MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Kırklar Cemi — Esat Korkmaz

Kırklar Cemi
23,15
Mitoloji DinAlevilik Bektaşilik

Kırklar Cemi

Esat Korkmaz

Anahtar Yayınları

20081. baskı321 sf.
2. HamurTürkçe
Kita KitapEn ucuz

Kırklar Cemi

Esat Korkmaz

Alevilik Bektaşilikte Kırklar Cemi hiç ya da hiçlik durumunun nesnelleştirme çabasından başka bir şey değildir Felsefi bilgelik dilinde hiçlik varlığa geliş tasarımlarında gizil nesnelliğin algılanması olarak betimlenen ve her şeyin ondan çıktığına inanılan görünmezlik halini doğa olmayan doğa durumunu anlatır Doğal olarak görünmezlik durumunu oluşturan her şey de hiç tir Bâtıni felsefede evrensel bağımlılık sonuç hiçlik bağımlılığı ya da zâhir bâtın bağımlılığı biçiminde açıklanır Sonuç ya da zâhir her zaman bir somutluktur Hiçlik ya da neden ise gizlenmeyi seven bir gizil nesnelliktir Madde ne yaratılabilir ne de yok edilebilir sürekli olarak değişerek bir durumdan hiçlikten bâtından bir başka duruma zâhire sonuca dönüşür ve önsüzden sonsuza akar gider Diğer taraftan canlı cansız her şey karşısında insanın kendisi bir hiç tir hiçliğin parçası dır Parça bütüne bağlıdır bütünün yasaları parçada geçerlidir Tam da bu nedenle Alevilik Bektaşilikte insan doğa karşısında bir hiçtir Ancak doğa dilsizdir yol diliyle söylersek Sessiz Tanrı dır İnsan ise hiçtir ama Konuşan Tanrı dır Konuşan Tanrı daki hiçlik doğayı aşma doğanın verdikleriyle yetinmeyip onun ötesine geçme yalnızca kendisinin değil ağacın suyun toprağın ne düşündüğünü anlama bunu sese dönüştürme gücüdür Demek ki hiç hiçlik Sessiz Tanrı ya göre öne çıkarılan Konuşan Tanrı nın üretme doğurma gücüdür Eğer insanın hiçlik yanı olmasaydı başta Tanrı olmak üzere ağaçlar kuşlar sular cahil kalacaktı Anlatılan nedenlerle Alevilik Bektaşilikte insan önce kendini kendi hiçliğinden doğurtması gerekir düşünebilmek doğuran doğanın doğuran parçası olabilmek için buna zorunludur Tersi durumda cahil kalır ve dolaşan ölü olarak halde varlığını sürdürür Yol doğumunda baba pir mürşit rehber yani öğretmendir Ana ise taliptir derviştir yani öğrencidir Gebe kalan organ hiçliğin evi anlamında gönüldür Gönülde büyüyen çocuğu adı hiç anlamında sözdür ya da harftir Söz ya da harf ağızdan doğar demek ki ağız bir doğum organıdır Doğum gerçekleşir gerçekleşmez hiç eyleme geçer Ses olur İşte bunu gerçekleştirebilirsek hiçimizden doğmuş oluruz Yol da beka deneyiminin siyah nur undan söz edilir Bu deneyimde herkes hiçlikten dirilir her şey hiçlikten görünür duruma gelir ne var ki beka deneyiminin ışığı siyah olduğu için her şeyi gizler Daha doğrusu artık düşüncede görme söz konusudur Bu deneyimde siyah nur siyah ışık soru sormanın ve yanıtını aramanın nedeni anlamında hayret ışığı na dönüşür Demek ki siyah ışık ya da hayret ışığı bir ilahi ışık tır Bu bağlamda ilahi ışık sûfinin bilincinde tam olarak belirdiğinde her şey görünür duruma gelecek yerde görünmez olur kararır Ortaya çıkan durum aydınlık ötesi gece olarak algılanır Sûfi beliren karanlığın Tanrı nın kendi ışığı olduğunu kavrayıncaya değin her yer karanlıktır her şey karanlıktadır çünkü varlık saf durumda iken yani kendi beden ya da nesne kimliğinden sıyrılmış iken görünmez daha doğrusu hiçlik olarak görünür Bu siyah ışığın berraklığını keşfetmek karanlığın derinliklerinde saklı olan yeşil abıhayatı bulmak anlamına gelir img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Yaykoop
1.736,25

Anahtar Kitaplar

2008321 sf.
Karton Kapak13,5-19,5Kitap KağıdıTürkçe
Yaykoop

Alevilik Bektaşilikte Kırklar Cemi hiç ya da hiçlik durumunun nesnelleştirme çabasından başka bir şey değildir Felsefi bilgelik dilinde hiçlik varlığa geliş tasarımlarında gizil nesnelliğin algılanması olarak betimlenen ve her şeyin ondan çıktığına inanılan görünmezlik halini doğa olmayan doğa durumunu anlatır Doğal olarak görünmezlik durumunu oluşturan her şey de hiç tir Bâtıni felsefede evrensel bağımlılık sonuç hiçlik bağımlılığı ya da zâhir bâtın bağımlılığı biçiminde açıklanır Sonuç ya da zâhir her zaman bir somutluktur Hiçlik ya da neden ise gizlenmeyi seven bir gizil nesnelliktir Madde ne yaratılabilir ne de yok edilebilir sürekli olarak değişerek bir durumdan hiçlikten bâtından bir başka duruma zâhire sonuca dönüşür ve önsüzden sonsuza akar gider Diğer taraftan canlı cansız her şey karşısında insanın kendisi bir hiç tir hiçliğin parçası dır Parça bütüne bağlıdır bütünün yasaları parçada geçerlidir Tam da bu nedenle Alevilik Bektaşilikte insan doğa karşısında bir hiçtir Ancak doğa dilsizdir yol diliyle söylersek Sessiz Tanrı dır İnsan ise hiçtir ama Konuşan Tanrı dır Konuşan Tanrı daki hiçlik doğayı aşma doğanın verdikleriyle yetinmeyip onun ötesine geçme yalnızca kendisinin değil ağacın suyun toprağın ne düşündüğünü anlama bunu sese dönüştürme gücüdür Demek ki hiç hiçlik Sessiz Tanrı ya göre öne çıkarılan Konuşan Tanrı nın üretme doğurma gücüdür Eğer insanın hiçlik yanı olmasaydı başta Tanrı olmak üzere ağaçlar kuşlar sular cahil kalacaktı Anlatılan nedenlerle Alevilik Bektaşilikte insan önce kendini kendi hiçliğinden doğurtması gerekir düşünebilmek doğuran doğanın doğuran parçası olabilmek için buna zorunludur Tersi durumda cahil kalır ve dolaşan ölü olarak halde varlığını sürdürür Yol doğumunda baba pir mürşit rehber yani öğretmendir Ana ise taliptir derviştir yani öğrencidir Gebe kalan organ hiçliğin evi anlamında gönüldür Gönülde büyüyen çocuğu adı hiç anlamında sözdür ya da harftir Söz ya da harf ağızdan doğar demek ki ağız bir doğum organıdır Doğum gerçekleşir gerçekleşmez hiç eyleme geçer Ses olur İşte bunu gerçekleştirebilirsek hiçimizden doğmuş oluruz Yol da beka deneyiminin siyah nur undan söz edilir Bu deneyimde herkes hiçlikten dirilir her şey hiçlikten görünür duruma gelir ne var ki beka deneyiminin ışığı siyah olduğu için her şeyi gizler Daha doğrusu artık düşüncede görme söz konusudur Bu deneyimde siyah nur siyah ışık soru sormanın ve yanıtını aramanın nedeni anlamında hayret ışığı na dönüşür Demek ki siyah ışık ya da hayret ışığı bir ilahi ışık tır Bu bağlamda ilahi ışık sûfinin bilincinde tam olarak belirdiğinde her şey görünür duruma gelecek yerde görünmez olur kararır Ortaya çıkan durum aydınlık ötesi gece olarak algılanır Sûfi beliren karanlığın Tanrı nın kendi ışığı olduğunu kavrayıncaya değin her yer karanlıktır her şey karanlıktadır çünkü varlık saf durumda iken yani kendi beden ya da nesne kimliğinden sıyrılmış iken görünmez daha doğrusu hiçlik olarak görünür Bu siyah ışığın berraklığını keşfetmek karanlığın derinliklerinde saklı olan yeşil abıhayatı bulmak anlamına gelir