Kıraatlerde Ahad Kavramı — Osman Bayraktutan

Kıraatlerde Ahad Kavramı
Osman BayraktutanGece Akademi
Kıraatlerde Ahad Kavramı
Osman BayraktutanSonuç olarak âhâd kavramının ister sayısal azınlıktan ister az takip edilmekten ister tek kalmadan ister tercih edilmemeden ve ister mütevâtir olmamadan dolayı olsun makbul kırâat birikim içerisinde yaygın olmayan okumaları karşıladığı rahatlıkla söylenebilir Bu hem kırâat gerçeği ile uyuşmakta hem de anlam bakımından şâzz âhâd kırâatta otantisitenin temelini oluşturmaktadır Kavrama bu perspektiften bütüncül bakıldığı tüm resim görüldüğü çelişkiler hesaba katıldığı zaman anlam kaymaları net bir şekilde görülecek ve hem şâz kavramına hem de âhâd kavramına hak ettiği konum verilecektir Bugünün değer yargılarıyla tarihi okumak elbetteki yanılgıya düşüren en büyük etmenler arasında yer alacaktır Tarihi seyri içerinde kavramları ve olguları değerlendirmek onları günümüze taşırken hassas davranmak hem kavrama hem tarihe hak ettiği değeri vermek anlamına gelecektir

Gece Akademi
Akdeniz de stratejik bir konuma sahip olan Balkanlarda Türkler 6 yüzyıldan itibaren önemli roller üstlenmiştir Osmanlı Devleti ise 14 yüzyıldan itibaren Balkan topraklarına sistemli bir şekilde yerleşmiş ve Balkan milletlerini millet sistemi içinde örgütlemiştir Balkan milletleri bu sistem içinde yüzyıllar boyunca kendi dinlerini dillerini gelenek ve göreneklerini korumayı başarmıştır Fakat 18 yüzyıl sonunda Sanayileşme milliyetçilik ve liberalizmin etkisiyle birlikte dünyanın pek çok yerinde olduğu gibi Balkanlarda da ulus devletlerin kurulması yönünde ayaklanmalar çıkmıştır Osmanlı Devleti nde yaşayan azınlıklar ulusal bir uyanış olarak gördükleri ayaklanmalarda dilde birliği ve tarihte sürekliliği en önemli dayanak olarak görmüştür Ayrıca ekonomik ve sosyal gelişmeler yardım cemiyetleri kilise diaspora ve Avrupa kamuoyu Balkan uluslarının bağımsızlıkları yolunda itici güçleri olmuştur Sırplar Rumlar Romenler ve Bulgarlar bağımsız birer devlet olmak için ayaklanmalar çıkarırken 19 Yüzyılda Balkan ulusları üzerinde garantörlük hakkı elde eden Avrupalı devletler Balkanlarda büyük ve güçlü bir devlettin kurulmasındansa küçük ve güçsüz birçok devletin kurulmasını tercih etmiştir Avrupalı büyük devletler özellikle İngiltere Fransa ve Rusya dış politikalarını Osmanlı Devleti ni parçalamak ve büyük payı kapmak üzerine kurmuştur