MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Kılgısal Usun Eleştirisi — Immanuel Kant

Kılgısal Usun Eleştirisi
290,40
Araştıma İnceleme ReferansFelsefe BilimiFelsefe Metinleri

Kılgısal Usun Eleştirisi

Immanuel Kant

İdea Yayınevi

2016215 sf.
Şehadet KitapEn ucuz

Kılgısal Usun Eleştirisi

Immanuel Kant

Kılgısal Usun Eleştirisi 1788 de çıktı Kant bu ikinci eleştiride kuramsal Usa tanımadığı gerçeği kılgısal Usa tanır Bilgiyi inanca yer açabilme uğruna yok etmiştir İstencin kavramı Özgürlüktür bütününde doğallığın içgüdüsel dürtüsel itkisel olanın üzerinde olabilmektir Ama özgürlüğün ussal olması ölçüsünde aşkınsal felsefenin irrasyonalizmi özgürlüğü ancak özenç olarak kabul edebilir Kant ın kuşkucu eğilimi en sonunda kılgısal alanda da ağır basar Gökteki moral yasayı kendine ayırdıktan sonra genel olarak insanın ussal ve böylece kendinde düzgün olduğunu kabul edemez Yamukların yüreklerine su serper İnsanın yamuk tahtasından düzgün hiçbirşey yapılamaz Bu törel konum kantın kuşkucu bilgi görüşünün sonucudur Bilgisiz bir ahlak bilgisiz bir törellik bilgisiz bir inanç için düzgün eş deyişle evrensel nesnel ussal normlar yoktur Öznellik burada her türlü özence izin verir Bilginin yokluğunda ve bilgisiz inançlara dayalı olarak moral ve törel normlar gereksindikleri ussal aklamadan yoksun kalırlar Ya da gene de bir aklamadan söz edeceksek bu hayranlık ve huşu tarafından sağlanır Üzerlerine ne denli sık ve ne denli uzun uzadıya düşünürsek düşünelim anlığı her zaman yeni ve her zaman artan bir hayranlık ve huşu ile dolduran iki şey vardır Üstümdeki yıldızlı gökler ve içimdeki ahlaksal yasa İkisini de sanki karanlıklara bürülü imiş ya da ufkumun ötesinde aşkın bir alanda imiş gibi araştırmam ya da yalnızca tahmin etmem gerekmez onları önümde görürüm ve dolaysızca varoluşumun bilinci ile bağlarım Birincisi dışsal duyu dünyasında doldurduğum yerden başlar ve onunla bağıntımı dünyalar üzerine dünyalar ile dizgeler üzerine dizgeler ile ölçüsüz bir büyüklüğe ve dahası bunların dönemsel deviminin bunun başlangıcının ve sürmesinin sınırsız zamanlarına genişletir İkincisi görülemez kendim den kişiliğimden başlar ve beni gerçek bir sonsuzluğu olan bir dünyada sergiler ki ancak anlak için sezilebilirdir ve onunla ama bu yolla ayrıca aynı zamanda tüm o görülebilir dünyalar ile oradaki gibi salt olumsal değil ama evrensel ve zorunlu bir bağıntı içinde olduğumu anlarım KILGISAL USUN ELEŞTİRİSİ İÇİNDEKİLER Kritik der praktischen Vernunft Inhaltsverzeichnis İÇİNDEKİLER Önsöz 9 Giriş BİR KILGISAL USUN ELEŞTİRİSİ İDEASI ÜZERİNE 23 BİRİNCİ BÖLÜM ARI KILGISAL USUN ÖĞELER ÖĞRETİSİ BİRİNCİ KİTAP ARI KILGISAL USUN ANALİTİĞİ BİRİNCİ ANAKESİM ARI KILGISAL USUN İLKELERİ ÜZERİNE 29 I ARI KILGISAL USUN İLKELERİNİN TÜMDENGELİMİ ÜZERİNE 58 II ARI USUN KILGISAL KULLANIMDA ONA KENDİ BAŞINA KURGUL KULLANIMDA OLANAKLI OLMAYAN BİR GENİŞLEME İÇİN YETKİSİ ÜZERİNE 68 İKİNCİ ANAKESİM ARI KILGISAL USUN BİR NESNESİNİN KAVRAMI ÜZERİNE 77 ARI KILGISAL YARGI YETİSİNDE TİPİK OLANÜZERİNE 89 ÜÇÜNCÜ ANAKESİM ARI KILGISAL USUN GÜDÜLERİ ÜZERİNE 94 ARI KILGISAL USUN ANALİTİĞİNİN ELEŞTİREL DURULAŞTIRILMASI 115 İKİNCİ KİTAP ARI KILGISAL USUN DİYALEKTİĞİ BİRİNCİ ANAKESİM GENEL OLARAK ARI KILGISAL USUN BİR DİYALEKTİĞİ ÜZERİNE 137 İKİNCİ ANAKESİM EN YÜKSEK İYİ KAVRAMININ BELİRLENİMİNDE ARI USUN DİYALEKTİĞİ ÜZERİNE 141 I KILGISAL USUN ANTİNOMİSİ 144 II KILGISAL USUN ANTİNOMİSİNİN ELEŞTİREL ÇÖZÜMÜ 145 III ARI KILGISAL USUN KURGUL US İLE BİLEŞİMİ İÇİNDE BİRİNCİLLİĞİ ÜZERİNE 152 IV ARI KILGISAL USUN BİR KONUTLAMASI OLARAK RUHUN ÖLÜMSÜZLÜĞÜ 154 V ARI KILGISAL USUN BİR KONUTLAMASI OLARAK TANRININ VAROLUŞU 157 VI GENEL OLARAK ARI KILGISAL USUN KONUTLAMALARI ÜZERİNE 166 VII ARI USUN KILGISAL AÇIDAN BİR GENİŞLEMESİNİ BÖYLELİKE AYNI ZAMANDA KURGUL OLARAK BİLGİSİNİN BİR GENİŞLEMESİ OLMAKSIZIN DÜŞÜNMEK NASIL OLANAKLIDIR 168 VIII ARI USUN BİR GEREKSİNİMİNDEN DOĞAN İNANIŞ ÜZERİNE 178 IX İNSANIN BİLGİ YETİLERİNİN ONUN KILGISAL BELİRLENİMİNE BİLGECE AYARLANMIŞ ORANI ÜZERİNE 183 İKİNCİ BÖLÜM ARI KILGISAL USUN YÖNTEM ÖĞRETİSİ 189 VARGI 202 SÖZLÜKLER Almanca Türkçe 205 Türkçe Almanca 209 Dizin 213

Kitap Yurdu
343,20

İDEA YAYINEVİ

09.02.2016216 sf.
Karton Kapak13.5 x 21 cm1. Hm. KağıtTÜRKÇE

çev. Aziz Yardımlı

Kitap Yurdu

Üzerlerine ne denli sık ve ne denli uzun uzadıya düşünürsek düşünelim anlığı her zaman yeni ve her zaman artan bir hayranlık ve huşu ile dolduran iki şey vardır Üstümdeki yıldızlı gökler ve içimdeki ahlaksal yasa İkisini de sanki karanlıklara bürülüymüşler ya da ufkumun ötesinde aşkın bir alandaymışlar gibi araştırmam ya da yalnızca tahmin etmem gerekmez onları önümde görünüm ve dolayısızca varoluşunun bilinci ile bağlarım Birincisi dışsal duyu dünyasında doldurduğum yerden başlar ve onunla bağıntımı dünyalar üzerine dünyalarla dizgeler üzerine dizgelerle ölçüsüz bir büyüklüğe ve dahası bunarlın dönemsel deviminin bunun başlangıcının ve sürmesinin sınırsız zamanlarına genişletir İkinci görülemez kendim den kişiliğimden başlar ve beni gerçek bir sonsuzluğu olan bir dünyada sergiler ki ancak anlak için sezilebilirdir ve onunla oradaki gibi salt olumsal değil ama evrensel ve zorunlu bir bağıntı içinde olduğumu anlarım

Kitap Ambarı
351,00

İdea Yayınevi

2016
İnce Kapak
Kitap Ambarı

Resmi yapılacak iki şey vardır diye yazıyordu Leonardo da Vinci yüzyıllar önce modern Avrupa insanı düşünceye uyanırken insan ve onun bakış açısı Birincisi kolaydır ikincisi olanaksıza yaklaşır Frederick Artz ın çalışması Leonardo nun olanaksızının üzerine saldırır büyük ustanın hiç de ustası olmadığı biricik sorunun gerçekte en vazgeçilmez kaygı olduğunu göstermeye çabalar Yalnızca insanın değil ama insanlığın bakış açısının bir tablosunu üretmek Görev en güç olanıdır Yalnızca yalıtılmış ve dinamiğini yitirmiş bilinç biçimlerini çözümlemek değil ama dünya tarihine onun zaman ve uzayına dökülen Tinin görüngülerinin anlamını yakalamak Bir Oluş sürecini kavramak Görev de eşit ölçüde Oluş sürecindedir Yalnızca bakmayı değil ama usun ve istencin ve duyuncun gözleriyle bakmayı gerektirir Tablonun renkleri düşünceler ve tutkular ve fırçası eytişimin tılsımı olmalıdır eleştirel kavrayış ve duyuş yetisi Ama Avrupa nın Orta Çağlarını yorumlama görevi o denli de melankoliktir çünkü gereç Yunan ve Roma uygarlıklarının paha biçilmez kalıtını çürüten onlardaki incelik ve güzellik tinini bilim ve felsefe değerlerini algılamayan bir barbarlık kütlesidir Avrupa nın Orta Çağları Musa nın yetkeci cezalandırıcı yeryüzünü bir korku sisine bürüyen Tanrısının özgür ve çocuksu Helenik tin üzerindeki öç alanı olarak görünür Kendini yaratma sürecini durduran aslında geriye yürüyüşünü başlatan bir insanlığın yaşadığı karanlık bir korkunun zamanıdır bir alev gibi göğe yükselen kısa süreli İslamik girişime karşın tarihi hiç de gereksinmediği bir sapmaya sürükleyen bir boyun eğme dönemidir Orta Çağlar tüm boşinancı ile ve tüm sağduyu yoksunluğu ile Özgür Düşünceden Usun kendisinden korkusu ile modern Avrupa uygarlığının en sonunda Batı Protestan Germanik nihilizmin asıl temellerinin aranacağı karanlık bölgedir İnsanlığın dinsel ve ulusal kamplara parçalanışının mayalandığı kozmopolitan kardeşlik tinini yeryüzünden silip yokeden evrensel düşmanlık duygusunun doğduğu tarih dilimidir Yeryüzünün soğumaya başladığı gökyüzünde bir sığınağın arandığı zamandır O us tutulması yürek tutulması Çağlarında ve onu izleyen bütün bir modern dönem boyunca Avrupa da neyin öğrenilemediğini hiçbirşey Goethe nin sözlerinden daha iyi anlatamaz Ulusların üstünde insanlık vardır

Kitapsan
374,00

İDEA YAYINLARI

2016216 sf.
Kitapsan

1788 de yayımlanan Kılgısal Usun Eleştirisi Kant ın 1724 1801 üç eleştirisinden ikincisidir Arı Usun Eleştirisi ni izler ve Yargı Yetisinin Eleştirisi tarafından izlenir Daha önce yazılan Grundlegung zur Metaphysik der Sitten 1785 Töre Metafiziğinin Temelleri ikinci eleştiri ile aynı konuları ele alır Bir 1797 çalışması olan Die Metaphysik der Sitten Töre Metafiziği ise Tüze Öğretisini ve Erdem Öğretisini ele alır Kant ın Eleştirileri kendi bilincinin arı us kılgısal us ve yargı yetisi olarak gördüğü şeyler ile bir karşılaştırmasıdır Ve kuramsal us arı us durumunda bu karşılaştırma arı usun bilişsel işlevinin Kant ın kendisi tarafından bir yoklaması iken ya da Hegel in belirttiği gibi usun kendisine bir bilgi kuramı bir epistemoloji sağlama ve böylece bir bilmeden önce bilme girişimi iken kılgısal us durumunda yapılması gereken şey ona bir ahlaksal yasa dahası bir en yüksek ahlaksal yasa formüle etmektir Kant bu ikinci Eleştirisinde kılgısal us adını verdiği istenci ele alır ve felsefenin istenç ile ilgili probleminin istence kendini belirlemede yardım etmek olduğunu düşünür Bütün bir çalışmada istenç belirlenimleri olarak Hak Ahlak ve Etik alanlarının kavramsal çözümlemesi yerine bir ahlakçılık ve öğütçülük kaygısı vardır En yüksek ahlaksal yasayı ilk kez insanlığa kazandırmak Kant bütün arı kılgısal usu yalnızca ahlak kavramına doğru yoğunlaştırarak insanlığa moral olmanın gizini açıklamayı ister ve bunu tüm bakımlardan iyi olan biricik istenç olarak arı istenç ya da arı kılgısal us gibi bir belirlenimsizlikten bir kategorik imperativ bir en yüksek ahlaksal yasa gibi bir başka belirlenimsizlik türeterek yapar Ama Kant ın dikkatinden kaçsa da duyunç belirli olarak iyi ve doğru olanı çıkarsamaz Yalnızca neyin iyi ve doğru olduğunu yargılar Kant eylem için salt ödev uğuruna ödev soyutlamasını güdü olarak ileri sürer ki gerçekte arılığından ötürü bir güdü değildir ve eğer bir aklama aracı olarak moral değerin kaynağı olarak kullanılacaksa pekala en duyunçsuz edimlerin bile aklanmasına hizmet edebilir İnsanın ussallığı duyuncun iyi olanı doğrulamasında yatar ama bundan duyuncun onayladığı her eylemin bir ödev damgası basılan her ödevin gerçekten iyi olduğu sonucu çıkmaz Kant ahlakı istencin isteğe karşı direnmesine indekslediği için ahlaksal değerinin bu gerilimin yeğinliği ile doğru orantılı olduğu sonucunu çıkarır Buna göre insanın doğal isteklerinin duyunç ile uyumu duygunun ve usun uyumu paradoksal olarak ahlakın gerçekliği değil ama ahlakın sonudur Ya da Kant a göre ahlak istenç ve istek arasındaki çelişkinin işlevi olduğuna göre ahlakın olması çelişkinin sürmesine e d ahlaksızlığa gerçek ahlakın sonsuza dek bir öte yan olarak kalmasına bağlıdır Buna göre istenç moral ereğine ancak sonsuz ilerlemede ulaşabilir Başka bir deyişle eleştirel felsefeye göre insan zamanda varolan moral bir varlık olamaz Yayınevi İDEA YAYINLARI Yazar İMMANUEL KANT Sayfa Sayısı 216 Yıl 2016

Kitap Sepeti
394,20

İdea Yayınevi

2016216 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

1788 de yayımlanan Kılgısal Usun Eleştirisi Kant ın 1724 1801 üç eleştirisinden ikincisidir Arı Usun Eleştirisi ni izler ve Yargı Yetisinin Eleştirisi tarafından izlenir Daha önce yazılan Grundlegung zur Metaphysik der Sitten 1785 Töre Metafiziğinin Temelleri ikinci eleştiri ile aynı konuları ele alır Bir 1797 çalışması olan Die Metaphysik der Sitten Töre Metafiziği ise Tüze Öğretisini ve Erdem Öğretisini ele alır Kant ın Eleştirileri kendi bilincinin arı us kılgısal us ve yargı yetisi olarak gördüğü şeyler ile bir karşılaştırmasıdır Ve kuramsal us arı us durumunda bu karşılaştırma arı usun bilişsel işlevinin Kant ın kendisi tarafından bir yoklaması iken ya da Hegel in belirttiği gibi usun kendisine bir bilgi kuramı bir epistemoloji sağlama ve böylece bir bilmeden önce bilme girişimi iken kılgısal us durumunda yapılması gereken şey ona bir ahlaksal yasa dahası bir en yüksek ahlaksal yasa formüle etmektir Kant bu ikinci Eleştirisinde kılgısal us adını verdiği istenci ele alır ve felsefenin istenç ile ilgili probleminin istence kendini belirlemede yardım etmek olduğunu düşünür Bütün bir çalışmada istenç belirlenimleri olarak Hak Ahlak ve Etik alanlarının kavramsal çözümlemesi yerine bir ahlakçılık ve öğütçülük kaygısı vardır En yüksek ahlaksal yasayı ilk kez insanlığa kazandırmak Kant bütün arı kılgısal usu yalnızca ahlak kavramına doğru yoğunlaştırarak insanlığa moral olmanın gizini açıklamayı ister ve bunu tüm bakımlardan iyi olan biricik istenç olarak arı istenç ya da arı kılgısal us gibi bir belirlenimsizlikten bir kategorik imperativ bir en yüksek ahlaksal yasa gibi bir başka belirlenimsizlik türeterek yapar Ama Kant ın dikkatinden kaçsa da duyunç belirli olarak iyi ve doğru olanı çıkarsamaz Yalnızca neyin iyi ve doğru olduğunu yargılar Kant eylem için salt ödev uğuruna ödev soyutlamasını güdü olarak ileri sürer ki gerçekte arılığından ötürü bir güdü değildir ve eğer bir aklama aracı olarak moral değerin kaynağı olarak kullanılacaksa pekala en duyunçsuz edimlerin bile aklanmasına hizmet edebilir İnsanın ussallığı duyuncun iyi olanı doğrulamasında yatar ama bundan duyuncun onayladığı her eylemin bir ödev damgası basılan her ödevin gerçekten iyi olduğu sonucu çıkmaz Kant ahlakı istencin isteğe karşı direnmesine indekslediği için ahlaksal değerinin bu gerilimin yeğinliği ile doğru orantılı olduğu sonucunu çıkarır Buna göre insanın doğal isteklerinin duyunç ile uyumu duygunun ve usun uyumu paradoksal olarak ahlakın gerçekliği değil ama ahlakın sonudur Ya da Kant a göre ahlak istenç ve istek arasındaki çelişkinin işlevi olduğuna göre ahlakın olması çelişkinin sürmesine e d ahlaksızlığa gerçek ahlakın sonsuza dek bir öte yan olarak kalmasına bağlıdır Buna göre istenç moral ereğine ancak sonsuz ilerlemede ulaşabilir Başka bir deyişle eleştirel felsefeye göre insan zamanda varolan moral bir varlık olamaz

Pandora
432,00

İdea

2006215 sf.

çev. Yardımlı, Aziz

Pandora

Üzerlerine ne denli sık ve ne denli uzun uzadıya düşünürsek düşünelim anlığı her zaman yeni ve her zaman artan bir hayranlık ve huşu ile dolduran iki şey vardır Üstümdeki yıldızlı gökler ve içimdeki ahlaksal yasa İkisini de sanki karanlıklara bürülüymüşler ya da ufkumun ötesinde aşkın bir alandaymışlar gibi araştırmam ya da yalnızca tahmin etmem gerekmez onları önümde görünüm ve dolaysızca varoluşunun bilinci ile bağlarım Birincisi dışsal duyu dünyasında doldurduğum yerden başlar ve onunla bağıntımı dünyalar üzerine dünyalarla dizgeler üzerine dizgelerle ölçüsüz bir büyüklüğe ve dahası bunların dönemsel deviminin bunun başlangıcının ve sürmesinin sınırsız zamanlarına genişletir İkinci görülemez kendim den kişiliğimden başlar ve beni gerçek bir sonsuzluğu olan bir dünyada sergiler ki ancak anlak için sezilebilirdir ve onunla ama bu yolla ayrıca aynı zamanda tüm o görülebilir dünyalar ile oradaki gibi salt olumsal değil ama evrensel ve zorunlu bir bağıntı içinde olduğumu anlarım Kant

Nobel Kitap
459,00

İdea Yayınevi

2016216 sf.
Ciltsiz14x22 cm1. Hamur
Nobel Kitap

1788 de yayımlanan Kılgısal Usun Eleştirisi Kant ın 1724 1801 üç eleştirisinden ikincisidir Arı Usun Eleştirisi ni izler ve Yargı Yetisinin Eleştirisi tarafından izlenir Daha önce yazılan Grundlegung zur Metaphysik der Sitten 1785 Töre Metafiziğinin Temelleri ikinci eleştiri ile aynı konuları ele alır Bir 1797 çalışması olan Die Metaphysik der Sitten Töre Metafiziği ise Tüze Öğretisini ve Erdem Öğretisini ele alır Kant ın Eleştirileri kendi bilincinin arı us kılgısal us ve yargı yetisi olarak gördüğü şeyler ile bir karşılaştırmasıdır Ve kuramsal us arı us durumunda bu karşılaştırma arı usun bilişsel işlevinin Kant ın kendisi tarafından bir yoklaması iken ya da Hegel in belirttiği gibi usun kendisine bir bilgi kuramı bir epistemoloji sağlama ve böylece bir bilmeden önce bilme girişimi iken kılgısal us durumunda yapılması gereken şey ona bir ahlaksal yasa dahası bir en yüksek ahlaksal yasa formüle etmektir Kant bu ikinci Eleştirisinde kılgısal us adını verdiği istenci ele alır ve felsefenin istenç ile ilgili probleminin istence kendini belirlemede yardım etmek olduğunu düşünür Bütün bir çalışmada istenç belirlenimleri olarak Hak Ahlak ve Etik alanlarının kavramsal çözümlemesi yerine bir ahlakçılık ve öğütçülük kaygısı vardır En yüksek ahlaksal yasayı ilk kez insanlığa kazandırmak Kant bütün arı kılgısal usu yalnızca ahlak kavramına doğru yoğunlaştırarak insanlığa moral olmanın gizini açıklamayı ister ve bunu tüm bakımlardan iyi olan biricik istenç olarak arı istenç ya da arı kılgısal us gibi bir belirlenimsizlikten bir kategorik imperativ bir en yüksek ahlaksal yasa gibi bir başka belirlenimsizlik türeterek yapar Ama Kant ın dikkatinden kaçsa da duyunç belirli olarak iyi ve doğru olanı çıkarsamaz Yalnızca neyin iyi ve doğru olduğunu yargılar Kant eylem için salt ödev uğuruna ödev soyutlamasını güdü olarak ileri sürer ki gerçekte arılığından ötürü bir güdü değildir ve eğer bir aklama aracı olarak moral değeri

D&R
486,00

İdea Yayınevi

2016
Türkçe

çev. Aziz Yardımlı

D&R

Resmi yapılacak iki şey vardır diye yazıyordu Leonardo da Vinci yüzyıllar önce modern Avrupa insanı düşünceye uyanırken insan ve onun bakış açısı Birincisi kolaydır ikincisi olanaksıza yaklaşır Frederick Artz ın çalışması Leonardo nun olanaksızının üzerine saldırır büyük ustanın hiç de ustası olmadığı biricik sorunun gerçekte en vazgeçilmez kaygı olduğunu göstermeye çabalar Yalnızca insanın değil ama insanlığın bakış açısının bir tablosunu üretmek Görev en güç olanıdır Yalnızca yalıtılmış ve dinamiğini yitirmiş bilinç biçimlerini çözümlemek değil ama dünya tarihine onun zaman ve uzayına dökülen Tinin görüngülerinin anlamını yakalamak Bir Oluş sürecini kavramak Görev de eşit ölçüde Oluş sürecindedir Yalnızca bakmayı değil ama usun ve istencin ve duyuncun gözleriyle bakmayı gerektirir Tablonun renkleri düşünceler ve tutkular ve fırçası eytişimin tılsımı olmalıdır eleştirel kavrayış ve duyuş yetisi Ama Avrupa nın Orta Çağlarını yorumlama görevi o denli de melankoliktir çünkü gereç Yunan ve Roma uygarlıklarının paha biçilmez kalıtını çürüten onlardaki incelik ve güzellik tinini bilim ve felsefe değerlerini algılamayan bir barbarlık kütlesidir Avrupa nın Orta Çağları Musa nın yetkeci cezalandırıcı yeryüzünü bir korku sisine bürüyen Tanrısının özgür ve çocuksu Helenik tin üzerindeki öç alanı olarak görünür Kendini yaratma sürecini durduran aslında geriye yürüyüşünü başlatan bir insanlığın yaşadığı karanlık bir korkunun zamanıdır bir alev gibi göğe yükselen kısa süreli İslamik girişime karşın tarihi hiç de gereksinmediği bir sapmaya sürükleyen bir boyun eğme dönemidir Orta Çağlar tüm boşinancı ile ve tüm sağduyu yoksunluğu ile Özgür Düşünceden Usun kendisinden korkusu ile modern Avrupa uygarlığının en sonunda Batı Protestan Germanik nihilizmin asıl temellerinin aranacağı karanlık bölgedir İnsanlığın dinsel ve ulusal kamplara parçalanışının mayalandığı kozmopolitan kardeşlik tinini yeryüzünden silip yokeden evrensel düşmanlık duygusunun doğduğu tarih dilimidir Yeryüzünün soğumaya başladığı gökyüzünde bir sığınağın arandığı zamandır O us tutulması yürek tutulması Çağlarında ve onu izleyen bütün bir modern dönem boyunca Avrupa da neyin öğrenilemediğini hiçbirşey Goethe nin sözlerinden daha iyi anlatamaz Ulusların üstünde insanlık vardır

Ucuz Kitap Al
544,00

İdea Yayınevi

Ocak 2016216 sf.
13.50x21.50 cm1. Hamur
Ucuz Kitap Al

Immanuel Kant tarafından kaleme alınan Kılgısal Usun Eleştirisi İdea Yayınevi eseri olarak okurlarla buluşuyor Kılgısal Usun Eleştirisi Immanuel Kant Kitap Özeti 1788de yayımlanan Kılgısal Usun Eleştirisi Kant ın 1724 1801 üç eleştirisinden ikincisidir Arı Usun Eleştirisi ni izler ve Yargı Yetisinin Eleştirisi tarafından izlenir Daha önce yazılan Grundlegung zur Metaphysik der Sitten 1785 Töre Metafiziğinin Temelleri ikinci eleştiri ile aynı konuları ele alır Bir 1797 çalışması olan Die Metaphysik der Sitten Töre Metafiziği ise Tüze Öğretisini ve Erdem Öğretisini ele alır Kantın Eleştirileri kendi bilincinin arı us kılgısal us ve yargı yetisi olarak gördüğü şeyler ile bir karşılaştırmasıdır Ve kuramsal us arı us durumunda bu karşılaştırma arı usun bilişsel işlevinin Kant ın kendisi tarafından bir yoklaması iken ya da Hegel in belirttiği gibi usun kendisine bir bilgi kuramı bir epistemoloji sağlama ve böylece bir bilmeden önce bilme girişimi iken kılgısal us durumunda yapılması gereken şey ona bir ahlaksal yasa dahası bir en yüksek ahlaksal yasa formüle etmektir Kant bu ikinci Eleştirisinde kılgısal us adını verdiği istenci ele alır ve felsefenin istenç ile ilgili probleminin istence kendini belirlemede yardım etmek olduğunu düşünür Bütün bir çalışmada istenç belirlenimleri olarak Hak Ahlak ve Etik alanlarının kavramsal çözümlemesi yerine bir ahlakçılık ve öğütçülük kaygısı vardır En yüksek ahlaksal yasayı ilk kez insanlığa kazandırmak Kant bütün arı kılgısal usu yalnızca ahlak kavramına doğru yoğunlaştırarak insanlığa moral olmanın gizini açıklamayı ister ve bunu tüm bakımlardan iyi olan biricik istenç olarak arı istenç ya da arı kılgısal us gibi bir belirlenimsizlikten bir kategorik imperativ bir en yüksek ahlaksal yasa gibi bir başka belirlenimsizlik türeterek yapar Ama Kant ın dikkatinden kaçsa da duyunç belirli olarak iyi ve doğru olanı çıkarsamaz Yalnızca neyin iyi ve doğru olduğunu yargılar Kant eylem için salt ödev uğuruna ödev soyutlamasını güdü olarak ileri sürer ki gerçekte arılığından ötürü bir güdü değildir ve eğer bir aklama aracı olarak moral değerin kaynağı olarak kullanılacaksa pekala en duyunçsuz edimlerin bile aklanmasına hizmet edebilir İnsanın ussallığı duyuncun iyi olanı doğrulamasında yatar ama bundan duyuncun onayladığı her eylemin bir ödev damgası basılan her ödevin gerçekten iyi olduğu sonucu çıkmaz Kant ahlakı istencin isteğe karşı direnmesine indekslediği için ahlaksal değerinin bu gerilimin yeğinliği ile doğru orantılı olduğu sonucunu çıkarır Buna göre insanın doğal isteklerinin duyunç ile uyumu duygunun ve usun uyumu paradoksal olarak ahlakın gerçekliği değil ama ahlakın sonudur Ya da Kanta göre ahlak istenç ve istek arasındaki çelişkinin işlevi olduğuna göre ahlakın olması çelişkinin sürmesine e d ahlaksızlığa gerçek ahlakın sonsuza dek bir öte yan olarak kalmasına bağlıdır Buna göre istenç moral ereğine ancak sonsuz ilerlemede ulaşabilir Başka bir deyişle eleştirel felsefeye göre insan zamanda varolan moral bir varlık olamaz Yayınevi İdea Yayınevi Yazar Immanuel Kant Sayfa 216 Sayfa Kağıt 1 Hamur Boyut 13 50x21 50 cm Basım Yılı Ocak 2016 Barkod 9789753970945 Kategori Araştıma İnceleme Referans Diğer Felsefe Kitapları Etik