Kilidi Kırık Yazılar — Melek Karadeniz

Kilidi Kırık Yazılar
Melek KaradenizLiman Yayınevi
Kilidi Kırık Yazılar
Melek KaradenizYol yoklaması On bir Issız koridorlar soğuk mu olabilir Lakin çok ıssız Odalarında çocuklar Üç dört öğrenci Karanlık gece Hep geçiyor zaman Hisli mi acımtırak mı Bilemem Sessizlikteki sesi sevenlere mütebessim Hayat O ses tonu o anlatış o bakış o ifade o his o hissiyat Dehşetti Sesinin canlılığı vardı Sesin canlılığı derken seste var olan hay esmasının tezahürünü kastediyorum Dinledikçe şaşırdım bir kez daha cahilliğime yenilişimdi bu Söyleşi bitti benim oturduğum tarafa doğru yürümeye başladı duvar tarafından Heybetinden boyu daha bir uzun görünüyordu Gördü durdu şaşırdı sanki bir şey demek istedi Ama iki saniye durdu sanki Ya da bana öyle geldi işte bilemiyorum Ayağa kalksam mı kalkmasam mı arasında kalmama kararsızlığımı seçerek otururken ben yürüdü arz ı endamıyla gitti mekândan Dünya gözüyle bir o an oldu gördüğüm usta Ey gönül Ne vakit Büyük bir felaket gelse başına Suskun kayalar gibi dur Diren bir başına Fikrinden uzak eyleme ki İyi demler gelir geçer Kötü eyyam kalmaz yarına Sabreyle gönül Dünya harcı Değmez bir damla gözyaşına Aslanlar ıssız yerlerde yalnız ölürler Gösterişli yeleleri vardır aslanların Rüzgâra meydan okuyan Alev çakan gözleri Asumana uzanan

Liman Yayınevi
Yol yoklaması On birIssız koridorlar soğuk mu olabilir Lakin çok ıssız Odalarında çocuklar Üç dört öğrenciKaranlık gece Hep geçiyor zaman Hisli mi acımtırak mı Bilemem Sessizlikteki sesi sevenlere mütebessim Hayat O ses tonu o anlatış o bakış o ifade o his o hissiyat Dehşetti Sesinin canlılığı vardı Sesin canlılığı derken seste var olan hay esmasının tezahürünü kastediyorum Dinledikçe şaşırdım bir kez daha cahilliğime yenilişimdi bu Söyleşi bitti benim oturduğum tarafa doğru yürümeye başladı duvar tarafından Heybetinden boyu daha bir uzun görünüyordu Gördü durdu şaşırdı sanki bir şey demek istedi Ama iki saniye durdu sanki Ya da bana öyle geldi işte bilemiyorum Ayağa kalksam mı kalkmasam mı arasında kalmama kararsızlığımı seçerek otururken ben yürüdü arz ı endamıyla gitti mekândan Dünya gözüyle bir o an oldu gördüğüm usta Ey gönülNe vakitBüyük bir felaket gelse başınaSuskun kayalar gibi durDiren bir başınaFikrinden uzak eyleme kiİyi demler gelir geçerKötü eyyam kalmaz yarınaSabreyle gönülDünya harcıDeğmez bir damla gözyaşına Aslanlar ıssız yerlerde yalnız ölürler Gösterişli yeleleri vardır aslanlarınRüzgâra meydan okuyan Alev çakan gözleri Asumana uzanan

Liman Yayınevi
Yol yoklaması On bir Issız koridorlar soğuk mu olabilir Lakin çok ıssız Odalarında çocuklar Üç dört öğrenci Karanlık gece Hep geçiyor zaman Hisli mi acımtırak mı Bilemem Sessizlikteki sesi sevenlere mütebessim Hayat O ses tonu o anlatış o bakış o ifade o his o hissiyat Dehşetti Sesinin canlılığı vardı Sesin canlılığı derken seste var olan hay esmasının tezahürünü kastediyorum Dinledikçe şaşırdım bir kez daha cahilliğime yenilişimdi bu Söyleşi bitti benim oturduğum tarafa doğru yürümeye başladı duvar tarafından Heybetinden boyu daha bir uzun görünüyordu Gördü durdu şaşırdı sanki bir şey demek istedi Ama iki saniye durdu sanki Ya da bana öyle geldi işte bilemiyorum Ayağa kalksam mı kalkmasam mı arasında kalmama kararsızlığımı seçerek otururken ben yürüdü arz ı endamıyla gitti mekândan Dünya gözüyle bir o an oldu gördüğüm usta Ey gönül Ne vakit Büyük bir felaket gelse başına Suskun kayalar gibi dur Diren bir başına Fikrinden uzak eyleme ki İyi demler gelir geçer Kötü eyyam kalmaz yarına Sabreyle gönül Dünya harcı Değmez bir damla gözyaşına Aslanlar ıssız yerlerde yalnız ölürler Gösterişli yeleleri vardır aslanların Rüzgâra meydan okuyan Alev çakan gözleri Asumana uzanan Tanıtım Bülteninden

Liman Yayınevi
Yol yoklaması On birIssız koridorlar soğuk mu olabilir Lakin çok ıssız Odalarında çocuklar Üç dört öğrenciKaranlık gece Hep geçiyor zaman Hisli mi acımtırak mı Bilemem Sessizlikteki sesi sevenlere mütebessim Hayat O ses tonu o anlatış o bakış o ifade o his o hissiyat Dehşetti Sesinin canlılığı vardı Sesin canlılığı derken seste var olan hay esmasının tezahürünü kastediyorum Dinledikçe şaşırdım bir kez daha cahilliğime yenilişimdi bu Söyleşi bitti benim oturduğum tarafa doğru yürümeye başladı duvar tarafından Heybetinden boyu daha bir uzun görünüyordu Gördü durdu şaşırdı sanki bir şey demek istedi Ama iki saniye durdu sanki Ya da bana öyle geldi işte bilemiyorum Ayağa kalksam mı kalkmasam mı arasında kalmama kararsızlığımı seçerek otururken ben yürüdü arz ı endamıyla gitti mekândan Dünya gözüyle bir o an oldu gördüğüm usta Ey gönülNe vakitBüyük bir felaket gelse başınaSuskun kayalar gibi durDiren bir başınaFikrinden uzak eyleme kiİyi demler gelir geçerKötü eyyam kalmaz yarınaSabreyle gönülDünya harcıDeğmez bir damla gözyaşına Aslanlar ıssız yerlerde yalnız ölürler Gösterişli yeleleri vardır aslanlarınRüzgâra meydan okuyan Alev çakan gözleri Asumana uzanan

Liman Yayınları
Yol yoklaması On bir Issız koridorlar soğuk mu olabilir Lakin çok ıssız Odalarında çocuklar Üç dört öğrenci Karanlık gece Hep geçiyor zaman Hisli mi acımtırak mı Bilemem Sessizlikteki sesi sevenlere mütebessim Hayat O ses tonu o anlatış o bakış o ifade o his o hissiyat Dehşetti Sesinin canlılığı vardı Sesin canlılığı derken seste var olan hay esmasının tezahürünü kastediyorum Dinledikçe şaşırdım bir kez daha cahilliğime yenilişimdi bu Söyleşi bitti benim oturduğum tarafa doğru yürümeye başladı duvar tarafından Heybetinden boyu daha bir uzun görünüyordu Gördü durdu şaşırdı sanki bir şey demek istedi Ama iki saniye durdu sanki Ya da bana öyle geldi işte bilemiyorum Ayağa kalksam mı kalkmasam mı arasında kalmama kararsızlığımı seçerek otururken ben yürüdü arz ı endamıyla gitti mekândan Dünya gözüyle bir o an oldu gördüğüm usta Ey gönül Ne vakit Büyük bir felaket gelse başına Suskun kayalar gibi dur Diren bir başına Fikrinden uzak eyleme ki İyi demler gelir geçer Kötü eyyam kalmaz yarına Sabreyle gönül Dünya harcı Değmez bir damla gözyaşına Aslanlar ıssız yerlerde yalnız ölürler Gösterişli yeleleri vardır aslanların Rüzgâra meydan okuyan Alev çakan gözleri Asumana uzanan