MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Kırdaki Zambak ve Gökteki Kuş — Soren Kierkegaard

Kırdaki Zambak ve Gökteki Kuş
93,00
GenelAraştıma İnceleme ReferansDiğer

Kırdaki Zambak ve Gökteki Kuş

Soren Kierkegaard

Pinhan Yayıncılık

202056 sf.
İnce Kapak13,5 x 21,5
Kitap AmbarıEn ucuz

Kırdaki Zambak ve Gökteki Kuş

Soren Kierkegaard

Kierkegaard bu kısa lakin anlam ve mesaj yüklü eserinde İncil deki Dağ Vaazını temel alarak insanın varoluşsal gerçeklerini ve koşullarını ince ve yer yer ironik bir dille mercek altına yatırıyor ve diğer eserlerinde olduğu gibi bunda da dini inanışı eleştirel düşünceye açıyor İnsanoğlu Kierkegaard un karşılaştırma huzursuzluğu dediği şeyden muzdarip hep olduğundan daha fazlasını istiyor komşunun bahçesindeki çimen ona hep daha yeşil görünüyor Kuş gibi hür olma arzusu samimi bir arzu olabilir lakin bu arzu hiçbir zaman gerçekleşemeyeceğine göre insanı endişe ve umutsuzluğa da sürükleyebiliyor Biz insan olarak hiçbir zaman bir kuş gibi kaygısız olamayız lakin bir kuşun ah keşke insan olsaydım dediğini de hiç duymamışızdır İşte gökteki kuştan ve kırdaki zambaktan öğrenebileceğimiz ilk şey bu oluyor bir şey dememek sükut etmek Fazla lafın çenebazlığın endişeye götüren bir yol olduğunu söylüyor Kierkegaard Sonra kırdaki küçük bir zambak kendini başka bir şeyle veya diğer zambaklarla mukayese etmekle de uğraşmıyor Onun öbürlerinden daha güzel olmak veya göze en güzel görüneceği başka bir yerde yetişmek veyahut kendini öbür zambaklara göre kanıtlamak tanımlamak gibi bir emeli yok Kuşla zambaktan öğrenebileceğimiz ikinci şey zambağın itaatkârlığı İnsan olarak kaderimize razı olmamız ve habire başkalarıyla meşgul olmamamız icap ediyor Mütemadiyen belli bir yere doğru yolda olmamamız ve her şeyi sorguya tabi tutmamamız icap ediyor Mütevazı olmayı öğrenmemiz icap ediyor Gökteki kuştan ve kırdaki zambaktan öğreneceğimiz son şey Kierkegaard a göre dert ve endişelerimizin yükünü Tanrının omuzları üzerine yüklemek oluyor Yarın ne olacağını önceden kestirebilmemiz mümkün değil dolayısıyla endişe etmek gayet abes oluyor Tam burada ve tam şu anda yaşamamız laf söylemekten ziyade lafa kulak vermemiz kendimizi başkalarıyla mukayese etmeyi bırakmamız ve son fakat aynı derecede önemli sevince kendimizi bilfiil kaptırmamız icap ediyor Tanıtım Bülteninden

Kitap Sepeti
97,50

Pinhan Yayıncılık

202056 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Kierkegaard bu kısa lakin anlam ve mesaj yüklü eserinde İncil deki Dağ Vaazını temel alarak insanın varoluşsal gerçeklerini ve koşullarını ince ve yer yer ironik bir dille mercek altına yatırıyor ve diğer eserlerinde olduğu gibi bunda da dini inanışı eleştirel düşünceye açıyor İnsanoğlu Kierkegaard un karşılaştırma huzursuzluğu dediği şeyden muzdarip hep olduğundan daha fazlasını istiyor komşunun bahçesindeki çimen ona hep daha yeşil görünüyor Kuş gibi hür olma arzusu samimi bir arzu olabilir lakin bu arzu hiçbir zaman gerçekleşemeyeceğine göre insanı endişe ve umutsuzluğa da sürükleyebiliyor Biz insan olarak hiçbir zaman bir kuş gibi kaygısız olamayız lakin bir kuşun ah keşke insan olsaydım dediğini de hiç duymamışızdır İşte gökteki kuştan ve kırdaki zambaktan öğrenebileceğimiz ilk şey bu oluyor bir şey dememek sükut etmek Fazla lafın çenebazlığın endişeye götüren bir yol olduğunu söylüyor Kierkegaard Sonra kırdaki küçük bir zambak kendini başka bir şeyle veya diğer zambaklarla mukayese etmekle de uğraşmıyor Onun öbürlerinden daha güzel olmak veya göze en güzel görüneceği başka bir yerde yetişmek veyahut kendini öbür zambaklara göre kanıtlamak tanımlamak gibi bir emeli yok Kuşla zambaktan öğrenebileceğimiz ikinci şey zambağın itaatkârlığı İnsan olarak kaderimize razı olmamız ve habire başkalarıyla meşgul olmamamız icap ediyor Mütemadiyen belli bir yere doğru yolda olmamamız ve her şeyi sorguya tabi tutmamamız icap ediyor Mütevazı olmayı öğrenmemiz icap ediyor Gökteki kuştan ve kırdaki zambaktan öğreneceğimiz son şey Kierkegaard a göre dert ve endişelerimizin yükünü Tanrının omuzları üzerine yüklemek oluyor Yarın ne olacağını önceden kestirebilmemiz mümkün değil dolayısıyla endişe etmek gayet abes oluyor Tam burada ve tam şu anda yaşamamız laf söylemekten ziyade lafa kulak vermemiz kendimizi başkalarıyla mukayese etmeyi bırakmamız ve son fakat aynı derecede önemli sevince kendimizi bilfiil kaptırmamız icap ediyor

Kitap Yurdu
97,50

PİNHAN YAYINCILIK

26.02.202056 sf.
Karton Kapak13.5 x 21.5 cmKitap KağıdıTÜRKÇE

çev. Nur Beier

Kitap Yurdu

Kierkegaard bu kısa lakin anlam ve mesaj yüklü eserinde İncil deki Dağ Vaazını temel alarak insanın varoluşsal gerçeklerini ve koşullarını ince ve yer yer ironik bir dille mercek altına yatırıyor ve diğer eserlerinde olduğu gibi bunda da dini inanışı eleştirel düşünceye açıyor İnsanoğlu Kierkegaard un karşılaştırma huzursuzluğu dediği şeyden muzdarip hep olduğundan daha fazlasını istiyor komşunun bahçesindeki çimen ona hep daha yeşil görünüyor Kuş gibi hür olma arzusu samimi bir arzu olabilir lakin bu arzu hiçbir zaman gerçekleşemeyeceğine göre insanı endişe ve umutsuzluğa da sürükleyebiliyor Biz insan olarak hiçbir zaman bir kuş gibi kaygısız olamayız lakin bir kuşun ah keşke insan olsaydım dediğini de hiç duymamışızdır İşte gökteki kuştan ve kırdaki zambaktan öğrenebileceğimiz ilk şey bu oluyor bir şey dememek sükut etmek Fazla lafın çenebazlığın endişeye götüren bir yol olduğunu söylüyor Kierkegaard Sonra kırdaki küçük bir zambak kendini başka bir şeyle veya diğer zambaklarla mukayese etmekle de uğraşmıyor Onun öbürlerinden daha güzel olmak veya göze en güzel görüneceği başka bir yerde yetişmek veyahut kendini öbür zambaklara göre kanıtlamak tanımlamak gibi bir emeli yok Kuşla zambaktan öğrenebileceğimiz ikinci şey zambağın itaatkârlığı İnsan olarak kaderimize razı olmamız ve habire başkalarıyla meşgul olmamamız icap ediyor Mütemadiyen belli bir yere doğru yolda olmamamız ve her şeyi sorguya tabi tutmamamız icap ediyor Mütevazı olmayı öğrenmemiz icap ediyor Gökteki kuştan ve kırdaki zambaktan öğreneceğimiz son şey Kierkegaard a göre dert ve endişelerimizin yükünü Tanrının omuzları üzerine yüklemek oluyor Yarın ne olacağını önceden kestirebilmemiz mümkün değil dolayısıyla endişe etmek gayet abes oluyor Tam burada ve tam şu anda yaşamamız laf söylemekten ziyade lafa kulak vermemiz kendimizi başkalarıyla mukayese etmeyi bırakmamız ve son fakat aynı derecede önemli sevince kendimizi bilfiil kaptırmamız icap ediyor

Ekin Kitap
100,50

Pinhan Yayıncılık

202056 sf.
Ekin Kitap

Kierkegaard bu kısa lakin anlam ve mesaj yüklü eserinde İncil deki Dağ Vaazını temel alarak insanın varoluşsal gerçeklerini ve koşullarını ince ve yer yer ironik bir dille mercek altına yatırıyor ve diğer eserlerinde olduğu gibi bunda da dini inanışı eleştirel düşünceye açıyor İnsanoğlu Kierkegaard un karşılaştırma huzursuzluğu dediği şeyden muzdarip hep olduğundan daha fazlasını istiyor komşunun bahçesindeki çimen ona hep daha yeşil görünüyor Kuş gibi hür olma arzusu samimi bir arzu olabilir lakin bu arzu hiçbir zaman gerçekleşemeyeceğine göre insanı endişe ve umutsuzluğa da sürükleyebiliyor Biz insan olarak hiçbir zaman bir kuş gibi kaygısız olamayız lakin bir kuşun ah keşke insan olsaydım dediğini de hiç duymamışızdır İşte gökteki kuştan ve kırdaki zambaktan öğrenebileceğimiz ilk şey bu oluyor bir şey dememek sükut etmek Fazla lafın çenebazlığın endişeye götüren bir yol olduğunu söylüyor Kierkegaard Sonra kırdaki küçük bir zambak kendini başka bir şeyle veya diğer zambaklarla mukayese etmekle de uğraşmıyor Onun öbürlerinden daha güzel olmak veya göze en güzel görüneceği başka bir yerde yetişmek veyahut kendini öbür zambaklara göre kanıtlamak tanımlamak gibi bir emeli yok Kuşla zambaktan öğrenebileceğimiz ikinci şey zambağın itaatkârlığı İnsan olarak kaderimize razı olmamız ve habire başkalarıyla meşgul olmamamız icap ediyor Mütemadiyen belli bir yere doğru yolda olmamamız ve her şeyi sorguya tabi tutmamamız icap ediyor Mütevazı olmayı öğrenmemiz icap ediyor Gökteki kuştan ve kırdaki zambaktan öğreneceğimiz son şey Kierkegaard a göre dert ve endişelerimizin yükünü Tanrının omuzları üzerine yüklemek oluyor Yarın ne olacağını önceden kestirebilmemiz mümkün değil dolayısıyla endişe etmek gayet abes oluyor Tam burada ve tam şu anda yaşamamız laf söylemekten ziyade lafa kulak vermemiz kendimizi başkalarıyla mukayese etmeyi bırakmamız ve son fakat aynı derecede önemli sevince kendimizi bilfiil kaptırmamız icap ediyor

Ucuz Kitap Al
105,00

Pinhan Yayıncılık

Mart 202056 sf.
13.50x21.50 cm2. Hamur
Ucuz Kitap Al

Kierkegaard bu kısa lakin anlam ve mesaj yüklü eserinde İncil deki Dağ Vaazını temel alarak insanın varoluşsal gerçeklerini ve koşullarını ince ve yer yer ironik bir dille mercek altına yatırıyor ve diğer eserlerinde olduğu gibi bunda da dini inanışı eleştirel düşünceye açıyor İnsanoğlu Kierkegaard un karşılaştırma huzursuzluğu dediği şeyden muzdarip hep olduğundan daha fazlasını istiyor komşunun bahçesindeki çimen ona hep daha yeşil görünüyor Kuş gibi hür olma arzusu samimi bir arzu olabilir lakin bu arzu hiçbir zaman gerçekleşemeyeceğine göre insanı endişe ve umutsuzluğa da sürükleyebiliyor Biz insan olarak hiçbir zaman bir kuş gibi kaygısız olamayız lakin bir kuşun ah keşke insan olsaydım dediğini de hiç duymamışızdır İşte gökteki kuştan ve kırdaki zambaktan öğrenebileceğimiz ilk şey bu oluyor bir şey dememek sükut etmek Fazla lafın çenebazlığın endişeye götüren bir yol olduğunu söylüyor Kierkegaard Sonra kırdaki küçük bir zambak kendini başka bir şeyle veya diğer zambaklarla mukayese etmekle de uğraşmıyor Onun öbürlerinden daha güzel olmak veya göze en güzel görüneceği başka bir yerde yetişmek veyahut kendini öbür zambaklara göre kanıtlamak tanımlamak gibi bir emeli yok Kuşla zambaktan öğrenebileceğimiz ikinci şey zambağın itaatkârlığı İnsan olarak kaderimize razı olmamız ve habire başkalarıyla meşgul olmamamız icap ediyor Mütemadiyen belli bir yere doğru yolda olmamamız ve her şeyi sorguya tabi tutmamamız icap ediyor Mütevazı olmayı öğrenmemiz icap ediyor Gökteki kuştan ve kırdaki zambaktan öğreneceğimiz son şey Kierkegaard a göre dert ve endişelerimizin yükünü Tanrının omuzları üzerine yüklemek oluyor Yarın ne olacağını önceden kestirebilmemiz mümkün değil dolayısıyla endişe etmek gayet abes oluyor Tam burada ve tam şu anda yaşamamız laf söylemekten ziyade lafa kulak vermemiz kendimizi başkalarıyla mukayese etmeyi bırakmamız ve son fakat aynı derecede önemli sevince kendimizi bilfiil kaptırmamız icap ediyor Yayınevi Pinhan Yayıncılık Yazar Sören Kierkegaard Sayfa 56 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 50 cm Basım Yılı Mart 2020 Barkod 9786057768155 Kategori Araştıma İnceleme Referans

D&R
115,35

Pinhan Yayıncılık

20201. baskı56 sf.
13,5 x 21,52. HamurTürkçe
D&R

Kierkegaard bu kısa lakin anlam ve mesaj yüklü eserinde İncil deki Dağ Vaazını temel alarak insanın varoluşsal gerçeklerini ve koşullarını ince ve yer yer ironik bir dille mercek altına yatırıyor ve diğer eserlerinde olduğu gibi bunda da dini inanışı eleştirel düşünceye açıyor İnsanoğlu Kierkegaard un karşılaştırma huzursuzluğu dediği şeyden muzdarip hep olduğundan daha fazlasını istiyor komşunun bahçesindeki çimen ona hep daha yeşil görünüyor Kuş gibi hür olma arzusu samimi bir arzu olabilir lakin bu arzu hiçbir zaman gerçekleşemeyeceğine göre insanı endişe ve umutsuzluğa da sürükleyebiliyor Biz insan olarak hiçbir zaman bir kuş gibi kaygısız olamayız lakin bir kuşun ah keşke insan olsaydım dediğini de hiç duymamışızdır İşte gökteki kuştan ve kırdaki zambaktan öğrenebileceğimiz ilk şey bu oluyor bir şey dememek sükut etmek Fazla lafın çenebazlığın endişeye götüren bir yol olduğunu söylüyor Kierkegaard Sonra kırdaki küçük bir zambak kendini başka bir şeyle veya diğer zambaklarla mukayese etmekle de uğraşmıyor Onun öbürlerinden daha güzel olmak veya göze en güzel görüneceği başka bir yerde yetişmek veyahut kendini öbür zambaklara göre kanıtlamak tanımlamak gibi bir emeli yok Kuşla zambaktan öğrenebileceğimiz ikinci şey zambağın itaatkârlığı İnsan olarak kaderimize razı olmamız ve habire başkalarıyla meşgul olmamamız icap ediyor Mütemadiyen belli bir yere doğru yolda olmamamız ve her şeyi sorguya tabi tutmamamız icap ediyor Mütevazı olmayı öğrenmemiz icap ediyor Gökteki kuştan ve kırdaki zambaktan öğreneceğimiz son şey Kierkegaard a göre dert ve endişelerimizin yükünü Tanrının omuzları üzerine yüklemek oluyor Yarın ne olacağını önceden kestirebilmemiz mümkün değil dolayısıyla endişe etmek gayet abes oluyor Tam burada ve tam şu anda yaşamamız laf söylemekten ziyade lafa kulak vermemiz kendimizi başkalarıyla mukayese etmeyi bırakmamız ve son fakat aynı derecede önemli sevince kendimizi bilfiil kaptırmamız icap ediyor Tanıtım Bülteninden

Nobel Kitap
115,50

Pinhan Yayıncılık

202056 sf.
Nobel Kitap

Kierkegaard bu kısa lakin anlam ve mesaj yüklü eserinde İncil deki Dağ Vaazını temel alarak insanın varoluşsal gerçeklerini ve koşullarını ince ve yer yer ironik bir dille mercek altına yatırıyor ve diğer eserlerinde olduğu gibi bunda da dini inanışı eleştirel düşünceye açıyor İnsanoğlu Kierkegaard un karşılaştırma huzursuzluğu dediği şeyden muzdarip hep olduğundan daha fazlasını istiyor komşunun bahçesindeki çimen ona hep daha yeşil görünüyor Kuş gibi hür olma arzusu samimi bir arzu olabilir lakin bu arzu hiçbir zaman gerçekleşemeyeceğine göre insanı endişe ve umutsuzluğa da sürükleyebiliyor Biz insan olarak hiçbir zaman bir kuş gibi kaygısız olamayız lakin bir kuşun ah keşke insan olsaydım dediğini de hiç duymamışızdır İşte gökteki kuştan ve kırdaki zambaktan öğrenebileceğimiz ilk şey bu oluyor bir şey dememek sükut etmek Fazla lafın çenebazlığın endişeye götüren bir yol olduğunu söylüyor Kierkegaard Sonra kırdaki küçük bir zambak kendini başka bir şeyle veya diğer zambaklarla mukayese etmekle de uğraşmıyor Onun öbürlerinden daha güzel olmak veya göze en güzel görüneceği başka bir yerde yetişmek veyahut kendini öbür zambaklara göre kanıtlamak tanımlamak gibi bir emeli yok Kuşla zambaktan öğrenebileceğimiz ikinci şey zambağın itaatkârlığı İnsan olarak kaderimize razı olmamız ve habire başkalarıyla meşgul olmamamız icap ediyor Mütemadiyen belli bir yere doğru yolda olmamamız ve her şeyi sorguya tabi tutmamamız icap ediyor Mütevazı olmayı öğrenmemiz icap ediyor Gökteki kuştan ve kırdaki zambaktan öğreneceğimiz son şey Kierkegaard a göre dert ve endişelerimizin yükünü Tanrının omuzları üzerine yüklemek oluyor Yarın ne olacağını önceden kestirebilmemiz mümkün değil dolayısıyla endişe etmek gayet abes oluyor Tam burada ve tam şu anda yaşamamız laf söylemekten ziyade lafa kulak vermemiz kendimizi başkalarıyla mukayese etmeyi bırakmamız ve son fakat aynı derecede önemli sevince kendimizi bilfiil kaptırmamız icap ediyor

Şehadet Kitap
120,00

Pinhan Yayıncılık

202056 sf.
Şehadet Kitap

Kierkegaard bu kısa lakin anlam ve mesaj yüklü eserinde İncil deki Dağ Vaazını temel alarak insanın varoluşsal gerçeklerini ve koşullarını ince ve yer yer ironik bir dille mercek altına yatırıyor ve diğer eserlerinde olduğu gibi bunda da dini inanışı eleştirel düşünceye açıyor İnsanoğlu Kierkegaard un karşılaştırma huzursuzluğu dediği şeyden muzdarip hep olduğundan daha fazlasını istiyor komşunun bahçesindeki çimen ona hep daha yeşil görünüyor Kuş gibi hür olma arzusu samimi bir arzu olabilir lakin bu arzu hiçbir zaman gerçekleşemeyeceğine göre insanı endişe ve umutsuzluğa da sürükleyebiliyor Biz insan olarak hiçbir zaman bir kuş gibi kaygısız olamayız lakin bir kuşun ah keşke insan olsaydım dediğini de hiç duymamışızdır İşte gökteki kuştan ve kırdaki zambaktan öğrenebileceğimiz ilk şey bu oluyor bir şey dememek sükut etmek Fazla lafın çenebazlığın endişeye götüren bir yol olduğunu söylüyor Kierkegaard Sonra kırdaki küçük bir zambak kendini başka bir şeyle veya diğer zambaklarla mukayese etmekle de uğraşmıyor Onun öbürlerinden daha güzel olmak veya göze en güzel görüneceği başka bir yerde yetişmek veyahut kendini öbür zambaklara göre kanıtlamak tanımlamak gibi bir emeli yok Kuşla zambaktan öğrenebileceğimiz ikinci şey zambağın itaatkârlığı İnsan olarak kaderimize razı olmamız ve habire başkalarıyla meşgul olmamamız icap ediyor Mütemadiyen belli bir yere doğru yolda olmamamız ve her şeyi sorguya tabi tutmamamız icap ediyor Mütevazı olmayı öğrenmemiz icap ediyor Gökteki kuştan ve kırdaki zambaktan öğreneceğimiz son şey Kierkegaard a göre dert ve endişelerimizin yükünü Tanrının omuzları üzerine yüklemek oluyor Yarın ne olacağını önceden kestirebilmemiz mümkün değil dolayısıyla endişe etmek gayet abes oluyor Tam burada ve tam şu anda yaşamamız laf söylemekten ziyade lafa kulak vermemiz kendimizi başkalarıyla mukayese etmeyi bırakmamız ve son fakat aynı derecede önemli sevince kendimizi bilfiil kaptırmamız icap ediyor

Pandora

Pinhan

202056 sf.

çev. Beier, Nur

Pandora

Kierkegaard bu kısa lakin anlam ve mesaj yüklü eserinde İncil deki Dağ Vaazını temel alarak insanın varoluşsal gerçeklerini ve koşullarını ince ve yer yer ironik bir dille mercek altına yatırıyor ve diğer eserlerinde olduğu gibi bunda da dini inanışı eleştirel düşünceye açıyor İnsanoğlu Kierkegaard un karşılaştırma huzursuzluğu dediği şeyden muzdarip hep olduğundan daha fazlasını istiyor komşunun bahçesindeki çimen ona hep daha yeşil görünüyor Kuş gibi hür olma arzusu samimi bir arzu olabilir lakin bu arzu hiçbir zaman gerçekleşemeyeceğine göre insanı endişe ve umutsuzluğa da sürükleyebiliyor Biz insan olarak hiçbir zaman bir kuş gibi kaygısız olamayız lakin bir kuşun ah keşke insan olsaydım dediğini de hiç duymamışızdır İşte gökteki kuştan ve kırdaki zambaktan öğrenebileceğimiz ilk şey bu oluyor bir şey dememek sükut etmek Fazla lafın çenebazlığın endişeye götüren bir yol olduğunu söylüyor Kierkegaard Sonra kırdaki küçük bir zambak kendini başka bir şeyle veya diğer zambaklarla mukayese etmekle de uğraşmıyor Onun öbürlerinden daha güzel olmak veya göze en güzel görüneceği başka bir yerde yetişmek veyahut kendini öbür zambaklara göre kanıtlamak tanımlamak gibi bir emeli yok Kuşla zambaktan öğrenebileceğimiz ikinci şey zambağın itaatkârlığı İnsan olarak kaderimize razı olmamız ve habire başkalarıyla meşgul olmamamız icap ediyor Mütemadiyen belli bir yere doğru yolda olmamamız ve her şeyi sorguya tabi tutmamamız icap ediyor Mütevazı olmayı öğrenmemiz icap ediyor Gökteki kuştan ve kırdaki zambaktan öğreneceğimiz son şey Kierkegaard a göre dert ve endişelerimizin yükünü Tanrının omuzları üzerine yüklemek oluyor Yarın ne olacağını önceden kestirebilmemiz mümkün değil dolayısıyla endişe etmek gayet abes oluyor Tam burada ve tam şu anda yaşamamız laf söylemekten ziyade lafa kulak vermemiz kendimizi başkalarıyla mukayese etmeyi bırakmamız ve son fakat aynı derecede önemli sevince kendimizi bilfiil kaptırmamız icap ediyor