektedir Kıbrıslı Türkler uzun bir süre kendi inisyatiflerini Türkiye Cumhuriyetine devrederek çözüm ummuşlardır Şimdi de birçok Kıbrıslı Türk TC yerine ABden veya BMden çözüm ummaktadır Oysa TCnin çözebileceği sadece kendi Kıbrıs sorunuyken AB veya BM için de farklı bir durum söz konusu değildir Ve TCnin ABnin veya BMnin sorununu çözen her çözüm Kıbrıslı Türklerin sorununu büyütecektir Aynısının sorunda çıkarı olan tüm diğer özneler için de geçerli olduğunu söylemeye gerek yok Bu hatanın tam tersi gibi görünen ancak aynı içeriğe sahip bir diğer hata ise herhangi bir öznenin kendi dışındaki diğer özneleri tamamen görmezden gelerek hareket etmesidir Bu hata da bir dönem Kıbrıslı Elenler tarafından yapılmış Soğuk Savaş atmosferinden kaynaklı nispi serbestlik nedeniyle sorunu sadece kendi çıkarları doğrultusunda çözebileceğini düşünen Kıbrıslı Elen liderliğin hüsranıyla sonuçlanmıştır Oysa Kıbrıs sorunu ne sadece içeride yaşanan olayların ne de dışarıdan kaynaklı müdahalelerin bir sonucudur Bu yüzden de ne içeriyi ne de dışarıyı görmezden gelebiliriz Brendan OMalley ve Ian Craigın kitabı Kıbrıs Komplosu Kıbrısın ABD için nasıl bir sorun haline geldiğini ABDnin bu sorunu çözmek için nasıl yöntemler denediğini ve gelişen olaylardan faydalanarak diğer özneleri kendi geçici nitelikli çözümüne doğru nasıl yönlendirdiğini anlatıyor Kitabın etkileyici yönü ABDnin en önemli müttefiki Birleşik Krallıkın ve hatta bazı kendi dış politika uzmanlarının dahi bilgi ve iradeleri dışında ABD çözümüne doğru nasıl yönlendirildiklerini ustalıkla aktarmasıdır 15 Temmuz faşist Yunan Darbesi ile 20 Temmuz Türk işgali arasındaki ilişkinin doğrusal değil dolaylı olduğu ama tesadüfi d

Tamadres
412,50

Kalkedon Yayınları

Haziran 2012366 sf.
Ciltsiz

çev. Nalan Çeper

Tamadres

Kıbrıs sorunu uzun yıllardan beridir gerek ada halklarının yaşamlarını gerekse de bölge ülkelerini meşgul ediyor Birleşmiş Milletlerden Avrupa Birliğine NATOdan artık geçmişe ait bir anı haline gelen Varşova Paktına hatta Bağlantısızlar Hareketine kadar bir çok uluslararası güç odağının çeşitli zamanlarda çeşitli biçimlerde müdahil olduğu bu sorun en çok Kıbrısta konuşulmasına rağmen gene en az Kıbrıs halkları tarafından bilinmektedir Kıbrıs halkları sorunun ayrıntılarına ilişkin o kadar çok detay ile uğraşmaktadır ve her biri kendi çıkarını maksimize etmeye uğraşan o kadar çok öznenin basıncı altındadır ki hem resmin bütününü göremez hem de sorunun kendi açısından ne ifade ettiğini çözümleyemez duruma getirilmiştir Kıbrıs halkları içinde sorunu Türkiye Cumhuriyetinin Yunanistanın Kıbrıs Cumhuriyetinin ABnin geçmişte SSCBnin vs çıkarları temelinde anlayan çözmeye çalışan kesimler her zaman oldu bugün hala var ve muhtemelen gelecekte de olacak Oysa Kıbrıs sorununun aslında ne olduğu Kıbrısta sorun olanın ne olduğu veya Kıbrısta neyin sorun olduğu konusu dahi içteki ve dıştaki her özne açısından farklı içeriklere sahiptir Üstelik her öznenin kendi sorun tanımı da sabit değildir tarihsel dönemlere göre ve çeşitli siyasal ekonomik stratejik nedenlerle değişmektedir Örneğin Kıbrıslı Elenler açısından Kıbrıs sorunu uzun bir süre Yunanistana bağlanma enosis hakkının tanınmaması sorunu idi Oysa hala böyle bir hedefi olan çok küçük bir Elen milliyetçisi kesim olsa da Kıbrıslı Elen halkı için şimdi sorun tanımı Türkiyenin adadaki askeri varlığı ve nüfus taşınması Türk işgali şeklinde değişmiştir Kıbrıslı Türkler Yunanistan Türkiye ABD Birleşik Krallık vb tüm diğer öznelerin Kıbrısa ilişin sorunlarının muhtevası tıpkı yukardaki örnekte olduğu gibi tarihsel olarak değişebilmekte ve her öznenin sorunu da birbirinden farklı olmaktadır Buradan çıkan sonuç çok nettir Aslında ortada tek bir Kıbrıs sorunu yoktur Ada üzerinde çıkarı olan her öznenin başka bir sorunu vardır ve her özne kendi sorununu çözmeye çalışmaktadır Kendi dışındaki öznelerin sorun tanımını benimseyen kendi dışındaki öznelerin çabalarından kendi için bir çözüm uman kendi dışındaki öznelerin sorundaki rolünü abartan kesimlerin zaman içerisinde sorunları büyümektedir Kıbrıslı Türkler uzun bir süre kendi inisyatiflerini Türkiye Cumhuriyetine devrederek çözüm ummuşlardır Şimdi de birçok Kıbrıslı Türk TC yerine ABden veya BMden çözüm ummaktadır Oysa TCnin çözebileceği sadece kendi Kıbrıs sorunuyken AB veya BM için de farklı bir durum söz konusu değildir Ve TCnin ABnin veya BMnin sorununu çözen her çözüm Kıbrıslı Türklerin sorununu büyütecektir Aynısının sorunda çıkarı olan tüm diğer özneler için de geçerli olduğunu söylemeye gerek yok Bu hatanın tam tersi gibi görünen ancak aynı içeriğe sahip bir diğer hata ise herhangi bir öznenin kendi dışındaki diğer özneleri tamamen görmezden gelerek hareket etmesidir Bu hata da bir dönem Kıbrıslı Elenler tarafından yapılmış Soğuk Savaş atmosferinden kaynaklı nispi serbestlik nedeniyle sorunu sadece kendi çıkarları doğrultusunda çözebileceğini düşünen Kıbrıslı Elen liderliğin hüsranıyla sonuçlanmıştır Oysa Kıbrıs sorunu ne sadece içeride yaşanan olayların ne de dışarıdan kaynaklı müdahalelerin bir sonucudur Bu yüzden de ne içeriyi ne de dışarıyı görmezden gelebiliriz Brendan OMalley ve Ian Craigın kitabı Kıbrıs Komplosu Kıbrısın ABD için nasıl bir sorun haline geldiğini ABDnin bu sorunu çözmek için nasıl yöntemler denediğini ve gelişen olaylardan faydalanarak diğer özneleri kendi geçici nitelikli çözümüne doğru nasıl yönlendirdiğini anlatıyor Kitabın etkileyici yönü ABDnin en önemli müttefiki Birleşik Krallıkın ve hatta bazı kendi dış politika uzmanlarının dahi bilgi ve iradeleri dışında ABD çözümüne doğru nasıl yönlendirildiklerini ustalıkla aktarmasıdır 15 Temmuz faşist Yunan Darbesi ile 20 Temmuz Türk işgali arasındaki ilişkinin doğrusal değil dolaylı olduğu ama tesadüfi de olmadığı okurlar tarafından net bir şekilde görülebilecektir Perde gerisinden olayları yöneten Henry Kissingerin aslında çok daha önceden hazırlanmış bir planı farklı araçlarla uygulayan usta bir pratisyen olarak algılanması gerekiyor Kitapta Henry Kissingerin ABD içinde hangi kesimlerin temsilcisi olarak hareket ettiği veya Birleşik Krallık içerisinde ittifak halinde olduğu bir kesim olup olmadığı noktaları boşlukta bırakılmıştır Bunun yanında Kıbrıs içerisinde yaşanan gelişmeler Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Elenlerin silahlı çatışmaları dışında pek de kitabın kapsamına alınmamıştır Kitap eksiksiz bir Kıbrıs tarihi olarak değil bütünün parçalarından birisi olarak belki de 1974 temmuz ayını anlamak bakımından en önemli parça olarak algılanmalıdır Münür Rahvancıoğlu

Yaykoop
412,50

Kalkedon Yayınları

20121. baskı366 sf.
Karton KapakKitap KağıdıTürkçe

çev. Nalan Işık Çeper

Yaykoop

Kıbrıs sorunu uzun yıllardan beridir gerek ada halklarının yaşamlarını gerekse de bölge ülkelerini meşgul ediyor Birleşmiş Milletlerden Avrupa Birliğine NATOdan artık geçmişe ait bir anı haline gelen Varşova Paktına hatta Bağlantısızlar Hareketine kadar bir çok uluslararası güç odağının çeşitli zamanlarda çeşitli biçimlerde müdahil olduğu bu sorun en çok Kıbrısta konuşulmasına rağmen gene en az Kıbrıs halkları tarafından bilinmektedir Kıbrıs halkları sorunun ayrıntılarına ilişkin o kadar çok detay ile uğraşmaktadır ve her biri kendi çıkarını maksimize etmeye uğraşan o kadar çok öznenin basıncı altındadır ki hem resmin bütününü göremez hem de sorunun kendi açısından ne ifade ettiğini çözümleyemez duruma getirilmiştir Kıbrıs halkları içinde sorunu Türkiye Cumhuriyetinin Yunanistanın Kıbrıs Cumhuriyetinin ABnin geçmişte SSCBnin vs çıkarları temelinde anlayan çözmeye çalışan kesimler her zaman oldu bugün hala var ve muhtemelen gelecekte de olacak Oysa Kıbrıs sorununun aslında ne olduğu Kıbrısta sorun olanın ne olduğu veya Kıbrısta neyin sorun olduğu konusu dahi içteki ve dıştaki her özne açısından farklı içeriklere sahiptir Üstelik her öznenin kendi sorun tanımı da sabit değildir tarihsel dönemlere göre ve çeşitli siyasal ekonomik stratejik nedenlerle değişmektedir Örneğin Kıbrıslı Elenler açısından Kıbrıs sorunu uzun bir süre Yunanistana bağlanma enosis hakkının tanınmaması sorunu idi Oysa hala böyle bir hedefi olan çok küçük bir Elen milliyetçisi kesim olsa da Kıbrıslı Elen halkı için şimdi sorun tanımı Türkiyenin adadaki askeri varlığı ve nüfus taşınması Türk işgali şeklinde değişmiştir Kıbrıslı Türkler Yunanistan Türkiye ABD Birleşik Krallık vb tüm diğer öznelerin Kıbrısa ilişin sorunlarının muhtevası tıpkı yukardaki örnekte olduğu gibi tarihsel olarak değişebilmekte ve her öznenin sorunu da birbirinden farklı olmaktadır Buradan çıkan sonuç çok nettir Aslında ortada tek bir Kıbrıs sorunu yoktur Ada üzerinde çıkarı olan her öznenin başka bir sorunu vardır ve her özne kendi sorununu çözmeye çalışmaktadır Kendi dışındaki öznelerin sorun tanımını benimseyen kendi dışındaki öznelerin çabalarından kendi için bir çözüm uman kendi dışındaki öznelerin sorundaki rolünü abartan kesimlerin zaman içerisinde sorunları büyümektedir Kıbrıslı Türkler uzun bir süre kendi inisyatiflerini Türkiye Cumhuriyetine devrederek çözüm ummuşlardır Şimdi de birçok Kıbrıslı Türk TC yerine ABden veya BMden çözüm ummaktadır Oysa TCnin çözebileceği sadece kendi Kıbrıs sorunuyken AB veya BM için de farklı bir durum söz konusu değildir Ve TCnin ABnin veya BMnin sorununu çözen her çözüm Kıbrıslı Türklerin sorununu büyütecektir Aynısının sorunda çıkarı olan tüm diğer özneler için de geçerli olduğunu söylemeye gerek yok Bu hatanın tam tersi gibi görünen ancak aynı içeriğe sahip bir diğer hata ise herhangi bir öznenin kendi dışındaki diğer özneleri tamamen görmezden gelerek hareket etmesidir Bu hata da bir dönem Kıbrıslı Elenler tarafından yapılmış Soğuk Savaş atmosferinden kaynaklı nispi serbestlik nedeniyle sorunu sadece kendi çıkarları doğrultusunda çözebileceğini düşünen Kıbrıslı Elen liderliğin hüsranıyla sonuçlanmıştır Oysa Kıbrıs sorunu ne sadece içeride yaşanan olayların ne de dışarıdan kaynaklı müdahalelerin bir sonucudur Bu yüzden de ne içeriyi ne de dışarıyı görmezden gelebiliriz Brendan OMalley ve Ian Craigın kitabı Kıbrıs Komplosu Kıbrısın ABD için nasıl bir sorun haline geldiğini ABDnin bu sorunu çözmek için nasıl yöntemler denediğini ve gelişen olaylardan faydalanarak diğer özneleri kendi geçici nitelikli çözümüne doğru nasıl yönlendirdiğini anlatıyor Kitabın etkileyici yönü ABDnin en önemli müttefiki Birleşik Krallıkın ve hatta bazı kendi dış politika uzmanlarının dahi bilgi ve iradeleri dışında ABD çözümüne doğru nasıl yönlendirildiklerini ustalıkla aktarmasıdır 15 Temmuz faşist Yunan Darbesi ile 20 Temmuz Türk işgali arasındaki ilişkinin doğrusal değil dolaylı olduğu ama tesadüfi de olm

Ucuz Kitap Al
440,00

Kalkedon Yayıncılık

Haziran 2012366 sf.
16.00x24.00 cm2. Hamur
Ucuz Kitap Al

Kıbrıs sorunu uzun yıllardan beridir gerek ada halklarının yaşamlarını gerekse de bölge ülkelerini meşgul ediyor Birleşmiş Milletlerden Avrupa Birliğine NATOdan artık geçmişe ait bir anı haline gelen Varşova Paktına hatta Bağlantısızlar Hareketine kadar bir çok uluslararası güç odağının çeşitli zamanlarda çeşitli biçimlerde müdahil olduğu bu sorun en çok Kıbrısta konuşulmasına rağmen gene en az Kıbrıs halkları tarafından bilinmektedir Kıbrıs halkları sorunun ayrıntılarına ilişkin o kadar çok detay ile uğraşmaktadır ve her biri kendi çıkarını maksimize etmeye uğraşan o kadar çok öznenin basıncı altındadır ki hem resmin bütününü göremez hem de sorunun kendi açısından ne ifade ettiğini çözümleyemez duruma getirilmiştir Kıbrıs halkları içinde sorunu Türkiye Cumhuriyetinin Yunanistanın Kıbrıs Cumhuriyetinin ABnin geçmişte SSCBnin vs çıkarları temelinde anlayan çözmeye çalışan kesimler her zaman oldu bugün hala var ve muhtemelen gelecekte de olacak Oysa Kıbrıs sorununun aslında ne olduğu Kıbrısta sorun olanın ne olduğu veya Kıbrısta neyin sorun olduğu konusu dahi içteki ve dıştaki her özne açısından farklı içeriklere sahiptir Üstelik her öznenin kendi sorun tanımı da sabit değildir tarihsel dönemlere göre ve çeşitli siyasal ekonomik stratejik nedenlerle değişmektedir Örneğin Kıbrıslı Elenler açısından Kıbrıs sorunu uzun bir süre Yunanistana bağlanma enosis hakkının tanınmaması sorunu idi Oysa hala böyle bir hedefi olan çok küçük bir Elen milliyetçisi kesim olsa da Kıbrıslı Elen halkı için şimdi sorun tanımı Türkiyenin adadaki askeri varlığı ve nüfus taşınması Türk işgali şeklinde değişmiştir Kıbrıslı Türkler Yunanistan Türkiye ABD Birleşik Krallık vb tüm diğer öznelerin Kıbrısa ilişin sorunlarının muhtevası tıpkı yukardaki örnekte olduğu gibi tarihsel olarak değişebilmekte ve her öznenin sorunu da birbirinden farklı olmaktadır Buradan çıkan sonuç çok nettir Aslında ortada tek bir Kıbrıs sorunu yoktur Ada üzerinde çıkarı olan her öznenin başka bir sorunu vardır ve her özne kendi sorununu çözmeye çalışmaktadır Kendi dışındaki öznelerin sorun tanımını benimseyen kendi dışındaki öznelerin çabalarından kendi için bir çözüm uman kendi dışındaki öznelerin sorundaki rolünü abartan kesimlerin zaman içerisinde sorunları büyümektedir Kıbrıslı Türkler uzun bir süre kendi inisyatiflerini Türkiye Cumhuriyetine devrederek çözüm ummuşlardır Şimdi de birçok Kıbrıslı Türk TC yerine ABden veya BMden çözüm ummaktadır Oysa TCnin çözebileceği sadece kendi Kıbrıs sorunuyken AB veya BM için de farklı bir durum söz konusu değildir Ve TCnin ABnin veya BMnin sorununu çözen her çözüm Kıbrıslı Türklerin sorununu büyütecektir Aynısının sorunda çıkarı olan tüm diğer özneler için de geçerli olduğunu söylemeye gerek yok Bu hatanın tam tersi gibi görünen ancak aynı içeriğe sahip bir diğer hata ise herhangi bir öznenin kendi dışındaki diğer özneleri tamamen görmezden gelerek hareket etmesidir Bu hata da bir dönem Kıbrıslı Elenler tarafından yapılmış Soğuk Savaş atmosferinden kaynaklı nispi serbestlik nedeniyle sorunu sadece kendi çıkarları doğrultusunda çözebileceğini düşünen Kıbrıslı Elen liderliğin hüsranıyla sonuçlanmıştır Oysa Kıbrıs sorunu ne sadece içeride yaşanan olayların ne de dışarıdan kaynaklı müdahalelerin bir sonucudur Bu yüzden de ne içeriyi ne de dışarıyı görmezden gelebiliriz Brendan OMalley ve Ian Craigın kitabı Kıbrıs Komplosu Kıbrısın ABD için nasıl bir sorun haline geldiğini ABDnin bu sorunu çözmek için nasıl yöntemler denediğini ve gelişen olaylardan faydalanarak diğer özneleri kendi geçici nitelikli çözümüne doğru nasıl yönlendirdiğini anlatıyor Kitabın etkileyici yönü ABDnin en önemli müttefiki Birleşik Krallıkın ve hatta bazı kendi dış politika uzmanlarının dahi bilgi ve iradeleri dışında ABD çözümüne doğru nasıl yönlendirildiklerini ustalıkla aktarmasıdır 15 Temmuz faşist Yunan Darbesi ile 20 Tem Yayınevi Kalkedon Yayıncılık Yazar Ian Craig Sayfa 366 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 16 00x24 00 cm Basım Yılı Haziran 2012 Barkod 9786054511556 Kategori Dünya Siyaseti ve Politikası Uluslararası İlişkiler Dış Politika

Kita Kitap
550,00

Kalkedon Yayıncılık

20121. baskı366 sf.
2. HamurTürkçe

çev. Nalan Çeper

Kita Kitap

img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Kitap Yurdu

KALKEDON YAYINLARI

01.06.2012368 sf.
Karton Kapak16 x 24 cmKitap KağıdıTÜRKÇE

çev. Nalan Çeper

Kitap Yurdu

Kıbrıs sorunu uzun yıllardan beridir gerek ada halklarının yaşamlarını gerekse de bölge ülkelerini meşgul ediyor Birleşmiş Milletler den Avrupa Birliği ne NATO dan artık geçmişe ait bir anı haline gelen Varşova Paktı na hatta Bağlantısızlar Hareketi ne kadar bir çok uluslararası güç odağının çeşitli zamanlarda çeşitli biçimlerde müdahil olduğu bu sorun en çok Kıbrıs ta konuşulmasına rağmen gene en az Kıbrıs halkları tarafından bilinmektedir Kıbrıs halkları sorunun ayrıntılarına ilişkin o kadar çok detay ile uğraşmaktadır ve her biri kendi çıkarını maksimize etmeye uğraşan o kadar çok öznenin basıncı altındadır ki hem resmin bütününü göremez hem de sorunun kendi açısından ne ifade ettiğini çözümleyemez duruma getirilmiştir Kıbrıs halkları içinde sorunu Türkiye Cumhuriyeti nin Yunanistan ın Kıbrıs Cumhuriyeti nin AB nin geçmişte SSCB nin vs çıkarları temelinde anlayan çözmeye çalışan kesimler her zaman oldu bugün hala var ve muhtemelen gelecekte de olacak Oysa Kıbrıs sorununun aslında ne olduğu Kıbrıs ta sorun olanın ne olduğu veya Kıbrıs ta neyin sorun olduğu konusu dahi içteki ve dıştaki her özne açısından farklı içeriklere sahiptir Üstelik her öznenin kendi sorun tanımı da sabit değildir tarihsel dönemlere göre ve çeşitli siyasal ekonomik stratejik nedenlerle değişmektedir Örneğin Kıbrıslı Elenler açısından Kıbrıs sorunu uzun bir süre Yunanistan a bağlanma enosis hakkının tanınmaması sorunu idi Oysa hala böyle bir hedefi olan çok küçük bir Elen milliyetçisi kesim olsa da Kıbrıslı Elen halkı için şimdi sorun tanımı Türkiye nin adadaki askeri varlığı ve nüfus taşınması Türk işgali şeklinde değişmiştir Kıbrıslı Türkler Yunanistan Türkiye ABD Birleşik Krallık vb tüm diğer öznelerin Kıbrıs a ilişin sorunlarının muhtevası tıpkı yukardaki örnekte olduğu gibi tarihsel olarak değişebilmekte ve her öznenin sorunu da birbirinden farklı olmaktadır Buradan çıkan sonuç çok nettir Aslında ortada tek bir Kıbrıs sorunu yoktur Ada üzerinde çıkarı olan her öznenin başka bir sorunu vardır ve her özne kendi sorununu çözmeye çalışmaktadır Kendi dışındaki öznelerin sorun tanımını benimseyen kendi dışındaki öznelerin çabalarından kendi için bir çözüm uman kendi dışındaki öznelerin sorundaki rolünü abartan kesimlerin zaman içerisinde sorunları büyümektedir Kıbrıslı Türkler uzun bir süre kendi inisyatiflerini Türkiye Cumhuriyeti ne devrederek çözüm ummuşlardır Şimdi de birçok Kıbrıslı Türk TC yerine AB den veya BM den çözüm ummaktadır Oysa TC nin çözebileceği sadece kendi Kıbrıs sorunuyken AB veya BM için de farklı bir durum söz konusu değildir Ve TC nin AB nin veya BM nin sorununu çözen her çözüm Kıbrıslı Türklerin sorununu büyütecektir Aynısının sorunda çıkarı olan tüm diğer özneler için de geçerli olduğunu söylemeye gerek yok Münür Rahvancıoğlu

Pandora

Kalkedon

2012368 sf.

çev. Çeper, Nalan

Pandora

Kıbrıs sorunu uzun yıllardan beridir gerek ada halklarının yaşamlarını gerekse de bölge ülkelerini meşgul ediyor Birleşmiş Milletler den Avrupa Birliği ne NATO dan artık geçmişe ait bir anı haline gelen Varşova Paktı na hatta Bağlantısızlar Hareketi ne kadar bir çok uluslararası güç odağının çeşitli zamanlarda çeşitli biçimlerde müdahil olduğu bu sorun en çok Kıbrıs ta konuşulmasına rağmen gene en az Kıbrıs halkları tarafından bilinmektedir Kıbrıs halkları sorunun ayrıntılarına ilişkin o kadar çok detay ile uğraşmaktadır ve her biri kendi çıkarını maksimize etmeye uğraşan o kadar çok öznenin basıncı altındadır ki hem resmin bütününü göremez hem de sorunun kendi açısından ne ifade ettiğini çözümleyemez duruma getirilmiştir Kıbrıs halkları içinde sorunu Türkiye Cumhuriyeti nin Yunanistan ın Kıbrıs Cumhuriyeti nin AB nin geçmişte SSCB nin vs çıkarları temelinde anlayan çözmeye çalışan kesimler her zaman oldu bugün hala var ve muhtemelen gelecekte de olacak Oysa Kıbrıs sorununun aslında ne olduğu Kıbrıs ta sorun olanın ne olduğu veya Kıbrıs ta neyin sorun olduğu konusu dahi içteki ve dıştaki her özne açısından farklı içeriklere sahiptir Üstelik her öznenin kendi sorun tanımı da sabit değildir tarihsel dönemlere göre ve çeşitli siyasal ekonomik stratejik nedenlerle değişmektedir Örneğin Kıbrıslı Elenler açısından Kıbrıs sorunu uzun bir süre Yunanistan a bağlanma enosis hakkının tanınmaması sorunu idi Oysa hala böyle bir hedefi olan çok küçük bir Elen milliyetçisi kesim olsa da Kıbrıslı Elen halkı için şimdi sorun tanımı Türkiye nin adadaki askeri varlığı ve nüfus taşınması Türk işgali şeklinde değişmiştir Kıbrıslı Türkler Yunanistan Türkiye ABD Birleşik Krallık vb tüm diğer öznelerin Kıbrıs a ilişin sorunlarının muhtevası tıpkı yukardaki örnekte olduğu gibi tarihsel olarak değişebilmekte ve her öznenin sorunu da birbirinden farklı olmaktadır Buradan çıkan sonuç çok nettir Aslında ortada tek bir Kıbrıs sorunu yoktur Ada üzerinde çıkarı olan her öznenin başka bir sorunu vardır ve her özne kendi sorununu çözmeye çalışmaktadır Kendi dışındaki öznelerin sorun tanımını benimseyen kendi dışındaki öznelerin çabalarından kendi için bir çözüm uman kendi dışındaki öznelerin sorundaki rolünü abartan kesimlerin zaman içerisinde sorunları büyümektedir Kıbrıslı Türkler uzun bir süre kendi inisyatiflerini Türkiye Cumhuriyeti ne devrederek çözüm ummuşlardır Şimdi de birçok Kıbrıslı Türk TC yerine AB den veya BM den çözüm ummaktadır Oysa TC nin çözebileceği sadece kendi Kıbrıs sorunuyken AB veya BM için de farklı bir durum söz konusu değildir Ve TC nin AB nin veya BM nin sorununu çözen her çözüm Kıbrıslı Türklerin sorununu büyütecektir Aynısının sorunda çıkarı olan tüm diğer özneler için de geçerli olduğunu söylemeye gerek yok Bu hatanın tam tersi gibi görünen ancak aynı içeriğe sahip bir diğer hata ise herhangi bir öznenin kendi dışındaki diğer özneleri tamamen görmezden gelerek hareket etmesidir Bu hata da bir dönem Kıbrıslı Elenler tarafından yapılmış Soğuk Savaş atmosferinden kaynaklı nispi serbestlik nedeniyle sorunu sadece kendi çıkarları doğrultusunda çözebileceğini düşünen Kıbrıslı Elen liderliğin hüsranıyla sonuçlanmıştır Oysa Kıbrıs sorunu ne sadece içeride yaşanan olayların ne de dışarıdan kaynaklı müdahalelerin bir sonucudur Bu yüzden de ne içeriyi ne de dışarıyı görmezden gelebiliriz Brendan O Malley ve Ian Craig ın kitabı Kıbrıs Komplosu Kıbrıs ın ABD için nasıl bir sorun haline geldiğini ABD nin bu sorunu çözmek için nasıl yöntemler denediğini ve gelişen olaylardan faydalanarak diğer özneleri kendi geçici nitelikli çözümüne doğru nasıl yönlendirdiğini anlatıyor Kitabın etkileyici yönü ABD nin en önemli müttefiki Birleşik Krallık ın ve hatta bazı kendi dış politika uzmanlarının dahi bilgi ve iradeleri dışında ABD çözümü ne doğru nasıl yönlendirildiklerini ustalıkla aktarmasıdır 15 Temmuz faşist Yunan Darbesi ile 20 Temmuz Türk işgali arasındaki ilişkinin doğrusal değil dolaylı olduğu ama tesadüfi de olmadığı okurlar tarafından net bir şekilde görülebilecektir Perde gerisinden olayları yöneten Henry Kissinger in aslında çok daha önceden hazırlanmış bir planı farklı araçlarla uygulayan usta bir pratisyen olarak algılanması gerekiyor Kitapta Henry Kissinger in ABD içinde hangi kesimlerin temsilcisi olarak hareket ettiği veya Birleşik Krallık içerisinde ittifak halinde olduğu bir kesim olup olmadığı noktaları boşlukta bırakılmıştır Bunun yanında Kıbrıs içerisinde yaşanan gelişmeler Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Elenlerin silahlı çatışmaları dışında pek de kitabın kapsamına alınmamıştır Kitap eksiksiz bir Kıbrıs tarihi olarak değil bütünün parçalarından birisi olarak belki de 1974 temmuz ayını anlamak bakımından en önemli parça olarak algılanmalıdır Münür Rahvancıoğlu