Kırk Birinci Gün
KİTAPYURDU DOĞRUDAN YAYINCILIK (KDY)
Düşüncelerinizi ve duygularınızı zihin dünyanızın koridorlarından iç aleminizin derinliklerinden çıkarmak için kaleme sarılıp deneme yazmak birçok insanın tercihi değildir diye düşünüyorum Tercihini denemeden yana kullanıp azınlığın içinden gelen biri olarak içimde biriktiklerim gün ışığını gördüğünden beri denemenin eteklerine yapıştım çünkü denemenin kalem oynatanlar için her zaman daha sıcak daha temiz daha samimi olduğunu düşünüyorum Güne takılmayan zamanın erozyonuna uğramayan kimsenin dişlerini yumruklarını sıktırmayan cephe açmayan cepheleştirmeyen karşı olmadan karşısına alan anlatmaya değil anlaşılmaya odaklı hem fikir dünyanıza hem duygu dünyanıza hitap eden güzel kelimelerin peşinde olan denemeler yazdığımı düşünüyorum Hayata sessiz bir dokunuş Kırk Birinci Gün Sessiz çünkü en güzel en doğru en hayırlı işlerin sessiz sükûnetli ilerlediği kanaatindeyim çünkü hararetin yükseldiği ellerin yumruklaştığı sesin bağırtıya dönüştüğü yerlerde hiçbir fikrin filizlenemeyeceği hiçbir dalın çiçeğe duramayacağı hiçbir çiçeğinden meyve veremeyeceğini düşünmekteyim En güzel en doğru en hayırlı işler sessiz sükûnetli ve yavaş ilerler Bütün doğaya can veren suyun haletiruhiyesinin böyle olmasının sebebi de bu olsa gerektir herhalde