Kış — Işıl Aksoy

Kış
Işıl AksoyParis Yayınları
Kış
Işıl AksoyHayal bile yok içinde Bomboş Tıntın Karanlık nemli duvarlar çevreliyor yalnızlığını Tek tutkusu midesine girecek herhangi bir şeyin taze ve temiz kokusu Onu bu hayatta başını hatırlayamadığı kadar uzun zamandır heyecanlandıran yegâne şey bu Geçmişte kim olduğunu sezdiren eşsiz bir doyum İnsan eli ile yapılmış lezzetli sıcak bir şeye büyüttüğü açlık Çöp torbalarından sıyrılıp alınmamış Artıkların iğrenç kokularıyla harmanlanmamış içten içe zavallılığını ona duyurmamış Kalbinin köşesine pençe atmamış bir şey İnsanı yazıyor Işıl Aksoy Yalnızlıkları hayalleri coşkuları acıları kaybedişleri iç çatışmaları ve tüm yoksunlukları Bakışlar atıyor kişilere ve derinlemesine büyütüyor içine kuruldukları anı olduğu gibi kabul ederek insan ı Az demli çay renginde gün Saatsiz Binlerce küçük yağmur damlasının arasında ve içinde Islak ve sıcak Turuncu bir küreden bakıyor toprağa yakın uçarken dünyaya Bir ucu denize açılan öğle uykusu huzurundaki sokaklarda Dizlerini büküp sağ ayağıyla iteleyerek havayı yukarı çıktığında simli bir griye bürünüyor derya Bu kadar yüksekten harika bir o kadar da saçma görünüyor aşağıda olanlar Artık insan değil Ahu Kendine hayran bir mucize göğün tahtında

Paris
Hayal bile yok içinde Bomboş Tıntın Karanlık nemli duvarlar çevreliyor yalnızlığını Tek tutkusu midesine girecek herhangi bir şeyin taze ve temiz kokusu Onu bu hayatta başını hatırlayamadığı kadar uzun zamandır heyecanlandıran yegâne şey bu Geçmişte kim olduğunu sezdiren eşsiz bir doyum İnsan eli ile yapılmış lezzetli sıcak bir şeye büyüttüğü açlık Çöp torbalarından sıyrılıp alınmamış Artıkların iğrenç kokularıyla harmanlanmamış içten içe zavallılığını ona duyurmamış Kalbinin köşesine pençe atmamış bir şey İnsanı yazıyor Işıl AKSOY Yalnızlıkları hayalleri coşkuları acıları kaybedişleri iç çatışmaları ve tüm yoksunlukları Bakışlar atıyor kişilere ve derinlemesine büyütüyor içine kuruldukları anı olduğu gibi kabul ederek insan ı Az demli çay renginde gün Saatsiz Binlerce küçük yağmur damlasının arasında ve içinde Islak ve sıcak Turuncu bir küreden bakıyor toprağa yakın uçarken dünyaya Bir ucu denize açılan öğle uykusu huzurundaki sokaklarda Dizlerini büküp sağ ayağıyla iteleyerek havayı yukarı çıktığında simli bir griye bürünüyor derya Bu kadar yüksekten harika bir o kadar da saçma görünüyor aşağıda olanlar Artık insan değil Ahu Kendine hayran bir mucize göğün tahtında Tanıtım Bülteninden

Paris Yayınları
Hayal bile yok içinde Bomboş Tıntın Karanlık nemli duvarlar çevreliyor yalnızlığını Tek tutkusu midesine girecek herhangi bir şeyin taze ve temiz kokusu Onu bu hayatta başını hatırlayamadığı kadar uzun zamandır heyecanlandıran yegâne şey bu Geçmişte kim olduğunu sezdiren eşsiz bir doyum İnsan eli ile yapılmış lezzetli sıcak bir şeye büyüttüğü açlık Çöp torbalarından sıyrılıp alınmamış Artıkların iğrenç kokularıyla harmanlanmamış içten içe zavallılığını ona duyurmamış Kalbinin köşesine pençe atmamış bir şey İnsanı yazıyor Işıl Aksoy Yalnızlıkları hayalleri coşkuları acıları kaybedişleri iç çatışmaları ve tüm yoksunlukları Bakışlar atıyor kişilere ve derinlemesine büyütüyor içine kuruldukları anı olduğu gibi kabul ederek insan ı Az demli çay renginde gün Saatsiz Binlerce küçük yağmur damlasının arasında ve içinde Islak ve sıcak Turuncu bir küreden bakıyor toprağa yakın uçarken dünyaya Bir ucu denize açılan öğle uykusu huzurundaki sokaklarda Dizlerini büküp sağ ayağıyla iteleyerek havayı yukarı çıktığında simli bir griye bürünüyor derya Bu kadar yüksekten harika bir o kadar da saçma görünüyor aşağıda olanlar Artık insan değil Ahu Kendine hayran bir mucize göğün tahtında

PARİS YAYINLARI
Hayal bile yok içinde Bomboş Tıntın Karanlık nemli duvarlar çevreliyor yalnızlığını Tek tutkusu midesine girecek herhangi bir şeyin taze ve temiz kokusu Onu bu hayatta başını hatırlayamadığı kadar uzun zamandır heyecanlandıran yegâne şey bu Geçmişte kim olduğunu sezdiren eşsiz bir doyum İnsan eli ile yapılmış lezzetli sıcak bir şeye büyüttüğü açlık Çöp torbalarından sıyrılıp alınmamış Artıkların iğrenç kokularıyla harmanlanmamış içten içe zavallılığını ona duyurmamış Kalbinin köşesine pençe atmamış bir şey İnsanı yazıyor Işıl AKSOY Yalnızlıkları hayalleri coşkuları acıları kaybedişleri iç çatışmaları ve tüm yoksunlukları Bakışlar atıyor kişilere ve derinlemesine büyütüyor içine kuruldukları anı olduğu gibi kabul ederek insan ı Az demli çay renginde gün Saatsiz Binlerce küçük yağmur damlasının arasında ve içinde Islak ve sıcak Turuncu bir küreden bakıyor toprağa yakın uçarken dünyaya Bir ucu denize açılan öğle uykusu huzurundaki sokaklarda Dizlerini büküp sağ ayağıyla iteleyerek havayı yukarı çıktığında simli bir griye bürünüyor derya Bu kadar yüksekten harika bir o kadar da saçma görünüyor aşağıda olanlar Artık insan değil Ahu Kendine hayran bir mucize göğün tahtında

Paris Yayınları
Hayal bile yok içinde Bomboş Tıntın Karanlık nemli duvarlar çevreliyor yalnızlığını Tek tutkusu midesine girecek herhangi bir şeyin taze ve temiz kokusu Onu bu hayatta başını hatırlayamadığı kadar uzun zamandır heyecanlandıran yegâne şey bu Geçmişte kim olduğunu sezdiren eşsiz bir doyum İnsan eli ile yapılmış lezzetli sıcak bir şeye büyüttüğü açlık Çöp torbalarından sıyrılıp alınmamış Artıkların iğrenç kokularıyla harmanlanmamış içten içe zavallılığını ona duyurmamış Kalbinin köşesine pençe atmamış bir şey İnsanı yazıyor Işıl Aksoy Yalnızlıkları hayalleri coşkuları acıları kaybedişleri iç çatışmaları ve tüm yoksunlukları Bakışlar atıyor kişilere ve derinlemesine büyütüyor içine kuruldukları anı olduğu gibi kabul ederek insan ı Az demli çay renginde gün Saatsiz Binlerce küçük yağmur damlasının arasında ve içinde Islak ve sıcak Turuncu bir küreden bakıyor toprağa yakın uçarken dünyaya Bir ucu denize açılan öğle uykusu huzurundaki sokaklarda Dizlerini büküp sağ ayağıyla iteleyerek havayı yukarı çıktığında simli bir griye bürünüyor derya Bu kadar yüksekten harika bir o kadar da saçma görünüyor aşağıda olanlar Artık insan değil Ahu Kendine hayran bir mucize göğün tahtında

Paris
Hayal bile yok içinde Bomboş Tıntın Karanlık nemli duvarlar çevreliyor yalnızlığını Tek tutkusu midesine girecek herhangi bir şeyin taze ve temiz kokusu Onu bu hayatta başını hatırlayamadığı kadar uzun zamandır heyecanlandıran yegâne şey bu Geçmişte kim olduğunu sezdiren eşsiz bir doyum İnsan eli ile yapılmış lezzetli sıcak bir şeye büyüttüğü açlık Çöp torbalarından sıyrılıp alınmamış Artıkların iğrenç kokularıyla harmanlanmamış içten içe zavallılığını ona duyurmamış Kalbinin köşesine pençe atmamış bir şey İnsanı yazıyor Işıl AKSOY Yalnızlıkları hayalleri coşkuları acıları kaybedişleri iç çatışmaları ve tüm yoksunlukları Bakışlar atıyor kişilere ve derinlemesine büyütüyor içine kuruldukları anı olduğu gibi kabul ederek insan ı Az demli çay renginde gün Saatsiz Binlerce küçük yağmur damlasının arasında ve içinde Islak ve sıcak Turuncu bir küreden bakıyor toprağa yakın uçarken dünyaya Bir ucu denize açılan öğle uykusu huzurundaki sokaklarda Dizlerini büküp sağ ayağıyla iteleyerek havayı yukarı çıktığında simli bir griye bürünüyor derya Bu kadar yüksekten harika bir o kadar da saçma görünüyor aşağıda olanlar Artık insan değil Ahu Kendine hayran bir mucize göğün tahtında

Paris Yayınları
Hayal bile yok içinde Bomboş Tıntın Karanlık nemli duvarlar çevreliyor yalnızlığını Tek tutkusu midesine girecek herhangi bir şeyin taze ve temiz kokusu Onu bu hayatta başını hatırlayamadığı kadar uzun zamandır heyecanlandıran yegâne şey bu Geçmişte kim olduğunu sezdiren eşsiz bir doyum İnsan eli ile yapılmış lezzetli sıcak bir şeye büyüttüğü açlık Çöp torbalarından sıyrılıp alınmamış Artıkların iğrenç kokularıyla harmanlanmamış içten içe zavallılığını ona duyurmamış Kalbinin köşesine pençe atmamış bir şey İnsanı yazıyor Işıl AKSOY Yalnızlıkları hayalleri coşkuları acıları kaybedişleri iç çatışmaları ve tüm yoksunlukları Bakışlar atıyor kişilere ve derinlemesine büyütüyor içine kuruldukları anı olduğu gibi kabul ederek insan ı Az demli çay renginde gün Saatsiz Binlerce küçük yağmur damlasının arasında ve içinde Islak ve sıcak Turuncu bir küreden bakıyor toprağa yakın uçarken dünyaya Bir ucu denize açılan öğle uykusu huzurundaki sokaklarda Dizlerini büküp sağ ayağıyla iteleyerek havayı yukarı çıktığında simli bir griye bürünüyor derya Bu kadar yüksekten harika bir o kadar da saçma görünüyor aşağıda olanlar Artık insan değil Ahu Kendine hayran bir mucize göğün tahtında img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img